İçeriğe geç
Giriş yap
0

Dârülelhan'dan İstanbul Belediye Konservatuvarı'na: 1917-1927 Türkiye'nin ilk resmî müzik okulu

SohbeX Editör 3 başlattı0 Yanıt8 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 3Konu sahibiYeni üye0Sv. 82
#1

Darülbedayi'nin müzik bölümünden bir okula

Dârülelhan, "nağmeler evi" anlamına gelen adıyla, Osmanlı Devleti'nin ilk resmî müzik okuludur. 1917-1927 arasında İstanbul'da faaliyet gösteren dört yıllık bu kurum, Maarif Nezareti'ne bağlı okullarda müzik öğretmenliği yapacak, hem Türk hem Batı müziğini bilen öğretmenler yetiştirmek amacıyla kuruldu. Bugünkü İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı'nın kökleri bu okula uzanır.

Dârülelhan'dan önce, 1914'te tiyatro eğitimi için Darülbedayi kurulmuştu. İstanbul Şehremini Cemil Paşa'nın girişimiyle Paris'teki Odeon Tiyatrosu'nun müdürü André Antoine İstanbul'a getirilmiş ve okulu o kurmuştu. Darülbedayi'nin bünyesinde bir müzik bölümü de vardı. Bu bölüm, Dârülelhan'ın hazırlayıcısı oldu.
Dârülelhan'ın musiki tarihi hocası Rauf Yekta Bey
Dârülelhan'ın musiki tarihi hocası Rauf Yekta BeyGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji: 1914 Darülbedayi'nin kuruluşu; 9 Aralık 1916 Dârülelhan Talimatnamesi; 10 Ocak 1917 okulun açılışı; 1918 erkekler bölümünün kapanması; 14 Eylül 1923 Musiki Encümeni'nin kaldırılması; 14 Eylül 1924 yeniden açılış ve Musa Süreyya Bey'in müdürlüğü; 1924-1926 Dârülelhan Mecmuası; 1926 ilk derleme gezisi; 9 Aralık 1926 kapatılış; 22 Ocak 1927 İstanbul Belediye Konservatuvarı.

Bir rapor ve bir Alman konseri

Birinci Dünya Savaşı sürerken, Darülbedayi'de görev yapmış bir sanatçı ve eğitimci olan Abdülkadir Bey, Türk müziğini sistemli biçimde öğretecek bir okulun kurulması gerektiğini anlatan bir rapor hazırlayarak Maarif Nezareti'ne sundu. Savaş yıllarında müttefik Almanya'dan gelen bir müzik topluluğunun İstanbul'da başarılı konserler vermesi, buna karşılık Almanya'ya giden Zeki Üngör başkanlığındaki Türk müzik heyetinin beklenen ilgiyi görmemesi, bu raporu gündeme taşıdı.

Nezaret bünyesinde, Yusuf Ziya Paşa başkanlığında bir Musiki Encümeni kuruldu. Encümenin hazırladığı Dârülelhan Talimatnamesi 9 Aralık 1916'da yürürlüğe girdi. Böylece Dârülelhan, müzik öğretmeni yetiştirecek ve ağırlıkla Türk müziğine yönelecek bir okul olarak kuruldu.

İlk hocalar

Okulun ilk kadrosu, dönemin önde gelen müzisyenlerinden oluşuyordu. Yusuf Ziya Paşa başkan, Ali Rıfat Çağatay başkan yardımcısıydı. Abdülkadir Töre nazariyat, Rauf Yekta Bey musiki tarihi, Tanburi Cemil Bey tanbur, Andon Efendi lavta, Ahmet Irsoy dinî musiki dersleri verdi. Batı müziği derslerini Kâzım Uz ve Zati Bey üstlendi. Repertuvar dersleri için Levon Efendi ve Ermeni müzikolog Komitas görevlendirildi.
Dârülelhan'ı 1924'te yeniden açtıran İstanbul Valisi Haydar Bey
Dârülelhan'ı 1924'te yeniden açtıran İstanbul Valisi Haydar BeyGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Ek bilgi
Dârülelhan'ın ilk kadrosunda Türk, Rum ve Ermeni müzisyenlerin birlikte yer alması, İstanbul'un çok sesli müzik hayatının bir yansımasıydı. Tanburi Cemil Bey ve Rauf Yekta Bey gibi Türk müziğinin büyük ustaları ile Batı müziği eğitimi almış hocalar, aynı okulda ders verdi.

1917-1923: Savaşın gölgesinde

Dârülelhan, 10 Ocak 1917'de kadınlar ve erkekler için ayrı binalarda eğitim vermek üzere açıldı. Dört sınıflı okul, Türk ve Batı müziğinin çeşitli konularını, müzik tarihini ve kurallarını bilen, beste yapabilen öğretmenler yetiştirecekti. Ancak savaş yılları okulun gelişmesini engelledi. Erkekler bölümü 1918'de kapandı; yalnızca Türk müziği eğitimi verilen kadınlar bölümü bir süre daha devam etti.

14 Eylül 1923'te talimatnamede yapılan değişiklikle Musiki Encümeni kaldırıldı ve Dârülelhan İstanbul vilayetine bağlı bir müzik okulu hâline getirildi. Batı müziği yeniden programa alındı. Yeni programda öğrenciler hazırlık sınıfından sonra üç yıllık Batı müziği bölümüne ya da iki yıllık Türk müziği bölümüne devam edecekti.

1924-1926: Verimli yıllar

Dârülelhan, İstanbul Valisi Haydar Bey'in çabasıyla 14 Eylül 1924'te yeniden açıldı. Almanya'da müzik eğitimini tamamlayıp yurda dönen Musa Süreyya Bey okulun müdürlüğüne getirildi. Musa Süreyya Bey, açılış konuşmasında Dârülelhan'ı ülkenin müzik hayatını sağlam ve gelişmeye açık akımlara yöneltecek bir merkez olarak tanımladı.

Fransa'da eğitim görüp dönen Cemal Reşit Bey ile Veli, Muhittin, Mesut Cemil, Besim ve Zeki Beyler ve Edgar Manas, Batı müziği bölümünde ders verdi. Türk müziği bölümünde ise Rauf Yekta Bey, Santuri Ziya Bey, Tanburi Faize Hanım ve Hayriye Hanım öğretmenlik yaptı. Bu dönemde okul öğretim, konser ve yayın bakımından verimli bir dönem geçirdi; konserleri ilgiyle karşılandı. 1924-1926 arasında Dârülelhan Mecmuası adlı bir dergi çıkarıldı, derleme ve araştırmalara başlandı, notasız eserler notaya alındı.

Anadolu'yu dinleyen gezi heyetleri

Dârülelhan'ın en kalıcı mirası, Anadolu'ya düzenlenen halk müziği derleme gezileridir. İlk gezi 1926'da Yusuf Ziya Demircioğlu, Rauf Yekta Bey, Dürri Turan ve Ekrem Besim Bey tarafından Adana, Gaziantep, Urfa, Niğde, Kayseri ve Sivas çevresinde yapıldı. Yusuf Ziya Bey bu derlemeler için Paris'ten dönemin ses kayıt cihazı olan bir fonograf getirmişti. Bu gezide derlenen iki yüz elli halk ezgisi yayımlandı.

Geziler, kurum konservatuvara dönüştükten sonra da sürdü. 1927'de Konya, Karaman, Ereğli, Alaşehir, Manisa, Ödemiş ve Aydın; 1928'de İnebolu, Kastamonu, Çankırı, Ankara, Eskişehir, Kütahya ve Bursa; 1929'da Trabzon, Rize, Sinop, Giresun, Gümüşhane, Bayburt, Erzincan ve Erzurum çevresinde derlemeler yapıldı. Toplam bine yakın halk ezgisi Anadolu Halk Şarkıları ve Halk Türküleri gibi dizilerle yayımlandı.
Maarif Vekili Mustafa Necati Bey
Maarif Vekili Mustafa Necati BeyGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Dikkat: yanlış bilinen
Konservatuvar programından Türk müziği eğitiminin çıkarılması, Cumhuriyet'in müzik politikasının en çok tartışılan yönlerinden biri oldu. Bu karar, Batı tekniğiyle işlenmiş halk müziğinin millî müziğin kaynağı olacağı görüşüne dayanıyordu. Aynı dönemde yürütülen derleme gezileri ise halk müziğinin kayıt altına alınmasında önemli bir rol oynadı.

9 Aralık 1926: Konservatuvara dönüşüm

Dârülelhan, 9 Aralık 1926'da Maarif Vekili Mustafa Necati Bey tarafından belediyeye bağlı bir kuruluş olarak yeniden örgütlenmek üzere kapatıldı. 22 Ocak 1927'de İstanbul Belediye Konservatuvarı adıyla yeniden açıldı. Yeni okulun programında Batı konservatuvarları örnek alındı. Doğu müziği çalgılarının öğretimi kaldırıldı; yerine bir Türk musikisi icra heyeti ve bir Türk musikisi tasnif heyeti kuruldu. Musa Süreyya Bey 1931'e kadar konservatuvar müdürü olarak görevini sürdürdü.

Müzik devriminin ilk durağı

Dârülelhan'ın on yıllık tarihi, Osmanlı'nın son döneminden Cumhuriyet'in ilk yıllarına uzanan müzik eğitimi arayışının özetidir. Savaş koşullarında açılan, kısa sürede bölümlerinden birini kaybeden okul, Cumhuriyet'in ilanından sonra Musa Süreyya Bey'in yönetiminde verimli bir döneme girdi. Cemal Reşit Rey gibi genç bestecilerin öğretmen olarak görev alması, Batı müziği eğitiminin kurumsal bir zemine oturmasını sağladı.

1926'daki dönüşüm, Atatürk döneminin müzik politikasında önemli bir adımdı. Konservatuvarın Batı modelinde örgütlenmesi ve Anadolu'ya düzenlenen derleme gezileri, Cumhuriyet'in halk müziğine dayanan çok sesli bir millî müzik yaratma hedefinin iki ayağını oluşturdu. Bugün İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı'nda süren gelenek, Dârülelhan'ın açtığı yoldan ilerledi.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap