İçeriğe geç
Giriş yap
0

Darüşşafaka: 1863 Cemiyet-i Tedrisiye-i İslamiye'den 1935 Türk Okutma Kurumu'na bir şefkat yuvası

SohbeX Editör 2 başlattı0 Yanıt8 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 2Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Bir cemiyetin doğuşu

Darüşşafaka, "şefkat yuvası" anlamına gelen adıyla, annesi ya da babası hayatta olmayan, maddi imkânları kısıtlı çocukları sınavla seçerek parasız ve yatılı okutan bir eğitim kurumudur. Okulun kökü, Osmanlı'da Müslümanların kurduğu ilk eğitim derneği olan Cemiyet-i Tedrisiye-i İslamiye'ye dayanır. Bu cemiyet, Türkiye'nin eğitim alanındaki ilk sivil toplum kuruluşu olarak kabul edilir.

Cemiyetin kurucuları arasında, sonradan maliye nazırı olan Yusuf Ziya Paşa, ileride sadrazamlığa yükselecek Gazi Ahmet Muhtar Paşa ve Sakızlı Esat Paşa, matematikçi Vidinli Tevfik Paşa ve Trabzonlu Ali Naki Efendi gibi isimler vardı. Sultan Abdülaziz'in fermanıyla onaylanan cemiyet, kurumun resmî kabulünde 30 Mart 1863 tarihiyle çalışmalarına başladı. Cemiyetin amacı, Osmanlı toplumunun Müslüman kesiminin modern hayatın gerektirdiği bilgilerle donatılmasıydı.
Fatih'teki Darüşşafaka binası
Fatih'teki Darüşşafaka binasıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: tr:Kullanıcı:. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji: 30 Mart 1863 Cemiyet-i Tedrisiye-i İslamiye'nin kuruluşu; 1865 ilk eğitim çalışmaları; 28-29 Haziran 1873 Darüşşafaka'nın Fatih'te açılışı; 1881 ilk mezunlar; 1903 cemiyetin kapatılması ve okulun Maarif Nezareti'ne bağlanması; 1909 cemiyetin yeniden kuruluşu; 1935 Türk Okutma Kurumu adı; 1953 Darüşşafaka Cemiyeti adı; 1971 kız öğrencilerin kabulü; 1994 Maslak'a taşınma.

Çarşı çıraklarından yatılı okula

Cemiyetin ilk çalışmaları, Kapalıçarşı'da çalışan çırakların okutulmasına yönelikti. Esnaf çocuklarına okuma yazma, hesap ve coğrafya öğretmek amacıyla akşam dersleri düzenlendi. Beyazıt'ta Koska'daki Valide Mektebi'nde başlayan dersler, kısa sürede başka şubelere yayıldı. Cemiyetin ilk geliri, çarşıdaki yüz beş dükkânın kirasının bağışlanmasıyla oluştu. Zamanla devletin, yüksek memurların, esnafın ve halkın bağışlarıyla büyüdü.

Bu çalışmaların başarılı olması üzerine, daha büyük ölçekli bir okul kurulması gündeme geldi. Fransa'daki askerî yatılı okul modeli örnek alınarak, Müslüman yetim çocukların okuyacağı Darüşşafaka kuruldu. Tanzimat döneminde rüştiyelerin nitelikli memur yetiştirmekte yetersiz kaldığı görüşünden hareketle açılan üst düzey okullardan biri olan Darüşşafaka, 1873 yazında eğitime başladı. 1873-1884 arasında okulu bitirenler yüksekokul mezunu sayıldı.

Halkın bağışıyla yükselen bina

Fatih'te, Çarşamba semtinde inşa edilen okul binası, devletten halka uzanan geniş bir bağış kampanyasıyla yapıldı. Mimarı Ohannes Kalfa'ydı. O yıllarda okullar genellikle eski konaklarda ve kışlalarda açılıyordu; Darüşşafaka binası ise baştan okul olarak tasarlanan ilk yapılardan biri oldu. Binada kız ve erkek öğrenciler için iki ayrı giriş yapıldı; ancak okul uzun yıllar yalnızca erkek öğrencilere hizmet verdi.

Okul, 29 Haziran 1873'te Darüşşafakat'ül İslamiye adıyla kapılarını parasız, yatılı ve özel statülü bir kurum olarak açtı. Eğitimde fırsat eşitliğini amaçlayan bu toplumsal dayanışma modeli, ülke tarihinde bir ilk olarak değerlendirilir.
Cumhuriyet gazetesinin 23 Eylül 1933 tarihli Darüşşafaka'nın 60. yılı haberi
Cumhuriyet gazetesinin 23 Eylül 1933 tarihli Darüşşafaka'nın 60. yılı haberiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Cumhuriyet Gazetesi. Dosya sayfası
Ek bilgi
Darüşşafaka'nın ilk öğrencilerinin önemli bir kısmı Fatih ve Eminönü çevresinden geliyordu. Öğrencilerin yaklaşık beşte biri ise on dokuzuncu yüzyılda Osmanlı yönetiminden çıkan bölgelerden gelen göçmen ailelerin çocuklarıydı. Bu çocukların okula giriş tarihleri, çoğu zaman Balkanlardaki savaşları ve göç dalgalarını izliyordu.

Telgrafçı, öğretmen, gümrükçü

Okul ilk mezunlarını 1881'de verdi. Darüşşafaka, devletin hangi alanda nitelikli memura ihtiyacı varsa programını o alana uyarladı. 1880'de telgrafçıların en gelişmiş okullarda yetiştirilmesi kararlaştırıldı. Darüşşafaka aynı yıl programına elektrik derslerini ekledi, matematik ve fiziğe ağırlık verdi ve iki yıl içinde bir telgraf fen okuluna dönüştü. Daha sonra ilk ve orta öğretim yaygınlaştıkça öğretmen ihtiyacı arttı ve okul bir muallimhane işlevi de üstlendi.

1881-1927 arasındaki mezunların yaklaşık dörtte biri telgraf ve posta idaresinde, yüzde on beşi öğretmen olarak, yüzde on üçü gümrüklerde çalıştı. Gümrük sisteminde yapılan reformlarda Darüşşafakalılar önemli görevler üstlendi. Namık Kemal, Ahmet Mithat Efendi, Selim Sırrı Tarcan ve Yahya Kemal Beyatlı gibi isimler, farklı dönemlerde okulda ders verdi.

Kapatılma, yeniden kuruluş ve Meşrutiyet

II. Abdülhamit döneminde, 1903'te Cemiyet-i Tedrisiye-i İslamiye kapatıldı ve Darüşşafaka Maarif Nezareti'ne bağlandı. 1908'de İkinci Meşrutiyet'in ilanıyla mezunlar Darüşşafaka Mezunin Cemiyeti'ni kurdu. 1909'da cemiyet yeniden kuruldu ve okul Maarif Nezareti'nden geri alındı. 1914'te okulun spor kulübü kuruldu; bu kulüp bugün de Darüşşafaka Spor Kulübü adıyla faaliyetini sürdürmektedir.

Cumhuriyet ve Türk Okutma Kurumu

Cumhuriyet'in ilanıyla Darüşşafaka, hızlanan toplumsal ve ekonomik değişime uyum sağlayarak işlevini sürdürdü. Tevhid-i Tedrisat'tan sonra okul, millî eğitim sistemi içinde yerini aldı. 1933'te okulun altmışıncı yılı kutlandı ve basında geniş yer buldu.

1935'te, soyadı ve dil devrimlerinin yapıldığı yıllarda, cemiyetin adı Cemiyet-i Tedrisiye-i İslamiye'den Türk Okutma Kurumu'na çevrildi. Bu değişiklik, kurumun Cumhuriyet'in laik ve millî eğitim anlayışıyla uyumlu bir kimliğe kavuşmasını simgeliyordu. 1953'te ise cemiyet bugünkü adı olan Darüşşafaka Cemiyeti'ni aldı.
Maslak'ta okulun adını taşıyan Darüşşafaka metro istasyonu
Maslak'ta okulun adını taşıyan Darüşşafaka metro istasyonuGörsel: Wikimedia Commons, CC0, yazar: Kayra. Dosya sayfası
Dikkat: yanlış bilinen
Darüşşafaka, varlığını devlet bütçesiyle değil, hayırseverlerin bağışlarıyla sürdürdü. Cemiyetin destekçileri arasında Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım, kız kardeşi Makbule Atadan ve manevi kızı Nebile İrdelp gibi isimlerin bulunması, kuruma Cumhuriyet'in kurucu ailesi çevresinde de değer verildiğini gösterir. Yazar Sait Faik Abasıyanık da kuruma bağışta bulunanlar arasındadır.

İngilizce eğitim, kız öğrenciler ve Maslak

1955'te fen ve matematik dersleri İngilizce okutulmaya başlandı. 1964'te yetim çocukların yanı sıra babası hayatta olan yoksul çocuklar da okula alınmaya başlandı; bu uygulama 1977'de durduruldu. 1971'de okula ilk kez kız öğrenciler kabul edildi. Cumhuriyet döneminde mezunlar, belli bir mesleğe yönlendirilmeden ilgi duydukları alanlara yöneldi; özel sektörde çalışanların oranı giderek arttı.

Okul, 1994'e kadar Fatih'teki tarihî binasında eğitim verdi. Bu arazide 1953'te mimar Emin Onat'ın tasarladığı ve 1973'te yapılan iki bina daha bulunuyordu. 1994'te yerleşke satıldı ve okul Maslak'taki yeni binasına taşındı. 2012'deki tüzük değişikliğiyle annesi hayatta olmayan çocuklara da okula giriş hakkı tanındı.

Yüz altmış yıllık bir dayanışma

Darüşşafaka, Osmanlı'nın son döneminde sivil girişimin eğitim alanındaki en kalıcı örneklerinden biri oldu. Çarşı çıraklarına verilen akşam dersleriyle başlayan çalışma, halkın bağışlarıyla yükselen bir binaya ve kuşaklar boyunca yetim çocukları okutan bir kuruma dönüştü. Okulun telgrafçıdan öğretmene, gümrükçüden mühendise uzanan mezun profili, devletin değişen ihtiyaçlarına esnek biçimde uyum sağladığını gösterdi.

Cumhuriyet döneminde cemiyetin 1935'te Türk Okutma Kurumu adını alması, kurumun yeni devletin millî ve laik eğitim anlayışına katılımını simgeledi. Atatürk'ün ailesinden isimlerin kuruma destek vermesi, Darüşşafaka'nın Cumhuriyet'in eğitim seferberliği içinde özel bir yer tuttuğunu gösterir. Fırsat eşitliği ilkesi, bugün de kurumun kimliğini belirleyen değer olmayı sürdürüyor.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap