Viyana'nın kalbindeki Aziz Stefan Katedrali'nin (Stephansdom) kuzey kulesinde, Avusturya'nın en büyük ve Avrupa'nın en büyük çanlarından biri asılıdır: Pummerin. Adı, Viyana lehçesinde "gümbürdeyen" anlamına gelir. İlk Pummerin, 1711'de, 1683 Viyana kuşatmasında Osmanlı ordusundan ele geçirilen topların eritilmesiyle dökülmüştü. Bu çan, 1945'te katedralde çıkan yangında düşüp parçalandı; 1951'de eski çanın kalıntıları da kullanılarak yeniden döküldü. Bugün Pummerin, yılbaşı gecesi ve büyük dinî bayramlarda çalınır ve Avusturya'nın ulusal sembollerinden biri sayılır. Bu yazıda, Pummerin'in hikâyesini, Osmanlı toplarıyla ilişkisini ve Viyana'nın 1683 belleğindeki yerini ele alıyoruz. Viyana'daki Aziz Stefan Katedrali'nin kuzey kulesindeki Pummerin çanıGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: DrTrumpet. Dosya sayfası
1683 kuşatması ve Osmanlı topları
1683 yazında Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu, iki aya yakın bir süre Viyana'yı kuşattı. Osmanlı topçuları, şehrin surlarını ağır toplarla dövdü; lağımcılar ise surların altına tüneller kazdı. 12 Eylül 1683'te Kahlenberg Savaşı'nda Osmanlı ordusu yenilince, ordugâhında yüzlerce top ve büyük miktarda cephane kaldı.
Ele geçirilen Osmanlı topları, Viyana'nın zafer ganimetleri arasında en değerlileriydi. Bu topların bir kısmı, imparatorluk cephaneliğine konuldu; bir kısmı ise eritilerek başka amaçlarla kullanıldı. İmparator I. Leopold, zaferin anısına Aziz Stefan Katedrali için büyük bir çan dökülmesini emretti. Bu çanın yapımı için, ele geçirilen Osmanlı toplarının tunç metalinin kullanılmasına karar verildi.
İlk Pummerin (1711)
Çanın dökümü, Viyanalı çan dökümcüsü Johann Achamer tarafından gerçekleştirildi. Döküm, 21 Temmuz 1711'de yapıldı; çan, yaklaşık 20 ton ağırlığındaydı. Çanın yapımında, Osmanlı toplarından elde edilen çok sayıda topun metalinin kullanıldığı anlatılır. Çan, dökümü emreden ama 1711 baharında ölen İmparator I. Joseph'in anısına "Josephinische Glocke" olarak da anıldı. Çan, katedralin güney kulesine asıldı ve 1712'de ilk kez çalındı.
İlk Pummerin'in yüzeyinde, I. Leopold ve I. Joseph'in portreleri, Avusturya'nın armaları ve çanın Osmanlı toplarından döküldüğünü belirten Latince yazıtlar vardı. Çan, iki yüz yılı aşkın bir süre Viyana'nın en önemli olaylarında çalındı: imparatorların taç giyme ve cenaze törenlerinde, barış antlaşmalarında ve büyük dinî bayramlarda.
Ek bilgi
Viyana arşivleri Pummerin'in dökümüne ait belgeler, Viyana Başpiskoposluk Arşivi'nde (Diözesanarchiv Wien) ve Viyana Şehir ve Eyalet Arşivi'nde (Wiener Stadt- und Landesarchiv) korunur. Bu belgeler, çanın dökümü için yapılan harcamaları, metalin kaynağını ve döküm sürecini kaydeder. Avusturya Devlet Arşivi'nin Savaş Arşivi (Kriegsarchiv) ise 1683'te ele geçirilen Osmanlı toplarının listelerini ve bunların nasıl dağıtıldığını gösteren belgeleri saklar. Viyana Askerî Tarih Müzesi'nde (Heeresgeschichtliches Museum) de, 1683'te ele geçirilen Osmanlı toplarından örnekler sergilenir.
1711'de dökülen ilk Pummerin çanını gösteren bir çizimGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Max Fleischer. Dosya sayfası
1945 yangını ve yeniden döküm
İkinci Dünya Savaşı'nın son günlerinde, 11–12 Nisan 1945'te, Viyana'daki çatışmalar sırasında Aziz Stefan Katedrali'nde büyük bir yangın çıktı. Yangın, katedralin çatısını ve güney kulesinin ahşap yapısını yok etti. Pummerin, bulunduğu yerden düşerek parçalandı. Çanın kalıntıları, savaştan sonra toplandı.
1951'de, Yukarı Avusturya'daki Sankt Florian'da bulunan çan dökümhanesinde, eski Pummerin'in kalıntıları da kullanılarak yeni bir çan döküldü. Yeni çan, yaklaşık 20 ton ağırlığındadır ve Yukarı Avusturya eyaletinin katedrale hediyesi olarak yapılmıştır. 1952'de Viyana'ya büyük bir törenle getirildi ve 1957'de katedralin kuzey kulesine asıldı. Yeni Pummerin'in yüzeyinde, eski çanın tarihini anlatan yazıtlar ve 1683 kuşatmasına atıfta bulunan bir tasvir yer alır.
Dikkat: yanlış bilinen
Avusturya ve Türk anlatıları Avusturya anlatısında Pummerin, 1683 zaferinin ve Viyana'nın Osmanlı'ya karşı direnişinin sembolüdür. Çanın Osmanlı toplarından dökülmüş olması, bu sembolizmi güçlendirir; yeni Pummerin ise İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Avusturya'nın yeniden doğuşunun simgesi olarak da görülür. Türk anlatısında ise 1683 bozgunu, Osmanlı'nın Orta Avrupa'dan geri çekilişinin başlangıcı olarak hatırlanır; Pummerin'in hikâyesi ise pek bilinmez. Son yıllarda Viyana'da 1683 kuşatmasının yıl dönümlerinde düzenlenen anma törenleri, zaman zaman Türk toplumu ile gerginliklere yol açtı; buna karşılık Viyana Müzesi'nin 1983'teki büyük sergisi ve sonraki yıl dönümü etkinlikleri, kuşatmayı her iki tarafın bakışıyla sunmaya çalıştı.
Yılbaşının sesi
Bugün Pummerin, yılda yalnızca birkaç kez çalınır: yılbaşı gecesi, Paskalya, Noel ve önemli dinî ve ulusal olaylarda. Avusturya radyo ve televizyonu ORF, her yılbaşı gecesi Pummerin'in sesini canlı yayınlar; çanın sesinin ardından Johann Strauss'un "Mavi Tuna" valsi çalınır. Bu gelenek, Pummerin'i Avusturya'nın yeni yıl kutlamalarının ayrılmaz bir parçası yapmıştır. 2023'te çanın tokmağı yenilenmiş ve bu değişiklik, Viyana basınında geniş yer bulmuştur.
Osmanlı toplarının Avrupa'daki diğer izleri
1683'te ele geçirilen Osmanlı topları yalnızca Pummerin'e dönüşmedi. Viyana'daki Askerî Tarih Müzesi'nin avlusunda ve salonlarında, bu kuşatmadan ve sonraki savaşlardan kalan Osmanlı topları bugün de sergilenir. Polonya'da, Krakov ve Varşova'daki müzelerde de Sobieski'nin ganimetleri arasında yer alan toplar bulunur. Avrupa'nın pek çok kilisesinde, zafer ganimeti olarak ele geçirilen top metalinden dökülmüş çanlar vardır; bu uygulama, Ortaçağ'dan beri bilinen bir gelenekti. Tersine, Osmanlı da fethettiği şehirlerdeki kilise çanlarını eritip top dökümünde kullanmıştı. Bu karşılıklı dönüşüm, tunç metalinin savaş ile ibadet arasında gidip gelen tarihini anlatır. Tophane-i Amire'nin kayıtları, İstanbul'da dökülen topların ağırlıklarını ve metal kaynaklarını ayrıntılı biçimde kaydeder; bu kayıtlar, Viyana'daki cephanelik listeleriyle karşılaştırıldığında, 1683'te kaybedilen topların ne kadar büyük bir servet olduğu daha iyi anlaşılır. Pummerin çanının tarihini anlatan anıt levhaGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0, yazar: Herbert Josl. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji 12 Eylül 1683: Kahlenberg Savaşı; Osmanlı topları ele geçirildi. 21 Temmuz 1711: İlk Pummerin, Johann Achamer tarafından döküldü. 1712: Pummerin ilk kez çalındı. 12 Nisan 1945: Katedral yangınında Pummerin düşüp parçalandı. 1951: Yeni Pummerin, Sankt Florian'da döküldü. 1952: Yeni çan Viyana'ya getirildi. 1957: Çan, kuzey kulesine asıldı. 2023: Çanın tokmağı yenilendi.
Sonuç: Topun sesi, çanın sesi
Pummerin, savaşın aletlerini barışın ve ibadetin sesine dönüştüren bir çandır. Osmanlı toplarının tunçu, bir zamanlar Viyana'nın surlarını dövmüştü; sonra bir çanın gövdesinde, Viyana'nın en önemli anlarını duyurdu. 1945'teki yangın, bu çanı da yok etti; ama yeni çan, eskinin kalıntılarını taşıyarak hikâyeyi sürdürdü.
Bize göre Pummerin, bir savaşın belleğinin nesnelerde nasıl yaşadığını gösteren güçlü bir örnektir. Bugün yılbaşı gecesi Pummerin'in sesini dinleyen Avusturyalıların çoğu, bu sesin içinde 1683'ün Osmanlı toplarının da bulunduğunu düşünmez. Bu hikâyeyi bilmek, Viyana ile İstanbul arasındaki uzun ve karmaşık tarihin bir parçasını daha anlamaktır.