Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, 3 Kasım 1676'dan Aralık 1683'e kadar yedi yılı aşkın bir süre sadrazamlık yapan Osmanlı devlet adamıdır. Köprülü ailesinin yetiştirdiği ve ailenin damadı olan Merzifonlu, Fazıl Ahmed Paşa'nın ölümü üzerine sadarete geldi. Rusya'ya karşı Çehrin'i aldı, ardından 1683'te Habsburg başkenti Viyana'yı kuşattı. Kuşatmanın 12 Eylül 1683'te bozgunla sonuçlanması, onun idam edilmesine ve Osmanlı tarihinde uzun bir gerilemenin başlamasına yol açtı. Tarihin en tartışmalı sadrazamlarından biridir. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'yı gösteren bir portreGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Unidentified painter. Dosya sayfası
Merzifon'dan Köprülü konağına
Mustafa, 1634 veya 1635'te Merzifon yakınlarındaki Mirince köyünde (bugünkü Karamustafapaşa) doğdu. Babası bir sipahiydi. Genç yaşta Köprülü Mehmed Paşa'nın hizmetine girdi ve onun konağında yetişti. Köprülü ailesiyle bağı o kadar güçlendi ki ailenin bir kızıyla evlendi ve "Köprülü damadı" olarak anılır oldu. Köprülü Mehmed Paşa'nın sadareti döneminde çeşitli önemli görevlere getirildi. Fazıl Ahmed Paşa döneminde ise vezir rütbesine yükseldi ve sadrazam seferdeyken İstanbul'da onun vekili olarak üst düzey görevler üstlendi. 1672'deki Kamaniçe seferinde etkin bir rol üstlendi.
Rusya ile savaş ve Çehrin
Sadarete geldiğinde Merzifonlu'nun ilk büyük meselesi Ukrayna'ydı. Osmanlı'nın himayesindeki Kazak hetmanı Doroşenko, 1676'da Rusya'ya teslim olmuş ve Kazakların merkezi Çehrin kalesi Rus kontrolüne geçmişti. Osmanlı, Rusya ile ilk kez doğrudan ve büyük ölçekli bir savaşa girdi. 1677'de yapılan ilk Çehrin kuşatması başarısız oldu. 1678'de Merzifonlu bizzat büyük bir orduyla Çehrin'e yürüdü ve ağır bir kuşatmadan sonra Ağustos'ta kaleyi aldı. Ancak Osmanlı ordusu kaleyi elde tutmak yerine yıktı ve geri çekildi. Savaş, Ocak 1681'de imzalanan Bahçesaray Antlaşmasıyla sona erdi; Dinyeper nehri iki taraf arasında sınır kabul edildi ve yirmi yıllık bir barış dönemi başladı. Rijksmuseum koleksiyonunda Kara Mustafa Paşa'yı gösteren XVII. yüzyıl gravürüGörsel: Wikimedia Commons, CC0, yazar: Rijksmuseum. Dosya sayfası
Ek bilgi
İlk Osmanlı-Rus savaşı: 1676–1681 savaşı, Osmanlı ile Rusya arasında doğrudan yapılan ilk büyük savaş sayılır. Daha önce iki devlet daha çok Kırım Hanlığı ve Kazaklar aracılığıyla karşı karşıya gelmişti. Bu savaştan sonra Rusya, Karadeniz'e ulaşma hedefinin peşine düşecek ve sonraki iki yüzyılda iki devlet arasında pek çok büyük savaş yaşanacaktı. Çehrin, bu uzun rekabetin ilk durağıdır.
Viyana kararı
Doğuda barış sağlanınca Merzifonlu, dikkatini batıya, Habsburglara çevirdi. Macaristan'daki Habsburg karşıtı isyancıların lideri İmre Thököly, Osmanlı'dan destek istiyordu. Osmanlı, 1682'de Thököly'yi "Orta Macaristan kralı" olarak tanıdı. Vasvar barışının süresi de dolmak üzereydi. Merzifonlu, Habsburglara karşı büyük bir sefer düzenlemeye karar verdi.
1683 baharında ordu Edirne'den yola çıktı. Belgrad'da padişah IV. Mehmed, sancak-ı şerifi sadrazama teslim ederek ona serdar-ı ekrem yetkisi verdi. Seferin hedefi başlangıçta Yanıkkale (Győr) gibi sınır kaleleriydi; ancak Merzifonlu, ordu Macaristan'a girdikten sonra doğrudan Viyana'ya yürüme kararı aldı. Bu karar, sefere katılan bazı devlet adamları ve Kırım hanı tarafından eleştirildi. 14 Temmuz 1683'te Viyana kuşatması başladı.
Kuşatma ve bozgun
İki ay süren kuşatmada Osmanlı lağımcıları surları büyük ölçüde zayıflattı; şehir düşmek üzereydi. Ancak Merzifonlu'nun ağır kuşatma topları getirmemesi, şehre büyük hücum yapmakta geç kalması ve yardım ordusuna karşı yeterli önlem almaması, sonradan en çok eleştirilen kararları oldu. 12 Eylül 1683'te Lehistan kralı Jan Sobieski ve Lorraine dükü Charles komutasındaki birleşik bir Avrupa ordusu, Kahlenberg tepelerinden inerek Osmanlı ordusuna saldırdı. Kısa süren muharebede Osmanlı ordusu bozguna uğradı ve büyük kayıplarla geri çekildi.
Dikkat: yanlış bilinen
Suçun hepsi Merzifonlu'nun mu? Viyana bozgunu, Osmanlı kaynaklarında büyük ölçüde Merzifonlu'nun hırsına ve hatalarına bağlanır. Onun hatalarının ağır olduğu kesindir. Ancak bozgunun nedenleri arasında Avrupa'daki güçlerin beklenmedik bir şekilde birleşmesi, Kırım kuvvetlerinin yardım ordusunu durdurmakta isteksiz davranması ve ordudaki iç çekişmeler de vardır. Merzifonlu'yu tek sorumlu ilan etmek, saray ve devlet içindeki diğer hesapları gölgede bırakır. Onun idamı, bir anlamda bütün yenilginin faturasının tek bir kişiye kesilmesiydi.
Belgrad'da idam
Bozgundan sonra Merzifonlu, orduyla birlikte geri çekildi ve Ekim'de Estergon yakınlarında bir yenilgi daha alındı. Ordunun kalıntılarıyla Belgrad'a vardı. Bu arada İstanbul'da ona karşı güçlü bir muhalefet oluşmuştu. Padişah, sadrazamın idamına karar verdi. 25 Aralık 1683'te Belgrad'da, padişahın emriyle boğularak idam edildi. Başı İstanbul'a, padişaha gönderildi.
Viyana'daki kafatası
Merzifonlu'nun ölümünden sonra ilginç bir hikâye başladı. 1688'de Belgrad'ı alan Habsburg kuvvetlerinin, onun mezarını açarak kafatasını Viyana'ya götürdüğü anlatılır. Uzun yıllar boyunca Viyana şehir müzesinde Kara Mustafa Paşa'ya ait olduğu söylenen bir kafatası sergilendi. 1970'li yıllarda bu kafatası sergiden kaldırıldı ve isimsiz olarak gömüldü. Kafatasının gerçekten ona ait olup olmadığı ise hiçbir zaman kesin olarak kanıtlanamadı.
Avrupa'nın gözünde "Kara Mustafa"
Merzifonlu, Avrupa'da XVII. yüzyılın en çok konuşulan Osmanlı devlet adamlarından biri oldu. Viyana kuşatmasının ardından Almanca, Fransızca, İtalyanca ve Felemenkçe dillerinde yayımlanan çok sayıda broşür, gravür ve haber kâğıdı, onu kuşatmanın baş aktörü olarak resmetti. Bu yazıdaki portre ve idam sahnesini gösteren gravürler, bu yayın dalgasının ürünleridir. Habsburg tarafının resmî yazışmaları ve kuşatmaya ait raporlar Viyana'daki Haus-, Hof- und Staatsarchiv ile Kriegsarchiv'de korunur. Lehistan kralı Jan Sobieski'nin kuşatma sırasında eşi Marysieńka'ya yazdığı mektuplar ise Osmanlı ordugâhının zenginliğini ve savaşın son günlerini anlatan canlı bir tanıklık olarak yayımlanmıştır. Osmanlı tarafında ise kuşatmaya katılan bir silahtarın tuttuğu günlük ve dönemin vakanüvislerinin eserleri, olayları içeriden aktarır. Bu farklı kaynakların karşılaştırılması, Merzifonlu'nun kararlarını kendi döneminin şartları içinde değerlendirmeyi mümkün kılar. Kara Mustafa Paşa'nın Belgrad'da idamını gösteren dönem gravürüGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Michael Wening. Dosya sayfası
Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, çoğu zaman Viyana bozgunuyla tanımlanır. Ama onun hayatı yalnızca bu bozgundan ibaret değildir. Köprülü okulunda yetişmiş, sınırda ve denizde tecrübe kazanmış, Rusya'ya karşı başarılı bir sefer yürütmüş bir devlet adamıydı. Viyana'da yaptığı kumar ise imparatorluğun kaderini değiştirdi. Onun hikâyesi, büyük bir hedefin peşine düşen bir liderin hesaplarındaki küçük hataların ne kadar büyük sonuçlar doğurabileceğini gösterir. Viyana'dan sonra Osmanlı, on altı yıl sürecek ve büyük toprak kayıplarıyla bitecek bir savaşa sürüklendi; bu savaşın bedelini, Merzifonlu'nun ardından gelen nesiller ödedi.