II. Viyana Kuşatması, Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa komutasındaki Osmanlı ordusunun 14 Temmuz 1683'te başlattığı ve 12 Eylül 1683'te Kahlenberg muharebesindeki bozgunla sona eren kuşatmadır. Osmanlı ordusu iki ay boyunca Habsburg başkentini kuşattı ve surları büyük ölçüde zayıflattı; ancak Lehistan kralı Jan Sobieski ve Lorraine dükü Charles komutasındaki birleşik bir Avrupa ordusunun saldırısıyla ağır bir yenilgiye uğradı. Viyana bozgunu, Osmanlı'nın Orta Avrupa'daki ilerleyişinin sonu ve on altı yıl sürecek büyük bir savaşın başlangıcı oldu. 1683 Viyana kuşatmasını ve yardım ordusunun saldırısını gösteren anonim tabloGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Anonymer, zeitgenössischer Maler. Dosya sayfası
Seferin arka planı
1664'teki Vasvar barışının süresi dolmak üzereydi ve Macaristan'da Habsburglara karşı isyan eden İmre Thököly, Osmanlı'dan destek istiyordu. Osmanlı, 1682'de Thököly'yi Orta Macaristan kralı olarak tanıdı. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, büyük bir sefere karar verdi. 1683 baharında ordu Edirne'den yola çıktı; Belgrad'da padişah IV. Mehmed, sancak-ı şerifi sadrazama teslim etti. Kaynaklarda ordunun büyüklüğü farklı rakamlarla verilir; Kırım ve Eflak-Boğdan kuvvetleriyle birlikte yüz binin üzerinde bir kuvvet olduğu tahmin edilir.
Seferin başlangıçtaki hedefinin Viyana olup olmadığı tartışmalıdır. Bazı kaynaklar, padişahın Yanıkkale (Győr) gibi sınır kalelerini hedeflediğini, Viyana'ya yürüme kararının Merzifonlu'nun kendi inisiyatifi olduğunu ileri sürer.
Kuşatma
Osmanlı ordusu Temmuz ortasında Viyana önlerine ulaştı. İmparator I. Leopold, şehri savunma işini Kont Ernst Rüdiger von Starhemberg'e bırakarak Passau'ya çekildi. Şehirde yaklaşık on beş bin asker ve silahlı halk vardı. Osmanlı ordusu, büyük kuşatma topları getirmediği için surları yıkmak üzere lağım harekâtına ağırlık verdi. Ağustos ve Eylül başında lağımlar surların önemli kısımlarını yıktı; şehir düşmek üzereydi. Savunucular ise yiyecek sıkıntısı, hastalık ve ağır kayıplar içinde direniyordu.
Bu sırada Avrupa'da bir yardım ordusu toplanıyordu. Habsburg kuvvetleri, Bavyera ve Saksonya gibi Alman prensliklerinin birlikleri ve Lehistan kralı Jan Sobieski'nin ordusu bir araya geldi. Osmanlı ordusunun Tuna'nın köprülerini ve Kahlenberg tepelerini yeterince korumaması, yardım ordusunun şehrin yakınına kadar fark edilmeden ulaşmasına imkân verdi. 1683 Viyana muharebesinde Osmanlı sipahilerini gösteren tasvirGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: G. Jansoone. Dosya sayfası
12 Eylül 1683: Kahlenberg
12 Eylül sabahı yardım ordusu, Viyana'nın kuzeybatısındaki Kahlenberg tepelerinden inerek Osmanlı ordusuna saldırdı. Osmanlı ordusu, bir yandan kuşatmayı sürdürüp bir yandan da yardım ordusuyla savaşmak zorunda kaldı. Gün boyu süren çatışmaların ardından öğleden sonra Sobieski'nin komutasındaki Leh süvarileri, tarihin en büyük süvari hücumlarından biri olarak anılan saldırıyla Osmanlı merkezine yüklendi. Osmanlı ordusu dağıldı ve büyük kayıplarla geri çekildi. Ordugâhta çadırlar, toplar, hazine ve erzak kaldı. Sobieski, eşine yazdığı mektubunda ordugâhtaki zenginliği hayretle anlatır.
Ek bilgi
Sobieski'nin mektubu: Jan Sobieski, zaferin ertesi günü eşi Marysieńka'ya yazdığı mektupta Osmanlı ordugâhının büyüklüğünü, çadırların zenginliğini ve ele geçirilen ganimetleri ayrıntılı biçimde anlatır. Bu mektuplar, kuşatmanın son günlerine dair en canlı tanıklıklardan biridir ve Polonya'da büyük bir saygıyla korunur. Ele geçirilen Osmanlı çadırları, silahları ve sancakları bugün Krakow, Varşova, Dresden ve Viyana müzelerinde sergilenmektedir.
Bozgunun sonuçları
Viyana'dan sonra Osmanlı ordusu, Ekim'de Estergon yakınlarında bir yenilgi daha aldı ve Estergon kalesi kaybedildi. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, 25 Aralık 1683'te Belgrad'da padişahın emriyle idam edildi. 1684'te Papa XI. Innocentius'un öncülüğünde Habsburglar, Lehistan ve VenedikKutsal İttifak'ı kurdu; 1686'da Rusya da bu ittifaka katıldı. Sonraki yıllarda Budin (1686), Mohaç (1687) ve Belgrad (1688) gibi önemli kayıplar yaşandı. Savaş, 1699 Karlofça Antlaşmasıyla sona erdi ve Osmanlı, Macaristan'ın büyük kısmını, Erdel'i, Podolya'yı ve Mora'yı kaybetti.
Dikkat: yanlış bilinen
Kahve, kruvasan ve efsaneler: Viyana kuşatmasından sonra şehirde birçok efsane doğdu. Bunlardan en bilineni, bir casusun Osmanlı ordugâhında bulunan kahve çuvallarıyla Viyana'nın ilk kahvehanesini açtığı hikâyesidir. Oysa araştırmalar, Viyana'daki ilk kahvehaneyi Ermeni kökenli bir tüccarın 1685'te açtığını gösterir; casus hikâyesi ise sonradan yaygınlaşmış bir efsanedir. Hilal şeklindeki kruvasanın Osmanlı zaferine karşılık icat edildiği anlatısı da belgelenmemiş bir hikâyedir. Bu efsaneler, kuşatmanın Viyana'nın kolektif hafızasında ne kadar derin bir iz bıraktığını gösterir.
Viyana ve Varşova arşivlerinden
Kuşatmanın Avrupa tarafındaki en zengin belgeleri, Viyana'daki Haus-, Hof- und Staatsarchiv ile Kriegsarchiv'de korunur. Bu arşivlerde savunmanın günlük raporları, imparatorun yazışmaları ve yardım ordusunun planları bulunur. Varşova'daki arşivler ve Polonya kütüphaneleri ise Sobieski'nin mektuplarını ve Leh ordusunun kayıtlarını barındırır. Osmanlı tarafında, kuşatmaya katılan bir kişinin tuttuğu ve olayları gün gün kaydeden bir günlük, XX. yüzyılda Almancaya çevrilerek yayımlanmıştır. Dönemin Osmanlı tarihçilerinden Silahdar Fındıklılı Mehmed Ağa ve Defterdar Sarı Mehmed Paşa'nın eserleri de bozgunu ve sonrasını ayrıntılı biçimde anlatır. Bu kaynaklar, aynı olayı iki farklı açıdan görmemizi sağlar.
Bir şehrin hafızası
Viyana'da 1683 kuşatması, şehrin kimliğinin bir parçası hâline geldi. Şehirdeki birçok anıt, kilise ve sokak adı, kuşatmanın izlerini taşır. Kahlenberg tepesindeki kilisede Sobieski'nin anısına bir şapel bulunur. Polonya'da ise Sobieski'nin zaferi, ulusal bir gurur kaynağı olarak anılır. Türkiye'de ise kuşatma, çoğu zaman Osmanlı'nın gerilemesinin başlangıcı olarak görülür. Aynı olayın üç ülkede farklı anlamlar taşıması, tarihin nasıl farklı hafızalar ürettiğini gösteren ilginç bir örnektir. Viyana muharebesinde Leh süvarilerinin hücumunu gösteren resimGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Twardowski Bolesław (1856-1932). Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji: 1682: Osmanlı, Thököly'yi Orta Macaristan kralı olarak tanır. 1683 baharı: Ordu Edirne'den yola çıkar. 14 Temmuz 1683: Viyana kuşatması başlar. 12 Eylül 1683: Kahlenberg muharebesi ve bozgun. Ekim 1683: Estergon kaybedilir. 25 Aralık 1683: Merzifonlu Belgrad'da idam edilir. 5 Mart 1684: Kutsal İttifak kurulur. 26 Ocak 1699: Karlofça Antlaşması.
Surların önündeki dönemeç
II. Viyana Kuşatması, Osmanlı tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olarak görülür. Bunun nedeni, kuşatmanın kendisinden çok, ardından gelen zincirleme kayıplardır. Viyana'da kaybedilen bir muharebe, Avrupa'daki güçleri birleştirdi ve Osmanlı'yı yıllarca savunmada bırakan bir savaşı başlattı. Bize göre bu kuşatmanın en önemli dersi, askerî gücün tek başına yetmediği, diplomasi, lojistik ve istihbaratın da en az kılıç kadar belirleyici olduğudur. Merzifonlu'nun ordusu surları yıkmaya çok yaklaşmıştı, ama arkasından gelen tehlikeyi zamanında göremedi. Bir kuşatma, surların önünde değil, ufukta kaybedildi.