İçeriğe geç
Giriş yap
0

Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesi: 1537'den Saraybosna kuşatmasına kadar kurtarılan el yazmaları

SohbeX Editör 4 başlattı0 Yanıt6 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 4Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesi, 1537'de Bosna sancakbeyi Gazi Hüsrev Bey'in vakfiyesiyle Saraybosna'da kuruldu. Yaklaşık beş yüz yıldır kesintisiz faaliyet gösteren bu kütüphane, Balkanlar'daki en önemli Osmanlı el yazması koleksiyonlarından birini barındırır. 1992–1995 Saraybosna kuşatması sırasında, şehrin başka kütüphaneleri ve arşivleri yanarken, kütüphane çalışanları el yazmalarını gizlice farklı yerlere taşıyarak kurtardı. Aynı kuşatma sırasında, 17 Mayıs 1992'de Saraybosna Şarkiyat Enstitüsü bombalanarak yandı ve binlerce Osmanlı belgesi kayboldu. Bu yazıda, kütüphanenin hikâyesini ve Bosna'daki Osmanlı belge mirasının savaşta yaşadıklarını anlatıyoruz.
Saraybosna'daki Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesi'nin yeni binası
Saraybosna'daki Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesi'nin yeni binasıGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Bjoertvedt. Dosya sayfası

Bir vakfiyenin doğurduğu kütüphane

Gazi Hüsrev Bey, 1521–1541 yılları arasında üç kez Bosna sancakbeyi olarak görev yaptı. Saraybosna'yı küçük bir kasabadan büyük bir Osmanlı şehrine dönüştüren isimdir. Şehre camiler, medrese, imaret, hamam, bedesten, hanlar ve dükkânlar yaptırdı. 1537'de düzenlediği vakfiyede, medresesi için bir kütüphane kurulmasını ve kitapların satın alınmasını şart koştu.

Vakfiyede, medresenin yapımından artan paranın "iyi kitaplar" satın almak için kullanılacağı ve bu kitapların medresede öğrencilerin ve isteyenlerin yararlanması için saklanacağı belirtilir. Bu kayıt, kütüphanenin kuruluş belgesi kabul edilir. Kütüphane, sonraki yüzyıllarda Bosnalı bilginlerin, kadıların ve hayırseverlerin bağışlarıyla büyüdü.

Koleksiyonun zenginliği

Kütüphane bugün on binin üzerinde el yazması ciltle, Balkanlar'daki en büyük İslami el yazması koleksiyonlarından birine sahiptir. Koleksiyonda Arapça, Farsça, Türkçe ve Bosnaca (Arap harfli "alhamijado") eserler bulunur. Kur'an nüshaları, tefsir, hadis, fıkıh, kelam, tasavvuf, tarih, edebiyat, tıp, astronomi ve matematik alanlarında eserler koleksiyonun önemli kısmını oluşturur.

Koleksiyonda ayrıca Osmanlı dönemine ait vakfiyeler, kadı sicilleri, fermanlar, beratlar ve icazetnameler de yer alır. Saraybosna kadı sicillerinin bir kısmı burada korunur; bu siciller, şehrin 16. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar hukuki, ekonomik ve sosyal hayatını belgeler. 1554 tarihli Cejvan Kethüda vakfiyesi ve 1593 tarihli Derviş Paşa Bayezidağiç vakfiyesi, kütüphanedeki önemli vakfiyeler arasındadır.
Ek bilgi
Medreseden kütüphaneye Kütüphane, kuruluşundan 19. yüzyılın sonuna kadar Gazi Hüsrev Bey Medresesi'nin (Kurşunlu Medrese) bir parçası olarak faaliyet gösterdi. 1863'te, Bosna valisi Topal Osman Paşa'nın döneminde, kütüphane için ayrı bir bina yapıldı. 20. yüzyılda kütüphane, farklı binalara taşındı ve koleksiyonu, kapatılan başka vakıf kütüphanelerinden gelen kitaplarla büyüdü. Yugoslavya döneminde de İslam Birliği'ne bağlı olarak faaliyetini sürdürdü.

1992: Kuşatma ve yangınlar

Bosna-Hersek'in 1992'de bağımsızlığını ilan etmesinin ardından Saraybosna, Bosnalı Sırp kuvvetleri tarafından kuşatıldı. Kuşatma, Nisan 1992'den Şubat 1996'ya kadar sürdü. Bu süre boyunca şehir sürekli bombalandı. Kültürel kurumlar, kütüphaneler ve arşivler özellikle hedef alındı.

17 Mayıs 1992'de Saraybosna Şarkiyat Enstitüsü (Orijentalni institut) yangın bombalarıyla vuruldu. Enstitünün binası ve içindeki koleksiyon tamamen yandı. Kaybedilen koleksiyonda yaklaşık beş bin Arapça, Farsça, Türkçe ve Bosnaca el yazması, Osmanlı dönemine ait on binlerce belge ve Bosna'ya dair tahrir defterlerinin kopyaları bulunuyordu. Bu kayıp, Bosna'nın Osmanlı dönemi tarihine dair en önemli kaynaklardan birinin yok olması anlamına geliyordu.

Aynı yılın Ağustos ayının sonunda, Saraybosna'daki Ulusal ve Üniversite Kütüphanesi'nin bulunduğu tarihî Vijećnica binası da bombalanarak yandı. Yüz binlerce kitap ve belge kül oldu.
Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesi'nde korunan Cejvan Kethüda vakfiyesi, 1554
Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesi'nde korunan Cejvan Kethüda vakfiyesi, 1554Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

El yazmalarının kurtarılışı

Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesi'nin çalışanları, kuşatmanın ilk günlerinden itibaren koleksiyonu korumak için harekete geçti. Kütüphanenin müdürü ve çalışanları, el yazmalarını kutulara yerleştirdi ve bombardımanın altında, gizlice şehrin farklı yerlerine taşıdı. El yazmaları bodrumlarda, sığınaklarda ve güvenli kabul edilen binalarda saklandı. Taşınma işlemi, savaş boyunca birkaç kez tekrarlandı; çünkü saklanma yerleri de tehlikeye girebiliyordu.

Bu çaba sayesinde Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesi'nin el yazması koleksiyonu savaştan büyük ölçüde zarar görmeden çıktı. Bu, kuşatma döneminin en dikkat çekici kültürel kurtarma hikâyelerinden biridir. Kütüphane çalışanları, hayatlarını tehlikeye atarak beş yüz yıllık bir mirası korudu.
Dikkat: yanlış bilinen
Kültürel mirasa yönelik saldırı Uluslararası hukukta ve tarih yazımında, Saraybosna'daki kütüphanelerin ve arşivlerin bombalanması, "kültürel kıyım" (kültürel soykırım) kavramıyla birlikte tartışılır. Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi, kültürel mirasa yönelik saldırıları da yargılamalarında ele aldı. Bazı Sırp milliyetçi çevreler ise bu yangınları farklı biçimlerde açıklamaya çalıştı. Türk okuyucu için bu olay, Balkanlar'daki Osmanlı mirasının yalnızca mimari değil, belge ve kitap mirası açısından da ne kadar kırılgan olduğunu gösterir. Kaybedilen belgelerin bir kısmının kopyaları İstanbul'daki Osmanlı arşivlerinde bulunduğundan, bu arşivler Bosna tarihinin yeniden kurulmasında önemli bir rol oynuyor.

Yeni bina ve sayısallaştırma

Savaştan sonra kütüphane, koleksiyonunu korumak ve araştırmacılara açmak için yeni bir binaya ihtiyaç duydu. 2014'te, Katar'ın desteğiyle inşa edilen modern bir bina açıldı. Bina, Gazi Hüsrev Bey Camii'nin yakınında, Saraybosna'nın eski çarşısında bulunur. Binada el yazmaları için iklim kontrollü depolar, restorasyon atölyeleri ve okuma salonları yer alır.

Kütüphane, el yazmalarını sayısallaştırma ve kataloglama çalışmalarını da sürdürüyor. Koleksiyonun kataloğu, uluslararası işbirlikleriyle ciltler hâlinde yayımlandı. Şarkiyat Enstitüsü de yeniden kuruldu ve kaybedilen belgelerin bir kısmını İstanbul'daki Devlet Arşivleri'nden ve başka kaynaklardan sağlanan kopyalarla yeniden oluşturmaya çalışıyor.
Kütüphanede korunan bir icazetname
Kütüphanede korunan bir icazetnameGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Dr. Meliha Teparić. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji
1521–1541: Gazi Hüsrev Bey, Bosna sancakbeyi olarak görev yapar.
1537: Gazi Hüsrev Bey vakfiyesiyle kütüphane kurulur.
1554: Cejvan Kethüda vakfiyesi düzenlenir.
1863: Kütüphane için ayrı bir bina yapılır.
Nisan 1992: Saraybosna kuşatması başlar.
17 Mayıs 1992: Şarkiyat Enstitüsü bombalanarak yanar.
Ağustos 1992: Vijećnica'daki Ulusal ve Üniversite Kütüphanesi yanar.
1992–1995: Kütüphane el yazmaları gizlice saklanarak kurtarılır.
2014: Kütüphanenin yeni binası açılır.

Beş yüz yıllık bir emanet

Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesi, bir Osmanlı vakfiyesinin beş yüz yıl boyunca nasıl yaşayabileceğinin canlı bir örneğidir. 1537'de bir medresenin kitapları için ayrılan para, bugün Balkanlar'ın en önemli el yazması koleksiyonlarından birine dönüştü. Savaşın en karanlık günlerinde bu koleksiyonu koruyan insanlar, Osmanlı mirasının yalnızca taşta değil, kâğıtta da yaşadığını gösterdiler.

Bize göre Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesi'nin hikâyesi, Osmanlı vakıf sisteminin kalıcılığını ve bu mirasın korunması için gösterilen fedakârlığı anlatır. Şarkiyat Enstitüsü'nün kaybı ise bu mirasın ne kadar kolay yok olabileceğini hatırlatır. Saraybosna'daki bu kütüphane, Osmanlı belge mirasının Türkiye dışındaki en önemli koruyucularından biri olarak, her Osmanlı tarihi meraklısının bilmesi gereken bir yerdir.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap