İçeriğe geç
Giriş yap
0

Gazi Hüsrev Bey Camii (1531): Saraybosna'nın kalbi, kuşatmada yaralanan ve ayağa kalkan külliye

SohbeX Editör 5 başlattı0 Yanıt6 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 5Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Gazi Hüsrev Bey Camii, 1530–1531 yıllarında Saraybosna'da inşa edildi ve Bosna-Hersek'teki en büyük ve en önemli Osmanlı camisi kabul edilir. Caminin banisi, Saraybosna'nın kurucusu sayılan Bosna sancakbeyi Gazi Hüsrev Bey'dir. Cami, çevresindeki medrese, hamam, bedesten, imaret ve hanlarla birlikte büyük bir külliyenin merkezini oluşturur. Beş yüz yıl boyunca Saraybosna'nın dinî ve sosyal hayatının merkezi olan cami, 1992–1995 kuşatması sırasında bombardımanla ağır hasar gördü ve savaştan sonra yeniden onarıldı. Bu yazıda, caminin tarihini ve Bosna'daki Osmanlı mirasının simgesi hâline gelişini anlatıyoruz.
Saraybosna'daki Gazi Hüsrev Bey Camii
Saraybosna'daki Gazi Hüsrev Bey CamiiGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Bernard Gagnon. Dosya sayfası

Gazi Hüsrev Bey ve Saraybosna

Gazi Hüsrev Bey, 1480 civarında Selanik'te doğdu. Annesi Sultan II. Bayezid'in kızı Selçuk Sultan'dı; yani Hüsrev Bey, sultanın torunuydu. Babası ise Bosnalı bir devşirme olan Ferhad Bey'di. Hüsrev Bey, genç yaşta askerî kariyerine başladı ve 1521'de Bosna sancakbeyi oldu. Bu görevi kısa aralarla 1541'e kadar sürdürdü.

Hüsrev Bey döneminde Saraybosna, küçük bir kasabadan Balkanlar'ın önemli şehirlerinden birine dönüştü. Hüsrev Bey, Macaristan ve Hırvatistan'a karşı yürütülen seferlerde kazandığı ganimetlerle şehre çok sayıda yapı kazandırdı. Bu yapılar, Saraybosna'nın çarşısını, ticaret hayatını ve dinî kurumlarını şekillendirdi. Şehrin tarihî merkezi olan Başçarşı, büyük ölçüde Hüsrev Bey'in vakıf yapılarının etrafında gelişti.

Caminin mimarisi

Gazi Hüsrev Bey Camii, Osmanlı'nın erken klasik dönem mimarisinin Balkanlar'daki en güzel örneklerinden biridir. Caminin mimarının, İran kökenli Acem Esir Ali (Acem Ali) olduğu kabul edilir; Acem Ali, Mimar Sinan'dan önceki dönemin önde gelen saray mimarlarından biriydi. Cami, merkezi bir kubbe ile örtülü kare bir harim, iki yanında küçük kubbeli bölümler ve önünde beş kubbeli bir son cemaat yeri ile tasarlandı.

Ana kubbe yaklaşık 13 metre çapındadır ve 26 metre yüksekliğe ulaşır. Caminin yaklaşık 45 metre yüksekliğindeki minaresi, Saraybosna silüetinin belirgin unsurlarından biridir. Caminin avlusunda, mermer bir şadırvan ve çevresinde ağaçlar yer alır. Avlunun bir köşesinde, Gazi Hüsrev Bey'in türbesi bulunur. Hüsrev Bey, 1541'de Karadağ'da bir çatışmada öldü ve naaşı Saraybosna'ya getirilerek bu türbeye defnedildi.
Ek bilgi
Elektrikle aydınlanan ilk cami Gazi Hüsrev Bey Camii'nin ilginç özelliklerinden biri, 1898'de elektrikle aydınlatılmasıdır. Saraybosna, o dönemde Avusturya-Macaristan yönetimindeydi ve şehre elektrik getirilmişti. Cami, elektrik aydınlatmasına kavuşan ilk camilerden biri olarak anılır. Bu durum, Osmanlı sonrası dönemde Bosna'daki Müslüman toplumun hem geleneklerini koruyup hem de yeniliklere açık olduğunu gösteren bir örnek olarak sıkça anlatılır.

Külliyenin parçaları

Caminin çevresindeki külliye, Osmanlı şehirciliğinin tipik bir örneğidir. Caminin karşısında, 1537'de yapılan Gazi Hüsrev Bey Medresesi (Kurşunlu Medrese) bulunur. Medrese bugün de eğitim vermektedir ve bir kısmı müze olarak düzenlenmiştir. Külliyenin hamamı, bedesteni (Brusa Bezistan) ve Taşlı Han da Hüsrev Bey'in vakıf yapılarıydı. Bedestenin adı, Bursa'dan getirilen ipeklerin burada satılmasından gelir.

Gazi Hüsrev Bey'in vakfiyesi, bu yapıların gelirlerini ve harcamalarını ayrıntılı biçimde düzenler. Vakıf, imaretinde yoksullara yemek dağıttı, medresesinde öğrencilere burs verdi, hamamında halka temizlik hizmeti sundu. Vakfın gelirleri, dükkânların, hanların ve köylerin kiralarından sağlanıyordu. Gazi Hüsrev Bey Vakfı, bugün de faaliyetlerini sürdürmektedir.
Gazi Hüsrev Bey Camii'nin avlusu ve minaresi
Gazi Hüsrev Bey Camii'nin avlusu ve minaresiGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Adam Harangozó. Dosya sayfası

Avusturya ve Yugoslavya dönemleri

1878'de Bosna-Hersek'in Avusturya-Macaristan yönetimine geçmesinden sonra cami, Bosnalı Müslümanların dinî merkezi olmaya devam etti. Avusturya yönetimi, İslam toplumunun örgütlenmesini düzenledi ve Saraybosna'da Reisülulema makamı kuruldu. Gazi Hüsrev Bey Camii, bu yeni dinî örgütlenmenin simgesel merkezi oldu.

Yugoslavya döneminde, özellikle komünist yönetim yıllarında, dinî kurumlar kısıtlamalarla karşılaştı. Vakıf mülklerinin bir kısmı devletleştirildi. Ancak cami, ibadete açık kalmaya devam etti ve Saraybosna'nın kimliğinin önemli bir parçası olarak korundu.
Dikkat: yanlış bilinen
Kuşatmada hedef alınan cami 1992–1995 Saraybosna kuşatması sırasında Gazi Hüsrev Bey Camii, şehri çevreleyen tepelerden yapılan topçu atışlarıyla defalarca vuruldu. Caminin kubbesi, duvarları ve minaresi hasar gördü. Batı medyasında caminin hasar görmesi, kuşatmanın kültürel mirasa yönelik boyutunun simgelerinden biri olarak yer aldı. Sırp milliyetçi kaynaklarında ise bu saldırılar çoğu zaman askerî hedeflere yönelik operasyonların yan etkisi olarak sunuldu. Türk okuyucu için cami, Osmanlı mirasının Balkanlar'da yaşadığı yıkımın ve ardından gelen yeniden doğuşun simgesidir.

Savaş sonrası onarım

Savaştan sonra cami, kapsamlı bir onarımdan geçti. Onarım çalışmaları, 1996'dan itibaren uluslararası desteklerle yürütüldü; Suudi Arabistan'ın katkısı ile yapılan ilk onarım, iç süslemelerin bir kısmının özgün Osmanlı üslubuna uygun olmadığı gerekçesiyle eleştirildi. Sonraki yıllarda Türkiye'nin desteğiyle yapılan çalışmalar, caminin özgün görünümünü yeniden kazandırmayı amaçladı. Bu çalışmalarda Osmanlı dönemi kalem işleri ve süslemeler incelenerek yeniden yapıldı.

Bugün Gazi Hüsrev Bey Camii, hem ibadet yeri hem de Saraybosna'nın en önemli turistik mekânlarından biridir. Her yıl binlerce ziyaretçi, Başçarşı'yı gezerken camiyi ve avlusunu ziyaret eder. Ramazan aylarında ve bayramlarda cami, Saraybosna'nın Müslüman toplumunun buluşma yeridir.

Bosna'nın Osmanlı belleği

Gazi Hüsrev Bey Camii, Bosna-Hersek'te Osmanlı mirasının en güçlü simgelerinden biridir. Bosnalı Müslümanlar için cami, beş yüz yıllık bir kimliğin ve tarihin somut ifadesidir. Caminin hikâyesi, Osmanlı döneminden Avusturya yönetimine, Yugoslavya'dan bağımsız Bosna-Hersek'e kadar Bosna'nın bütün tarihini yansıtır.
Gazi Hüsrev Bey Camii'nin bir başka görünümü
Gazi Hüsrev Bey Camii'nin bir başka görünümüGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Sezenkerem. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji
1480 civarı: Gazi Hüsrev Bey Selanik'te doğar.
1521: Hüsrev Bey, Bosna sancakbeyi olur.
1530–1531: Gazi Hüsrev Bey Camii inşa edilir.
1537: Medrese ve vakfiye tamamlanır.
1541: Gazi Hüsrev Bey ölür, türbesine defnedilir.
1878: Bosna-Hersek Avusturya-Macaristan yönetimine geçer.
1898: Cami elektrikle aydınlatılır.
1992–1995: Cami kuşatma sırasında hasar görür.
1996 sonrası: Cami onarılır.

Taşa yazılmış bir şehir hikâyesi

Gazi Hüsrev Bey Camii, Saraybosna'nın doğuşunun, büyümesinin, acılarının ve yeniden doğuşunun tanığıdır. Bir Osmanlı sancakbeyinin vakfı olarak başlayan bu yapı, beş yüz yıl boyunca bir şehrin kalbi olmayı sürdürdü.

Bize göre Gazi Hüsrev Bey Camii, Osmanlı vakıf sisteminin şehir kurmadaki gücünü en iyi gösteren örneklerden biridir. Cami, medrese, hamam, bedesten ve hanlarla birlikte bir şehir merkezi yarattı. Savaşta yaşanan yıkım ve ardından gelen onarım, bu mirasın hâlâ canlı olduğunu ve sahiplenildiğini gösterir.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap