İçeriğe geç
Giriş yap
0

Osmanlı-Prusya ittifakı (31 Ocak 1790): savaşa dönüşmeyen bir antlaşma ve Diez'in mirası

SohbeX Editör 2 başlattı0 Yanıt6 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 2Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
31 Ocak 1790'da İstanbul'da imzalanan Osmanlı-Prusya ittifakı, Osmanlı Devleti'nin bir Avrupa devletiyle yaptığı ilk saldırı ve savunma ittifaklarından biridir. Antlaşmaya göre Prusya, Osmanlı'nın savaş hâlinde olduğu Avusturya ve Rusya'ya karşı savaşa girecek ve Osmanlı'nın kaybettiği toprakları, özellikle Kırım'ı geri almasına yardım edecekti. Ancak antlaşma, imzalanmasından birkaç ay sonra Prusya'nın Avusturya ile uzlaşmasıyla fiilen işlevini yitirdi. Prusya hiçbir zaman savaşa girmedi. Bu yazıda, bu kısa ömürlü ittifakın nasıl doğduğunu, neden uygulanmadığını ve Berlin'deki arşivlerde bıraktığı izleri anlatıyoruz.
Kapıdağlı Konstantin'in yaptığı Sultan III. Selim portresi
Kapıdağlı Konstantin'in yaptığı Sultan III. Selim portresiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Konstantin Kapıdağlı. Dosya sayfası

Savaşın ortasında bir müttefik arayışı

1787'de Osmanlı Devleti, Kırım'ın 1783'te Rusya tarafından ilhakının ardından Rusya'ya savaş ilan etti. 1788'de Avusturya da Rusya'nın yanında savaşa girdi. Osmanlı ordusu iki cephede ağır yenilgiler aldı: Özi 1788'de düştü, 1789'da Focşani ve Boze (Rımnik) muharebeleri kaybedildi, Belgrad Avusturya'nın eline geçti. Bu sırada Sultan I. Abdülhamid öldü ve 1789'da tahta III. Selim çıktı.

Yeni sultan, savaşı sürdürmek ve kayıpları telafi etmek için bir Avrupa müttefiki aradı. Prusya, bu arayışta en uygun aday gibi görünüyordu. Prusya, Avusturya'nın büyümesinden ve Rusya'nın Doğu Avrupa'daki genişlemesinden rahatsızdı. Prusya kralı II. Friedrich Wilhelm ve dışişleri bakanı Hertzberg, Osmanlı'nın yenilgisinin Avrupa dengesini Prusya aleyhine bozacağından endişe ediyordu.

Diez'in müzakereleri

Prusya'nın İstanbul'daki temsilcisi Heinrich Friedrich von Diez, 1784'ten beri İstanbul'da görev yapıyordu. Diez, yalnızca bir diplomat değil, aynı zamanda Doğu dilleri ve kültürüne meraklı bir bilgindi. Türkçe öğrenmiş, Osmanlı ve İran el yazmaları toplamıştı. İttifak müzakerelerini yürüten Diez, Osmanlı yönetimiyle uzun görüşmeler yaptı. Sonunda 31 Ocak 1790'da ittifak antlaşması imzalandı.

Antlaşmanın maddeleri iddialıydı. Prusya, 1790 baharında Avusturya ve Rusya'ya savaş ilan edecekti. İki devlet, savaşı birlikte sürdürecek ve ayrı barış yapmayacaktı. Osmanlı'nın kaybettiği topraklar, özellikle Kırım, geri alınmaya çalışılacaktı. Ayrıca Prusya, Lehistan ve İsveç ile kurulacak bir ittifak sisteminin parçası olarak Osmanlı'yı destekleyecekti.
Ek bilgi
Diez'in koleksiyonu Heinrich Friedrich von Diez, İstanbul'da topladığı el yazmalarını ve albümleri Berlin'e götürdü. Bu koleksiyon, ölümünden sonra Prusya Kraliyet Kütüphanesi'ne, bugünkü Berlin Devlet Kütüphanesi'ne (Staatsbibliothek zu Berlin) geçti. Koleksiyon içindeki "Diez albümleri" olarak bilinen resim albümleri, İran ve Orta Asya resim sanatının en değerli örnekleri arasında sayılır. Diez ayrıca Osmanlı edebiyatı ve tarihine dair Almanca eserler yayımladı.

Reichenbach: ittifakın sessiz sonu

İttifak imzalandığında Avrupa'da durum hızla değişiyordu. Habsburg imparatoru II. Joseph, Şubat 1790'da öldü. Yerine geçen kardeşi II. Leopold, savaştan çıkmak istiyordu; çünkü Fransız Devrimi Avrupa'nın gündemini değiştirmiş, Habsburg topraklarında huzursuzluklar başlamıştı. Prusya da Fransa'daki gelişmeler nedeniyle doğuda büyük bir savaşa girmekten çekinmeye başladı.

27 Temmuz 1790'da Prusya ile Avusturya arasında Reichenbach Sözleşmesi imzalandı. Bu sözleşmeyle Avusturya, Osmanlı ile savaştan önceki sınırlara dayanan bir barış yapmayı kabul etti; Prusya da Avusturya'ya savaş açmaktan vazgeçti. Osmanlı, bu sözleşmenin müzakerelerinde yer almadı. Böylece 31 Ocak'ta imzalanan ittifak, Prusya'nın Avusturya ile uzlaşmasıyla fiilen anlamını yitirdi.
Anton Graff'ın Prusya kralı II. Friedrich Wilhelm portresi
Anton Graff'ın Prusya kralı II. Friedrich Wilhelm portresiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Anton Graff. Dosya sayfası

Ziştovi ve Yaş: ittifakın dolaylı sonuçları

Reichenbach Sözleşmesi'nin bir sonucu olarak Osmanlı ile Avusturya arasında barış görüşmeleri başladı. 4 Ağustos 1791'de imzalanan Ziştovi Antlaşması, Belgrad'ı Osmanlı'ya geri verdi. Bu açıdan bakıldığında, Prusya'nın Avusturya üzerindeki baskısı, Osmanlı için dolaylı bir kazanç sağladı.

Rusya cephesinde ise durum farklıydı. Prusya, Rusya'ya karşı savaşa girmedi. İngiltere ve Prusya, 1791'de Rusya'yı Özi'yi iade etmeye zorlamak için bir baskı girişiminde bulundular; ancak İngiliz kamuoyunun tepkisi üzerine bu girişim de sonuçsuz kaldı. Osmanlı, Rusya ile tek başına barış yapmak zorunda kaldı. Ocak 1792'de imzalanan Yaş Antlaşması, Kırım'ın Rusya'ya ait olduğunu bir kez daha teyit etti ve Özi'yi Rusya'ya bıraktı.
Dikkat: yanlış bilinen
Alman ve Türk anlatısı Alman tarih yazımında 1790 ittifakı, çoğu zaman Hertzberg'in Avrupa haritasını yeniden düzenleme planlarının bir parçası olarak ele alınır; antlaşma, Prusya'nın Avusturya'ya karşı bir baskı aracı olarak görülür. Türk tarih yazımında ise ittifak, Osmanlı'nın Avrupa'da ilk kez resmî bir askerî müttefik edinmesi olarak öne çıkar; ancak Prusya'nın savaşa girmemesi bir hayal kırıklığı olarak anlatılır. İki bakış birlikte okunduğunda, antlaşmanın iki taraf için farklı anlamlar taşıdığı açıkça görülür.

Berlin'deki belgeler

İttifakın ve müzakerelerin izleri, Berlin-Dahlem'deki Prusya Kültür Mirası Gizli Devlet Arşivi'nde korunan diplomatik yazışmalarda takip edilebilir. Diez'in İstanbul'dan gönderdiği raporlar, müzakerelerin seyrini, Osmanlı devlet adamlarıyla görüşmeleri ve antlaşmanın imzalanma sürecini ayrıntılı biçimde anlatır. Bu raporlar, Osmanlı kaynaklarında yer almayan bilgiler içerir: Osmanlı yönetimi içindeki tartışmalar, sadrazamın ve reisülküttabın tutumları, İstanbul'daki diğer Avrupa elçilerinin müzakerelere tepkisi.

Osmanlı tarafında ise ittifak metni ve ilgili yazışmalar Devlet Arşivleri'nde korunur. 1790'da Berlin'e elçi olarak gönderilen Ahmed Azmi Efendi'nin raporları da bu dönemin Osmanlı-Prusya ilişkilerine dair önemli bir kaynaktır. Azmi Efendi, Berlin'de Prusya'nın ittifaka bağlılığını yakından izlemeye çalıştı ve Reichenbach sürecinin ardından Prusya'nın değişen tavrını İstanbul'a bildirdi.

Lehistan ve İsveç: kurulamayan büyük cephe

Prusya'nın planı yalnızca Osmanlı ile sınırlı değildi. Hertzberg, Rusya'ya karşı geniş bir kuşak oluşturmayı düşünüyordu. Mart 1790'da Prusya ile Lehistan arasında da bir ittifak antlaşması imzalandı. İsveç ise 1788'den beri Rusya ile savaş hâlindeydi ve Osmanlı ile 1789'da bir ittifak yapmıştı. Böylece kâğıt üzerinde Osmanlı, Prusya, Lehistan ve İsveç'ten oluşan bir Rusya karşıtı cephe belirmişti.

Ancak bu cephe hiçbir zaman ortak hareket etmedi. İsveç, Ağustos 1790'da Rusya ile Värälä Antlaşması'nı imzalayarak savaştan çekildi. Lehistan, iç reformlarla meşguldü ve kısa süre sonra Rusya ile Prusya'nın ikinci paylaşımına maruz kaldı. Osmanlı yönetimi, bir yıl içinde müttefiklerinin birer birer sahneden çekildiğini gördü. Bu deneyim, III. Selim'in Avrupa siyasetine bakışını derinden etkiledi ve sürekli elçilikler kurma kararında rol oynadı.
1790 ittifakını onaylayan Sultan III. Selim'in bir başka portresi
1790 ittifakını onaylayan Sultan III. Selim'in bir başka portresiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji
1783: Kırım Rusya tarafından ilhak edilir.
1787: Osmanlı Devleti Rusya'ya savaş ilan eder.
1788: Avusturya, Rusya'nın yanında savaşa girer.
1789: III. Selim tahta çıkar; Belgrad Avusturya'nın eline geçer.
31 Ocak 1790: İstanbul'da Osmanlı-Prusya ittifakı imzalanır.
Şubat 1790: II. Joseph ölür; II. Leopold tahta çıkar.
27 Temmuz 1790: Prusya ile Avusturya arasında Reichenbach Sözleşmesi imzalanır.
4 Ağustos 1791: Ziştovi Antlaşması.
Ocak 1792: Yaş Antlaşması.

Kâğıt üzerinde kalan bir ittifak

1790 Osmanlı-Prusya ittifakı, Osmanlı Devleti'nin Avrupa'nın değişen güç dengelerinde bir müttefik bulma çabasının ilk örneklerinden biridir. Antlaşma, kâğıt üzerinde iddialı hedefler koydu; ama Avrupa'daki gelişmeler, özellikle Fransız Devrimi ve Habsburg tahtındaki değişiklik, onu kısa sürede işlevsiz bıraktı.

Bize göre bu ittifakın asıl dersi, büyük devletlerin ittifaklarının kendi çıkarları değiştiğinde ne kadar çabuk unutulabildiğidir. Osmanlı yönetimi bu dersi aldı. Sonraki on yıllarda III. Selim ve II. Mahmud, Avrupa ittifaklarına daha temkinli yaklaştı. Ancak 1790 ittifakı, Osmanlı'nın Avrupa diplomatik sistemine aktif bir oyuncu olarak katılma isteğinin erken bir işareti olarak tarihte yerini aldı. Diez'in Berlin'e götürdüğü albümler ise bu kısa ömürlü dostluğun bugün hâlâ görülebilen en kalıcı izidir.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap