İçeriğe geç
Giriş yap
0

Moskova'da imzalanan Türk-Afgan ittifakı (1 Mart 1921): on maddelik bir kardeşlik metni

SohbeX Editör 4 başlattı0 Yanıt3 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 4Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
1921 kışında Ankara'nın batısında Yunan ordusuyla savaş sürüyordu; İnönü'de ilk çarpışma ocak ayında olmuş, ikincisi mart sonunda gelecekti. Aynı günlerde Büyük Millet Meclisi Hükûmeti'nin bir heyeti, binlerce kilometre uzakta, Moskova'da Sovyet Rusya ile antlaşma görüşmelerini yürütüyordu. Bu heyet Moskova'da yalnız Rus temsilcileriyle değil, başka bir doğu ülkesinin elçisiyle de masaya oturdu: kısa süre önce bağımsızlığını kazanmış Afganistan. 1 Mart 1921'de iki taraf arasında on maddelik bir ittifak antlaşması imzalandı.
Afganistan Dışişleri Bakanı Mahmud Tarzi, 1920
Afganistan Dışişleri Bakanı Mahmud Tarzi, 1920Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Afganistan neden bu masadaydı?

Afganistan'ın o güne gelişini Emanullah Han maddeleri anlatıyor. Türkçe maddeye göre Ağustos 1919'da Üçüncü İngiliz-Afgan Savaşı sona erdikten sonra Afganistan bağımsızlığını ilan etti; Emanullah, Birleşik Krallık'ın etkisinden uzak, bağımsız bir dış politika izleyebilmek için ülkesinin korunan devlet statüsünden vazgeçti. İngilizce madde de Emanullah'ın bölgede Sovyet Rusya ile ilişki kurduğunu, hatta Sovyetlerin bağışladığı uçaklarla küçük bir Afgan hava kuvveti oluşturduğunu yazar.

Böylece 1921'in başında iki yeni hükümet, Ankara ile Kabil, benzer bir konumdaydı. İkisi de İngiltere'nin baskısıyla uğraşıyordu, ikisi de uluslararası tanınma arıyordu, ikisinin de Moskova'da elçisi vardı. Antlaşmanın girişindeki uzun ve süslü cümleler bu ortaklığı anlatır: metin, "Doğu dünyasının uyanış ve kurtuluşunun başlangıcının sevinçle görüldüğü şu anda" iki ülkenin artık "bağlantısız ve yalnız" kalamayacağını söyler.

İmzacılar

Metinde Ankara adına iki isim geçer: "Ekonomik İşler Bakanı Yusuf Kemal ve Eğitim İşleri Bakanı Dr. Rıza Nur Beyler." Afgan tarafını ise olağanüstü büyükelçi General Mehmet Veli Han temsil etti.

Yusuf Kemal Bey'in (sonraki soyadıyla Tengirşenk) biyografisi bu yolculuğu tamamlıyor. Maddeye göre İstanbul'un işgalinden sonra Ankara'ya geçmiş, önce Hariciye Vekili Bekir Sami Bey ile birlikte delege olarak Moskova'ya gitmiş, sonra TBMM Delege Heyeti Başkanı sıfatıyla Ali Fuat Paşa ve Dr. Rıza Nur ile birlikte yeniden Moskova'ya giderek 16 Mart 1921'de Moskova Antlaşması'nı imzalamıştır. Yani Afganistan ile yapılan antlaşma, Sovyetlerle yapılan büyük antlaşmadan iki hafta önce, aynı heyetin elinden çıktı.

Yusuf Kemal'in unvanı da metinle uyumlu: o tarihte İktisat Vekili'ydi. Biyografiye göre 30 Mart 1921'de, yani Moskova dönüşünden önce, mebuslar onu Adliye Vekili seçti; 15 Mayıs 1921'de ise Hariciye Vekili oldu.
Ek bilgi
Antlaşmanın sonundaki tarih satırı üç takvimi birden kullanır: Hicri 1339 yılının Cemaziyelahir ayının 21. günü ve Rumi 1337 yılı Mart ayının birinci salı günü. Rumi takvimde yıl Mart'ta başladığı için 1 Mart 1337, Miladi 1 Mart 1921'e denk gelir. Türkçe madde de imza tarihini 1 Mart 1921 olarak verir.

On madde ne diyor?

Türkçe Vikipedi maddesi antlaşmanın metnini olduğu gibi aktarır. Maddeleri sadeleştirerek şöyle özetleyebiliriz:

[ul]
[li]Türkiye, Afganistan'ı gerçek anlamda bağımsız bir devlet olarak tanımayı görev sayar.[/li]
[li]Taraflar bütün doğu uluslarının kurtuluşunu ve her ulusun istediği rejimle kendini yönetmekte özgür olduğunu kabul eder; Buhara ve Hive devletlerinin bağımsızlığını tanır.[/li]
[li]Afganistan, hilafeti elinde tutan Türkiye'nin İslam dünyasındaki önderliğini kabul ettiğini açıklar.[/li]
[li]Doğuyu istila ya da sömürge yapmak isteyen bir emperyalist devletin taraflardan birine saldırısı, öteki tarafa yapılmış sayılır; taraflar elindeki imkânlarla bu saldırıyı püskürtmeyi üstlenir.[/li]
[li]Taraflar birbirinin çıkarına aykırı antlaşma yapmayacak, başka bir devletle antlaşma imzalayacaklarsa birbirine haber verecek.[/li]
[li]Ticaret ve konsolosluk işleri için ayrı sözleşmeler yapılacak, şimdiden başkentlere büyükelçi gönderilecek.[/li]
[li]İki ülke arasında düzenli posta kurulacak, taraflar siyasal durum, eğitim ve ticaret konularında birbirini en kısa yoldan bilgilendirecek.[/li]
[li]Türkiye, Afganistan'a öğretmen ve subay gönderecek; bunlar en az beş yıl görevde kalacak, süre bitince Afganistan isterse yeni eğiticiler gönderilecek.[/li]
[li]Antlaşma en kısa sürede onaylanıp yürürlüğe girecek.[/li]
[/ul]

Maddeler arasında en somut olanı öğretmen ve subay gönderme taahhüdüdür. İngilizce Afganistan-Türkiye ilişkileri maddesi de bunun devamını anlatır: iki ülke eğitim ve kültür değişim programları kurdu, Afganistan'da Türk okulları açıldı ve Türk subayları Afgan askerlerinin eğitimine yardım etti, hatta bu eğitimi yönetti.
Dikkat: yanlış bilinen
Hilafet maddesi bugün okuyana tuhaf gelebilir, çünkü üç yıl sonra, 3 Mart 1924'te hilafeti kaldıran da aynı Ankara olacaktı. 1921'de ise hilafet henüz İstanbul'daydı ve Ankara Hükûmeti, İslam dünyasından destek ararken bu bağı öne çıkarıyordu. Metni kendi döneminin belgesi olarak okumak gerekir; ilerideki kararlarla ölçmek yanıltıcı olur.

1928'de yenilenen ittifak

Türkçe madde son satırında antlaşmanın 1928'de Ankara'da yenilendiğini ve yeni antlaşmada ittifak taahhüdünün değiştirildiğini kısaca yazar; değişikliğin içeriğini ayrıntılandırmaz. 1928, Emanullah Han'ın Türkiye'yi ziyaret ettiği yıldır. Emanullah maddelerine göre bu ziyaret sırasında Türkiye, Afganistan ile ilk teknik yardım anlaşmasını imzaladı. Hangi metnin hangi gün imzalandığını elimizdeki kaynaklar ayrıntılı vermediği için burada tarih vermiyoruz.
Afganistan hükümdarı Emanullah Han, Paghman, 1926
Afganistan hükümdarı Emanullah Han, Paghman, 1926Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Bir aile bağı: Mahmud Tarzi

İki ülke arasındaki yakınlığın bir de insan tarafı var. Afganistan'ın dışişleri bakanlığını ve Paris elçiliğini yapmış olan Mahmud Tarzi, Türkçe maddeye göre sürgün yıllarının bir kısmını İstanbul'da geçirmiş, orada Jön Türk hareketinden etkilenmiş, ülkesine dönünce meşrutiyet yanlısı hareketin önde gelen isimlerinden biri olmuştu. "Afgan gazeteciliğinin babası" olarak da anılır. Kızı Süreyya, Emanullah Han ile evlendi.

Tarzi, Atatürk'ün Türkiye'de yaptığı yenilikleri yakından izledi. İngilizce ilişkiler maddesi Atatürk'ün Tarzi'yi desteklediğini ve Afganistan'da da benzer bir yenileşme görmeyi umduğunu yazar. Emanullah 1929'da tahttan düşünce Tarzi İstanbul'a yerleşti ve 22 Kasım 1933'te orada öldü.
Dikkat: yanlış bilinen
İngilizce Afganistan-Türkiye ilişkileri maddesinin ilk cümlesi, Afganistan'ın Sovyetler Birliği'nden sonra Türkiye Cumhuriyeti'ni tanıyan ikinci ülke olduğunu ve bunun "1 Mart 1923" tarihinde olduğunu yazar. Oysa Cumhuriyet 29 Ekim 1923'te ilan edildi; aynı maddenin ilerisi ise Moskova görüşmelerinin 1 Mart 1921'de antlaşmayla sonuçlandığını söyler. Yıl büyük ihtimalle karışmış, Türkçe madde ve antlaşma metni 1921'i gösteriyor. Ayrıca 1921'de tanınan devlet Cumhuriyet değil, Büyük Millet Meclisi Hükûmeti'ydi.

Sonraki yıllar

İngilizce ilişkiler maddesi, 1937'de İkinci Dünya Savaşı'ndan kısa süre önce Afganistan, İran, Irak ve Türkiye'nin Sadabat Paktı'nı imzaladığını da hatırlatır. Aynı maddeye göre Atatürk'ün ölümü Afganistan'da büyük üzüntüyle karşılandı; Türkiye dışında bayrağını yarıya indirip bir haftalık yas ilan eden tek ülke Afganistan oldu ve Roma'da sürgünde yaşayan Emanullah Han da cenazeyle ilgili törenlere özel olarak katıldı. Madde, 1 Mart'ın Afganistan'da bu tanınmanın anısına kutlandığını da ekler.

1921'deki metin, iki ülkenin de henüz ayakta kalma mücadelesi verdiği bir dönemde yazılmıştı. Büyük cümlelerinin ardında oldukça pratik bir istek vardı: yalnız kalmamak, büyükelçi göndermek, posta kurmak, öğretmen ve subay değiş tokuş etmek. Bu son madde, iki ülke arasındaki ilişkinin uzun yıllar sürecek en kalıcı izi oldu.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap