İki şehrin adını taşıyan bir asker
Mürsel Bakü, Birinci Dünya Savaşı'nın son aylarında Bakü'ye, Kurtuluş Savaşı'nın son günlerinde İzmir'e giren birliklerin başında bulunmuş bir Türk subayıdır. Soyadı Kanunu'yla aldığı "Bakü" soyadı, 1918'deki Bakü Muharebesi'ne yaptığı katkının hatırasıdır. 9 Eylül 1922 sabahı, komuta ettiği 1. Süvari Tümeni'yle İzmir'e ilk giren Türk paşası olarak tarihe geçti.Mürsel, 1881'de Erzurum'da doğdu. Kafkasya kökenli bir aileden geliyordu. 1904'te Harp Akademisi'ni bitirerek mümtaz yüzbaşı oldu; yani akademiyi üstün başarıyla tamamlayan ve rütbesi hızlandırılan kurmaylar arasındaydı. Bu, Mustafa Kemal'in akademiden mezun olmasından bir yıl önceki dönemdir.

Kafkas cephesi ve 5. Kafkas Piyade Tümeni
Birinci Dünya Savaşı'nda Kafkas cephesinde görev yaptı. 1917'deki Rus İhtilali'nden sonra Rus ordusunun cepheden çekilmesiyle Osmanlı kuvvetleri Kafkasya'ya ilerledi. Savaşın son döneminde Mürsel Bey, Batum'da 5. Kafkas Piyade Tümeni'nin komutanıydı.28 Mayıs 1918'de Gence'de Azerbaycan Halk Cumhuriyeti ilan edildi. Ancak Bakü, Bolşevikler ve Taşnak silahlı gruplarının denetimindeydi; kısa süre sonra İngiliz birlikleri de şehre geldi. Yeni cumhuriyetin başkentine kavuşması, Osmanlı Devleti'nin yardımına bağlıydı.
Bakü Muharebesi (Eylül 1918)
Bu yardım, Nuri Paşa'nın (Killigil) komutasındaki Kafkas İslam Ordusu aracılığıyla geldi. Mürsel Bey'in 5. Kafkas Tümeni, bu ordunun Bakü üzerine yürüyen ana birlikleri arasındaydı. 15 Eylül 1918'de Bakü alındı; İngiliz birlikleri şehri deniz yoluyla terk etti. Azerbaycan hükûmeti Gence'den Bakü'ye taşındı.Tarih notu
Bakü'nün alınmasından kısa süre sonra, 30 Ekim 1918'de Mondros Mütarekesi imzalandı ve Osmanlı birlikleri Kafkasya'dan çekilmek zorunda kaldı.Bakü'nün alındığı 15 Eylül, Azerbaycan'da bugün de anılan bir tarihtir. Bakü'deki Türk şehitliği, bu muharebede hayatını kaybeden Osmanlı askerlerinin hatırasını taşır.
Malta sürgünü
Ocak 1919'da İngilizler tarafından tutuklanan Mürsel Paşa, savaş suçları iddiasıyla yargılanmak üzere Malta'ya gönderilen Malta sürgünleri arasında yer aldı. Malta sürgünleri arasında devlet adamları, subaylar, gazeteciler ve aydınlar vardı. Ankara hükûmetinin İngilizlerle yürüttüğü esir değişimi görüşmeleri sonunda sürgünler serbest bırakıldı. Malta'da hiçbiri için yargılanma yapılmadı.Mürsel Bey, serbest kaldıktan sonra 3 Kasım 1921'de Anadolu'ya geçerek Kurtuluş Savaşı'na katıldı.

1. Süvari Tümeni ve Büyük Taarruz
Batı Cephesi'nde 1. Süvari Tümeni'nin komutanlığına getirildi. Bu tümen, Fahrettin Paşa'nın (Altay) komutasındaki 5. Süvari Kolordusu'nun parçasıydı. Büyük Taarruz'da 5. Süvari Kolordusu, Yunan cephesinin gerisine sızarak ikmal ve haberleşme hatlarını kesme göreviyle hareket etti. Süvari kuvvetlerinin bu sızma harekâtı, 26 Ağustos'ta başlayan taarruzun başarısında önemli bir rol oynadı.31 Ağustos 1922'de mirlivalığa yükseldi ve paşa oldu. Dumlupınar'daki Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nin ardından çekilen Yunan kuvvetlerinin takibi başladığında süvari birlikleri öncü konumdaydı.
9 Eylül 1922: İzmir'e ilk giren birlik
9 Eylül 1922 sabahı Mürsel Paşa'nın 1. Süvari Tümeni İzmir'e girdi. Tümenin öncü birliklerinden birinin başındaki Yüzbaşı Şerafettin Bey, Hükûmet Konağı'na Türk bayrağını çeken subay olarak tanındı. Böylece üç yılı aşan işgal sona erdi.Ek bilgi
Mustafa Kemal Paşa, 10 Eylül'de İzmir'e geldi. Süvari tümenlerinin hızlı ilerleyişi, şehrin kısa sürede Türk idaresine geçmesini sağlamıştı.İzmir'in kurtuluşu her yıl 9 Eylül'de kutlanır. Hükûmet Konağı'na bayrak çekilmesi, şehrin kurtuluş anlatılarında simgesel bir yere sahiptir.
Cumhuriyet yılları
Kurtuluş Savaşı'ndan sonra orduda görevini sürdürdü. Bir süre 7. Kolordu komutanlığına vekâlet etti ve bu dönemde 1925'teki Şeyh Sait isyanının bastırılmasında görev aldı; Diyarbakır savunmasında birlikleri yer aldı. 23 Ağustos 1938'de emekliye ayrıldı.Emekliliğinin ardından TBMM'nin Yedinci Döneminde Kocaeli Milletvekili oldu. 1945'te İstanbul'da öldü.

Mürsel Bakü'nün iki zaferi
Mürsel Bakü'nün hayatında iki şehir ve iki farklı dönem bir araya gelir. 1918'de Bakü, imparatorluğun son aylarında Kafkasya'da kazanılan bir zaferdi; ancak bu zafer, hemen ardından gelen Mondros Mütarekesi yüzünden kalıcı bir askerî kazanca dönüşmedi. 1922'de İzmir ise bir milletin kurtuluş savaşının son halkasıydı ve kalıcı oldu.Bu iki zafer arasında Malta sürgünü yer alır. Bir subayın Kafkasya'dan Malta'ya, oradan Anadolu'ya uzanan yolu, Millî Mücadele kadrolarının nasıl şekillendiğini gösterir: Birinci Dünya Savaşı'nın tecrübeli kurmayları, işgal ve sürgün yıllarının ardından Ankara'nın yanında yer almıştır.
Soyadının "Bakü" olması da anlamlıdır. Mürsel Paşa, İzmir'e ilk giren paşa olmasına rağmen soyadını Kafkasya'daki zaferden almıştır. Bu tercih, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki tarihî bağın bir kişinin adında yaşatılması olarak da okunabilir. Bakü'deki Türk şehitliği ve İzmir'deki 9 Eylül kutlamaları, onun hayatındaki iki büyük günü bugün de hatırlatır.
Dikkat: yanlış bilinen
Mürsel Bakü'nün ölüm tarihi kaynaklarda farklı verilir: Türkçe kaynakların bir kısmı 22 Eylül 1945, İngilizce kaynaklar ise 2 Şubat 1945 tarihini kaydeder. Yıl ve yer (İstanbul) konusunda kaynaklar uyuşur.