26 Eylül 1575'te, İspanyol yazar Miguel de Cervantes'in bindiği "Sol" adlı gemi, Napoli'den İspanya'ya giderken Katalonya kıyılarında Cezayirli korsanlar tarafından ele geçirildi. Cervantes ve kardeşi Rodrigo esir alınarak Osmanlı'ya bağlı Cezayir'e götürüldü. Cervantes, Cezayir'de beş yıl esir olarak kaldı; dört kez kaçmaya çalıştı ve her seferinde yakalandı. 1580'de fidye ödenerek serbest bırakıldı. Bu beş yıllık esaret, yıllar sonra "Don Kişot"u yazacak olan Cervantes'in hayatını ve eserlerini derinden etkiledi. Bu yazıda, Cervantes'in Cezayir yıllarını anlatıyoruz. İspanyol yazar Miguel de Cervantes'e atfedilen portreGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Unsigned; attributed to Juan de Jáuregui y Aguilar (circa 1583 - 1641). Dosya sayfası
İnebahtı'dan Cezayir'e
Cervantes, 1547'de İspanya'nın Alcalá de Henares şehrinde doğdu. Gençliğinde İtalya'ya gitti ve İspanyol ordusuna katıldı. 7 Ekim 1571'de, Haçlı donanması ile Osmanlı donanması arasındaki İnebahtı Deniz Savaşı'na katıldı. Savaşta göğsünden ve sol elinden yaralandı; sol eli ömrü boyunca kullanılamaz hâlde kaldı. Bu nedenle İspanya'da "İnebahtı'nın çolağı" (el manco de Lepanto) lakabıyla anıldı.
Cervantes, savaştan sonra birkaç yıl daha İtalya'da askerlik yaptı. 1575'te İspanya'ya dönmek üzere yola çıktı. Yanında, komutanlarından aldığı tavsiye mektupları vardı. Gemisi korsanlar tarafından ele geçirildiğinde, korsanlar bu mektupları gördü ve Cervantes'i önemli bir kişi sanarak yüksek bir fidye istedi. Bu durum, Cervantes'in esaretinin uzamasına yol açtı.
Cezayir'de esaret
16. yüzyılda Cezayir, Osmanlı'ya bağlı bir beylerbeyilik olarak Batı Akdeniz'in en önemli deniz üslerinden biriydi. Cezayir korsanları, Akdeniz'de Hristiyan gemilerine saldırıyor ve yakaladıkları kişileri fidye karşılığında serbest bırakıyordu. Aynı şekilde Hristiyan korsanlar da Müslüman gemilerine saldırıyor ve esirleri Malta, Livorno ve diğer limanlarda tutuyordu. Akdeniz'de esir ve fidye ticareti, iki taraf için de yaygın bir uygulamaydı.
Cervantes, Cezayir'de dört kez kaçmaya çalıştı. Kaçış girişimlerinde diğer esirleri de organize etti. Her seferinde yakalandı; ancak ağır bir cezaya çarptırılmadı. Bu durum, Cezayir beylerbeyiHasanPaşa'nın Cervantes'e karşı gösterdiği hoşgörüyle açıklanır. Cervantes, esaretinin son yıllarında Hasan Paşa'nın elindeydi ve paşa onu ağır biçimde cezalandırmadı.
Ek bilgi
Fidye ve kurtuluş Cervantes'in ailesi, onun fidyesini ödemek için büyük çaba gösterdi; ancak istenen para çok yüksekti. Sonunda, esirleri kurtarmakla uğraşan Teslis (Trinitaryen) tarikatından rahipler, 1580'de Cervantes için 500 altın escudo fidye ödedi. Cervantes, 19 Eylül 1580'de serbest bırakıldı ve İspanya'ya döndü. Kardeşi Rodrigo ise daha önce, 1577'de fidyesi ödenerek serbest kalmıştı.
Andrea Vicentino'nun İnebahtı Savaşı'nı gösteren tablosuGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Didier Descouens. Dosya sayfası
Esaretin eserlere yansıması
Cervantes'in Cezayir'deki esareti, eserlerinde sık sık yer aldı. "Don Kişot"un birinci cildinde yer alan "Esirin Hikâyesi", Cezayir'de esir düşen bir İspanyol askerinin başından geçenleri anlatır. Bu hikâyede, Cervantes'in kendi deneyimlerinden izler bulunur; hatta hikâyede bir esirin adı "Saavedra" olarak geçer ve bu, Cervantes'in kendi soyadlarından biridir.
Cervantes ayrıca "Cezayir'de Yaşam" (El trato de Argel) ve "Cezayir Hamamları" (Los baños de Argel) adlı oyunlarında da Cezayir'deki esir hayatını anlattı. Bu eserlerde Cezayir'in sokakları, esirlerin günlük hayatı, farklı dinlerden ve milletlerden insanların bir arada yaşadığı bir şehrin görüntüleri yer alır.
Dikkat: yanlış bilinen
İspanya'dan ve Cezayir'den bakınca İspanya'da Cervantes'in esareti, onun hayatının en dramatik bölümlerinden biri olarak anlatılır. İspanyol edebiyat tarihçileri, bu yılların Cervantes'in insan doğasına ve özgürlüğe bakışını derinden etkilediğini vurgular. Don Kişot'ta Cervantes, "Özgürlük, Tanrı'nın insanlara verdiği en değerli armağanlardan biridir" der. Cezayir'de ise Cervantes'in esaret yıllarında saklandığı söylenen bir mağara, bugün "Cervantes Mağarası" adıyla anılır ve ziyaretçilere gösterilir.
Don Kişot'un yazarı
Cervantes, İspanya'ya döndükten sonra uzun yıllar maddi sıkıntılar içinde yaşadı. Vergi tahsildarı olarak çalıştı ve bir süre hapis yattı. 1605'te "Don Kişot"un birinci cildini yayımladı. Eser, kısa sürede büyük bir başarı kazandı ve dünya edebiyatının en önemli romanlarından biri oldu. İkinci cilt 1615'te yayımlandı. Cervantes, 1616'da Madrid'de öldü.
16. yüzyıl Cezayir'i
Cervantes'in esir olarak yaşadığı Cezayir, 16. yüzyılın sonunda Akdeniz'in en kalabalık ve en hareketli şehirlerinden biriydi. Şehir, Barbaros Hayreddin Paşa'nın 1519'da Osmanlı'ya bağlanmasından sonra bir Osmanlı beylerbeyilik merkezi olmuştu. Limanında Osmanlı donanmasına bağlı gemiler ve korsan gemileri bulunuyordu. Şehirde Arap ve Berberi halkın yanında, Anadolu'dan gelen yeniçeriler, Endülüs'ten göç etmiş Müslümanlar, Yahudi tüccarlar ve Avrupa'nın farklı ülkelerinden gelmiş esirler ve dönmeler yaşıyordu.
Esirlerin bir kısmı, "bagno" adı verilen büyük esir hanlarında kalıyordu. Fidye beklenen esirler genellikle ağır işlerde çalıştırılmıyordu; onların değeri, ailelerinin ödeyeceği fidyeydi. Esirler şehirde belirli bir serbestlik içinde dolaşabiliyor, bazıları ticaretle uğraşabiliyordu. Bagnolarda Hristiyan esirlerin ibadet etmesi için şapeller bulunuyordu.
Cervantes'in esareti sırasında yazdığı bazı mektuplar ve şiirler de günümüze ulaştı. Ayrıca serbest bırakıldıktan sonra, Cezayir'deki davranışlarıyla ilgili tanıkların ifadelerinin alındığı bir belge düzenlendi. Bu belge, "Cezayir Bilgilendirmesi" (Información de Argel) adıyla bilinir ve Cervantes'in esaret yıllarına dair en önemli belgelerden biridir. Belgede, Cervantes'in diğer esirlere yardım ettiği ve kaçış girişimlerinin sorumluluğunu üstlendiği anlatılır. Don Kişot'un İngilizce baskısının ön resmiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Author Miguel de Cervantes Translator John Ormsby Artist after Pacheco. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji 1547: Cervantes Alcalá de Henares'te doğar. 1571: İnebahtı Savaşı; Cervantes yaralanır. 1575: Cervantes Cezayirli korsanlar tarafından esir alınır. 1576–1579: Dört kaçış girişimi. 1580: Fidye ödenir; Cervantes serbest bırakılır. 1605: "Don Kişot"un birinci cildi yayımlanır. 1615: İkinci cilt yayımlanır. 1616: Cervantes Madrid'de ölür.
Esaretten doğan bir edebiyat
Cervantes'in Cezayir'deki beş yılı, 16. yüzyıl Akdeniz'inin karmaşık dünyasını anlatan önemli bir hikâye. Bu dünyada Osmanlı'ya bağlı Cezayir ile İspanya, hem savaşıyor hem de esir ve fidye yoluyla sürekli bir ilişki içinde bulunuyordu. Cervantes, bu dünyanın içinde yaşadı ve onu eserlerine taşıdı.
Bizce Cervantes'in esareti, Akdeniz'in iki yakasının birbirini nasıl tanıdığını gösteren bir pencere. Cervantes, Cezayir'de Müslümanlarla, Yahudilerle ve Avrupa'nın farklı yerlerinden gelen esirlerle yan yana yaşadı. Eserlerindeki Cezayir sahneleri, bu çok kültürlü dünyanın canlı bir tasvirini sunuyor. Don Kişot'un yazarının bu deneyimi, Türk okuyucusunun Cervantes'i farklı bir gözle okuması için de güzel bir fırsat.