İçeriğe geç
Giriş yap
0

Köprülü Mehmed Paşa (y. 1575–1661): seksenlik sadrazamın beş yılda kurduğu düzen

SohbeX Editör 4 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 4Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Köprülü Mehmed Paşa, 15 Eylül 1656'dan 31 Ekim 1661'deki ölümüne kadar sadrazamlık yapan ve adını taşıyan bir devlet adamları ailesinin kurucusu olan Osmanlı veziridir. Sadarete geldiğinde seksen yaşına yaklaşmıştı ve devlet derin bir bunalımın içindeydi: Venedik donanması Çanakkale Boğazı'nı kapatmış, hazine boşalmış, İstanbul'da ve Anadolu'da isyanlar birbirini izliyordu. Beş yıllık sert ve kararlı yönetimiyle bu bunalımı aştı ve kendisinden sonra oğlu Fazıl Ahmed Paşa'nın on beş yıllık sadaretine zemin hazırladı. Osmanlı tarihinde "Köprülüler devri" diye anılan dönem, onunla başlar.
Sadrazam Köprülü Mehmed Paşa'yı gösteren bir tasvir
Sadrazam Köprülü Mehmed Paşa'yı gösteren bir tasvirGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Roşnik'ten Köprü'ye

Mehmed, 1575 dolaylarında bugünkü Arnavutluk'ta, Berat yakınlarındaki Roşnik köyünde doğdu. Devşirme yoluyla İstanbul'a getirildi ve sarayın mutfak hizmetinde yetişti. Daha sonra Amasya yakınlarındaki Köprü kasabasına (bugünkü Vezirköprü) yerleşti ve "Köprülü" lakabını buradan aldı. Uzun bir taşra kariyeri yaptı: çeşitli sancaklarda sancak beyliği, ardından Trabzon, Eğri, Karaman ve Anadolu gibi eyaletlerde beylerbeyliği yaptı. 1652'de kısa bir süre kubbe veziri oldu, ama saray içindeki çekişmeler yüzünden bir hafta sonra görevden alındı. Bu uzun kariyer, ona taşranın ve ordunun sorunlarını yakından tanıma imkânı verdi.

1656: olağanüstü bir atama

1656 yazı, Osmanlı Devleti için en karanlık günlerden biriydi. Haziran sonunda Çanakkale önünde Venedik ve Malta donanmalarına karşı ağır bir yenilgi alınmış, Bozcaada ve Limni işgal edilmişti. İstanbul'a zahire gelmiyor, fiyatlar fırlıyordu. Aynı yılın baharında maaşların bozuk akçeyle ödenmesine kızan askerlerin çıkardığı ayaklanmada saray görevlileri öldürülmüş, cesetleri Sultanahmet'teki çınar ağacına asılmıştı. Bu ortamda Valide Turhan Sultan, tecrübeli ve yaşlı Köprülü'yü sadarete çağırdı.

Kaynaklarda, Köprülü'nün görevi kabul etmeden önce bazı şartlar ileri sürdüğü anlatılır: arzlarının padişah tarafından olduğu gibi kabul edilmesi, atama ve azillerde tam yetki tanınması, kimsenin onun aleyhine padişaha söz söyleyememesi gibi. Bu şartların kelimesi kelimesine böyle konup konmadığı tartışmalıdır; ama sadrazamın o güne kadar görülmemiş geniş bir yetkiyle göreve başladığı kesindir.
Ek bilgi
Şartlar meselesi: Köprülü'nün şartlarını ayrıntılı biçimde anlatan rivayetler, büyük ölçüde sonraki dönem tarihçilerine dayanır. Dönemin kaynakları, sadrazamın valide sultan ile anlaşarak güçlü bir yetkiyle göreve geldiğini gösterir; ancak şartların resmî bir belgeye bağlandığına dair bir metin bugün elimizde değildir. Bu yüzden "dört şart" ya da "beş şart" diye sayılan listeleri, sadrazamın elde ettiği yetkinin sonradan yapılmış bir özeti olarak görmek daha doğrudur.

Sert düzen

Köprülü, göreve başlar başlamaz devlet otoritesini sarsan bütün odaklara karşı harekete geçti. Kadızâdeliler hareketinin önde gelenleri, İstanbul'da tekkelere saldırıya hazırlandıkları gerekçesiyle Kıbrıs'a sürüldü. Ayaklanmalarda adı geçen ocak ağaları ve isyancılar ortadan kaldırıldı. Ortodoks patriği III. Parthenios, düşman devletlerle yazıştığı suçlamasıyla 1657'de idam edildi. Bu sert uygulamalar, dönemin kaynaklarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği bir tasfiye olarak anılır. Rakamlar abartılı olabilir, ama sadrazamın düzeni sağlamak için şiddetten kaçınmadığı açıktır.

Denizde de hızlı sonuç aldı. Yeni gemiler yapıldı, donanma yeniden kuruldu. Temmuz 1657'de Kaptan-ı Derya Topal Mehmed Paşa'nın denizden, Köprülü'nün karadan yönettiği harekâtla Çanakkale ablukası kırıldı; Bozcaada ve Limni geri alındı. İstanbul'un ikmal yolu yeniden açıldı ve Girit'teki ordunun bağlantısı sağlandı.
Köprülü'nün sadarete gelişinden hemen önceki 1656 Çanakkale deniz muharebesi
Köprülü'nün sadarete gelişinden hemen önceki 1656 Çanakkale deniz muharebesiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Pieter Casteleyn. Dosya sayfası

Erdel ve Abaza Hasan isyanı

1657'de Osmanlı'ya bağlı Erdel (Transilvanya) prensi II. György Rákóczi, İstanbul'dan izin almadan Lehistan'a saldırınca Köprülü Erdel üzerine yürüdü. 1658'de Osmanlı ve Kırım kuvvetleri Erdel'e girdi, Rákóczi tahttan indirildi ve yerine Osmanlı'ya bağlı bir prens getirildi. 1660'ta Varat (Oradea) kalesi alınarak Osmanlı topraklarına katıldı. Bu harekâtlar, Erdel üzerindeki Osmanlı nüfuzunu yeniden kurdu.

Aynı dönemde Anadolu'da Halep valisi Abaza Hasan Paşa önderliğinde büyük bir isyan çıktı. Köprülü'nün sert uygulamalarından rahatsız olan birçok vali ve sipahi onun etrafında toplandı; isyancılar sadrazamın azlini istiyordu. İsyan, 1659'da Halep'te elebaşlarının öldürülmesiyle bastırıldı. Bu, Köprülü'nün otoritesine yönelik son büyük meydan okumaydı.
Dikkat: yanlış bilinen
Sertliğin iki yüzü: Köprülü Mehmed Paşa, bir yandan çökmekte olan devleti kurtaran bir devlet adamı olarak övülür, öbür yandan acımasız tasfiyeleriyle eleştirilir. İki değerlendirme de doğrudur. Onun yöntemleri, kısa vadede düzeni sağladı ama sorunların yapısal nedenlerini, yani para değerinin düşmesini, ocakların şişmesini ve gelir yetersizliğini ortadan kaldırmadı. Köprülüler, bu sorunları çözmekten çok onları güçlü bir merkezî otoriteyle denetim altında tutmayı başardılar.

Ölümü ve mirası

Köprülü Mehmed Paşa, 31 Ekim 1661'de Edirne'de öldü. Cenazesi İstanbul'a getirilerek Divanyolu'nda yaptırdığı külliyedeki türbesine gömüldü. Ölmeden önce padişahtan oğlu Fazıl Ahmed Paşa'nın yerine sadrazam yapılmasını istedi ve bu istek yerine getirildi. Böylece Osmanlı tarihinde ilk kez sadaret babadan oğula geçti. Köprülü ailesinden sonraki yıllarda Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, Fazıl Mustafa Paşa, Amcazade Hüseyin Paşa ve Numan Paşa da sadrazamlığa yükseldi. Köprülü'nün Vezirköprü'de ve İstanbul'da yaptırdığı cami, medrese, han ve çeşmeler bugün de ayaktadır.

Yabancı arşivlerde Köprülü

Köprülü'nün sadareti, Avrupa başkentlerinde büyük dikkatle izlendi. Venedik balyosları, Çanakkale zaferinden sonra Osmanlı'nın yeniden saldırıya geçebileceği endişesini Senato'ya yazıyordu. Erdel harekâtı ise Viyana'yı doğrudan ilgilendirdiği için Habsburg elçilerinin raporlarında geniş yer tutar; bu belgeler bugün Viyana'daki Haus-, Hof- und Staatsarchiv'de korunur. Erdel prensliğinin kendi yazışmaları ise Macaristan Ulusal Arşivi'nde ve Romanya'nın Cluj kentindeki arşivlerde bulunur. Bu kaynaklar, Köprülü'nün sadece İstanbul'da değil, Orta Avrupa'nın siyasi dengesinde de belirleyici bir figür olduğunu gösterir.
Köprülüler döneminde ulaşılan Osmanlı sınırlarını gösteren harita
Köprülüler döneminde ulaşılan Osmanlı sınırlarını gösteren haritaGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Chamboz / The original uploader was Chamboz at English Wikipedia. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji:
y. 1575: Roşnik'te doğar.
1644–1650: Trabzon, Eğri, Karaman ve Anadolu beylerbeyliği.
15 Eylül 1656: Sadrazam olur.
Temmuz 1657: Çanakkale ablukası kırılır, Bozcaada ve Limni geri alınır.
1658: Erdel harekâtı.
1659: Abaza Hasan Paşa isyanı bastırılır.
1660: Varat kalesi alınır.
31 Ekim 1661: Edirne'de ölür.

Yaşlı bir adamın aceleciliği

Köprülü Mehmed Paşa'nın hikâyesinde en çarpıcı olan, seksen yaşında göreve gelen bir adamın beş yılda bu kadar çok iş yapabilmesidir. Belki de yaşının verdiği acele duygusuyla hiçbir sorunu ertelemedi. Onun yöntemleri bugünün değerleriyle bakıldığında ağır ve acımasızdır; ama XVII. yüzyıl ortasında devletin dağılma tehlikesine karşı başka bir yol bulunup bulunmadığı da ayrı bir sorudur. Kanaatimizce Köprülü'nün asıl başarısı, kişisel otoritesini bir aileye ve bir yönetim tarzına dönüştürebilmesidir. Onun kurduğu düzen, oğlu Fazıl Ahmed Paşa'nın elinde daha ölçülü ve daha kurumsal bir biçime büründü.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap