İçeriğe geç
Giriş yap
0

Kırım Savaşı (1853–1856): Kutsal Yerler meselesinden Avrupa'nın büyük koalisyon savaşına

SohbeX Editör 1 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 1Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Kırım Savaşı, Osmanlı Devleti'nin 4 Ekim 1853'te Rusya'ya savaş ilan etmesiyle başlayan ve 30 Mart 1856'da imzalanan Paris Antlaşması ile sona eren büyük bir savaştır. Savaş, kısa sürede iki devlet arasındaki bir çatışma olmaktan çıktı; 1854'te Britanya ve Fransa, 1855'te ise Sardinya Krallığı Osmanlı'nın yanında savaşa girdi. Çatışmalar Tuna boylarında, Kafkasya'da, Kırım Yarımadası'nda, Baltık Denizi'nde ve hatta Pasifik kıyılarında yaşandı. Kırım Savaşı, telgrafın, buharlı gemilerin, savaş fotoğrafçılığının ve savaş muhabirliğinin ilk kez büyük ölçüde kullanıldığı savaşlardan biri olarak da bilinir. Osmanlı Devleti için bu savaş, hem askerî bir sınav hem de Avrupa devletler sistemine resmen katılmanın kapısı oldu.
Müttefik donanmalarının 1853'te İstanbul Boğazı'nda demirlemiş hâli
Müttefik donanmalarının 1853'te İstanbul Boğazı'nda demirlemiş hâliGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Amedeo Preziosi. Dosya sayfası

Savaşın arka planı: Kutsal Yerler ve Menşikov heyeti

Savaşın görünürdeki sebebi, Kudüs ve Beytüllahim'deki Hristiyan kutsal mekânlarının bakımı ve anahtarları üzerindeki anlaşmazlıktı. Fransa, Katolik rahiplerin haklarını savunurken Rusya, Ortodoks Hristiyanların koruyucusu olduğunu ileri sürüyordu. Osmanlı yönetimi, iki taraf arasında denge kurmaya çalıştı; ancak verilen kararlar her iki tarafı da tam olarak memnun etmedi. 1853 baharında Rus Çarı I. Nikolay, Prens Aleksandr Menşikov'u olağanüstü yetkilerle İstanbul'a gönderdi. Menşikov, Osmanlı ülkesindeki bütün Ortodoks tebaanın Rusya'nın koruması altında olduğunu kabul eden bir antlaşma talep etti. Bu talep, Osmanlı'nın iç işlerine doğrudan müdahale anlamına geliyordu ve Babıâli tarafından reddedildi. Menşikov Mayıs 1853'te İstanbul'dan ayrıldı.

Temmuz 1853'te Rus ordusu Prut Nehri'ni geçerek Eflak ve Boğdan'ı işgal etti. Avrupa devletleri, Viyana'da bir uzlaşma metni hazırladı; ancak bu metin üzerindeki farklı yorumlar sonuç vermedi. Osmanlı Devleti, Rusya'nın beyliklerden çekilmesini istedi ve bu talep karşılanmayınca 4 Ekim 1853'te savaş ilan etti.
Ek bilgi
Neden "Kırım" Savaşı? Savaş Tuna boylarında başladı ve Kafkasya'da da yoğun çarpışmalar yaşandı. Ancak savaşın en uzun ve en kanlı bölümü, müttefiklerin 1854 Eylül'ünde çıkarma yaptığı Kırım Yarımadası'nda, özellikle Sivastopol çevresinde geçti. Bu yüzden Batı dillerinde ve Türkçede savaş, bu yarımadanın adıyla anılır. Rus kaynaklarında ise savaş zaman zaman "Doğu Savaşı" olarak da adlandırılır.

Tuna'dan Kırım'a: savaşın evreleri

Savaşın ilk aylarında Osmanlı ordusu, Ömer Paşa komutasında Tuna boyunda Rus kuvvetlerine karşı başarılı bir savunma yürüttü. Kasım 1853'te Oltenitza'da kazanılan başarı, Osmanlı ordusunun moralini yükseltti. Ancak aynı ay Karadeniz'de yaşanan Sinop Baskını, Osmanlı donanmasının bir filosunun Rus donanması tarafından yok edilmesiyle sonuçlandı. Bu olay, Britanya ve Fransa'da kamuoyunu derinden etkiledi ve iki devletin savaşa girmesini hızlandırdı. Mart 1854'te Britanya ve Fransa Rusya'ya savaş ilan etti.

1854 yazında Silistre kuşatması Osmanlı savunmasının direnişiyle sonuçsuz kaldı; Avusturya'nın baskısıyla Rus ordusu beyliklerden çekildi. Bunun üzerine müttefikler, Rusya'nın Karadeniz'deki en büyük deniz üssü olan Sivastopol'u hedef aldı. Eylül 1854'te Kırım'a çıkarma yapıldı; Alma, Balaklava ve İnkerman muharebelerinin ardından uzun bir kuşatma başladı. Kuşatma, Eylül 1855'te Sivastopol'ün düşmesiyle sona erdi. Kafkasya'da ise Kars kalesi, aylarca süren bir savunmanın ardından Kasım 1855'te açlık ve salgın yüzünden teslim olmak zorunda kaldı.
Lord Raglan, Ömer Paşa ve Pélissier'nin birlikte görüldüğü fotoğraf
Lord Raglan, Ömer Paşa ve Pélissier'nin birlikte görüldüğü fotoğrafGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Гравюра Георгия Ивановича Грачёва. Dosya sayfası

Savaşın taraflarının amaçları

Savaşa katılan devletlerin amaçları birbirinden farklıydı:
  • Osmanlı Devleti, toprak bütünlüğünü korumayı ve Rusya'nın iç işlerine karışma iddialarını sona erdirmeyi amaçlıyordu.
  • Britanya, Rusya'nın Akdeniz'e ve Hindistan yollarına doğru genişlemesini durdurmak istiyordu.
  • Fransa İmparatoru III. Napolyon, Fransa'nın Avrupa'daki saygınlığını yeniden kurmayı ve Katoliklerin koruyucusu rolünü güçlendirmeyi hedefliyordu.
  • Sardinya Krallığı, savaşa katılarak İtalyan birliği davası için Fransa ve Britanya'nın desteğini kazanmayı umuyordu.

Yeni teknolojiler ve kamuoyu

Kırım Savaşı, modern savaşın birçok özelliğini ilk kez gösteren bir savaş oldu. Londra ile cephe arasında kurulan telgraf hattı, haberlerin günler yerine saatler içinde ulaşmasını sağladı. İstanbul'da da bu dönemde ilk telgraf hatları kuruldu. The Times muhabiri William Howard Russell'ın cepheden gönderdiği yazılar, Britanya kamuoyunu ordunun kötü koşulları hakkında bilgilendirdi. Fotoğrafçı Roger Fenton'un çektiği fotoğraflar, savaşın görsel belgelerinin ilk örnekleri arasında yer aldı. İstanbul'daki Selimiye Kışlası'nda hastane kuran Florence Nightingale, hemşireliğin modern bir meslek olarak gelişmesinde önemli bir rol oynadı.
Dikkat: yanlış bilinen
Farklı ülkelerin hafızasında Kırım Savaşı: Britanya'da savaş, "Hafif Süvari Tugayı'nın hücumu" ve Florence Nightingale ile hatırlanır. Fransa'da Malakof tabyasının alınması, Rusya'da ise Sivastopol'ün on bir ay süren savunması öne çıkar. Türkiye'de ise savaş daha çok Sinop Baskını, Silistre ve Kars savunmaları ve ilk dış borç ile anılır. Aynı savaşın her ülkede farklı sahnelerle hatırlanması, ulusal anlatıların seçici doğasını gösterir.

Savaşın sonuçları

Savaş, 30 Mart 1856'da imzalanan Paris Antlaşması ile sona erdi. Antlaşmayla Karadeniz tarafsız hâle getirildi; Rusya ve Osmanlı Devleti burada savaş gemisi ve tersane bulunduramayacaktı. Osmanlı Devleti, Avrupa devletler topluluğunun bir üyesi olarak kabul edildi ve toprak bütünlüğü büyük devletlerin güvencesi altına alındı. Antlaşmadan kısa süre önce, Şubat 1856'da ilan edilen Islahat Fermanı ise gayrimüslim tebaaya yeni haklar tanıdı. Savaşın Osmanlı maliyesine etkisi de büyük oldu: 1854'te ilk dış borç alındı ve bu, sonraki on yıllarda artan borçlanmanın başlangıcı oldu.
1855 tarihli, Avrupa'daki yeni dengeyi konu alan bir Rus propaganda afişi
1855 tarihli, Avrupa'daki yeni dengeyi konu alan bir Rus propaganda afişiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji:
Mayıs 1853: Menşikov heyeti İstanbul'dan ayrılır.
Temmuz 1853: Rus ordusu Eflak ve Boğdan'ı işgal eder.
4 Ekim 1853: Osmanlı Devleti Rusya'ya savaş ilan eder.
30 Kasım 1853: Sinop Baskını.
28 Mart 1854: Britanya ve Fransa Rusya'ya savaş ilan eder.
Eylül 1854: Müttefikler Kırım'a çıkarma yapar.
Ocak 1855: Sardinya savaşa katılır.
Eylül 1855: Sivastopol düşer.
Kasım 1855: Kars teslim olur.
30 Mart 1856: Paris Antlaşması imzalanır.

Kazanılan savaş, ağır bedel

Kırım Savaşı, Osmanlı Devleti'nin galip taraflar arasında yer aldığı son büyük savaşlardan biridir. Ancak bu zafer, büyük ölçüde müttefiklerin askerî ve mali gücüne dayanıyordu. Savaş sırasında Osmanlı ordusunun cesaretle savaştığı Silistre ve Kars gibi cepheler, Avrupa basınında da takdirle anıldı. Buna karşılık Sinop'ta donanmanın uğradığı kayıp, deniz gücündeki eksiklikleri açıkça gösterdi.

Bu savaşın en kalıcı mirası, belki de cephede değil, masada ve hazinede ortaya çıktı. Paris'te Osmanlı'nın Avrupa ailesine kabul edilmesi, ilk bakışta büyük bir diplomatik başarı gibi görünüyordu. Aynı zamanda büyük devletlerin Osmanlı'nın iç meselelerine daha sık eğilmesinin de yolunu açtı. 1854'te alınan ilk borç ise yirmi yıl içinde devletin mali bağımsızlığını zorlayacak bir sürecin ilk halkasıydı. Kırım Savaşı'nı anlamak, Osmanlı'nın son altmış yılını anlamak için iyi bir başlangıç noktasıdır: Zaferle kapanan bir savaşın, uzun vadede nasıl yeni bağımlılıklar doğurabildiğini gösterir.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap