"Tevhid-i Tedrisat Kanunu medreseleri kapattı" cümlesi ders kitaplarından gazete yazılarına kadar çok yerde geçer. Sonuç doğrudur: 1924'te medreseler kapandı. Ama kapatmayı yapan belge kanunun kendisi değildi. Türkçe Vikipedi'ye göre 430 sayılı kanunun maddelerinde medreselerin ya da mahalle mekteplerinin kapatılmasına dair bir ifade yoktu; kapatma, kanunun verdiği yetkiye dayanan bir bakanlık genelgesiyle yapıldı. Bu konuda farkı ve sonuçlarını kaynaklarla anlatıyoruz. 3 Mart 1924'teki üç kanun sitede ayrı bir konuda kısaca ele alındı; burada medreseler üzerinde duruyoruz.
Arka plan: mektep-medrese ikiliği
Türkçe Vikipedi'ye göre 19. yüzyıl ortasına kadar Osmanlı'da eğitim, Enderun ve birkaç büyük medrese dışında devletin görev alanında değildi. Batılılaşma sürecinde devlet rüştiye, idadi, sultani, yüksekokul ve Darülfünun gibi yeni tip okullar açtı ve vakıf kurumu olan medreselerden desteğini çekti; ama medreseleri kapatmadı. Böylece iki farklı tip kurumdan birbirine zıt hayat görüşüne sahip insanların yetiştiği bir "mektep-medrese ikiliği" doğdu. Yabancı okullar da üçüncü bir kategori olarak faaliyetteydi.
Medrese maddesine göre Tanzimat'la birlikte medreseler yalnızca din eğitimi veren kurumlara dönüştü ve 1914'te "Darü'l-Hilafeti'l-Aliyye" adı altında birleştirildi.
Hazırlık: 1922 bildirisi ve 1923 konuşması
Türkçe maddeye göre medreselerin kaldırılması düşüncesi ilk kez açıkça, Mustafa Kemal'in Halk Fırkası'nı kuracağını açıkladığı 7 Aralık 1922 tarihli basın bildirisinde ortaya kondu. 1 Mart 1923'te Meclis'in açılış konuşmasında Mustafa Kemal, ülke çocuklarının birlikte eğitim görmesi gerektiğini ve bunun için Şeriye ve Evkaf Vekâleti ile Maarif Vekâleti'nin işbirliği yapmasını istedi.
2 Mart 1924'te Halk Fırkası grup toplantısında üç tasarı hazırlandı. Tevhid-i Tedrisat tasarısı Saruhan mebusu ve Maarif Vekili Vasıf Bey ile 57 arkadaşının imzasıyla geldi. Gerekçe şuydu: "Bir millet bireyleri ancak bir eğitim görebilir. İki türlü eğitim bir ülkede iki türlü insan yetiştirir."
Kanun ne diyordu?
Kanun 3 Mart 1924'te 430 numarayla, Şeriye ve Evkaf Vekâleti'ni kaldıran 429 sayılı kanundan hemen sonra ve halifeliğin kaldırılmasıyla aynı gün kabul edildi. Medrese maddesi, kanunun birinci maddesini şöyle aktarır: "Türkiye dahilindeki bütün müessesat-ı ilmiye ve tedrisiye Maarif Vekaleti'ne merbuttur." Yani kanun bütün bilim ve eğitim kurumlarını Maarif Vekâleti'ne bağladı. Kapatma emri vermedi.

Görsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Dosseman. Dosya sayfası
Kapatma: Vasıf Bey'in genelgesi
Türkçe Vikipedi'ye göre Maarif Vekili Vasıf Bey, bir genelgeyle "Bakanlığın elindeki ilkokulların hiçbirinde meslek dersleri okutulamayacağı, bunun öğretimin birleştirilmesine aykırı olacağı" gerekçesiyle mahalle mekteplerini ve medreseleri kapattı. Medrese maddesi de kanunla medreselerin bakanlığa bağlandığını, Vasıf Bey'in de genelgesiyle medreseler üzerindeki tasarruf hakkını kullanarak onları kapattığını yazar.
Türkçe maddeye göre kanun çıktığında ülkede 479 medrese ve 18.000 medrese öğrencisi vardı, ama bunlardan yalnızca 6.000'i gerçek öğrenciydi. Geri kalanlar, II. Abdülhamid döneminde çıkan bir kanun medrese öğrencilerini askerlikten muaf tuttuğu için kayıt yaptırıp öğrenim görmeyen kişilerdi. Medrese başına ortalama bir hoca düşüyordu. İstanbul'daki medrese binalarını inceleyen bir kurulun raporuna göre hiçbiri okul olarak kullanılacak durumda değildi. Şer'iye mahkemeleri kapatılınca kadı yetiştiren Mekteb-i Kuzat da kapatıldı.

Görsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Dosseman. Dosya sayfası
Kanunun diğer sonuçları
Türkçe maddeye göre kanunun kabulünden sonra ilkokul programından Kuran dersleri, ortaokul ve lise programlarından din, Arapça ve Farsça dersleri çıkarıldı. Önce isteğe bağlı hale gelen din dersi ortaokullarda 1930'da, öğretmen okullarında 1931'de, şehir ilkokullarında 1933'te, köy ilkokullarında 1939'da tamamen kaldırıldı; 1939-1948 arasında örgün eğitimde din dersi yer almadı. Azınlık ve misyoner okulları bakanlığın denetimine girdi; dinî propaganda yasağına uymayan bazı yabancı okullar, aralarında Merzifon ve Kayseri'deki Amerikan okulları ile İzmir'deki bir Fransız okulu olmak üzere kapatıldı. Askerî idadiler liseye çevrildi, ama askerî okullar 1925'te çıkan bir kanunla yeniden Millî Savunma Bakanlığı'na bağlandı.
Kanun, 1961 Anayasası'nın 153. maddesi ve 1982 Anayasası'nın 174. maddesiyle korunan sekiz inkılap kanunundan biridir.
Doğru cümle şudur: Tevhid-i Tedrisat Kanunu bütün eğitim kurumlarını Maarif Vekâleti'ne bağladı; medreseleri ise bu yetkiye dayanarak Maarif Vekili Vasıf Bey'in genelgesi kapattı. Fark küçük görünür, ama kanunun asıl hedefinin "kapatmak" değil "tek elde toplamak" olduğunu gösterir. Görseller bugün İstanbul'da ayakta duran iki eski medrese binasını gösterir.
Arka plan: mektep-medrese ikiliği
Türkçe Vikipedi'ye göre 19. yüzyıl ortasına kadar Osmanlı'da eğitim, Enderun ve birkaç büyük medrese dışında devletin görev alanında değildi. Batılılaşma sürecinde devlet rüştiye, idadi, sultani, yüksekokul ve Darülfünun gibi yeni tip okullar açtı ve vakıf kurumu olan medreselerden desteğini çekti; ama medreseleri kapatmadı. Böylece iki farklı tip kurumdan birbirine zıt hayat görüşüne sahip insanların yetiştiği bir "mektep-medrese ikiliği" doğdu. Yabancı okullar da üçüncü bir kategori olarak faaliyetteydi.
Medrese maddesine göre Tanzimat'la birlikte medreseler yalnızca din eğitimi veren kurumlara dönüştü ve 1914'te "Darü'l-Hilafeti'l-Aliyye" adı altında birleştirildi.
Hazırlık: 1922 bildirisi ve 1923 konuşması
Türkçe maddeye göre medreselerin kaldırılması düşüncesi ilk kez açıkça, Mustafa Kemal'in Halk Fırkası'nı kuracağını açıkladığı 7 Aralık 1922 tarihli basın bildirisinde ortaya kondu. 1 Mart 1923'te Meclis'in açılış konuşmasında Mustafa Kemal, ülke çocuklarının birlikte eğitim görmesi gerektiğini ve bunun için Şeriye ve Evkaf Vekâleti ile Maarif Vekâleti'nin işbirliği yapmasını istedi.
2 Mart 1924'te Halk Fırkası grup toplantısında üç tasarı hazırlandı. Tevhid-i Tedrisat tasarısı Saruhan mebusu ve Maarif Vekili Vasıf Bey ile 57 arkadaşının imzasıyla geldi. Gerekçe şuydu: "Bir millet bireyleri ancak bir eğitim görebilir. İki türlü eğitim bir ülkede iki türlü insan yetiştirir."
Kanun ne diyordu?
Kanun 3 Mart 1924'te 430 numarayla, Şeriye ve Evkaf Vekâleti'ni kaldıran 429 sayılı kanundan hemen sonra ve halifeliğin kaldırılmasıyla aynı gün kabul edildi. Medrese maddesi, kanunun birinci maddesini şöyle aktarır: "Türkiye dahilindeki bütün müessesat-ı ilmiye ve tedrisiye Maarif Vekaleti'ne merbuttur." Yani kanun bütün bilim ve eğitim kurumlarını Maarif Vekâleti'ne bağladı. Kapatma emri vermedi.

Görsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Dosseman. Dosya sayfası
Kapatma: Vasıf Bey'in genelgesi
Türkçe Vikipedi'ye göre Maarif Vekili Vasıf Bey, bir genelgeyle "Bakanlığın elindeki ilkokulların hiçbirinde meslek dersleri okutulamayacağı, bunun öğretimin birleştirilmesine aykırı olacağı" gerekçesiyle mahalle mekteplerini ve medreseleri kapattı. Medrese maddesi de kanunla medreselerin bakanlığa bağlandığını, Vasıf Bey'in de genelgesiyle medreseler üzerindeki tasarruf hakkını kullanarak onları kapattığını yazar.
Dikkat: yanlış bilinen
Rakamlar: 479 medrese, 18.000 öğrenciGenelgenin tarihi iki maddede farklıdır. Tevhid-i Tedrisat maddesi genelgenin "Mayıs ayında" yayımlandığını yazar; Medrese maddesi ise 13 Mart 1924 tarihli bir genelgeden söz eder. İkisi aynı belge mi, ayrı adımlar mı, kaynaklarımızdan anlaşılmıyor. Kesin olan, kapatmanın 1924'te ve kanunun değil bir genelgenin hükmüyle yapıldığıdır.
Türkçe maddeye göre kanun çıktığında ülkede 479 medrese ve 18.000 medrese öğrencisi vardı, ama bunlardan yalnızca 6.000'i gerçek öğrenciydi. Geri kalanlar, II. Abdülhamid döneminde çıkan bir kanun medrese öğrencilerini askerlikten muaf tuttuğu için kayıt yaptırıp öğrenim görmeyen kişilerdi. Medrese başına ortalama bir hoca düşüyordu. İstanbul'daki medrese binalarını inceleyen bir kurulun raporuna göre hiçbiri okul olarak kullanılacak durumda değildi. Şer'iye mahkemeleri kapatılınca kadı yetiştiren Mekteb-i Kuzat da kapatıldı.
Ek bilgi
Medreselerin yerine iki yeni kurum düşünüldü. Türkçe maddeye göre lisansüstü düzeydeki Medrese-i Süleymaniye'nin yerine 1924'te İstanbul Darülfünunu'nda bir İlahiyat Fakültesi kuruldu; açıldığında 224 öğrencisi vardı, 1934'te 20'ye düştü ve o yılki üniversite reformuyla kapatılıp yerine İslam Tetkikleri Enstitüsü kuruldu. 1923-1924 öğretim yılında 29 imam hatip okulu açıldı; sayısı 1926-1927'de ikiye indi ve bu okullar 1930-1931'de ilgi görmedikleri gerekçesiyle kapatıldı.

Görsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Dosseman. Dosya sayfası
Kanunun diğer sonuçları
Türkçe maddeye göre kanunun kabulünden sonra ilkokul programından Kuran dersleri, ortaokul ve lise programlarından din, Arapça ve Farsça dersleri çıkarıldı. Önce isteğe bağlı hale gelen din dersi ortaokullarda 1930'da, öğretmen okullarında 1931'de, şehir ilkokullarında 1933'te, köy ilkokullarında 1939'da tamamen kaldırıldı; 1939-1948 arasında örgün eğitimde din dersi yer almadı. Azınlık ve misyoner okulları bakanlığın denetimine girdi; dinî propaganda yasağına uymayan bazı yabancı okullar, aralarında Merzifon ve Kayseri'deki Amerikan okulları ile İzmir'deki bir Fransız okulu olmak üzere kapatıldı. Askerî idadiler liseye çevrildi, ama askerî okullar 1925'te çıkan bir kanunla yeniden Millî Savunma Bakanlığı'na bağlandı.
Kanun, 1961 Anayasası'nın 153. maddesi ve 1982 Anayasası'nın 174. maddesiyle korunan sekiz inkılap kanunundan biridir.
Tarih notu
Sonuç ve bugünkü anlamıKronoloji: 1914 medreselerin Darü'l-Hilafeti'l-Aliyye adıyla birleşmesi. 7 Aralık 1922 basın bildirisi. 1 Mart 1923 Meclis açılış konuşması. 2 Mart 1924 grup toplantısı. 3 Mart 1924 429 ve 430 sayılı kanunlar. 1924 medreseleri kapatan genelge. 1924 İlahiyat Fakültesi. 1930-1931 imam hatip okullarının kapanışı. 1934 İlahiyat Fakültesi'nin kapanışı.
Doğru cümle şudur: Tevhid-i Tedrisat Kanunu bütün eğitim kurumlarını Maarif Vekâleti'ne bağladı; medreseleri ise bu yetkiye dayanarak Maarif Vekili Vasıf Bey'in genelgesi kapattı. Fark küçük görünür, ama kanunun asıl hedefinin "kapatmak" değil "tek elde toplamak" olduğunu gösterir. Görseller bugün İstanbul'da ayakta duran iki eski medrese binasını gösterir.
Kaynaklar
- Vikipedi, Tevhîd-i Tedrîsât Kanunu maddesi (tr.wikipedia.org)
- Vikipedi, Medrese maddesi (tr.wikipedia.org)