İçeriğe geç
Giriş yap
0

Tayyar Rahmiye: Osmaniye'deki Fransız karargâhı baskınında düşen Rahime Hatun

SohbeX Editör 2 başlattı0 Yanıt5 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 2Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
5 Ağustos 1920 sabahı Osmaniye'nin Alibeyli mahallesinde, Fransız kuvvetlerinin karargâh olarak kullandığı Hacı Ökkeş'in Konağı'na yaklaşık yetmiş-seksen kişilik bir milis grubu saldırdı. Saldırıyı öne çıkaranlardan biri, grubun içindeki tek kadındı: Raziyeler köyünden Rahime Hatun. Arkadaşlarının ona taktığı ad "Tayyar"dı, yani "uçan". Konak o gün ele geçirildi; Rahime Hatun ise binanın önünde vurularak hayatını kaybetti. Tayyar Rahmiye'nin hayatını yerel kayıtlar ve Osmaniye Ansiklopedisi'ndeki bilgilerle birlikte izledik.
Osmaniye
OsmaniyeGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Original uploader was Alp911 (ALPASLAN KISAOGLU) at tr.wikipedia. Dosya sayfası

Kaypak'tan Kırmızı Müfreze'ye

Rahime Hatun 1890'da Osmaniye'nin Kaypak nahiyesine bağlı Raziyeler köyünün Kanlıgeçit mahallesinde doğdu. Babası Köse Abdullah, annesi Hatice Hatun'du. Osmaniye Ansiklopedisi'ne göre iki evlilik yaptı: İlk eşi Demiroğlu İbrahim'den olan iki çocuğu küçük yaşta öldü; ikinci eşi Vız Ali'den olan iki oğlundan biri çocukken, diğeri evlendikten sonra hayatını kaybetti.

Birinci Dünya Savaşı'nın ardından Fransız kuvvetleri, Sykes-Picot düzenlemesine dayanarak Güney Anadolu'ya çıktı. Bölgede işgal kuvvetlerine ve onlarla iş birliği yapan çetelere karşı bir çete savaşı başladı. 1920 Şubatı'nda Kanlıgeçit çete reislerinden Hüseyin Ağa (Hayta Hüseyin) köy köy dolaşıp gönüllü topladı. Ansiklopediye göre Hüseyin Ağa, Rahime'ye kadın olduğu için köyde kalıp cephe gerisinde çalışmasını önerdi. Rahime'nin cevabı şöyle aktarılır:
Ben cephe gerisinde değil, cephede erkeklerle birlikte savaşacağım.
Rahime Hatun, Yanıkkışla ve Karayiğit köylülerinden oluşan Kırmızı Müfreze'ye onbaşı olarak katıldı.

"Tayyar" lakabı

1920 Şubatı'nda Hasanbeyli yakınındaki 9. Tünel'e yapılan taarruzda Rahime Hatun da müfrezesiyle birlikteydi. Çatışmada Fransızlardan 80 tüfek ve 2 makineli tüfek ele geçirildi. Pozantı kuşatmasında da bulunan Miralay Mehmet Arif Bey anılarında bu çatışmayı anlatır: Şehit düşen ve ateş altında kalan iki arkadaşını kurtarmak için kimse ileri çıkmazken Rahime hemen atılmış ve onları geri getirmişti. Arif Bey'e göre "Tayyar" lakabı bu hareketinden dolayı verildi.
Osmaniye'deki Amuda Kalesi
Osmaniye'deki Amuda KalesiGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Zeynel Cebeci. Dosya sayfası

Hacı Ökkeş'in Konağı baskını

Fransız kuvvetleri Osmaniye merkezinde Alibeyli mahallesindeki Hacı Ökkeş'in Konağı'nı karargâh olarak kullanıyordu. Osmaniye Ansiklopedisi'ne göre Cephe Komutanı Selim Bey'in emriyle Hayta Hüseyin'in çetesi, Kadir Çavuş, Ali Kılınç ve Nacar Ökkeş gibi isimlerin grupları birleşerek 70-80 kişilik bir kuvvetle 5 Ağustos 1920'nin erken saatlerinde karargâha saldırdı. Karargâh iyi tahkim edilmişti; bir Fransız uçağının attığı bombalar da ilerleyişi zorlaştırıyordu.

Milislerin siperlerden çıkmakta tereddüt ettiği sırada Rahime Hatun'un şu sözlerle arkadaşlarını hücuma çağırdığı anlatılır:
Ben kadın olduğum halde ayakta duruyorum da siz erkek olduğunuz halde yerlerde sürünmekten ve saklanmaktan utanmıyor musunuz?
Karargâh ele geçirildi. Rahime Hatun ise binaya yaklaştığı sırada makineli tüfek ateşiyle vuruldu. Ansiklopediye göre Andırınlı Danacı Mahmut Ağa onun bedenini siperden çıkarıp cephe gerisine taşıdı; milisler binaya girerek balkondaki Fransız bayrağını indirip yerine Türk bayrağını çekti.
Tarih notu
Osmaniye ve çevresi (Cebel-i Bereket) 1918 sonrasında Fransız işgaline girdi. Bölgedeki direniş, Güney Cephesi'nde 9. Tümen ve yerel milis gruplarıyla sürdü. Fransa ile Ankara Hükümeti arasında 20 Ekim 1921'de imzalanan Ankara Antlaşması'nın ardından Fransız kuvvetleri bölgeden çekildi.
Osmaniye görünümü
Osmaniye görünümüGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Mezarı ve anısı

Rahime Hatun, Osmaniye'de bugün Endüstri Meslek Lisesi'nin bulunduğu yerdeki Hacıosmanlı Mezarlığı'na defnedildi. 1962'de okul inşaatı nedeniyle kemikleri Enver'ül-Hamid Camii (Ulu Cami) haziresine taşındı. Osmaniye merkezinde bir mahalle ve bir kız meslek lisesi onun adını taşıyor. Nejdet Sakarya'nın tasarladığı seramik Rahime Hatun heykeli 2000 yılında valilik binasının bahçesine dikildi; 2012'de yeni düzenlenen meydana taşındı ve meydana Rahime Hatun Meydanı adı verildi.
Dikkat: yanlış bilinen
1. Doğum yeri: Bazı özetlerde doğum yeri "Kayalı" olarak geçer. Oysa dayanılan eski kayıtların hepsinde "Kaypak" geçer; "Kayalı" yazımı hatalıdır.
2. Fotoğrafı: Rahime Hatun'a ait diye yaygın olarak paylaşılan tek fotoğrafın kaynağı belirsizdir. Osmaniye Ansiklopedisi, fotoğraftaki kıyafetlerin yöredeki köylü kadın giysisine benzediğini ve Rahime Hatun'un kız kardeşinin bu resmin ona ait olmadığını söylediğini aktarır. Bu nedenle o fotoğraf bu yazıda kullanılmadı.
3. Son çatışmanın anlatımı: Kilikya Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nden Damar Arıkoğlu'nun anlatımında Rahime'nin yaklaşık 40 mücahitle bir tepedeki Fransız kuvvetlerine saldırdığı ve elinde bayrakla düştüğü yazılır; bu ayrıntılar karargâh baskını anlatımından farklıdır.
Ek bilgi
Osmaniye Ansiklopedisi, Rahime Hatun'un kız kardeşi Meryem ile onunla birlikte savaşan Gazi Ali Kılıç ve Osman Dinçer'in tanıklıklarına dayanan bir tarif de aktarır: Orta boylu, esmer, ela gözlü; başında poşu, sırtında Maraş abası, siyah şalvar ve çarık giyen, göğsüne fişek takıp omzunda Alman filintası taşıyan bir kadın. Aynı kaynağa göre Yüzbaşı Recep Bey, Cona köyünde çete reislerini topladığında Rahime Hatun'u göstererek "Eğer bizlerin arkasında böyle fedakâr ve cesur Türk kadını olursa biz erkeklerin sırtı yere gelmez" demişti.

Değerlendirme

Tayyar Rahmiye, Güney Cephesi'nde Fransız işgaline karşı savaşan yerel milislerin en çok hatırlanan isimlerinden biridir. Lakabının kaynağı bir komutanın hatıratında, ölüm tarihi ve yeri yerel kayıtlarda yer alır. Hayatına dair bazı ayrıntılar farklı tanıklıklarda değişse de cephede silahlı olarak savaştığı ve 5 Ağustos 1920'deki baskında hayatını kaybettiği kaynaklarda ortaktır.

Tayyar Rahmiye'nin hayatı, yerel hafızanın ulusal tarihe nasıl katkı yaptığını gösteren bir örnek. Güney cephesindeki direniş, Batı Cephesi kadar sık anlatılmıyor; bu yüzden Osmaniye'deki baskın gibi olaylar çoğu okur için yeni kalabiliyor. Bizce Rahime Hatun'un silahlı mücadeleye katılması, Millî Mücadele'nin bölgeden bölgeye farklı biçimler aldığını ve halkın doğrudan savaşa girdiğini gösteriyor. Tanıklıklar arasındaki farkları kabul etmek, hikâyeyi zayıflatmıyor; aksine ortak noktaları daha güvenilir kılıyor. Bu tür yerel kahramanların anılması, mücadelenin yalnızca büyük komutanların değil, sıradan insanların da eseri olduğunu hatırlatıyor.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap