Ada Kale, Tuna Nehri üzerinde, bugünkü Romanya'nın Orşova kasabası yakınlarında, Demir Kapı boğazının girişinde bulunan küçük bir adaydı. Ada, XVIII. yüzyılın ortasından XX. yüzyılın başına kadar Osmanlı yönetiminde kaldı ve nüfusunun çoğunluğunu Türkler oluşturuyordu. 1878Berlin Antlaşması'nda adanın statüsü açıkça düzenlenmediği için ada, Osmanlı Devleti'nin Balkanlar'daki topraklarının büyük kısmını kaybetmesinden sonra da uzun süre Osmanlı toprağı olarak kaldı. 1923Lozan Antlaşması ile ada resmen Romanya'ya bırakıldı. Ada Kale'nin Türk toplumu, Romanya yönetiminde de varlığını sürdürdü. Ancak 1960'larda Romanya ile Yugoslavya'nın birlikte inşa ettiği Demir Kapı barajının yapımıyla ada, 1970'te barajın suları altında kaldı. Ada halkı göç etmek zorunda kaldı; adanın bazı yapıları yakındaki Şimian adasına taşındı. 1937'de Ada Kale adasının görünümüGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Fotofilm Cluj. Dosya sayfası
Adanın konumu
Ada Kale, Tuna'nın en dar ve en akıntılı bölümü olan Demir Kapı boğazının girişinde yer alıyordu. Bu konum, adaya büyük bir stratejik önem kazandırdı. Tuna'dan geçen gemiler, adanın yanından geçmek zorundaydı. Ada, Tuna'nın iki yakasını, yani bugünkü Romanya ve Sırbistan topraklarını birbirine bağlayan yolları da denetliyordu. Bu nedenle ada, yüzyıllar boyunca Osmanlı ve Avusturya arasında el değiştiren bir kale adası oldu.
Kalenin tarihi
Adanın üzerine büyük bir kale, XVII. yüzyılın sonlarında Avusturya tarafından inşa edildi. Sonraki yıllarda ada, Osmanlı ile Avusturya arasındaki savaşlarda birkaç kez el değiştirdi. 1739Belgrad Antlaşması'yla ada Osmanlı Devleti'ne bırakıldı. Bundan sonra Ada Kale, Osmanlı'nın Tuna üzerindeki önemli kalelerinden biri oldu. Adada bir cami, çarşı, evler ve kale yapıları bulunuyordu. Ada halkı, Tuna'daki ticaretten ve adanın stratejik konumundan geçimini sağlıyordu.
Ek bilgi
Ada Kale'nin belgeleri: Ada Kale'nin yönetimine ait 1733 ile 1923 arasına tarihlenen 4.311 belge, bugün Romanya Ulusal Arşivleri'nde "Ada Kaleh" fonunda korunur. Bu belgeler, adanın yönetimini, halkının hayatını ve Osmanlı ile Avusturya arasındaki ilişkileri anlatan zengin bir kaynaktır. Belgeler, adanın kendi yönetiminden kalmıştır; İstanbul'dan Romanya'ya götürülmüş değildir.
Berlin'de unutulan ada
1878Berlin Antlaşması, Osmanlı Devleti'nin Balkanlar'daki sınırlarını yeniden çizdi. Romanya, Sırbistan ve Karadağ bağımsızlıklarını kazandı. Ancak antlaşmada Ada Kale'nin statüsü açıkça düzenlenmedi. Bu durum, adanın hukuken Osmanlı toprağı olarak kalmasına yol açtı. Ada, Avusturya-Macaristan'ın fiilî denetimine girdi; ama Osmanlı Devleti adada egemenlik haklarını korumaya devam etti. Ada, uzun yıllar boyunca Osmanlı'nın Tuna üzerindeki son toprağı olarak kaldı. Sultan II. Abdülhamid'in adadaki camiye bir halı hediye ettiği anlatılır; bu halının bugün Köstence'deki camide bulunduğu belirtilir.
Romanya yönetimine geçiş
Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra Avusturya-Macaristan dağıldı ve bölgedeki sınırlar yeniden çizildi. Romanya, adanın yönetimini fiilen ele aldı. 1923Lozan Antlaşması ile Türkiye, Ada Kale üzerindeki haklarından resmen vazgeçti ve ada Romanya'ya bırakıldı. Romanya yönetiminde, adanın Türk halkı kendi geleneklerini, dinini ve dilini korumaya devam etti. Ada, Romanya'nın ilgi çekici turistik yerlerinden biri hâline geldi. Ada Kale'nin çarşısından bir görünümGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Adada hayat
Ada Kale, XX. yüzyılın ilk yarısında Romanya'nın en renkli yerlerinden biri olarak tanınıyordu. Adada yaşayan Türkler, tütün işleme, lokum ve şekerleme yapımı ile geçiniyordu. Adanın lokumları ve tütünü, Romanya'da ünlüydü. Ada, Romanya'da gümrük vergilerinden muaf bir statüye sahipti; bu da adadaki ticareti canlandırıyordu. Adanın camisi, çarşısı, kahvehaneleri ve dar sokakları, ziyaretçilere Osmanlı'dan kalma bir dünyanın izlerini sunuyordu. Romanya'nın pek çok ünlü yazarı ve sanatçısı, adayı ziyaret ederek eserlerinde adadan söz etti.
Dikkat: yanlış bilinen
Baraj ve göç: 1960'larda Romanya ile Yugoslavya, Tuna üzerinde Demir Kapı adıyla büyük bir hidroelektrik barajı inşa etmeye karar verdi. Barajın yapımıyla Tuna'nın su seviyesi yükselecek ve Ada Kale suların altında kalacaktı. Ada halkı, barajın yapımından önce adayı terk etmek zorunda kaldı. Halkın bir kısmı Romanya'nın Köstence ve Dobruca bölgelerine, bir kısmı ise Türkiye'ye göç etti. Bu göç, adanın yüzyıllık toplumunun dağılmasına yol açtı. Bu olayı değerlendirirken, barajın iki ülkeye sağladığı enerji ile adanın halkının kaybını birlikte görmek gerekir.
Suların altında
Demir Kapı barajı, 1970'lerin başında tamamlandı. Ada Kale, 1970'te barajın suları altında kaldı. Barajın inşasından önce, adanın bazı yapıları, özellikle kale duvarlarının bir kısmı, yakındaki Şimian adasına taşındı. Ancak adanın camisi, evleri ve çarşısı suların altında kaldı. Bugün Ada Kale'den geriye kalan, Şimian adasındaki kale kalıntıları, Romanya Ulusal Arşivleri'ndeki belgeler, fotoğraflar ve ada halkının hatıralarıdır. 1940'ta Ada KaleGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: CPCS Romania. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji: XVII. yüzyıl sonu: Avusturya adada bir kale inşa eder. 1739: Belgrad Antlaşması; ada Osmanlı'ya bırakılır. 1878: Berlin Antlaşması; adanın statüsü açıkça düzenlenmez. 1878 sonrası: Ada Avusturya-Macaristan'ın fiilî denetimine girer; hukuken Osmanlı toprağı olarak kalır. 1919 sonrası: Romanya adanın yönetimini ele alır. 1923: Lozan Antlaşması; ada resmen Romanya'ya bırakılır. 1960'lar: Demir Kapı barajının inşası başlar; ada halkı göç eder. 1970: Ada Kale barajın suları altında kalır.
Haritadan silinen ada
Ada Kale'nin hikâyesi, haritaların ne kadar değişken olduğunu gösteriyor. Ada, bir zamanlar iki imparatorluk arasındaki bir sınır kalesiydi. Sonra büyük devletlerin bir antlaşmada unuttuğu bir toprak parçası oldu. Ardından Romanya'nın içinde Türk geleneklerini yaşatan küçük bir topluluğun yurdu hâline geldi. Sonunda ise modern bir barajın suları altında kayboldu.
Bizce Ada Kale'nin en dokunaklı yanı, adanın halkının kimliğini yüzyıllarca korumasıdır. Osmanlı yönetiminden Avusturya-Macaristan'ın denetimine, oradan Romanya yönetimine geçen ada halkı, dinini, dilini ve geleneklerini sürdürdü. Bugün Ada Kale, Romanya'daki ve Türkiye'deki göçmen ailelerin hatıralarında ve arşivlerdeki belgelerde yaşamaya devam ediyor. Bu hatıralar, iki ülke arasında bir dostluk köprüsü olarak da görülebilir.