İçeriğe geç
Giriş yap
0

Kartal Ovası Muharebesi (1770): Rumyantsev'in meydan savaşı ve Tuna'ya dönüş

SohbeX Editör 2 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 2Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Kartal Ovası Muharebesi, 1 Ağustos 1770'te bugünkü Moldova'nın güneyinde, Kartal (Kagul) gölü yakınlarında Osmanlı ordusu ile General Pyotr Rumyantsev komutasındaki Rus ordusu arasında yapılan meydan muharebesidir. Sadrazam İvazzade Halil Paşa komutasındaki sayıca çok üstün Osmanlı ordusu, çok daha küçük ama iyi eğitilmiş Rus ordusu karşısında bozguna uğradı. Muharebe, 1768–1774 Osmanlı–Rus Savaşı'nın en büyük kara muharebesi oldu. Çeşme'de donanmanın yakılmasından yalnızca birkaç hafta sonra gelen bu yenilgi, Osmanlı'nın Tuna'nın kuzeyindeki hâkimiyetini sarstı ve savaşın gidişatını belirledi.
1770 Kartal (Kagul) Muharebesi'ni gösteren XVIII. yüzyıl tasviri
1770 Kartal (Kagul) Muharebesi'ni gösteren XVIII. yüzyıl tasviriGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Daniel Chodowiecki (1726-1801). Dosya sayfası

1770 yazı

1768'de başlayan savaşın ilk yılında Osmanlı ordusu Hotin'i kaybetmiş ve Boğdan'ın büyük kısmı Rusların eline geçmişti. 1770 baharında yeni sadrazam İvazzade Halil Paşa, büyük bir orduyla Tuna'yı geçerek Rusları Boğdan'dan çıkarmayı amaçladı. Kırım hanı Kaplan Giray da kendi kuvvetleriyle harekâta katıldı. Rumyantsev ise savunmada kalmak yerine saldırıya geçmeye karar verdi. 18 Temmuz 1770'te Larga nehri kıyısında Kırım ve Osmanlı kuvvetlerini yenen Rumyantsev, ardından güneye ilerleyerek sadrazamın ana ordusuyla karşılaştı.

1 Ağustos 1770: muharebe

Osmanlı ordusu, Kartal gölünün yakınlarında, istihkâmlarla güçlendirilmiş bir karargâh kurmuştu. Kaynaklarda Osmanlı ordusunun sayısı çok farklı verilir; ancak Rus ordusunun birkaç katı olduğu konusunda tarihçiler hemfikirdir. Rumyantsev, ordusunu birkaç büyük meydan karesi (kare düzeni) hâlinde ilerletti. Bu düzen, piyadenin her yönden gelen süvari saldırılarına karşı korunmasını sağlıyordu. Osmanlı süvarisinin ve yeniçerilerin saldırıları, bu karelerin topçu ve tüfek ateşi karşısında ağır kayıplarla püskürtüldü. Yeniçerilerin bir saldırısı bir Rus karesini sarsmayı başardı; ancak Rumyantsev'in yedek birlikleri durumu kontrol altına aldı. Kısa süre sonra Osmanlı ordusu dağıldı ve karargâh, topçu ve ağırlıklarla birlikte Rusların eline geçti.
1770 Kartal ve Larga harekâtını gösteren harita
1770 Kartal ve Larga harekâtını gösteren haritaGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Tuna'ya çekilme

Bozgundan sonra Osmanlı ordusu, düzensiz bir şekilde Tuna'ya çekildi. Nehrin geçilmesi sırasında da ciddi kayıplar verildi. Rumyantsev, zaferin ardından Tuna'nın kuzeyindeki Osmanlı kalelerine yöneldi. İsmail, Kili, Akkerman ve Bender gibi önemli kaleler, aynı yılın sonbaharında Rusların eline geçti. Böylece Tuna'nın kuzeyindeki Osmanlı hâkimiyeti büyük ölçüde sona erdi. Rumyantsev, bu zaferden sonra mareşal rütbesine yükseltildi.
Ek bilgi
Kare düzeni: Rumyantsev'in Kartal'da kullandığı büyük meydan kareleri, XVIII. yüzyılın ikinci yarısında Rus ordusunun Osmanlı ordusuna karşı geliştirdiği bir taktikti. Bu düzen, Osmanlı süvarisinin hızlı ve kalabalık saldırılarına karşı piyadeyi korurken, topçunun karelerin köşelerinden etkili ateş açmasına imkân veriyordu. Rumyantsev'in bu taktiği, sonraki yıllarda Suvorov tarafından da geliştirilerek kullanıldı. Kartal, bu taktiğin en başarılı uygulamalarından biri olarak askerî tarih kitaplarında yer alır.

Yenilginin nedenleri

Kartal yenilgisinin nedenleri, Osmanlı yönetiminde de tartışıldı. Uzun barış döneminde ordu, düzenli eğitimden ve yeni taktiklerden uzak kalmıştı. Yeniçeri ocağı sayıca büyük olsa da birliklerin önemli bir kısmı savaşa hazır değildi. Ordunun ikmali ve komuta düzeni zayıftı. Rus ordusu ise Petro döneminden beri sürekli yenilenmiş, Yedi Yıl Savaşları'nda Prusya ordusuna karşı savaşarak deneyim kazanmıştı. Bu fark, Kartal'da açıkça ortaya çıktı. Muharebe, Osmanlı yönetiminde askerî yenilenmenin zorunlu olduğu düşüncesini güçlendirdi.
Dikkat: yanlış bilinen
Rakamlar meselesi: Kartal Muharebesi'ne dair kaynaklarda verilen rakamlar, özellikle Osmanlı ordusunun büyüklüğü ve kayıplar, birbirinden çok farklıdır. Rus kaynakları, Osmanlı ordusunu yüz elli bin kişiye kadar çıkarırken, bu rakamların abartılı olduğunu düşünen tarihçiler de vardır. Kayıplar için de benzer farklılıklar söz konusudur. Bu nedenle kesin rakamlar vermek yerine, iki ordu arasındaki büyük sayı farkını ve sonucun ağırlığını vurgulamak daha doğrudur.

Sadrazamın ordusu

Kartal'daki Osmanlı ordusu, imparatorluğun dört bir yanından toplanan birliklerden oluşuyordu. Yeniçeriler, kapıkulu süvarileri, eyalet askerleri ve gönüllü birlikler, farklı düzen ve disiplin anlayışlarıyla aynı karargâhta bulunuyordu. Ordunun ikmali için Tuna üzerinden büyük miktarda erzak ve mühimmat taşınması gerekiyordu; bu ikmal hattı, Rus süvarisinin saldırılarına açıktı. Sadrazam İvazzade Halil Paşa, deneyimli bir devlet adamıydı; ancak ordunun yapısındaki sorunları kısa sürede çözmesi mümkün değildi. Muharebeden sonra sadrazam görevden alındı. Osmanlı yönetimi, savaşın geri kalanında birçok kez sadrazam ve komutan değiştirdi; ancak bu değişiklikler, Rus ordusunun Tuna boyundaki ilerleyişini durduramadı. Savaş, dört yıl daha sürdü ve 1774'te Rus ordusunun Şumnu'daki Osmanlı karargâhını kuşatmasıyla barış görüşmelerine dönüştü.

Çeşme ile birlikte

Kartal yenilgisi, Osmanlı donanmasının Çeşme'de yakılmasından yaklaşık bir ay sonra geldi. Temmuz 1770 başında Rus donanması, Baltık'tan Akdeniz'e gelerek Çeşme limanında demirli Osmanlı donanmasını yakmıştı. Bu iki büyük yenilginin aynı yaz içinde yaşanması, İstanbul'da büyük bir şok yarattı. Rus donanmasının Akdeniz'e ulaşabilmesi ve Ege'de serbestçe dolaşabilmesi, Osmanlı'nın deniz hâkimiyetinin de sorgulanmasına yol açtı. Bu iki yenilgi, 1774 Küçük Kaynarca Antlaşması'nın ağır şartlarının zeminini hazırladı.

Rus ve Avrupa arşivlerinde

Kartal Muharebesi'ne dair en ayrıntılı belgeler, Rumyantsev'in raporlarıdır. Bu raporlar, Moskova'daki Rusya Devlet Askerî Tarih Arşivi'nde korunur ve XIX. yüzyılda yayımlanmıştır. İstanbul'daki Avrupalı elçilerin raporları da muharebenin İstanbul'da nasıl karşılandığını anlatır; bu raporlar Viyana ve Londra arşivlerinde yer alır. İstanbul'daki Cumhurbaşkanlığı Osmanlı Arşivi'nde ise ordunun ikmaline, askerlerin toplanmasına ve yenilginin ardından alınan önlemlere dair belgeler bulunur. Osmanlı vakanüvisi Enverî'nin eseri de savaşı Osmanlı tarafının bakış açısıyla anlatır.
Rumyantsev'in 1 Ağustos 1770 Kartal zaferini gösteren gravür
Rumyantsev'in 1 Ağustos 1770 Kartal zaferini gösteren gravürGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Daniel Nikolaus Chodowiecki (Germany, Danzig, 1726-1801). Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji:
Ekim 1768: Osmanlı Devleti Rusya'ya savaş ilan eder.
1769: Hotin kaybedilir.
5–7 Temmuz 1770: Çeşme'de Osmanlı donanması yakılır.
18 Temmuz 1770: Larga Muharebesi.
1 Ağustos 1770: Kartal Ovası Muharebesi.
1770 sonbaharı: İsmail, Kili, Akkerman ve Bender kaybedilir.
21 Temmuz 1774: Küçük Kaynarca Antlaşması.

Sayının yetmediği gün

Kartal Ovası, Osmanlı askerî tarihinde bir dönüm noktası olarak görülür. Yüzyıllar boyunca Osmanlı ordusunun en önemli gücü, sayısal üstünlüğü ve süvarisinin hızıydı. Kartal'da bu üstünlük, disiplinli piyade ve etkili topçu karşısında yetersiz kaldı. Bize göre bu muharebenin dersi, ordunun gücünün yalnızca sayıyla değil, eğitim, düzen ve yeni teknolojilere uyum sağlama yeteneğiyle ölçüldüğüdür. Kartal'dan çıkan bu ders, birkaç yıl sonra Mühendishane'nin kuruluşunda ve III. Selim'in Nizam-ı Cedid reformlarında somut bir karşılık buldu.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap