Sinopluda bir kurmay
Kemalettin Sami Paşa, Kurtuluş Savaşı'nın kolordu komutanlarından biri ve Cumhuriyet'in Berlin'deki ilk büyükelçisiydi. On yıl boyunca Almanya'da Türkiye'yi temsil etti ve 1934'te Berlin'de hayatını kaybetti. Ölümünden sonra ailesi Gökçen soyadını aldı. Hayatı, işgal altındaki İstanbul'dan Anadolu'ya silah kaçıran gizli örgütlerden cephedeki kolordu komutanlığına, oradan Avrupa'nın kalbindeki bir diplomatik göreve uzanır.
Mühendishaneden Harp Akademisi'ne
Kemalettin Sami, 1884'te Sinop'ta doğdu. 1905'te Mühendishane-i Berrî-i Hümayun'u, 1908'de Harp Akademisi'ni yüzbaşı rütbesiyle bitirdi. Kurmay subay olarak 4. Ordu emrinde görev aldı. 1911'de Trablusgarp Savaşı başladığında Yanya'ya gönderildi ve Balkan Savaşları'nın Epir cephesinde bulundu.Harp Okulu'nda öğretmenlik de yaptı. 1915'te Şehzade Ömer Faruk Efendi'nin öğretmeni olarak onunla birlikte Avrupa'ya gitti. Bu deneyim, Avrupa'yı ve Alman askerî dünyasını yakından tanımasını sağladı. Birinci Dünya Savaşı'nın sonuna kadar çeşitli birliklerde kurmay başkanlığı yaptı. 1918'de 9. Ordu Menzil Müfettişi oldu.
Tarih notu
1884: Sinop'ta doğar
1908: Harp Akademisi'ni bitirir
1911-1913: Yanya ve Epir cephesi
1919-1920: Karakol Cemiyeti çalışmaları
5 Aralık 1920: Anadolu'ya geçer
31 Mart 1921: İkinci İnönü Muharebesi
26 Ağustos 1922: Büyük Taarruz, 4. Kolordu komutanı
31 Ağustos 1922: Mirliva olur
16 Ağustos 1924: Berlin büyükelçiliğine atanır
1930-1933: Millî Olimpiyat Komitesi başkanı
15 Nisan 1934: Berlin'de hayatını kaybeder
1908: Harp Akademisi'ni bitirir
1911-1913: Yanya ve Epir cephesi
1919-1920: Karakol Cemiyeti çalışmaları
5 Aralık 1920: Anadolu'ya geçer
31 Mart 1921: İkinci İnönü Muharebesi
26 Ağustos 1922: Büyük Taarruz, 4. Kolordu komutanı
31 Ağustos 1922: Mirliva olur
16 Ağustos 1924: Berlin büyükelçiliğine atanır
1930-1933: Millî Olimpiyat Komitesi başkanı
15 Nisan 1934: Berlin'de hayatını kaybeder
İşgal İstanbul'unda gizli işler
Mondros Mütarekesi'nden sonra Kemalettin Sami Bey İstanbul'daydı. Bu dönemde Kara Vasıf Bey'in önderliğinde kurulan Karakol Cemiyeti, İtilaf devletlerinin denetimindeki depolardan silah ve cephaneyi Anadolu'ya kaçırıyordu. Kemalettin Sami Bey, bu gizli faaliyetlerin içinde yer aldı. İşgalcilerin gözü önündeki bu işler, Anadolu'daki kuvvetlerin ilk silah ihtiyacını karşılayan önemli bir kaynak oldu.16 Mart 1920'de İstanbul resmen işgal edildi. Pek çok subay ve aydın Anadolu'ya geçmeye başladı. Kemalettin Sami Bey 5 Aralık 1920'de Anadolu'ya ulaştı. Ankara Komutanlığı'na, ardından 1. Tümen'in komutanlığına getirildi.
Ek bilgi
Karakol Cemiyeti, 1918 sonunda İstanbul'da kurulan gizli bir örgüttü. İşgal kuvvetlerinin el koyduğu silah ve cephaneyi Anadolu'ya geçirmek, Anadolu'ya gitmek isteyen subay ve aydınların yolculuğunu düzenlemek ve istihbarat toplamak başlıca işleriydi. Karakol'un adamları, Milli Mücadele'nin ilk aylarında Anadolu'ya uzanan güvenli yolları ayakta tuttu.
İnönü'den Büyük Taarruz'a
Kemalettin Sami Bey, Albay rütbesiyle 31 Mart 1921'de kazanılan İkinci İnönü Muharebesi'nde birliğiyle savaştı. Sakarya'dan sonra Batı Cephesi'nin yeniden düzenlenmesinde 4. Kolordu'nun başına getirildi. 26 Ağustos 1922'de başlayan Büyük Taarruz'da 4. Kolordu, 1. Ordu'nun birlikleri arasında taarruzun ağırlık verilen kesiminde yer aldı.Büyük Taarruz, 26 Ağustos sabahı Kocatepe'den yönetilen bir topçu ateşiyle başladı. Türk piyadesi aynı gün Yunan cephesinin güneyindeki tepeleri ele geçirdi. 27 Ağustos'ta Afyonkarahisar kurtarıldı. 30 Ağustos'ta Dumlupınar çevresinde kuşatılan Yunan kuvvetlerinin büyük bölümü dağıtıldı; bu muharebe Başkomutanlık Meydan Muharebesi adıyla anıldı. 2 Eylül'de Yunan kuvvetlerinin başkomutanı General Trikupis esir alındı. Bu hızlı sonuçta, cephenin belirleyici kesiminde savaşan kolorduların payı büyüktü.
Taarruzun ilk günlerindeki başarıların ardından 31 Ağustos 1922'de mirlivalığa yükseldi ve paşa oldu. Bu terfi, Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nin hemen ardından cephenin komutanlarına verilen ödüllerin bir parçasıydı. Savaştaki hizmetleri nedeniyle kırmızı şeritli İstiklal Madalyası ile ödüllendirildi.

Meclis'ten Berlin'e
1923 seçimlerinde Sinop milletvekili olarak Büyük Millet Meclisi'ne girdi. Ancak siyasi hayatı kısa sürdü. 16 Ağustos 1924'te Berlin büyükelçiliğine atandı. Birinci Dünya Savaşı'nın müttefiki olan iki ülke, savaştan sonra kurulan yeni rejimleriyle ilişkilerini yeniden düzenliyordu. Almanya'da Weimar Cumhuriyeti vardı; Türkiye ise yeni kurulmuş bir cumhuriyetti.Cumhuriyet'in ilk yıllarında büyükelçiliklere asker kökenli isimlerin gönderilmesi sık görülen bir uygulamaydı. Ali Fuat Paşa Milli Mücadele yıllarında Moskova'da, Hüsrev Bey Budapeşte'de ve Sofya'da görev yapmıştı. Savaşın komutanları, yabancı ülkelerdeki askerî ve siyasi çevrelerle konuşabilecek tecrübeye sahipti. Ankara, güvenilir kadrolarını en önemli başkentlere yerleştirmeyi tercih ediyordu. Berlin de bu başkentlerden biriydi.
Kemalettin Sami Paşa'nın Berlin'deki on yılı, Türk-Alman ilişkilerinin ekonomik ve kültürel alanda yeniden canlandığı yıllara denk geldi. Türk öğrenciler Almanya'ya eğitime gönderiliyor, Alman uzmanlar Türkiye'ye geliyordu. Elçilik, bu karşılıklı ilişkilerin düğüm noktasıydı. 1926'da ferikliğe yükselen Paşa, 1928'de askerlikten emekli oldu ama büyükelçilik görevini sürdürdü.
Dikkat: yanlış bilinen
Kemalettin Sami Paşa'nın adı, Mısır hanedanından bir prensesle evliliği nedeniyle bazen "Mısırlı paşa" diye karıştırılır. Paşa'nın eşi Emine Hanım, Mısırlı Prens Abbas Halim Paşa'nın kızıydı; Paşa'nın kendisi ise Sinop doğumlu bir Osmanlı subayıydı.
Olimpiyat Komitesi başkanlığı
Büyükelçiliği sürerken 1930-1933 yıllarında Türkiye Millî Olimpiyat Komitesi'nin başkanlığını da üstlendi. Cumhuriyet'in ilk yıllarında spor, gençliğin yetiştirilmesinde önemli bir araç olarak görülüyordu. Türk sporcuların uluslararası yarışmalara katılmasında Avrupa'daki diplomatik bağlantılar işe yarıyordu.