Unutulmuş bir cephe: Yemen
Birinci Dünya Savaşı'nın Osmanlı cepheleri sayılırken genellikle Çanakkale, Kafkasya, Irak, Filistin ve Galiçya akla gelir. Yemen çoğu zaman listenin sonunda, hatta dışında kalır. Oysa savaş boyunca Yemen'de, imparatorluğun geri kalanından neredeyse tamamen kopmuş bir Osmanlı kolordusu bulunuyordu. 7. Kolordu, Arap Yarımadası'nın güneybatı ucunda, İngilizlerin Aden'deki üssüne komşu olarak dört yıl boyunca görev yaptı.Savaşın ilk yılında bu kolordu, İngilizleri şaşırtan bir harekât yaptı. Temmuz 1915'te Osmanlı birlikleri, Aden'in hemen kuzeyindeki Lahic Sultanlığı'na girdi ve İngilizlerin bu küçük ama stratejik müttefikini devre dışı bıraktı. Aden, savaşın sonuna kadar Osmanlı birliklerinin gözetimi altında kaldı.

Aden ve Lahic
Aden, 1839'dan beri İngiliz idaresindeydi ve Hindistan yolu üzerinde önemli bir kömür ve ikmal limanıydı. Süveyş Kanalı'nın açılmasından sonra önemi daha da arttı; Kızıldeniz'in güney kapısını tutan bu liman, İngiliz deniz ulaşımının kilit noktalarından biri oldu. İngilizler, Aden'in çevresindeki küçük sultanlık ve şeyhliklerle anlaşmalar yaparak bir "himaye" bölgesi kurmuştu. Lahic Sultanlığı bu bölgenin en önemli parçasıydı. Abdali hanedanının yönettiği sultanlık, Aden'in su ve sebze ihtiyacının önemli bir kısmını karşılıyor ve limanın kara tarafındaki güvenliğini sağlıyordu.Osmanlı Devleti, 1872'den beri Yemen'in iç kesimlerini doğrudan idare ediyordu. 1911'de İmam Yahya ile varılan Da'an Antlaşması, Yemen'in kuzey dağlarında bir iç barış sağlamıştı. Böylece savaş başladığında, Osmanlı kolordusu İmam'ın düşmanlığıyla uğraşmadan güneye, Aden yönüne bakabiliyordu.
Tarih notu
1839: Aden İngiliz idaresine geçer
1911: Osmanlı Devleti ile İmam Yahya arasında Da'an Antlaşması
Kasım 1914: Osmanlı Devleti savaşa girer
Temmuz 1915 başı: Osmanlı birlikleri Lahic'e yürür
4-5 Temmuz 1915: Lahic çarpışması, İngiliz birliklerinin Aden'e çekilmesi
21 Temmuz 1915: İngiliz takviyeleri Şeyh Osman'ı geri alır
30 Ekim 1918: Mondros Mütarekesi
Ocak 1919: Yemen'deki Osmanlı kuvvetlerinin teslimi
1911: Osmanlı Devleti ile İmam Yahya arasında Da'an Antlaşması
Kasım 1914: Osmanlı Devleti savaşa girer
Temmuz 1915 başı: Osmanlı birlikleri Lahic'e yürür
4-5 Temmuz 1915: Lahic çarpışması, İngiliz birliklerinin Aden'e çekilmesi
21 Temmuz 1915: İngiliz takviyeleri Şeyh Osman'ı geri alır
30 Ekim 1918: Mondros Mütarekesi
Ocak 1919: Yemen'deki Osmanlı kuvvetlerinin teslimi
Lahic'e yürüyüş
1915 yazının başında Ali Said Paşa komutasındaki Osmanlı birlikleri, yerel kabilelerden katılan gönüllülerle birlikte güneye, Lahic'e doğru ilerledi. İngilizler bu hareketi fark edince Aden'den bir seyyar kol gönderdi. Ancak Temmuz'un kavurucu sıcağında, çöl ve kumlu arazide yapılan yürüyüş İngiliz birliklerini tüketti. Askerlerin önemli bir kısmı sıcak çarpması ve susuzluktan etkilendi. 4 Temmuz'da Lahic'e ulaşan İngiliz kolu, aynı gün Osmanlı birlikleriyle karşılaştı.Lahic'te yaşanan çarpışma kısa ama karışık oldu. Gece karanlığında iki taraf da düşmanın yerini tam bilmiyordu. Bu karmaşa sırasında Lahic Sultanı Ali bin Ahmed, İngiliz tarafındaki Hint birliklerinin yanlışlıkla açtığı ateşle hayatını kaybetti. Sultanın ölümü, İngilizlerin bölgedeki en önemli müttefikini kaybetmesi anlamına geliyordu. 5 Temmuz'da İngiliz kolu Aden'e geri çekildi; geride top, cephane ve malzeme bıraktı.
Aden'in kapısında
Osmanlı birlikleri Lahic'i aldıktan sonra güneye ilerleyerek Aden'in hemen kuzeyindeki Şeyh Osman kasabasına kadar geldi. Şeyh Osman, Aden'in su kaynaklarının bulunduğu yerdi. Burada Osmanlı topları Aden'in kara tarafındaki savunmasını görebiliyordu. İngilizler için durum ciddiydi: Hindistan yolunun kilit limanı kara tarafından tehdit altındaydı.İngiliz komutanlığı Mısır'dan acilen takviye gönderdi. General George Younghusband komutasındaki bir tugay Aden'e çıktı ve 21 Temmuz 1915'te Şeyh Osman'ı geri aldı. Ancak İngilizler Lahic'e ilerlemedi. Osmanlı birlikleri Lahic'te kaldı ve savaşın sonuna kadar oradan çekilmedi.
Ek bilgi
Lahic harekâtı, Osmanlı ordusunun Birinci Dünya Savaşı'nda İngiliz topraklarına en çok yaklaştığı yerlerden biridir. Aden, savaşın sonuna kadar İngilizlerin elinde kaldı; ama Osmanlı birliklerinin Lahic'teki varlığı, İngiltere'yi Aden'de sürekli bir garnizon bulundurmaya zorladı. Bu garnizon, başka cephelerde kullanılabilecek askerlerin Aden'de bağlı kalması demekti. Küçük bir kuvvetle büyük bir rakibin kaynaklarını meşgul etmek, Yemen cephesinin asıl stratejik katkısı oldu.

Dört yıl süren bir kuşatma hali
Lahic'in alınmasından sonra Yemen cephesi, savaşın geri kalanında bir tür sınır kuşatması hâline geldi. İngilizler Aden'de, Osmanlı birlikleri Lahic'te bekledi. Zaman zaman karşılıklı akınlar ve küçük çarpışmalar oldu. İngiliz uçakları Lahic'i keşfetti ve bombaladı; Osmanlı birlikleri ise Aden'in çevresindeki yolları kontrol ederek limanın kara bağlantılarını zorlaştırdı.Bu dönemde Yemen'deki Osmanlı kolordusunun en büyük sorunu, imparatorlukla bağlantısının kopmasıydı. Hicaz'da 1916'da başlayan isyan ve Hicaz demiryolunun sürekli saldırıya uğraması, Yemen'e asker ve malzeme gönderilmesini neredeyse imkânsız hâle getirdi. Kolordu, savaşın sonuna kadar kendi kaynaklarıyla ve yerel halkın desteğiyle ayakta kalmaya çalıştı. Bu yalnızlık, Yemen'deki askerlerin hikâyesini daha da dikkat çekici kılıyor.
Mütarekeden sonra
30 Ekim 1918'de imzalanan Mondros Mütarekesi, Osmanlı kuvvetlerinin Yemen'de ve Hicaz'da teslim olmasını öngörüyordu. Ancak Yemen'deki komutanlar bu haberi hemen kabul etmedi; mütareke haberinin ulaşması ve teslim düzenlemesinin yapılması zaman aldı. Lahic'teki Osmanlı birlikleri ancak Ocak 1919'da İngilizlere teslim oldu. Ali Said Paşa ve subayları Aden'e götürüldü, ardından esir olarak Mısır'a ve oradan Türkiye'ye gönderildi.Bu teslim, imparatorluğun Arap Yarımadası'ndaki dört yüz yıllık varlığının da sonu oldu. Medine'de Fahrettin Paşa'nın teslimi gibi, Lahic'teki teslim de mütarekeden haftalar sonra gerçekleşti. Her iki örnek de, uzak cephelerde görev yapan askerlerin son ana kadar görevlerine bağlı kaldığını gösteriyor.
Dikkat: yanlış bilinen
1. Adlar: Lahic, Arapça Lahj ya da Lahij olarak yazılır. Abdali hanedanından Sultan Ali bin Ahmed, 1915'teki çarpışmada ölen sultandır; yerine Abdülkerim geçmiştir.
2. Sultanın ölümü: Sultanın İngiliz tarafındaki birliklerin yanlışlıkla açtığı ateşle öldüğü genel kabul görür.
3. Tarih: Çarpışma 4-5 Temmuz 1915'tedir. Osmanlı birliklerinin teslim tarihi Ocak 1919'dur.
2. Sultanın ölümü: Sultanın İngiliz tarafındaki birliklerin yanlışlıkla açtığı ateşle öldüğü genel kabul görür.
3. Tarih: Çarpışma 4-5 Temmuz 1915'tedir. Osmanlı birliklerinin teslim tarihi Ocak 1919'dur.
Uzak cephenin anlamı
Lahic harekâtı, Birinci Dünya Savaşı'nda Osmanlı ordusunun ne kadar geniş bir coğrafyada savaştığını hatırlatan örneklerden biri. Yemen'deki kolordunun askerleri, İstanbul'dan binlerce kilometre uzakta, imparatorlukla bağlantıları kopmuş hâlde dört yıl boyunca görev yaptı. Lahic'i aldılar, Aden'in kapısına kadar geldiler ve savaşın sonuna kadar buradan ayrılmadılar.Bize kalırsa bu hikâye, savaşın genel anlatısında genellikle görünmeyen bir şeyi gösteriyor: imparatorluğun son yıllarında bile sınırlarının en uzak ucunda görevini sürdüren insanların sadakatini. Lahic'teki askerler, Çanakkale'nin ya da Kût'un zaferini duyduklarında aynı orduya ait olduklarını biliyorlardı. Mütarekeden sonra teslim olduklarında da aynı sessiz disiplinle yollarına devam ettiler. Yemen'den dönen bu askerlerin bir kısmı, birkaç yıl sonra Anadolu'da başlayan Milli Mücadele'nin saflarında yeniden yer aldı.