25 Nisan 1915 sabahı Çanakkale'de yapılan çıkarmaların hepsi Gelibolu Yarımadası'na değildi. Boğaz'ın Anadolu kıyısında, Menderes Çayı'nın denize döküldüğü yerde, Kumkale köyüne de bir Fransız kuvveti çıkarıldı. Bu harekât baştan beri kısa süreli bir aldatma olarak planlanmıştı ve iki gün sonra geri alındı. Ama o iki günde Kumkale mezarlığında, yanan köyün dar sokaklarında ve kıyıda çok ağır bir muharebe yaşandı. Bu yazı Türkçe Vikipedi'deki Kumkale Muharebeleri maddesine dayanıyor; madde Osmanlı birliklerinin rapor ve emirlerinden geniş alıntılar içeriyor. Birlik adları, saatler ve rakamlar bu maddeden aktarıldı.
Hamilton'un planı: bir aldatma
Akdeniz Seferi Kuvvetleri Komutanı General Ian Hamilton asıl çıkarmaları Gelibolu Yarımadası'nın altı kumsalına yapmayı planlamıştı. Türkçe maddeye göre Kumkale bunların yanında düşünülen yanıltıcı harekâtlardan biriydi. Amaç, Anadolu yakasındaki Osmanlı kuvvetlerini bölgeye bağlamak, bu kıyıdaki topçu bataryalarının asıl çıkarma bölgesini ateş altına almasını önlemek ve Osmanlı üst komutasını asıl çıkarmanın nerede olduğu konusunda kararsızlığa düşürmekti. Böylece yarımadanın kuzeyindeki Osmanlı birliklerinin güneye kaydırılması gecikecek, ilk ve en kritik 24 saat daha kolay atlatılacaktı.
Hamilton harekâtı Fransız Kolordusu'na verdi ve 18 Nisan 1915'te emrini yazdı. Maddenin aktardığı metne göre Kumkale çıkarması bir aldatma niteliğindeydi; hedef Kumkale, Yenişehir ve Menderes Çayı'nın batı kısmını temizlemekti. Harekât gereğinden fazla genişletilmeyecek, bir piyade alayı ile bir 75'lik bataryadan fazlası karaya çıkarılmayacaktı. Gelibolu'da sağlam bir dayanak kurulur kurulmaz bu birlikler gemilere alınıp Avrupa yakasına taşınacaktı. Aynı emir, Beşige Limanı önünde de Amiral Guépratte tarafından bir gösteri yapılmasını istiyordu.
Ek bilgi
Maddeye göre görev kuvveti, Albay Ruef komutasında üç taburlu Fransız 6. Alayı'ndan (biri Senegalli, biri Cezayirli lejyonerlerden oluşan, yaklaşık 2.800 tüfek), dört namlulu bir 75 mm sahra bataryası, bir istihkâm bölüğü, bir sıhhiye takımı ve bir muhabere müfrezesinden oluşuyordu. Destekleyen deniz kuvveti içinde Prince George zırhlısı ve Rus kruvazörü Askold da vardı. Madde gemi toplarını 16 ağır, 53 orta ve 59 hafif olmak üzere 128 namlu olarak sayar.
Karşı tarafta: 15. Kolordu
Boğaz'ın Anadolu kıyısı Osmanlı 15. Kolordusu'nun sorumluluğundaydı. Türkçe maddeye göre kolordu 26 Mart 1915'te 3. ve 11. tümenler ile iki taburlu 64. Alay'dan kurulmuştu ve komutanı Alman General Weber'di. 3. Tümen'in başında Albay Nikolai, 11. Tümen'in başında Kurmay Albay Ahmet Fevzi Bey vardı.
5. Ordu'nun benimsediği savunma anlayışına göre kıyılar zayıf birliklerle tutulacak, ana kuvvetler geride bekleyecek, çıkan düşman güçlenmeden gece taarruzlarıyla denize dökülecekti. Kumkale-Yeniköy kesiminde ise yalnızca 31. Alay'ın 6. Bölüğü bulunuyordu.
Bu bölüğün komutanı gece 03.30'da alaya bir rapor gönderdi. Maddenin aktardığı rapora göre Bozcaada'dan çok sayıda gemi hareket etmiş, Yenişehir açıklarından hafif bir ışıkla ve borular çalarak geçmişti; hava karanlıktı ve gemilerin Boğaz'a mı Saros'a mı gittiği seçilemiyordu. Rapor 04.00'te tümene ulaştı, Albay Nikolai 05.00'te tümeni alarma geçirdi. Madde bu hazırlığın, henüz bölgede bir çıkarma yokken yapıldığını özellikle not eder.
Dikkat: yanlış bilinen
Madde iki emir arasında bir çelişkiye dikkat çeker. Kolordu'nun 8 Nisan 1915 tarihli emri 3. Tümen'in görevini "düşmana geceleyin süngü ile hücum ederek Kumkale'den atmak" olarak tanımlıyordu. 25 Nisan sabahı 09.00'da tümenin verdiği emir ise "karaya çıkan düşmanı püskürtünüz" diyerek bir gündüz taarruzu istiyordu. Maddeye göre kolordu komutanlığı tümenin hareketlerini izlediği hâlde bu emre itiraz etmedi.
Kumkale Muharebesi'ni gösteren G. Lebrecht imzalı 1915 tarihli resimGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Fritz Grotemeyer. Dosya sayfası
25 Nisan: akıntıya takılan filikalar
Destek gemileri 25 Nisan sabahı 04.30 dolaylarında Kumkale ve Beşige önlerinde düzen aldı ve 05.15'te bombardımana başladı. Ateş dört saat sürdü; Prince George özellikle İntepe'deki Osmanlı obüs bataryalarını hedef alıyordu.
İlk dalga 06.20'de filikalara bindi ve 07.00'ye doğru kıyıya yöneldi. Burada hesapta olmayan bir engel çıktı: Anadolu kıyısını yalayan akıntı. Maddeye göre kıyıya yakın keşif yapılmadığı için bu akıntı düşünülmemişti; filikaları çeken motorlar akıntıyı yenemedi ve bombardıman yapan muhrip ve torpidobotların bir kısmı yardıma gönderildi. Filikalar ancak 09.53'te kıyıya yanaşabildi. İntepe'deki Osmanlı bataryası bu sırada bir filikayı batırdı. Madde, kıyıda ağır makineli tüfek bulunmamasının çıkarma birlikleri için büyük şans olduğunu, aksi hâlde üç saate yakın süren bu manevra sırasında ağır kayıp verebileceklerini yazar.
Senegalli askerler eski kale kalıntısını ve Kumkale köyünü kısa sürede aldı. Çıkarma 17.30'a kadar sürdü. Beşige'deki gösteri ise yarım kaldı: filikalar kıyıya bir türlü yanaşamadı, öğleye doğru sis bastı ve birlikler gemilere geri alındı.
Mezarlıkta tutunan bölük
Kaledeki mevziyi 6. Bölük'ün bir takımı tutuyordu. Maddeye göre iki Fransız bölüğü bu mevziye saldırdı; Osmanlı askerleri bir saat kadar dayandıktan sonra yanan köye çekildi, çatışma köy içinde sürdü. Kuşatılma tehlikesi belirince bölük köyü bıraktı ve 11.30'da Kumkale mezarlığına çekildi. Bölük komutanı mezarlıktan köyün güney çıkışını sürekli ateş altında tuttu.
Öğleye doğru 31. Alay'ın 3. Taburu'ndan iki takım yetişti; 11.00 itibarıyla cephane sıkıntısı vardı, bu sıkıntı öğleden sonra giderildi. 13.00'te taburun geri kalanı da geldi. Tabur komutanının 13.10'da gönderdiği raporda Fransız bölüklerinin kumluk ile mezarlık arasındaki ilerleyişinin durdurulduğu bildiriliyordu. Menderes üzerindeki köprüler çıkarmanın başında yıkılmıştı; bu yüzden Fransızların doğuya ilerleme yolu kapanmış, Osmanlı birlikleri de köprüsüz arazide önce güneye, sonra batıya, en son kuzeye dolanmak zorunda kalmıştı.
Telefon hattındaki üç kurmay
Akşama doğru asıl çıkarmaların Gelibolu'nun güneyine ve Arıburnu'na yapıldığı anlaşılmıştı. 5. Ordu, 15. Kolordu'dan Eceabat'a, Esat Paşa'ya bir alay göndermesini istedi. Madde, kolordunun ilk emirlere uzun süre yanıt vermediğini, sonra eğitim ve donanım bakımından yetersiz iki taburlu 64. Alay'ı önerdiğini, ordunun bunun yerine başka bir alay istediğini anlatır.
Bu yazışmalarda üç kurmay subay öne çıkar: Gelibolu'daki 3. Kolordu Kurmay Başkanı Albay Fahrettin (Altay), 15. Kolordu Harekât Dairesi Başkanı Kurmay Yüzbaşı Nihat Bey ve Müstahkem Mevki Kurmay Başkanı Yarbay Selahattin Adil. Ordu ile kolordu arasındaki telefon hattı Müstahkem Mevki santralinden geçiyordu ve bu üç subay hattı, takviye isteklerini hızlandırmak ve Anadolu yakasındaki durumu orduya ayrıntılı aktarmak için kullandı. Sonunda 33. Alay'ın gönderilmesi sağlandı ve Anadolu yakasından yarımadaya birlik kaydırmanın yolu açıldı.
Ek bilgi
Fahrettin Altay sonraki yıllarda Kurtuluş Savaşı'nın süvari komutanlarından biri oldu. Kumkale maddesi onun 1915'teki adını bu telefon trafiğinin içinde verir; Altay'ın hayatını anlatan konumuz bu partide ayrıca yer alıyor.
Üç gece taarruzu
Albay Nikolai 18.00'de Yenişehir'e geldi ve gece taarruzuna karar verdi. Ama hava kararıyordu ve ayrıntılı plan yapacak zaman yoktu. Birliklere "Kumkale köyü işgal edilecek, düşman denize dökülecek" gibi genel emirler verildi. Taarruz 19.00'da başladı. Sol kanat, donanmanın ışıldaklarıyla aydınlatılan kumsalda ilerleyemedi. Merkez ve mezarlık üzerinden giden dalgalar ise savunmayı yarıp köye girdi. Karanlıkta, dolambaçlı sokaklarda birlikler birbirine karıştı; madde "kimin kime ateş ettiği belli değildi" diye yazar. Gece yarısına doğru taarruz durduruldu.
31. Alay'ın 1. Taburu ile 03.00'te ikinci taarruz yapıldı. Fransızlar köyü dikenli tel ve makineli tüfeklerle tahkim etmişti; yarım saatlik hücum sonuç vermedi. 05.00'te üçüncü kez saldırıldı ve iki saatlik çatışmada köy içinde adım adım ilerlendi. Saat 07.00'de Fransız 1. Tümen Komutanı General d'Amade, kendi birliklerinin bir kısmını vurmayı göze alarak donanmanın ateş açmasını istedi. Bunun üzerine Osmanlı birlikleri köyden kademe kademe çekildi.
Dikkat: yanlış bilinen
Madde, kayıpların yüksekliğinde bir ihmalin payı olduğunu yazar: Taarruz emri verilirken sıhhiye bölüğü cephe gerisine alınmamış, birliklerden birine emir götüren bir süvari subayı bölüğü geride görüp kendi inisiyatifiyle öne çağırmıştı. Bu yüzden birçok yaralıya zamanında müdahale edilemedi. Maddede iki tarafın toplam kayıpları için kesin bir rakam bulunmadığından biz de rakam vermiyoruz.
26 Nisan sabahı 10.15'te tümen, 39. Alay Komutanı Yarbay Nurettin Bey'e fırsat düştükçe taarruz edilmesini ve Kumkale'nin her durumda alınmasını emretti. Alay komutanının 14.00 tarihli raporu ise acıydı: bölük komutanı ve subay kalmamıştı, cephede ve kanatlarda 300 kişiden fazla asker yoktu ve bu askerler 35 saattir topçu ateşi altında savaşıyordu. Emir geri alınmadı. Yarbay Nurettin Bey'in şehit düşmesi üzerine 16.40'ta taarruz emri iptal edildi. Kumkale köyündeki Anadolu yakası kalesi, Fransız Ulusal Kütüphanesi koleksiyonuGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Agence Rol. Agence photographique (commanditaire). Dosya sayfası
Tahliye ve hesap
Gelibolu'daki çıkarmalar dar köprübaşlarına sıkışınca Hamilton Fransız tümenini Seddülbahir'e takviye olarak almak istedi. 26 Nisan sabahı verilen emirle Kumkale'deki birlikler 26-27 Nisan gecesi, karanlıkta ve sessizce gemilere alındı; gün ağarmadan kıyıda kimse kalmamıştı.
Türkçe madde sonucu iki yönlü değerlendirir. Fransız kuvveti kendisine verilen görevi yapamadı: Yenişehir'e ilerleyemedi, Menderes'in batısını temizleyemedi, dar bir burunda 36 saat hayatta kalma mücadelesi verdi. Ama Hamilton'un asıl amacı, Anadolu yakasındaki Osmanlı kuvvetlerini bölgeye bağlamak, gerçekleşti. Madde bu bağlanmanın ilk üçte birlik kısmını olağan sayar, çünkü asıl çıkarma yerleri belli olana kadar birlik kaydırmak zaten mümkün değildi. Sonraki yirmi dört saatin ise 15. Kolordu ve 3. Tümen komutanlıklarının tutumundan doğduğunu, Beşige kıyısında hiçbir hareket yokken 11. Tümen'in neredeyse tamamen boşta beklediğini yazar.
Bugün Kumkale
Kumkale, Çanakkale Savaşları'nın Anadolu yakasındaki tek büyük kara muharebesinin yeri olarak anılır. Gelibolu'daki çıkarmalar kadar bilinmese de Osmanlı komuta zincirindeki aksaklıkları, gece taarruzu öğretisinin sahada nasıl uygulandığını ve küçük bir aldatma harekâtının bir kolorduyu ne kadar oyalayabildiğini açıkça gösteren bir örnektir.