Irak Cephesi'nde 1915 yazı
Birinci Dünya Savaşı'nın Irak Cephesi, Çanakkale ve Kafkasya cepheleri kadar sık anılmasa da Osmanlı Devleti'nin en uzun süren cephelerinden biridir. 1915 yazında bu cephede, Fırat Nehri kıyısındaki Nasıriye kasabası için yapılan muharebe, İngiliz-Hint kuvvetlerinin Basra'dan kuzeye doğru ilerleyişinde önemli bir halka oldu. Bu yazı, İngilizce Wikipedia'nın Battle of Nasiriyah (1915) ve Mesopotamian campaign maddelerine, cephenin genel seyri için de Türkçe Vikipedi'nin Irak Cephesi maddesine dayanır.Türkçe Vikipedi'de "Nasıriye Muharebesi" adıyla yer alan madde, 2003'teki Irak işgali sırasında aynı kentte yaşanan çatışmayı anlatır. Burada ele alınan olay ise ondan 88 yıl önce, Temmuz 1915'te Osmanlı ve İngiliz kuvvetleri arasında yaşanan muharebedir; iki olayın karıştırılmaması gerekir.

Arka plan: petrol, prestij ve Basra
İngilizce maddeye göre savaşın başında İngiliz komutanlar, Basra Körfezi bölgesindeki değerli petrol kaynaklarına erişimi kaybetmekten endişe ediyordu. Bu petrol, İngiliz İmparatorluğu'nun gemilerine yakıt sağlamak için hayati önemdeydi. Bölgedeki tehdit, İttifak Devletleri safında savaşa giren ve petrol tesislerinin büyük kısmının bulunduğu Abadan'a coğrafi olarak en yakın düşman olan Osmanlı Devleti'nden geliyordu. Madde ayrıca İngilizlerin Hint tebaası gözünde prestijini korumak ve bir isyan çıkmasını önlemek istediğini de yazar.Aynı kaynağa göre Osmanlı ordusunun Irak'ta çok az kuvveti vardı; bölge ikinci planda sayılıyordu ve İngilizler saldırdığında burada uçak desteği olmayan, topçusu az tek bir tümen bulunuyordu. İngiliz kuvvetleri Kasım 1914'te Dicle ile Fırat'ın ağzındaki Fav'a çıktı. Türkçe Vikipedi'nin Irak Cephesi maddesine göre Irak ve Havalisi Genel Komutanı Cavit Paşa, Arap erlerin firarı ve bazı aşiretlerin düşmanca tutumu karşısında Basra'yı savunmaktan vazgeçip zayıf kuvvetleriyle Dicle ile Fırat'ın birleştiği Kurna bölgesine çekildi. İngiliz ordusu 23 Kasım 1914'te Basra'yı işgal etti. 4 Aralık 1914'te Kurna mevziine taarruz eden İngilizler, 9 Aralık 1914'te Türk kuvvetlerinin kuzeye çekilmesiyle Kurna'ya hâkim oldu.
İngilizce maddeye göre Haziran 1915'e kadar Kurna, Şuayybe ve Amara da İngilizlerin eline geçmişti. Madde, bu başarıların büyük ölçüde bölgede etkili bir Osmanlı direnişinin bulunmamasından kaynaklandığını yazar ve İngiliz siyasi temsilcisi Sir Percy Cox'un o dönemde Bağdat'ın alınmasından kaçınmanın zor göründüğünü ifade eden sözlerini aktarır.
Ek bilgi
Irak ve Havalisi Genel Komutanlığı'nda bu dönemde komuta değişiklikleri de yaşandı. Türkçe Vikipedi'nin Es Sinn Muharebesi maddesine göre komutan Süleyman Askeri Bey, Kurna ve Şuayybe yenilgilerinden sonra yaralarını tedavi ettirirken intihar etti; yerine "Sakallı" lakabıyla bilinen Nurettin Bey geçti. Nasıriye muharebesi, bu geçiş döneminde, Osmanlı kuvvetlerinin yorgun ve dağınık olduğu bir zamanda yaşandı.
Nasıriye neden önemliydi?
Güney Irak'taki Nasıriye, bölgedeki Osmanlı kuvvetleri için kritik bir ikmal kavşağıydı. İngilizce maddeye göre kasaba hem Basra için hem de Dicle boyunca ilerleyen Charles Townshend'in kuvvetlerinin batı kanadı için bir tehdit oluşturuyordu. Mesopotamian campaign maddesi, Nasıriye'yi Güney Irak'taki en büyük Türk ikmal deposu olarak niteler. Bu nedenle kasabanın alınması görevi Tümgeneral G. F. Gorringe'e verildi.
Bataklıklar arasından ilerleyiş
Gorringe, 27 Haziran 1915'ten itibaren yaklaşık 5.000 İngiliz ve Hint askerinden oluşan takviyeli bir tugayla Fırat boyunca Osmanlı mevzilerine doğru ilerlemeye başladı. İngilizce maddeye göre karşılarında da benzer büyüklükte bir Osmanlı garnizonu bulunuyordu. Bölge, mevsimlik taşkınların oluşturduğu sulak alanlarla kaplıydı; askerler bu bataklık ve kanallar arasında küçük teknelerle kuzeye doğru ilerledi. Sıcaklık Fahrenhayt ölçeğinde yüz dereceyi, yani yaklaşık 38 santigrat dereceyi aştı; sivrisinekler de askerler için ciddi bir sıkıntıydı. Kuvvetler Temmuz başında Nasıriye yakınlarına ulaştı.Bir buçuk gün süren bir harekâtta İngiliz istihkâmcıları, Osmanlıların Fırat'taki İngiliz ilerleyişini engellemek için Hakika Kanalı üzerinde kurduğu bir seddi yıktı. İstihkâmcılar yoğun ateş altında çalıştı ve ağır kayıplar verdi. İngilizce maddeye göre mayınlar sorun olmadı; çünkü bir Türk esir, yerlerini önceden açıklamıştı.
Osmanlı mevzileri ve duraklama
Ana Türk savunması, Fırat'ın iki yakasında uzanan ve kanatları bataklıklarla korunan bir dizi siperden oluşuyordu. Gorringe takviye istedi ve 13 Temmuz'da bir tugay daha geldi. İngiliz kuvvetleri bataklıklar üzerinden Türk savunmasına saldırmayı denedi ama geri püskürtüldü. Sonraki iki hafta çatışmalarda bir durgunluk yaşandı; iki orduda da hastalık ve sıcak çarpması yaygınlaştı.Dikkat: yanlış bilinen
İngilizce madde Gorringe'in rütbesini aynı metin içinde iki farklı biçimde verir: giriş bölümünde Korgeneral (Lieutenant General), arka plan bölümünde ise Tümgeneral (Major General). İngilizce George Gorringe maddesine göre Gorringe Eylül 1911'de 43 yaşındayken tümgeneralliğe yükselmiş, 1915'te şövalyelik unvanı almıştı; maddede bu tarihten önceki son terfi tümgeneralliktir. Bu nedenle burada tümgeneral ifadesi kullanılmıştır. Ayrıca İngiliz-Hint kuvvetinin büyüklüğü başlangıçta 5.000 kişi olarak verilir; 13 Temmuz'da gelen ikinci tugayla bu sayının arttığı açıktır, ancak kaynak kesin bir toplam vermez.
24 Temmuz taarruzu ve Nasıriye'nin düşüşü
24 Temmuz'da Gorringe, bir İngiliz gözetleme uçağından elde edilen istihbarata dayanarak Türk mevzilerine saldırdı. İngilizce maddeye göre bir mavna nehrin ortasına çekildi ve istihkâmcılar Türk mermileri altında bir köprü kurmak için durmadan çalıştı, ancak bunu başaramadı. Yine de mavna, nehri İngiliz ve Hint askerlerinin yürüyerek geçebileceği kadar daralttı; askerler karşıya geçerek gambotların desteğiyle Türk mevzilerini ele geçirdi ve savunanları dağıttı.Nasıriye 25 Temmuz 1915'te düştü; kalan Türk askerleri Kut'a çekildi. İngilizce maddeye göre muharebede 533 İngiliz ve Hint askeri öldü ya da yaralandı; Türk tarafında ise 2.000 ölü ve yaralı vardı. 1.000 Türk askeri esir alındı ve büyük miktarda Osmanlı askerî malzemesi ele geçirildi.

Tarih notu
Nasıriye harekâtının kronolojisi: 23 Kasım 1914 Basra'nın işgali. 9 Aralık 1914 Kurna'nın İngiliz denetimine geçmesi. Haziran 1915'e kadar Şuayybe ve Amara'nın alınması. 27 Haziran 1915 Gorringe'in Fırat boyunca ilerleyişinin başlaması. Temmuz başı Nasıriye yakınlarına varış ve Hakika Kanalı seddinin yıkılması. 13 Temmuz ikinci İngiliz tugayının gelişi. 24 Temmuz büyük taarruz. 25 Temmuz 1915 Nasıriye'nin düşüşü ve Osmanlı kuvvetlerinin Kut'a çekilmesi.
Sonuçları
İngilizce madde Nasıriye'yi, Amara'nın alınması ve Kurna Muharebesi'nin hemen ardından gelen, İngilizlerin bu cephedeki uzun başarı zincirinin son halkası olarak niteler. Mesopotamian campaign maddesi de Townshend'in küçük ordusuyla Dicle boyunca ilerlediğini, durdurmak için gönderilen birkaç Osmanlı kuvvetini yendiğini ve Temmuz 1915'te Gorringe komutasındaki bir kuvvetin Nasıriye'yi alarak Güney Irak'taki en büyük Türk ikmal deposunu ele geçirdiğini yazar. Aynı madde, ilerleyişin lojistik açıdan sürdürülmesinin çok zor olduğunu, buna karşın sürdürüldüğünü ekler.Nasıriye'nin düşmesi, İngilizlerin Fırat hattındaki kanadını güvenceye aldı ve Dicle boyunca Kut'a doğru ilerleyişin önünü açtı. Birkaç ay sonra, 28 Eylül 1915'te Es Sinn'de yapılan muharebe ile Kut da İngilizlerin eline geçecekti. Ancak Türkçe Irak Cephesi maddesinin anlattığı gibi bu ilerleyiş Kasım 1915'te Selman-ı Pak'ta durduruldu; İngilizler 26 Kasım 1915'te çekildi, Kut'ül-Amare'de 8 Aralık 1915'te kuşatılan İngiliz birlikleri de beş aylık direnişten sonra 29 Nisan 1916'da teslim oldu ve General Townshend dahil 13.399 asker esir alındı.
Değerlendirme
Nasıriye muharebesi, Irak Cephesi'nin ilk evresinin özelliklerini açıkça gösterir: zor arazi, aşırı sıcak, hastalık ve ikmal güçlüğü her iki ordu için de düşman kadar tehlikeliydi. Bataklıklar ve kanallar savunma için doğal bir engel oluşturuyordu; ancak İngilizlerin nehir gemileri, uçak keşfi ve istihkâm birlikleri bu engelleri aşmalarına yardım etti. Osmanlı tarafında ise az sayıdaki kuvvetin geniş bir alanda dağılmış olması ve takviyelerin demiryolu eksikliği yüzünden geç gelmesi belirleyici oldu. Nasıriye'nin kaybı, Bağdat'a giden yolda İngilizlerin önündeki engellerden birinin kalkması anlamına geliyordu.Kaynaklar
- İngilizce Wikipedia, Battle of Nasiriyah (1915) maddesi (en.wikipedia.org)
- İngilizce Wikipedia, Mesopotamian campaign maddesi (en.wikipedia.org)
- Vikipedi, Irak Cephesi maddesi (tr.wikipedia.org)
- İngilizce Wikipedia, George Gorringe maddesi (en.wikipedia.org)