3 Mayıs 1920'de kurulan ilk TBMM hükümetinde Hariciye Vekilliği'ne getirilen isim, Kafkasya'dan gelmiş bir Oset ailesinin oğlu olan Bekir Sami Bey'di. Bir yıl sonra, 8 Mayıs 1921'de aynı görevden istifa etti. Arada Moskova'ya giden heyete ve Londra Konferansı'na başkanlık etmiş, Londra'da İngiltere, Fransa ve İtalya ile ayrı anlaşmalar parafe etmişti. Bekir Sami Bey'in hayatını ve istifasına giden süreci adım adım izleyelim. Bekir Sami BeyGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Osetya'dan Galatasaray'a
Bekir Sami Bey1867'de Osetya'nın Saniba köyünde doğdu. Babası Musa Kunduh Paşa, Rus ordusunda general iken hemşehrileriyle birlikte Osmanlı Devleti'ne geçmiş ve Osmanlı ordusunda da paşalık yapmış bir Oset beyiydi. Bekir Sami, Galatasaray Lisesi'ni bitirdikten sonra Paris'te siyasal bilgiler okudu.
Memuriyete Petersburg Elçiliği'nde kâtip olarak başladı. Ardından Amasya mutasarrıfı oldu; Van, Trabzon, Bursa, Beyrut ve Halep valiliklerinde bulundu. Mondros Mütarekesi öncesindeki son görevi Beyrut Valiliği'ydi.
İstanbul Hükümeti ile Anadolu temsilcileri arasındaki ilk resmî görüşme olan Amasya Mülakatı'nda Mustafa Kemal Paşa ve Rauf Bey ile birlikte bulundu; 22 Ekim 1919 tarihli Amasya Protokolü'nü imzalayanlar arasında onun adı da yer alır. Protokolün öngördüğü seçimlerde Amasya mebusu olarak son Osmanlı Meclis-i Mebusanı'na girdi. Meclis, 16 Mart 1920'de İstanbul'un işgalinden sonra dağılınca Ankara'ya geçen yetmiş milliyetçi mebustan biri oldu ve 23 Nisan 1920'de TBMM'nin ilk toplantısında yerini aldı. Bekir Sami Bey ve Mustafa KemalGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
İlk Hariciye Vekili
Mustafa Kemal3 Mayıs 1920'de ilk kabineyi kurduğunda Bekir Sami Bey Hariciye Vekili oldu. 1923'te Cumhuriyet ilan edildikten sonra bu kabine geriye dönük olarak Cumhuriyet'in ilk hükümeti sayıldı; Bekir Sami de bu yüzden Türkiye'nin ilk dışişleri bakanı kabul edilir. Bu sıfatla Sovyet Rusya'ya giden heyete başkanlık etti.
Tarih notu
Londra Konferansı21 Şubat – 12 Mart 1921 tarihleri arasında toplandı. Konferansa Ankara Hükümeti adına Bekir Sami Bey, İstanbul Hükümeti adına Sadrazam Tevfik Paşa katıldı. Tevfik Paşa, Türkiye'nin tek temsilcisinin Ankara Hükümeti olduğunu belirterek sözü Bekir Sami Bey'e bıraktı.
Londra'daki anlaşmalar
Bekir Sami Bey, konferans sırasında İngiltere, Fransa ve İtalya dışişleri bakanlarıyla görüşerek her biriyle ayrı bir anlaşma parafe etti. Ancak bu anlaşmalar Ankara'nın onayı alınmadan yapılmıştı ve Türkiye'nin egemenlik haklarına aykırı bulundu.
Bu anlaşmaların bir boyutu özellikle önemlidir: Müzakerelerdeki en çetin konulardan biri, İngilizlerin Malta'da tuttuğu Türk tutuklularıydı. Bekir Sami, Türkiye'nin Malta'daki tutukluların yabancı mahkemelerde yargılanmasını kabul etmeyeceğini bildirdi. İngiliz Dışişleri Bakanı Lord Curzon'un aktarımına göre Bekir Sami, suçluları cezalandırmaya hazır olduklarını, ancak bu işin kendi hükümetlerine bırakılması gerektiğini söyledi. Buna karşın İngilizlerin hazırladığı anlaşma metni, Türkiye'nin elindeki bütün İngiliz esirleri serbest bırakmasını öngörürken İngiltere'ye bazı tutukluları alıkoyup yargılama hakkı tanıyordu. TBMM bu metni egemenlik ihlali olarak gördü ve Bekir Sami'nin hükümetin verdiği yetkiyi aştığı kanaatine vardı. Bekir Sami Bey portresiGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Auguste Léon. Dosya sayfası
İstifa ve sorumluluğu üstlenmesi
Ankara'ya döndükten sonra Bekir Sami Bey8 Mayıs 1921'de Hariciye Vekilliği'nden istifa etti. İstifa öncesinde ve sonrasında TBMM Genel Kurulu'nda Londra heyetindeki diğer yetkililer de ağır eleştirilere uğrayınca Bekir Sami Bey, bütün sorumluluğun kendisine ait olduğunu, başka hiçbir yetkilinin sorumluluğu bulunmadığını açıkladı.
Sonraki yılları
Bekir Sami Bey TBMM'nin ilk dönemlerinde Tokat mebusu olarak görev yaptı. 17 Eylül 1924'te Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın kurucuları arasında yer aldı; parti 5 Haziran 1925'te Şeyh Said isyanından sonra kapatıldı. 1926'daki İzmir suikast girişiminden sonra tutuklananlar arasındaydı; yargılandı ve beraat etti. Bu olay onu çok üzdü ve 1927'de aktif siyasetten çekilerek köyünde sessiz bir hayatı seçti. 16 Ocak 1933'te İstanbul'da öldü.
Dikkat: yanlış bilinen
1. Doğum yılı: Bekir Sami'nin doğum yılı kimi özetlerde 1867, kimilerinde 1865 olarak geçer; 1865 veren anlatımlar ailenin aynı yıl Anadolu'ya göç ettiğini de ekler. Uluslararası özetler genellikle 1867'yi verir.
2. Soyadı: Bekir Sami Bey, Soyadı Kanunu'ndan önce öldü. Ailesinin Soyadı Kanunu'ndan sonra aldığı soyadı kimi yerde "Kunduh", kimi yerde "Kunduk" olarak geçer.
3. Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası: Bazı yabancı özetlerde partinin Mustafa Kemal'in isteğiyle kurulduğu yazılır; bu ifade partinin kuruluşuna dair yaygın ve belgeli anlatımlarla uyuşmaz.
Ek bilgi
Bekir Sami Bey, Kafkas göçmenlerinin sorunlarıyla ilgilenen "Şimali Kafkas Cemiyeti" ve "Şimali Kafkas Göçmenleri Komitesi" gibi İstanbul'daki kuruluşlarda da görev yaptı. Babası Musa Kunduh Paşa'nın Rus ordusundan Osmanlı'ya geçişi, ailenin Kafkasya ile Anadolu arasındaki göç hikâyesinin bir parçasıdır.
Değerlendirme
Bekir Sami Bey'in hikâyesi, Ankara Hükümeti'nin dış politikada ilk yılında yaşadığı yetki ve egemenlik tartışmasını gösterir. Londra'da Ankara'yı temsil etme hakkını kazanan heyetin başkanı, imzaladığı metinlerin Meclis tarafından reddedilmesiyle görevinden ayrıldı ve sorumluluğu tek başına üstlendi. TBMM'nin bu tepkisi, Ankara'nın egemenlik hakları konusunda pazarlığa açık olmadığını hem içeriye hem dışarıya gösteren erken bir işaretti.
Bekir Sami Bey'in Londra'daki girişimi, Ankara hükümetinin dış politikada henüz kendi çizgisini netleştirdiği bir döneme ait. Bir heyet başkanının elde edebileceğini düşündüğü anlaşmaları imzalaması, Meclis'in ise bunları reddetmesi, egemenlik konusunda ne kadar hassas davranıldığını gösteriyor. Bizce Bekir Sami Bey'i yalnızca başarısız bir diplomat olarak görmek eksik bir değerlendirme olur; Ankara'yı ilk kez uluslararası bir masada temsil eden heyetin başındaydı ve sorumluluğu üstlenerek istifa etti. Bu olay, Meclis'in hükümet üzerindeki denetiminin erken bir örneği olarak da ilgi çekici.