İçeriğe geç
Giriş yap
0

Kozanoğlu Doğan Bey: Bandırma'nın topçusu, Çukurova Kuva-yı Milliyesinin takma adlı komutanı

Ilgaz Toprakçı başlattı0 Yanıt0 Görüntülenme0 takipçi

Ilgaz ToprakçıKonu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Çukurova'daki direnişi örgütlemek için gönderilen subayın adı "Kozanoğlu Doğan Bey"di. Bu bir insan adı değil, bir rol adıydı. Arkasında Üsküplü topçu binbaşısı Mehmet Kemal Bey vardı; adı da ona 1 Kasım 1919 sabahı Sivas'ta, Mustafa Kemal Paşa tarafından verilmişti. Paşa, mücadeleyi halkın başlattığı ve komutanların da halktan geldiği görüntüsünü vermek, komutanları halka mal etmek istiyordu. Bu yüzden Kozanlılardan öğrendiği yörenin tanınmış oymak adlarını takma ad olarak kullandı.
Kaynaklar
Belge: Kemal Doğan (Kozanoğlu Doğan Bey) — Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı (Atatürk Ansiklopedisi), Atatürk Ansiklopedisi maddesi — yazar: Fatma Rezzan ÜNALP. Tarih: 19 Temmuz 2022.
Kozan Kalesi; takma ad yörenin tanınmış oymak adlarından seçildi
Kozan Kalesi; takma ad yörenin tanınmış oymak adlarından seçildiGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Zeynel Cebeci. Dosya sayfası

Üsküp'ten Topçu Mektebine

Mehmet Kemal 1879'da Üsküp'te doğdu. Babası vergi memuru İbrahim Hilmi Bey, annesi Penbe Hanım'dı. 1890'da İstanbul Soğukçeşme Askerî Rüştiyesi'ne kaydoldu; ailesi 1895'te Üsküp'ten Kırklareli'ye (Kırkkilise) göç etti. 26 Aralık 1900'de Mühendishâne-i Berrî-i Hümayûn'dan, yani Topçu Mektebi'nden teğmen olarak mezun oldu. 1795'te III. Selim'in Hasköy'de açtığı bu okul, II. Mahmud döneminde Mekteb-i Harbiye kurulunca topçu okuluna dönüşmüştü.

Genç subay 1909'da taburuyla Hareket Ordusu'na katılarak İstanbul'a geldi, Balkan Harbi'nde Trakya'da cephane deposu komutanlığı ve batarya komutanlığı yaptı.

Afganistan yolunda bir gizli müfreze

Birinci Dünya Savaşı başlarken, Eylül 1914'te Rauf (Orbay) Bey başkanlığında kurulan gizli bir heyete alındı. Rauf Bey Müfrezesi, İran üzerinden Afganistan'a ulaşıp bu ülkeyi savaşa kazanmayı ve Hindistan sınırında müttefik bulmayı amaçlıyordu. Heyette Kemal Bey'in yanında, ileride Aydınoğlu Tufan Bey olacak Üsteğmen Osman Nuri de vardı. Alman kısmının başında istihbaratçı Wilhelm Wassmuss bulunuyordu.
Ek bilgi
Kâğıt üstünde üç ordu: İran'daki harekât için müfrezenin gücü konusunda İranlıları yanıltmak amacıyla Türk tarafı bölüklerine tabur adı verdi ve müfrezeyi üç "ordu" hâlinde düzenledi. Kasr-ı Şirin'deki bu düzenlemede 2. Ordu, Topçu Yüzbaşı Kemal Bey'in komutasında dört süvari bölüğü ve bir topçu bataryasından oluşuyordu.
Almanlarla anlaşmazlıklar yüzünden Afganistan'a ulaşamayan müfreze Eylül 1915'te dağıtıldı. Kemal Bey, Halil (Kut) Bey'in Mürettep Kolordusu'na topçu komutanı olarak atandı; Malazgirt ve Kılıçgediği muharebelerine katıldı, 25 Eylül 1915'te binbaşılığa yükseldi. Ardından Irak cephesine geçti; Selmanpak'taki fedakârlığı için Muharebe Gümüş Liyakat Madalyası aldı, Kûtü'l-Amâre muharebelerine katıldı. 1917 sonunda topçuluk incelemesi için Almanya'ya gönderildi, 1918'de Kafkas İslam Ordusu'nun topçu müfettişi olarak Azerbaycan harekâtında bulundu. Burada Nuri Paşa'nın yaveri Yüzbaşı Kılıç Ali ile tanıştı; ikisi Millî Mücadele'de Güney Cephesi'nde yeniden yan yana olacaktı.

Bandırma vapurundaki topçu müfettişi

Mütarekeden sonra İstanbul'a dönen Kemal Bey, 1919 başında Rami Kışlası'ndaki Topçu Astsubay Okulu'nun müdürüydü. Mustafa Kemal Paşa 9. Ordu Müfettişi olarak Anadolu'ya geçerken karargâhı için bizzat seçtiği subaylardan biri oldu. 16 Mayıs 1919'da Bandırma vapuruyla İstanbul'dan ayrılan ve 19 Mayıs'ta Samsun'a çıkan kadroda topçu müfettişi olarak yer aldı. Paşa onu Amasya'dan Sivas'a, Sivas Kongresi'nin hazırlıklarını izlemek için gönderdi; sonra 3. Kolordu'da topçu komutanı olarak çalıştı.
Eski adı Rumlu olan, 1923'te Kemal Doğan anısına adı değiştirilen Doğanbeyli
Eski adı Rumlu olan, 1923'te Kemal Doğan anısına adı değiştirilen DoğanbeyliGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Zeynel Cebeci. Dosya sayfası

Kozan heyeti Sivas'ta

Sivas Kongresi sırasında Güney Cephesi güvenlik bakımından kolordulara bölünmüştü. Pozantı'dan Sis ve Osmaniye hattına kadar olan birinci mıntıkanın merkezi Develi, Fırat'a kadar olan ikinci mıntıkanınki Elbistan, Fırat'tan Dicle'ye kadar olan üçüncü mıntıkanınki Hüsnü Mansur kazasıydı. Sorumluluk batıdan doğuya Ankara'daki 20., Sivas'taki 3. ve Diyarbakır'daki 13. kolordulara verildi.

Hulusi Kurtoğlu, dava vekili Emmi Mustafa ve Halil Topaloğlu'ndan oluşan bir Kozan heyeti Sivas'a geldi. Heyet 30 Ekim akşamı Sivas Lisesi'nde Heyet-i Temsiliye ile, 31 Ekim gecesi geç vakitte de Mustafa Kemal Paşa ile görüştü ve yörede halkın mücadelesine yön verecek bir komutan istedi. Paşa, heyet daha Sivas'tayken 1 Kasım 1919 sabahı "Kilikya Kuva-yı Milliye Komutanlığı"nı kurduğunu ve Topçu Binbaşı Kemal ile Piyade Yüzbaşı Osman Nuri'yi görevlendirdiğini bildirdi.
Ek bilgi
Takma adlar ağı: Kemal Bey "Kozanoğlu Doğan", Osman Nuri Bey "Aydınoğlu Tufan" oldu. Aynı yöntemle Yüzbaşı Selim "Kurtoğlu Yörük Selim", Yüzbaşı Asaf "Kılıç Ali" adlarıyla Maraş bölgesine, Edirneli Yüzbaşı Ratip Tekelioğlu da "Sinan Bey" adıyla Adana bölgesine gönderildi. Takma adlar, düzenli subayların kimliğini işgal yönetiminden gizlerken halka da kendi oymaklarından çıkmış önderler sunuyordu.

Develi'deki darboğaz ve Komutanlar Toplantısı

Kozanoğlu Doğan ile Aydınoğlu Tufan Develi'ye vardıklarında, eldeki imkânlarla işgal bölgesine girip teşkilat kurmanın çok zor olduğunu gördüler ve takviye istediler. Mustafa Kemal Paşa kolordu komutanlarını Sivas'a çağırdı. 16-19 Kasım 1919'daki Komutanlar Toplantısı'nda Güney Cephesi'nin teşkilatı, savunması ve askerî depolardan işgal bölgelerine silah gönderilmesi kararlaştırıldı. Çukurova'nın büyük kısmını işgalden kurtarma görevi Ali Fuat Paşa'nın 20. Kolordusu'na verildi. Ali Fuat Paşa 4 Aralık 1919'da Kayseri'de yaptığı görüşmelerle görev dağılımını belirledi: kurtuluş hareketini Kozanoğlu Doğan Bey yönetecek, doğu bölgesi Tufan Bey'in, batı bölgesi Sinan Bey'in sorumluluğunda olacaktı.

Rumlu köyünde bir gece baskını

Kemal Bey yaklaşık bir yıl Güney Cephesi'nde savaştı. Çukurova (Kilikya) Kuva-yı Milliye Umum Komutanlığı görevi 14 Eylül 1920'de sona erdi. Görevini devretmeden önce bulunduğu Rumlu köyünde, 23 Eylül 1920 gecesi Haçin'den (Saimbeyli) kaçan Ermenilerin düzenlediği baskında ayağından yaralandı ve komutanlıktan affını istedi. Köyün adı 31 Aralık 1923'te onun anısına Doğanbeyli olarak değiştirildi; köyde bugün heykeli dikili Kozanoğlu Doğan Bey meydanı bulunur.
Haçin (Saimbeyli) kalesi
Haçin (Saimbeyli) kalesiGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Zeynel Cebeci. Dosya sayfası

Koçgiri'den Büyük Taarruz'a

İyileşince 30 Ocak 1921'de Amasya'daki Merkez Ordusu Topçu Müfettişliği'ne atandı, 1 Mart 1921'de yarbaylığa terfi etti; Koçgiri (6 Mart-17 Haziran 1921) ve Pontus ayaklanmalarının bastırılmasında görev aldı. Ardından Batı Cephesi'ne geçti ve 1. Ordu Topçu Müfettişi olarak Büyük Taarruz ile Başkomutan Meydan Muharebesi'ne katıldı. Mustafa Kemal Paşa onu 31 Ağustos 1922'de albaylığa terfi ettirdi.

Cumhuriyet döneminde Topçu Atış Okulu müdürlüğü, topçu tugayı komutanlığı ve Topçu Mektebi müdürlüğü yaptı. 1931'de tuğgeneral, 1933'te tümgeneral oldu; Erzurum Müstahkem Mevki, Kırklareli'deki 46. Tümen, Çanakkale Müstahkem Mevki ve 3. Kolordu komutanlıklarında bulundu. 16 Temmuz 1941'de korgeneral olarak emekli oldu; 41 yıl hizmet etmişti. 8 Ağustos 1926'da İstiklal Madalyası aldı. 1934 Soyadı Kanunu ile Atatürk'ün verdiği "Doğan" soyadını aldı.
Doğrusu
Bingazi kaydı yok: Kızı Ayfer Neyzi ile yapılan bir röportajda Kemal Bey'in Trablusgarp Harbi'ne katılmak için Mustafa Kemal ile birlikte Bingazi'ye gittiği anlatılmıştır. Oysa şahsi dosyasındaki askerî safahat cetvelinde böyle bir kayıt yoktur; İtalyan harp zammı da almamıştır.
Emeklilikten sonra CHP milletvekili olarak Ağrı'dan (1939-1943) ve Kırklareli'den (1943-1950) Meclis'e girdi; Millî Müdafaa Encümeni'ne seçildi, kanun görüşmelerinde söz almadı. 20 Kasım 1951'de öldü; mezarı Edirnekapı Şehitliği'ndedir. Kızı onun sözünü şöyle aktarır: "Nasıl başardınız Milli Mücadele'yi diye sorduğumuzda, sadece yapmamız gerekeni yaptık derdi." Babasından kalanları da sayar: "Üzerinde kurşun deliği ve kan izi bulunan bir üniforma, bir İstiklal Madalyası ve bir Başkumandan M. Kemal imzalı bir mektup…"

Rol adının kalıcı olması

Kemal Doğan'ın hikâyesi, Millî Mücadele'nin örgütlenme tekniğini gösterir. Düzenli ordunun topçu subayı yörenin oymak adıyla halkın içine girdi; takma ad önce bir gizlenme aracıydı, sonra soyadı, köy adı ve meydan adı oldu. Bugün de daha çok Kozanoğlu Doğan Bey adıyla anılıyor.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap