İzmir'in işgalinden sonraki ilk tepki
15 Mayıs 1919'da Yunan kuvvetlerinin İzmir'e çıkması, Batı Anadolu'nun her yanında büyük bir şok yarattı. Ordu dağıtılmış, silahların önemli kısmı mütareke hükümlerine uygun olarak depolara kaldırılmıştı. İstanbul hükûmeti, işgale karşı direnmek yerine sükûneti korumayı tavsiye ediyordu. Bu ortamda yerel halk, eşraf, memurlar ve dağıtılmış birliklerin subayları kendi bölgelerinde direniş örgütlemeye başladı. Bu örgütlenmenin en erken ve en sistemli örneklerinden biri, Karesi sancağının merkezi Balıkesir'de görüldü.Balıkesir, işgalin Ege kıyılarından Marmara'ya doğru genişlemesi halinde ilk tehdit altında kalacak şehirlerden biriydi. Şehrin aydınları ve ileri gelenleri, İzmir'in işgalinden sonraki haftalarda bir dizi toplantı yaptı. Bu toplantılarda Yunan ilerleyişine karşı nasıl direnileceği, cepheye gönderilecek gönüllülerin nasıl toplanacağı ve bunların masraflarının nasıl karşılanacağı tartışıldı. Toplantıların bir kongre biçiminde düzenlenmesi kararlaştırıldı.

Tarih notu
Kronoloji: 15 Mayıs 1919 İzmir'in işgali; haziran 1919 Balıkesir'de ilk hazırlık toplantıları; 26-30 Temmuz 1919 Birinci Balıkesir Kongresi; ağustos 1919 İkinci Balıkesir Kongresi; 1919 sonbaharı ve kışı izleyen toplantılar; 1920 baharında Balıkesir'deki son kongre toplantısı; 30 Haziran 1920 Yunan kuvvetlerinin Balıkesir'e girişi; 6 Eylül 1922 Balıkesir'in kurtuluşu.
Birinci Balıkesir Kongresi
Birinci Balıkesir Kongresi, 26-30 Temmuz 1919 tarihleri arasında toplandı. Kongreye Karesi sancağının kazalarından ve çevre bölgelerden delegeler katıldı. Kongrenin başkanlığına Hacim Muhittin Bey (Çarıklı) getirildi. Hacim Muhittin, Balkan Savaşları ve Birinci Dünya Savaşı yıllarında idari görevlerde bulunmuş, yazar ve eğitimci kimliği de olan bir isimdi. Kongre, Yunan işgaline karşı silahlı direnişin örgütlenmesi gerektiğini ve bu direnişin yerel halkın katılımıyla finanse edileceğini kararlaştırdı.Kongrenin önemli kararlarından biri, cepheye gönderilecek Kuvayi Milliye birliklerinin düzenli bir yapıya kavuşturulmasıydı. Birlikler bölgelere ayrıldı, komutanları belirlendi, iaşe ve cephane için halktan yardım toplanması kararlaştırıldı. Kongre, işgale karşı direnmeyi yalnızca bir duygu meselesi olarak değil, örgütlenme ve finansman meselesi olarak ele aldı. Bu yaklaşım, Batı Anadolu'daki direniş hareketlerinin en erken kurumsal örneklerinden birini ortaya koydu.
Kongrelerin devamı ve Alaşehir'le bağlantı
Balıkesir'deki toplantılar tek bir kongreyle sınırlı kalmadı. Ağustos 1919'da İkinci Balıkesir Kongresi toplandı ve ardından 1920 baharına kadar uzanan başka toplantılar yapıldı. Bu kongrelerde cephedeki durum, gönüllü birliklerin ihtiyaçları, yerel vergilerin toplanması ve sivil halkın korunması gibi konular görüşüldü. Balıkesir kongreleri, aynı dönemde Alaşehir'de ve Nazilli'de toplanan kongrelerle de bağlantılıydı. Batı Anadolu'daki direniş örgütleri birbirleriyle yazışıyor, kararlarını birbirine bildiriyordu.Kaynaklar
Ağustos 1919'da toplanan Alaşehir Kongresi, Balıkesir'deki kararları daha geniş bir bölgeye yaydı. İki kongre arasındaki işbirliği, Aydın, Manisa ve Karesi bölgelerindeki direniş örgütlerinin ortak bir çizgide buluşmasını sağladı. Bu süreçte Sivas'taki Heyet-i Temsiliye ile de bağlantılar kuruldu. Sivas Kongresi'nin ardından Batı Anadolu'daki kongreler, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti çatısı altında birleşen hareketin parçası haline geldi.Belge: BALIKESİR KONGRELERİ — TDV İslâm Ansiklopedisi maddesi, Müellif: Mücteba İlgürel. Tarih: 1992.

Ek bilgi
Balıkesir kongrelerinin özgün yanı, direnişin mali boyutunu açıkça ele almasıdır. Kongreler, gönüllü birliklerin masraflarını karşılamak için yerel halktan belirli oranlarda yardım toplanmasını, eşrafın bağışlarını ve tüccarların katkılarını düzenleyen kararlar aldı. Bu kararlar, sonradan Ankara'nın Tekâlif-i Milliye emirleriyle ülke genelinde uyguladığı seferberlik anlayışının erken bir örneği sayılabilir.
Hacim Muhittin Çarıklı'nın rolü
Hacim Muhittin Bey, Balıkesir kongrelerinin hem başkanı hem de örgütleyicisiydi. Kongre kararlarının uygulanmasını takip etti, cepheye giden birliklerle bağlantı kurdu ve Heyet-i Temsiliye ile yazışmaları yürüttü. Sonraki yıllarda Büyük Millet Meclisi'nde Balıkesir milletvekili olarak yer aldı. Cumhuriyet döneminde de siyasi hayatta bulundu ve Atatürk'ün güvendiği isimlerden biri oldu. Hatıraları, Batı Anadolu'daki direnişin ilk aylarına dair değerli bir tanıklık olarak kabul edilir.Hacim Muhittin'in hatıralarında, kongrelerin toplanmasındaki güçlükler ayrıntılı biçimde anlatılır. İstanbul hükûmetinin baskıları, işgal kuvvetlerinin yaklaşması, yerel çatışmalar ve bazı çevrelerin direnişe karşı çıkması, kongreleri sürekli zorlayan etkenlerdi. Buna rağmen kongreler toplanmaya devam etti ve Karesi bölgesi, Yunan ilerleyişine karşı direnişin önemli merkezlerinden biri oldu.
Kaynaklarda fark
Balıkesir kongrelerinin sayısı farklı anlatımlarda farklı verilir; bazı toplantıların kongre mi yoksa heyet toplantısı mı olduğu tartışılır. Kesin olan, Temmuz 1919'dan 1920 baharına kadar Balıkesir'de birden fazla geniş katılımlı toplantının yapıldığı ve bunların Batı Anadolu direnişinin örgütlenmesinde belirleyici olduğudur.
Gönüllü birliklerin günlük hayatı
Balıkesir kongrelerinin kararlarıyla cepheye giden gönüllüler, çoğunlukla çevre köylerden gelen çiftçiler, terhis edilmiş askerler ve şehirli gençlerdi. Birliklerin silahları, mütareke döneminde depolardan kaçırılan tüfekler, evlerde saklanan av silahları ve sınırlı miktarda makineli tüfekten oluşuyordu. İaşe, köylerden toplanan erzakla sağlanıyor, at ve araba ihtiyacı yerel halkın katkısıyla karşılanıyordu. Kongrelerin kurduğu heyetler, toplanan yardımların kayıtlarını tutmaya, birliklere düzenli olarak para ve erzak ulaştırmaya çalıştı.Cephe hattı, Soma, Akhisar ve Bergama yönlerinde uzanıyordu. Gönüllü birlikler, Yunan kuvvetlerinin ilerleme hızını düşürmek için baskınlar düzenledi, köprüleri ve yolları denetim altında tutmaya çalıştı. Bu dönemde Kuvayi Milliye komutanları arasında disiplin, yetki ve kaynak paylaşımı konusunda zaman zaman anlaşmazlıklar çıktı. Kongreler, bu anlaşmazlıkları çözmek için de bir zemin işlevi gördü. Delegeler, birliklerin bir merkezden yönetilmesi gerektiğini sık sık vurguladı.
Balıkesir'in işgali ve kurtuluşu
1920 yazında Yunan ordusu, Milne hattını aşarak geniş bir taarruz başlattı. Balıkesir, 30 Haziran 1920'de Yunan kuvvetlerinin eline geçti. Kuvayi Milliye birlikleri, düzenli bir ordunun karşısında uzun süre direnemedi. Bu yenilgi, düzensiz birliklerin sınırlarını açıkça gösterdi ve Ankara'nın düzenli ordu kurma kararını güçlendirdi. Balıkesir iki yılı aşkın bir süre işgal altında kaldı. Büyük Taarruz'un ardından Türk süvari birlikleri bölgeye ulaştı ve şehir 6 Eylül 1922'de kurtuldu.Kurtuluşun ardından Mustafa Kemal, Ocak-Şubat 1923'te Batı Anadolu'ya yaptığı gezide Balıkesir'e de uğradı. Bu ziyarette şehir halkıyla görüştü ve Zağnos Paşa Camii'nde halka hitap etti. Bu konuşma, Mustafa Kemal'in camide minbere çıkarak yaptığı ender konuşmalardan biri olarak anılır. Balıkesir halkı, kongreler yoluyla başlattığı direnişin karşılığını bu ziyaretle görmüş oldu.