9 Eylül 1914'te Osmanlı hükümeti, İstanbul'daki yabancı elçiliklere gönderdiği bir notayla, 1 Ekim 1914'ten itibaren kapitülasyonların kaldırılacağını bildirdi. Bu karar, yüzyıllardır yabancı devletlerin vatandaşlarına Osmanlı topraklarında tanınan ayrıcalıkların tek taraflı olarak sona erdirilmesi anlamına geliyordu. Karar, İstanbul ve diğer şehirlerde büyük kutlamalarla karşılandı. Ancak büyük güçlerin hiçbiri kararı tanımadı; kapitülasyonların uluslararası düzeyde kaldırılması ancak 1923'te Lozan Antlaşması ile gerçekleşti.
Bu yazıda kapitülasyonların 19. yüzyılda nasıl bir yük haline geldiğini, kaldırma kararının arka planını, kararın uygulanışını ve sonuçlarını anlatıyoruz. Konu, Osmanlı arşivinin yanı sıra İngiliz, Fransız ve Alman diplomatik belgelerinden ayrıntılı biçimde izlenebilir. 1914'te kapitülasyonların kaldırılmasıyla ilgili bir dönem fotoğrafıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: American Colony Photographic department. Dosya sayfası
Ayrıcalıklardan yüke
Kapitülasyonlar, başlangıçta Osmanlı padişahlarının yabancı tüccarlara tanıdığı ticari ve hukuki ayrıcalıklardı. Bu ayrıcalıklar, padişahın lütfu olarak verilir ve her yeni padişahın tahta çıkışında yenilenirdi. 16. ve 17. yüzyıllarda Osmanlı güçlüyken, bu ayrıcalıklar ticareti teşvik eden bir araç olarak görülüyordu.
Ancak 18. ve 19. yüzyıllarda durum değişti. Avrupa devletleri, kapitülasyonları kendi vatandaşlarının ve onların himayesindeki Osmanlı tebaasının ayrıcalıklarını genişletmek için kullanmaya başladı. Yabancılar Osmanlı mahkemelerinde değil, kendi konsoloslarının mahkemelerinde yargılanıyor; birçok vergiden muaf tutuluyor ve kendi postanelerini işletiyordu. Osmanlı hükümeti, gümrük vergilerini bile yabancı devletlerin onayı olmadan değiştiremiyordu.
Ek bilgi
19. yüzyılda yabancı devletler, "berat" adı verilen belgelerle pek çok Osmanlı tebaasını da kendi himayelerine aldı. Bu kişilere "beratlı" ya da "protégé" denirdi. Beratlılar, yabancıların sahip olduğu ayrıcalıklardan yararlanabiliyordu. Bu uygulama, Osmanlı'nın kendi vatandaşları üzerindeki yetkisini de önemli ölçüde sınırlıyordu.
Yabancı postaneler
Kapitülasyonların en görünür örneklerinden biri, yabancı postanelerdi. 19. yüzyılın ortasından itibaren Avusturya, Fransa, İngiltere, Rusya, Almanya ve İtalya, İstanbul'da ve diğer Osmanlı şehirlerinde kendi postanelerini açtı. Bu postaneler, Osmanlı posta teşkilatıyla rekabet ediyor ve Osmanlı'nın denetimi dışında çalışıyordu. Osmanlı hükümeti, bu postanelerin kapatılması için yıllarca uğraştı, ancak sonuç alamadı. İstanbul'daki Fransız postanesinin posta kutusunun sökülmesiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Kararın arka planı
Ağustos 1914'te Avrupa'da Birinci Dünya Savaşı başladığında, Osmanlı henüz savaşa girmemişti. Ancak 2 Ağustos 1914'te Almanya ile gizli bir ittifak antlaşması imzalanmıştı. İttihat ve Terakki hükümeti, savaşın yarattığı kargaşadan yararlanarak kapitülasyonları kaldırmaya karar verdi. Büyük güçler birbirleriyle savaştığı için, Osmanlı'ya karşı ortak bir tepki göstermeleri zordu.
Hükümet içinde kararın ana savunucuları arasında Maliye NazırıCavid Bey ve Dahiliye NazırıTalât Bey vardı. Cavid Bey, kapitülasyonların kaldırılmasının Osmanlı'nın mali bağımsızlığı için zorunlu olduğunu düşünüyordu. Karar, 8 Eylül 1914'te alındı ve ertesi gün elçiliklere bildirildi.
Kutlamalar
Kararın ilanı, İstanbul'da büyük bir coşkuyla karşılandı. Halk sokaklara döküldü, mitingler düzenlendi ve şehir bayraklarla süslendi. Gazeteler, kararı Osmanlı'nın gerçek bağımsızlığını kazanması olarak duyurdu. Benzer kutlamalar, imparatorluğun diğer şehirlerinde de yapıldı. 1 Ekim 1914'te karar yürürlüğe girdiğinde, yabancı postaneler kapatıldı ve posta kutuları söküldü.
Dikkat: yanlış bilinen
Kapitülasyonların kaldırılması kararına en sert tepkiyi, Osmanlı'nın müttefiki olan Almanya ve Avusturya-Macaristan da gösterdi. Alman ve Avusturya elçileri, kararı protesto eden notalar verdi. Bu tepki, kararın yalnızca İtilaf devletlerine karşı değil, bütün yabancı devletlere karşı alındığını gösterir. Bazı tarihçiler, Almanya'nın bu protestoyu biçimsel olarak yaptığını ve kararı perde arkasında kabullendiğini ileri sürer; bu konudaki değerlendirmeler belgelere göre farklılık gösterir.
Uygulama ve gümrükler
Kapitülasyonların kaldırılmasının en önemli sonuçlarından biri, Osmanlı'nın gümrük vergilerini artık kendisinin belirleyebilmesiydi. Hükümet, kısa süre sonra gümrük vergilerini artırdı. Bu artış, hazineye yeni gelir sağladığı gibi yerli üretimi korumayı da amaçlıyordu. 1916'da ise mallara göre ayrı ayrı vergi oranları belirleyen yeni bir gümrük tarifesi kabul edildi.
Hukuk alanında da değişiklikler yapıldı. Yabancılar artık Osmanlı mahkemelerinde yargılanacaktı. Yabancı şirketler ve vatandaşlar Osmanlı vergilerine tabi tutuldu. Ancak savaş koşulları, bu değişikliklerin tam olarak uygulanmasını zorlaştırdı. 1914 sonbaharında İstanbul'da bir kalabalığı gösteren dönem çizimiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Yabancı okullar ve kurumlar
Kararın etkileri ticaretle sınırlı kalmadı. İmparatorluktaki yabancı okullar, hastaneler ve hayır kurumları da Osmanlı mevzuatına tabi tutulmaya başlandı. Hükümet, bu kurumların denetlenmesi ve Türkçe derslerinin zorunlu hale getirilmesi için düzenlemeler hazırladı. Savaşa girildikten sonra İtilaf devletlerine ait okulların ve kurumların bir kısmı kapatıldı ya da el konuldu. Bu uygulamalar, yabancı kurumların uzun süredir sürdürdüğü ayrıcalıklı konumun da sona erdiğini gösteriyordu.
Mondros ve işgal yılları
Birinci Dünya Savaşı'nın sonunda, 30 Ekim 1918'de imzalanan Mondros Mütarekesi'nden sonra İtilaf devletleri İstanbul'u işgal etti. İşgal yönetimi, kapitülasyonların yeniden geçerli olduğunu kabul etti. Yabancı postaneler yeniden açıldı ve yabancılar eski ayrıcalıklarını kullanmaya başladı. 1920'deki Sevr Antlaşması da kapitülasyonları yeniden ve daha geniş biçimde öngörüyordu.
Lozan'da kesin sonuç
Kapitülasyonlar meselesi, Lozan Konferansı'nın en çetin konularından biri oldu. Türk heyetinin başkanı İsmet Paşa, kapitülasyonların kaldırılması konusunda kesin bir tutum aldı. Konferans bu nedenle bir süre kesintiye uğradı. Sonunda 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Antlaşması ile kapitülasyonlar uluslararası düzeyde kaldırıldı. Böylece 1914'te tek taraflı olarak alınan karar, dokuz yıl sonra uluslararası bir antlaşmayla kabul edilmiş oldu.
Tarih notu
Kronoloji
16. yüzyıl: İlk büyük ticari ayrıcalıkların verilmesi
19. yüzyıl ortası: Yabancı postanelerin açılması 2 Ağustos 1914: Osmanlı–Alman ittifak antlaşması 8 Eylül 1914: Kapitülasyonları kaldırma kararı 9 Eylül 1914: Kararın elçiliklere bildirilmesi 1 Ekim 1914: Kararın yürürlüğe girmesi 1916: Yeni gümrük tarifesi 30 Ekim 1918: Mondros Mütarekesi ve ayrıcalıkların fiilen geri dönmesi 24 Temmuz 1923: Lozan Antlaşması ile kesin kaldırılış
Bir notanın dokuz yıl süren yolculuğu
Kapitülasyonların1914'te kaldırılması, Osmanlı'nın son döneminin en sembolik kararlarından biridir. Yüzyıllar boyunca biriken ayrıcalıklar, Osmanlı'nın hukuki ve mali bağımsızlığını ciddi biçimde sınırlıyordu. Bu nedenle kararın sokaklarda coşkuyla kutlanması şaşırtıcı değildir. Halk, bu kararı yabancıların Osmanlı üzerindeki ayrıcalıklı konumunun sona ermesi olarak gördü.
Ancak kararın uluslararası düzeyde tanınmaması, onun sınırlarını da gösterir. Büyük güçler kararı protesto etti ve savaştan sonra işgal yönetimi kapitülasyonları yeniden yürürlüğe koydu. Bu durum, tek taraflı bir kararın ancak onu sürdürecek siyasi ve askerî güçle anlam kazanabileceğini gösterir. 1914'teki karar, ancak Kurtuluş Savaşı'nın kazanılmasından sonra Lozan'da kalıcı hale geldi.
Kararın bir diğer önemli sonucu, Osmanlı'nın ekonomi politikasındaki değişimdir. Gümrük vergilerinin artırılması ve yerli üretimin korunması, savaş yıllarında uygulanan milli iktisat politikasının da başlangıcı oldu. İstanbul'da sökülen yabancı posta kutuları ise bu dönüşümün en somut ve en akılda kalan sembolü olarak hafızalarda yer etti. Bir posta kutusunun sökülmesi gibi küçük bir an, yüzyılların biriktirdiği ayrıcalıkların sona erdiğini herkesin gözü önünde gösteren bir sahne olmuştu.