Amedeo Preziosi, 1840'ların başından 1882'deki ölümüne kadar İstanbul'da yaşayan Maltalı bir ressamdı. Suluboya resimleri ve 1858'de Paris'te basılan "Stamboul. Souvenir d'Orient" adlı taş baskı albümüyle, 19. yüzyıl İstanbul'unun sokak hayatını en canlı biçimde belgeleyen sanatçılardan biri oldu. Preziosi'nin resimleri, kahvehaneleri, çarşıları, sokak satıcılarını, hamalları, kayıkçıları ve farklı toplulukların insanlarını gösterir. Eserleri bugün Londra'daki Victoria and Albert Müzesi'nden Paris'teki Louvre'a, Malta'daki müzelerden İstanbul'daki koleksiyonlara kadar geniş bir alana dağılmıştır. Bu yazıda, İstanbul'u evi yapan bu ressamın hayatını ve eserlerini anlatıyoruz. Preziosi'nin 1854 tarihli İstanbul kahvehanesi resmiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Amedeo Preziosi. Dosya sayfası
Malta'dan İstanbul'a
Amedeo Preziosi, 1816'da Malta'nın Valletta şehrinde soylu bir ailede doğdu. Ailesi onun hukuk okumasını istiyordu; ancak Preziosi resim sanatına yöneldi. Paris'te resim eğitimi aldı. Ailesinin karşı çıkmasına rağmen sanat kariyerinden vazgeçmedi ve 1840'ların başında İstanbul'a yerleşti.
Preziosi'nin İstanbul'u seçmesinin nedenleri tam olarak bilinmiyor. Malta, o dönemde İngiliz yönetimindeydi ve Doğu Akdeniz ticaretinin önemli bir durağıydı. İstanbul'da geniş bir Maltalı topluluk yaşıyordu. Preziosi, Pera'ya yerleşti ve kısa sürede şehrin Avrupalı ziyaretçileri arasında tanınan bir ressam oldu. Bir Rum kadınla evlendi ve ailesini İstanbul'da kurdu.
Sokak hayatının ressamı
Preziosi, diğer pek çok Avrupalı ressamdan farklı olarak İstanbul'u bir ziyaretçinin değil, bir sakinin gözüyle gördü. Resimlerinde anıtsal yapılardan çok, sokakların ve çarşıların insanlarına odaklandı. Kahvehanede nargile içen adamlar, sokakta mal satan seyyar satıcılar, ağır yükler taşıyan hamallar, Haliç'te kayık çeken kayıkçılar, çeşme başında su dolduran kadınlar, sokak berberleri, arzuhalciler ve dilenciler Preziosi'nin sık resmettiği figürlerdir.
Preziosi, İstanbul'un farklı topluluklarını da resmetti: Türkler, Rumlar, Ermeniler, Yahudiler, Arnavutlar, Kürtler, Araplar ve Avrupalılar. Her topluluğun kıyafetlerini, başlıklarını ve takılarını özenle işledi. Bu resimler, Tanzimat döneminin kozmopolit İstanbul'unu canlı bir şekilde yansıtır.
Ek bilgi
Turistler için suluboya Preziosi'nin suluboya resimlerinin önemli bir kısmı, İstanbul'u ziyaret eden Avrupalı turistlere ve diplomatlara satılmak üzere yapıldı. 19. yüzyılın ortasında, İstanbul'a gelen Avrupalı ziyaretçilerin sayısı artıyordu; Kırım Savaşı (1853–1856) sırasında da şehirde çok sayıda İngiliz ve Fransız subay bulunuyordu. Bu ziyaretçiler, İstanbul'dan hatıra olarak Preziosi'nin resimlerini ve albümlerini satın aldı. Preziosi'nin atölyesi, Pera'da Avrupalı ziyaretçilerin uğrak yerlerinden biri hâline geldi.
Stamboul albümü
Preziosi'nin en tanınmış eserlerinden biri, 1858'de Paris'te Lemercier matbaasında basılan "Stamboul. Souvenir d'Orient" adlı taş baskı albümüdür. Albüm, Preziosi'nin suluboya resimlerinden hazırlanan renkli taş baskılardan oluşur. Albümde İstanbul'un sokak hayatından sahneler, farklı mesleklerden insanlar ve gündelik hayatın anları yer alır.
Albüm, Avrupa'da büyük ilgi gördü ve birkaç baskı yaptı. Taş baskı tekniği, Preziosi'nin suluboyalarının renklerini ve canlılığını büyük ölçüde korudu. Albümün nüshaları bugün Avrupa'nın ve Türkiye'nin pek çok kütüphanesinde ve koleksiyonunda bulunur. Preziosi'nin Yeni Cami önündeki pazar resmiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Amedeo Preziosi. Dosya sayfası
Kırım Savaşı ve sonrası
Kırım Savaşı yılları, Preziosi için verimli bir dönem oldu. İstanbul'da bulunan İngiliz ve Fransız subaylar, onun resimlerine büyük ilgi gösterdi. Preziosi, bu dönemde savaşla ilgili sahneler de resmetti: İstanbul'a gelen askerler, Üsküdar'daki Selimiye Kışlası ve hastaneler, limana yanaşan gemiler. Bu resimler, savaşın İstanbul'a etkisini gösteren değerli belgelerdir.
1860'larda ve 1870'lerde Preziosi, Romanya ve Balkanlar'a yolculuklar yaptı. Romanya prensi Karl'ın daveti üzerine Bükreş'te çalıştı. Ancak her seferinde İstanbul'a geri döndü. 1882'de İstanbul yakınlarındaki San Stefano'da (bugünkü Yeşilköy) bir av kazasında hayatını kaybetti. Feriköy'deki Latin Katolik mezarlığına gömüldü.
Dikkat: yanlış bilinen
Bir sakinin gözüAvrupa'da Preziosi, "oryantalist" ressamlar arasında sayılır. Ancak onun eserleri, Delacroix ya da Gérôme gibi ressamların romantik ve kurgusal Doğu sahnelerinden farklıdır. Preziosi, İstanbul'da yaşadığı ve şehri yakından tanıdığı için, resimleri daha belgesel bir nitelik taşır. Malta'da Preziosi, ulusal sanat tarihinin önemli bir ismi olarak kabul edilir. Türk okuyucu için ise Preziosi, Tanzimat dönemi İstanbul'unun sokak hayatını belgeleyen en önemli görsel kaynaklardan biridir; resimlerinde abartı ve fantezi yerine gündelik hayatın sıradan anları öne çıkar.
Eserlerin yolculuğu
Preziosi'nin eserleri, dünya üzerinde geniş bir alana yayılmıştır. Londra'daki Victoria and Albert Müzesi, Preziosi'nin önemli bir suluboya koleksiyonuna sahiptir. Paris'teki Louvre ve Fransa Ulusal Kütüphanesi, onun eserlerinden örnekler barındırır. Malta'daki Ulusal Güzel Sanatlar Müzesi (MUŻA), Preziosi'nin eserlerini sergiler. İstanbul'da ise bazı özel koleksiyonlarda ve müzelerde Preziosi'nin resimleri bulunur. Wellcome Collection'da da İstanbul çarşılarındaki ilaç satıcılarını gösteren Preziosi eserleri vardır.
Preziosi'nin bazı resimleri, 2000'li yıllarda müzayedelerde yüksek fiyatlara satıldı. Bu, onun eserlerine olan ilginin günümüzde de sürdüğünü gösterir. İstanbul'da düzenlenen sergiler, Preziosi'nin eserlerini Türk izleyicisiyle yeniden buluşturdu.
Preziosi'nin İstanbul'daki hayatı
Amedeo Preziosi, Malta'nın soylu bir ailesinde doğdu; ailesi onun hukuk okumasını istese de o, 1840'larda İstanbul'a yerleşerek ressamlığa yöneldi. Pera'da bir atölye açtı ve Avrupalı ziyaretçilere suluboya resimler satarak geçimini sağladı. Resimlerinde İstanbul'un sokaklarını, kahvehanelerini, çarşılarını, hamallarını ve satıcılarını canlı renklerle betimledi. Preziosi, İstanbul'da evlendi ve hayatının sonuna kadar bu şehirde yaşadı. 1882'de Romanya'da bir seyahat sırasında av kazasında öldü. Eserlerinin önemli bir kısmı bugün Paris'teki Louvre Müzesi'nde, Londra'daki Victoria and Albert Müzesi'nde ve İstanbul'daki özel koleksiyonlarda korunur. Preziosi'nin suluboyaları, 19. yüzyıl İstanbul'unun gündelik hayatını fotoğraf öncesi dönemde kaydeden en değerli görsel kaynaklardan biridir. Preziosi'nin Eyüp'ten İstanbul manzarasıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Amedeo Preziosi. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji 1816: Amedeo Preziosi Valletta'da doğar. 1840'ların başı: Preziosi İstanbul'a yerleşir. 1853–1856: Kırım Savaşı; Preziosi'nin eserleri İngiliz ve Fransız subaylar arasında ilgi görür. 1858: "Stamboul. Souvenir d'Orient" Paris'te basılır. 1860'lar–1870'ler: Preziosi Romanya ve Balkanlar'a yolculuklar yapar. 1879: Yeni Cami önündeki pazar resmini yapar. 1882: Preziosi San Stefano'da bir av kazasında ölür.
İstanbul'un sokaklarından bir ressam
Amedeo Preziosi, İstanbul'a yerleşip burada kırk yıl yaşayan ve şehrin insanlarını resmeden bir sanatçıydı. Resimleri, Tanzimat dönemi İstanbul'unun kahvehanelerini, çarşılarını ve sokaklarını bugüne taşır. Onun eserlerinde İstanbul, anıtlarıyla değil, insanlarıyla canlanır.
Bize göre Preziosi'nin değeri, sıradan olanı kaydetmesindedir. Saraylar ve camiler pek çok ressam tarafından resmedildi; ama bir hamalın yükü, bir kayıkçının küreği ya da bir kahvehanedeki sohbet, Preziosi'nin fırçasıyla tarihe geçti. Bu resimler, Osmanlı başkentinin gündelik hayatını anlamak isteyenler için paha biçilmez bir kaynaktır.