İçeriğe geç
Giriş yap
0

Dimetoka'nın alınması (y. 1361): Kantakuzenos'un kalesi, Edirne'den önceki ilk Rumeli sarayı

SohbeX Editör 5 başlattı0 Yanıt0 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 5Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
Meriç Nehri'nin batı yakasında, bugün Yunanistan sınırları içinde kalan Dimetoka (Yunanca Didymoteicho), Osmanlıların Rumeli'de ele geçirdiği ilk önemli şehirlerden biridir. Kayalık bir tepe üzerine kurulmuş kalesiyle Trakya'nın en güçlü savunma noktalarından biri olan şehir, kaynakların çoğunun 1361 civarına tarihlediği bir dönemde Osmanlı yönetimine geçti. Edirne'nin alınmasından önce, kısa bir süre de olsa Osmanlı beylerinin Rumeli'deki ikamet yerlerinden biri oldu.

Dimetoka'nın hikâyesi, Bizans iç savaşlarıyla Osmanlı'nın Rumeli'ye geçişi arasındaki bağı da gösterir. Şehir, Osmanlılar gelmeden önce imparator Ioannes Kantakuzenos'un kalesi ve iç savaştaki ana üssüydü. Bu yazıda Dimetoka'nın Bizans döneminden Osmanlı dönemine geçişini, şehirdeki Osmanlı eserlerini ve sonraki yüzyıllardaki yerini anlatıyoruz.
Dimetoka'nın teslimini konu alan 1834 tarihli Fransız taşbaskısı
Dimetoka'nın teslimini konu alan 1834 tarihli Fransız taşbaskısıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: C. Sayger. Dosya sayfası

Kantakuzenos'un kalesi

1341 yılında imparator III. Andronikos'un ölümünden sonra Bizans'ta altı yıl süren bir iç savaş başladı. Bir yanda küçük imparator V. Ioannes'in naipleri, öbür yanda imparatorluğun en güçlü devlet adamı Ioannes Kantakuzenos vardı. Kantakuzenos, aynı yılın ekim ayında Dimetoka'da kendini imparator ilan etti. Şehir, iç savaş boyunca onun başkenti ve ailesinin sığınağı oldu.

Kantakuzenos, bu savaşta Anadolu'daki Türk beylerinden yardım istedi. Önce Aydınoğlu Umur Bey, gemileriyle Trakya'ya asker geçirdi ve Dimetoka'yı kuşatan rakiplerini dağıttı. Daha sonra Kantakuzenos, Orhan Bey ile ittifak kurdu ve 1346'da kızı Theodora'yı onunla evlendirdi. Bu evlilik ve ittifak, Osmanlı askerlerinin Trakya'yı yakından tanımasını sağladı.
Ek bilgi
Kantakuzenos'un kızı Theodora ile Orhan Bey'in evliliği, Bizanslı tarihçilerin ayrıntılı biçimde anlattığı bir olaydır. Kantakuzenos'un kendi tarih eserinde, düğün töreninin Silivri yakınlarında yapıldığı ve gelinin bir taht üzerinde, perdeler arasında sergilendiği anlatılır. Theodora'nın evlilikten sonra da Hristiyan kaldığı ve Bursa'daki Hristiyan halka yardım ettiği aktarılır.

Osmanlı yönetimine geçiş

1354'te Gelibolu'nun alınmasıyla Rumeli'de kalıcı bir üs kuran Osmanlılar, sonraki yıllarda Trakya'ya yayıldı. Orhan Bey'in oğlu Süleyman Paşa'nın 1357'deki ölümünden sonra fetihler, I. Murad döneminde Lala Şahin Paşa ve uç beyleri tarafından sürdürüldü. Dimetoka'nın 1361 civarında Osmanlı yönetimine geçtiği kabul edilir.

Şehrin nasıl alındığına dair kaynaklar ayrıntı vermez. Osmanlı kroniklerinde Dimetoka'nın, Çorlu ve Edirne ile birlikte I. Murad döneminin ilk fetihleri arasında sayıldığı görülür. Bizans kaynakları ise bu yıllarda Trakya'daki şehirlerin birer birer teslim olduğunu, köylerin boşaldığını anlatır.
Dikkat: yanlış bilinen
Dimetoka'nın alınış tarihi kesin değildir. Bazı kaynaklarda 1359, bazılarında 1361 ya da 1362 tarihleri verilir. Edirne'nin alınış tarihi de 1361 ile 1371 arasında tartışmalı olduğu için, iki şehrin hangisinin önce alındığı ve Osmanlı beylerinin Rumeli'de ilk nerede ikamet ettiği konusunda farklı görüşler vardır. Dimetoka'nın Edirne'den önce bir merkez olarak kullanıldığı görüşü yaygındır; ancak bunu kesinleştiren bir dönem belgesi yoktur.
Dimetoka kalesinin surları ve kuleleri
Dimetoka kalesinin surları ve kuleleriGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0, yazar: User:Ggia. Dosya sayfası

Dimetoka Sarayı ve Çelebi Sultan Mehmed Camii

Osmanlı döneminde Dimetoka, padişahların Rumeli'de kaldığı şehirlerden biri olmaya devam etti. Kalenin içinde ya da yakınında bir saray bulunduğu, şehzadelerin burada doğduğu ve büyüdüğü bilinir. Osmanlı kaynakları, II. Bayezid'in 1447 ya da 1448'de Dimetoka'da doğduğunu yazar. II. Bayezid'in tahttan indirildikten sonra 1512'de Dimetoka'ya giderken yolda ölmesi de şehrin hanedan için taşıdığı anlamı gösterir.

Şehrin en önemli Osmanlı yapısı, Çelebi Sultan Mehmed Camii'dir. Kare planlı, büyük piramidal çatısıyla dikkat çeken bu cami, Balkanlar'daki en eski ve en büyük erken Osmanlı camilerinden biridir. Yapımına I. Mehmed döneminde başlandığı, II. Murad döneminde tamamlandığı kabul edilir. Cami, 2017'de çıkan bir yangında ağır hasar gördü ve sonrasında Yunanistan tarafından restore edildi.

İsveç Kralı Dimetoka'da

Dimetoka'nın en ilginç konuklarından biri, İsveç kralı XII. Karl'dı. 1709'daki Poltava yenilgisinden sonra Osmanlı topraklarına sığınan kral, yıllarca Bender'de kaldı. 1713'te Bender'deki çatışmadan sonra Edirne yakınlarındaki Demirtaş'a, ardından Dimetoka'ya getirildi. Kral, 1714'te İsveç'e dönmek üzere yola çıkana kadar burada yaşadı. Bu dönemde kral ile Osmanlı hükümeti arasındaki yazışmalar, bugün İsveç arşivlerinde ve Osmanlı belgelerinde bulunur.
Ek bilgi
XII. Karl'ın Dimetoka'daki ikameti, bugün şehirde yerel tarih anlatısının bir parçasıdır. Kralın kaldığı konak günümüze ulaşmamıştır; ancak İsveçli seyyahlar ve diplomatlar, 18. yüzyılda bu ikametten söz eden mektuplar ve gezi notları bırakmıştır. Bu kayıtlar, Osmanlı'nın Kuzey Avrupa ile ilişkilerinin önemli kaynakları arasındadır.
Dimetoka kalesindeki Vasilopoula kulesi
Dimetoka kalesindeki Vasilopoula kulesiGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0, yazar: User:Ggia. Dosya sayfası

Osmanlı'dan Yunanistan'a

Dimetoka, beş buçuk yüzyıl boyunca Osmanlı yönetiminde kaldı. Şehir, Edirne vilayetine bağlı bir kaza merkeziydi; nüfusunda Türkler, Rumlar, Bulgarlar, Ermeniler ve Yahudiler birlikte yaşıyordu. Balkan Savaşları sırasında 1912–1913'te Bulgar işgaline uğrayan şehir, 1913'te yeniden Osmanlı yönetimine geçti. Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra Batı Trakya ile birlikte Yunanistan'a bırakıldı. 1923 Lozan Antlaşması, Meriç Nehri'ni sınır olarak belirledi ve Dimetoka Yunanistan'da kaldı.

Bugün Dimetoka'da hâlâ Türk nüfus yaşar ve Osmanlı dönemine ait yapılar ayaktadır. Çelebi Sultan Mehmed Camii, Yunanistan'daki Osmanlı mirasının en önemli örneklerinden biri olarak hem Türkiye hem de Yunanistan'daki araştırmacıların ilgisini çeker.
Tarih notu
Kronoloji
Ekim 1341: Kantakuzenos'un Dimetoka'da imparator ilan edilmesi
1343: Umur Bey'in Dimetoka kuşatmasını kaldırması
1346: Orhan Bey ile Theodora'nın evliliği
1354: Gelibolu'nun alınması
1361 civarı: Dimetoka'nın Osmanlı yönetimine geçmesi
1420'ler: Çelebi Sultan Mehmed Camii'nin tamamlanması
1447–1448: II. Bayezid'in Dimetoka'da doğumu
1512: II. Bayezid'in Dimetoka yolunda ölümü
1713–1714: XII. Karl'ın Dimetoka'daki ikameti
1913: Bulgar işgalinin sona ermesi
1923: Lozan Antlaşması ile Meriç sınırının belirlenmesi

Meriç'in öbür yakasında kalan bir başlangıç

Dimetoka, Osmanlı'nın Rumeli'deki ilk adımlarını en iyi gösteren şehirlerden biridir. Bu şehirde önce Bizans'ın iç savaşı yaşandı, sonra o savaşta yardım çağrılan Türk beylerinin askerleri kalıcı olarak yerleşti. Kantakuzenos'un kendi iktidarı için kurduğu ittifaklar, farkında olmadan Osmanlı'nın Trakya'ya geçiş yolunu açtı. Dimetoka bu tarihi değişimin hem tanığı hem de sahnesiydi.

Osmanlı döneminde şehir, Edirne'nin gölgesinde kalsa da hanedanla bağını hiçbir zaman koparmadı. Burada doğan ve buraya giderken ölen II. Bayezid, kalesinde ikamet eden şehzadeler ve Balkanlar'ın en eski camilerinden birini yaptıran I. Mehmed, Dimetoka'ya sıradan bir kaza merkezinden daha fazla anlam yüklemiştir. XII. Karl'ın burada geçirdiği aylar ise şehri Avrupa diplomasi tarihinin de bir parçası yapar.

Bugün sınırın öbür yanında kalan Dimetoka, Osmanlı tarihinin yalnızca Türkiye sınırları içinde okunamayacağını hatırlatıyor. Çelebi Sultan Mehmed Camii'nin restorasyonu, Yunan ve Türk araştırmacıların ortak ilgisi ve şehirde yaşayan Türk nüfus, bu ortak mirasın bugün de yaşadığını gösteriyor. Dimetoka'yı anlamak, Osmanlı'nın Rumeli'deki başlangıcını anlamak demektir. Kalenin kayalık tepesinden Meriç vadisine bakan biri, bir imparatorluğun burada nasıl kök saldığını hâlâ görebilir.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap