İçeriğe geç
Giriş yap
0

Şevket Süreyya Aydemir: Edirne'den Moskova'ya, Kadro'dan "Tek Adam"a uzanan bir arayış

SohbeX Editör 3 başlattı0 Yanıt5 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 3Konu sahibiYeni üye0Sv. 82
#1

Suyu arayan adam

Kendi hayatını anlattığı kitaba "Suyu Arayan Adam" adını verdi. Bu ad, onun ömrünü özetler: Edirne'de topraksız bir göçmen ailesinin çocuğu olarak doğdu; gençliğinde Turancı oldu, Kafkasya'da savaştı, Moskova'da komünizmi okudu, Türkiye'de hapse girdi, sonra Kemalizmin en etkili kuramcılarından biri oldu ve Atatürk'ün en çok okunan biyografisini yazdı.

Şevket Süreyya Aydemir'in üç ciltlik "Tek Adam"ı, kuşaklar boyunca Türkiye'de Atatürk'ü tanımak isteyenlerin ilk başvurduğu kitaplardan biri oldu. Bu yazıda, bu kitabın yazarının uzun arayışını anlatıyoruz.
Şevket Süreyya Aydemir
Şevket Süreyya AydemirGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Omerskoc. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji: 1897 Edirne'de doğum; askerî rüştiye ve on bir yaşında İttihat ve Terakki üyeliği; Balkan Savaşı'nda İstanbul'a gönderilme; Edirne Öğretmen Okulu; Birinci Dünya Savaşı'nda Kafkas Cephesi'nde gönüllü ve yaralanma; 1919-1920 Azerbaycan'da Nuha'da öğretmenlik; 1920 Bakü'de Doğu Halkları Kurultayı; Moskova'da KUTV; 1923 Türkiye'ye dönüş; 1925 hapis cezası; 29 Ekim 1927 af; 1928 Ankara'da devlet görevi; 1932 Kadro dergisi; 1951 emeklilik; 1959 "Suyu Arayan Adam"; 1963-1965 "Tek Adam"; 25 Mart 1976 Ankara'da ölüm.

Edirne'de bir göçmen çocuğu

Şevket Süreyya 1897'de Edirne'de, Balkan göçmeni ve topraksız bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Babası Mehmet Ağa, Bulgaristan'ın Deliorman yöresinde varlıklı bir toprak sahibiyken servetini kaybetmiş ve Edirne'de bahçıvanlık yapıyordu. Annesi Şaziye Hanım aydın bir kadındı; okuma yazmayı ondan öğrendi.

Mahalle mektebinden sonra askerî rüştiyeye gitti. Çok küçük yaşta siyasetle ilgilendi; on bir yaşındayken İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne üye oldu. Balkan Savaşları'ndan önce annesini ve bir ağabeyini kaybetti. Edirne işgal edilince İstanbul'a gönderilen çocuklar arasındaydı. Kuleli'ye kaydoldu, ancak Edirne geri alınınca babası onu geri çağırdı; Edirne'de rüştiye ve öğretmen okulunda okudu.

Kafkas Cephesi ve "Aydemir" adı

Bu yıllarda Turancı fikirleri benimsedi. Diğer ağabeyi Sarıkamış'ta hayatını kaybedince Birinci Dünya Savaşı'nda gönüllü olarak cepheye gitti; ağabeyinin şehit düştüğü Kafkas Cephesi'nde çarpıştı ve yaralandı.

Cephedeyken okuduğu Müfide Ferit'in "Aydemir" romanı onu çok etkiledi. Romanın kahramanı, Turan idealinin peşinde koşan bir gençti. Yıllar sonra Soyadı Kanunu çıktığında Şevket Süreyya, bu romanın etkisiyle "Aydemir" soyadını seçti.
Şevket Süreyya'nın İktisat Mücadelesinde Köy Muallimi kitabı
Şevket Süreyya'nın İktisat Mücadelesinde Köy Muallimi kitabıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Nuha'dan Bakü'ye, Moskova'ya

Savaştan sonra Edirne'ye dönüp öğretmenlik eğitimini tamamladı. Edirne'nin işgali sırasında bir süre yerel direniş hareketlerine katıldı. Azerbaycan'da kurulan hükümetin İstanbul'dan öğretmen istemesi üzerine Nuha'ya, bugünkü Şeki'ye öğretmen olarak atandı ve 1919-1920 yıllarında Azerbaycan'da bulundu. Burada bir gönüllü birliğin komutanlığını üstlendi ve halk arasında tanınan bir isim oldu.

Ancak Kafkasya'nın çok etnikli yapısını yakından görünce Turancı fikirlerini sorgulamaya başladı. Bakü'de toplanan Doğu Halkları Kurultayı'na Nuha delegesi olarak katıldı; bu kongre, onun komünizme ilgisini artırdı. Batum'da Komünist Parti'ye girdi ve orada bir öğretmen arkadaşının kız kardeşiyle evlendi; bu evlilik ömrünün sonuna kadar sürdü. Ardından Moskova'ya giderek Doğu Emekçileri Komünist Üniversitesi'nde, KUTV'de iktisat okudu ve 1923'te Türkiye'ye döndü.

Aydınlık, hapis ve kopuş

Türkiye'de Aydınlık dergisinde komünist fikirleri yayan yazılar yazdı. 1924'te Sadrettin Celal Antel ile birlikte "Lenin ve Leninizm" adlı kitabı yayımladı. 1925'te Türkiye Komünist Partisi'nin yedi kişilik merkez komitesine girdi. Aynı yıl yapılan tutuklamalarda dergi kapatıldı; Şevket Süreyya, Ankara İstiklal Mahkemesi'nde yargılanarak on yıl hapse mahkûm oldu.

Afyon Cezaevi'nde bir buçuk yıl kaldı ve 29 Ekim 1927'de ilan edilen genel aftan yararlanarak çıktı. Hapisteyken Türkiye'nin iktisadi gelişmesi üzerine bir kitap yazdı, ancak yayımlatamadı. 1927'de yeniden tutuklanıp yargılandı ve beraat etti. Bundan sonra komünizm çizgisinden koptu; Vedat Nedim Tör ile birlikte partiden ayrıldı ve Türkiye için geçerli düşüncenin Kemalizm olduğu sonucuna vardı.
Ek bilgi
1932'de Mustafa Kemal'in isteğiyle Yakup Kadri Karaosmanoğlu ile birlikte Kadro dergisini çıkardı. Kadro, Türk devriminin bir ideolojisi olması gerektiğini savunan ve devletçiliği kuramsal olarak açıklamaya çalışan bir dergiydi. Dergi 1934'te kapandı, ama Kadro hareketi Türkiye'nin düşünce tarihinde kalıcı bir tartışma başlattı.

Ankara'da bürokrat ve iktisatçı

1928'de Ankara'da devlet görevine başladı ve 1951'e kadar eğitimci ve iktisatçı olarak çalıştı. Yüksek Teknik Öğretim Genel Müdür Yardımcılığı, Ankara Ticaret Mektebi'nin kurucu müdürlüğü, Ankara Belediyesi İktisat Müdürlüğü, İktisat Vekâleti Sanayi Tetkik Heyeti Başkanlığı ve Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu üyeliği yaptı. 1930 ve 1931'de Hâkimiyet-i Milliye'de yazdı. "Halk İçin İktisat Bilgisi" ve "İktisat Mücadelesinde Köy Muallimi" gibi eserlerinde iktisadi kalkınmayı halka ve öğretmenlere anlattı.

İktisat Bakanlığı'nda İsmet İnönü'nün güvenini kazandı. Komünist geçmişi nedeniyle eleştirilse de başarıları sayesinde yükseldi; bir dönem İsmail Hüsrev Tökin ile birlikte bir kalkınma planı hazırlamakla görevlendirildi.
Şevket Süreyya Aydemir'in Cebeci Asri Mezarlığı'ndaki kabri
Şevket Süreyya Aydemir'in Cebeci Asri Mezarlığı'ndaki kabriGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Modern primat. Dosya sayfası

Tek Adam ve İkinci Adam

1951'de emekli edildikten sonra kendini yazarlığa verdi. 1959'da otobiyografik "Suyu Arayan Adam"ı yayımladı. 1963-1965 yıllarında üç cilt olarak çıkan "Tek Adam: Mustafa Kemal", onun en ünlü eseri oldu. Bunu İsmet İnönü'yü anlattığı üç ciltlik "İkinci Adam" ve yine üç ciltlik "Makedonya'dan Ortaasya'ya Enver Paşa" izledi. "Menderes'in Dramı" ve "Toprak Uyanırsa" da önemli kitapları arasındadır.

"Tek Adam", Mustafa Kemal'in hayatını çocukluğundan ölümüne kadar, bir romanın akıcılığıyla anlatır. Yazarın kendisinin de yaşadığı Balkan Savaşları, Birinci Dünya Savaşı ve Cumhuriyet'in ilk yılları, kitapta bir tanığın sesiyle canlanır.
Dikkat: yanlış bilinen
"Tek Adam" bir akademik tarih çalışması değil, bir biyografi anlatısıdır. Akıcı üslubu sayesinde çok geniş bir okur kitlesine ulaştı, ancak bazı ayrıntıları sonraki araştırmalarla düzeltildi. Kitabı okurken, yazarın kendi yorumlarının ve tanıklığının anlatıya karıştığını akılda tutmak gerekir.
27 Mayıs'tan sonra Devrim ve Yön dergilerinde, 12 Mart'tan sonra Cumhuriyet gazetesinde yazdı. 25 Mart 1976'da Ankara'daki evinde öldü; tabutu Türk bayrağına sarılarak Cebeci Asri Mezarlığı'na defnedildi. Ankara'da yıllarca oturduğu sokağa adı verildi.

Kadro'dan sonraki yıllarda kaleme aldığı "İnkılap ve Kadro" ve "Cihan İktisadiyatında Türkiye" gibi çalışmalar, onun devrimi bir iktisadi kalkınma meselesi olarak ele aldığını gösterir. 1933'te "Ege Günü" ve 1938'de "Halk İçin İktisat Bilgisi" Millî İktisat ve Tasarruf Cemiyeti ile onun devamı olan kurum tarafından yayımlandı. Bu kitaplar, yerli malı kullanma ve tasarruf kampanyalarının düşünce tarafını halka anlatıyordu.

Bir kuşağın arayışının hikâyesi

Şevket Süreyya Aydemir'in hayatı, Osmanlı'nın son kuşağının fikir arayışını bir kişide toplar. Turancılık, komünizm ve Kemalizm arasında gidip gelen bu yolculuk, imparatorluğun çöküşünden sonra genç aydınların yeni bir yön bulma çabasını yansıtır.

Onun en büyük katkısı, Cumhuriyet'in kurucusunu ve ikinci adamını, geniş kitlelerin okuyabileceği bir dille anlatmasıdır. "Tek Adam", Atatürk'ü bir anıt olarak değil, bir insan olarak tanıtmaya çalışan erken biyografilerden biriydi. Balkanlardan gelen, savaşları yaşamış bir yazarın kaleminden çıkması, kitaba ayrı bir sahicilik kattı.

Kadro dergisiyle devletçiliğin kuramına, bürokrat olarak da kalkınma planlarına katkı verdi. "Suyu Arayan Adam" adı, onun hiçbir zaman hazır cevaplarla yetinmeyen, kendi yolunu arayan kişiliğinin en iyi özetidir.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap