İçeriğe geç
Giriş yap
0

Nehru'nun "Dünya Tarihine Bakışlar"ı ve Mustafa Kemal: Hapishaneden kızına yazılan mektuplar

SohbeX Editör 3 başlattı0 Yanıt5 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 3Konu sahibiYeni üye0Sv. 82
#1

Hapishaneden yazılan bir dünya tarihi

1930 ile 1933 arasında Hindistan'ın bağımsızlık hareketinin önderlerinden Cevahirlal Nehru, İngiliz sömürge yönetiminin hapishanelerinde yatıyordu. Naini, Bareilly ve Dehradun hapishanelerinde geçirdiği bu yıllarda, on üç yaşındaki kızı İndira'ya mektuplar yazdı. Mektupların konusu dünya tarihiydi: Antik Yunan'dan Moğol İmparatorluğu'na, Fransız Devrimi'nden yazıldığı günlerin siyasi olaylarına kadar.

Bu 196 mektup, 1934'te "Glimpses of World History", Türkçe adıyla "Dünya Tarihine Bakışlar" olarak kitaplaştı. Kitapta Türkiye'nin Millî Mücadelesi ve Mustafa Kemal'in yönettiği dönüşüm de geniş yer tutar. Sömürge yönetimine karşı mücadele eden bir Hintli lider için Anadolu'da kazanılan bağımsızlık, uzaktan izlenen bir ilham kaynağıydı. Bu yazıda bu kitabı ve Nehru'nun Türkiye'ye bakışını ele alıyoruz.
Cevahirlal Nehru ve kızı İndira, 1959
Cevahirlal Nehru ve kızı İndira, 1959Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji: 14 Kasım 1889 Allahabad'da Nehru'nun doğumu; Harrow ve Cambridge'de öğrenim; 1928 kızına yazdığı ilk mektupların kitaplaşması; 1930-1933 hapishanelerde 196 mektup; 1934 "Glimpses of World History"nin yayımı; Kasım 1938 kitaba eklenen notlar; 15 Ağustos 1947 Hindistan'ın bağımsızlığı ve başbakanlık; 27 Mayıs 1964 ölüm.

Bir babanın hediyesi

Mektupların ilki, İndira'nın doğum günü için yazılmıştır. Nehru, hapishaneden kızına maddi bir hediye gönderemediği için üzgün olduğunu, bunun yerine gönlünden gelen bir dizi mektupla ona "verebileceği" bir şey vermeye çalışacağını yazar. Mektuplar gerçekte İndira'ya gönderilmedi; Nehru onları 1933'te hapisten çıkana kadar yanında sakladı.

Bu mektuplar, 1928'de kızına gönderdiği ve "Bir Babadan Kızına Mektuplar" adıyla yayımlanan ilk dizinin devamıydı. Hapishanede başvuru kitabı ya da kütüphane imkânı olmadığı için Nehru büyük ölçüde kendi notlarına ve hafızasına dayandı. Kitabın önsözünde, İngiliz yazar H. G. Wells'in "Tarihin Ana Hatları" adlı eserinin kendisini derinden etkilediğini belirtir.

Avrupa merkezli olmayan bir tarih

"Dünya Tarihine Bakışlar", tarihi Avrupa merkezli olmayan bir bakışla anlatmaya çalışan ilk denemelerden biri sayılır. Nehru, Asya'nın büyük medeniyetlerine, Çin'e, Hindistan'a, İslam dünyasına ve Moğollara geniş yer ayırır. Cengiz Han ve Moğol fetihleri üzerine yazdığı mektuplar, o dönemin Avrupa'da yaygın olan anlatılarından farklı bir yorum sunar. Nehru, Avrupa'nın büyüklüğünü kabul etmekle birlikte, Asya'nın kendi tarihini kendi gözünden görmesi gerektiğini savunur.

Bu bakış, kitabın Türkiye'ye ayırdığı bölümleri de şekillendirir. Nehru, Osmanlı Devleti'nin çöküşünü ve ardından gelen Millî Mücadele'yi, Asya'nın sömürgeciliğe karşı uyanışının bir parçası olarak okur.
Nehru ve Gandi
Nehru ve GandiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Los Angeles Times staff photographer. Dosya sayfası
Ek bilgi
Nehru'nun kitabında Türkiye, Birinci Dünya Savaşı sonrasında galip devletlerin dayattığı barış düzenine karşı başarıyla direnen ilk yenik ülke olarak öne çıkar. Sevr Antlaşması'nın Anadolu'yu paylaştırma planı ve bunun Mustafa Kemal önderliğinde nasıl boşa çıkarıldığı, Hindistan'daki okurlar için sömürge yönetimine karşı mücadelenin mümkün olduğunu gösteren bir örnekti.

Mustafa Kemal'in Türkiyesi

Nehru'nun mektuplarında Türkiye'ye ayrılan bölümler, Millî Mücadele'nin askerî ve siyasi aşamalarını, saltanat ve hilafetin kaldırılmasını ve ardından gelen devrimleri anlatır. Nehru, Mustafa Kemal'in yaptığı köklü değişikliklere büyük bir ilgiyle bakar: harf devrimi, kılık kıyafet düzenlemesi, kadınların toplumsal hayata katılması ve laik bir hukuk düzeninin kurulması.

Nehru'nun Türkiye'ye bakışı, onun Hindistan için hayal ettiği gelecekle yakından ilgiliydi. O da Hindistan'ı modern, laik ve bilime dayalı bir devlet olarak görmek istiyordu. Türkiye'de gerçekleşen dönüşüm, bir Asya ülkesinin kendi iradesiyle hızlı bir modernleşme yaşayabileceğini gösteriyordu.

Allahabad'dan hapishaneye

Nehru, 14 Kasım 1889'da Allahabad'da, tanınmış avukat ve Kongre önderi Motilal Nehru'nun oğlu olarak doğdu. İngiltere'de Harrow okulunda ve Cambridge Üniversitesi'nde okudu, Londra'da hukuk eğitimi aldı. Hindistan'a döndükten sonra Gandi'nin etkisiyle bağımsızlık hareketine katıldı ve kısa sürede Kongre'nin genç kuşağının önderi oldu.

Bağımsızlık mücadelesi boyunca İngiliz yönetimi tarafından defalarca hapsedildi ve toplamda yıllarını hapishanelerde geçirdi. Hapishane, onun için bir okuma ve yazma mekânına dönüştü. "Dünya Tarihine Bakışlar"ın yanı sıra otobiyografisini ve "Hindistan'ın Keşfi" adlı eserini de hapishanede yazdı. Bu kitaplar, onu yalnızca bir siyasetçi değil, aynı zamanda kuşağının önemli yazarlarından biri yaptı.

Hilafet hareketinden dersler

Nehru'nun Türkiye'ye ilgisi, Hindistan'daki Hilafet hareketiyle de bağlantılıydı. 1919-1924 yılları arasında Hindistan Müslümanları, Osmanlı halifeliğini korumak için büyük bir kampanya yürütmüş; Gandi de bu kampanyayı Hindu-Müslüman birliğini güçlendirmek amacıyla desteklemişti. Kongre ile Hilafet hareketinin işbirliği, Hindistan'ın bağımsızlık mücadelesinin en geniş katılımlı dönemlerinden birini oluşturdu.

Ancak 1924'te halifeliği kaldıran Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kendisiydi. Bu karar, Hindistan'daki Hilafet hareketini bir anda anlamsız kıldı. Nehru, bu olayı Türkiye'nin kendi kaderini kendi ellerine alma iradesinin bir göstergesi olarak yorumladı. Türkler, dış dünyanın beklentilerine göre değil, kendi geleceklerine göre karar veriyordu.
Nehru, kızı İndira ve torunlarıyla
Nehru, kızı İndira ve torunlarıylaGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Dikkat: yanlış bilinen
"Dünya Tarihine Bakışlar"ın sonraki baskılarına Nehru, Kasım 1938'de bazı mektupların sonuna yirminci yüzyıl olaylarına ilişkin güncellemeler ekledi. Bu ekler, Atatürk'ün ölümünün hemen öncesi ve sonrasına denk gelen günlerde yazıldı. Kitap, Türkçe dahil pek çok dile çevrildi ve Hindistan'da kuşaklar boyunca okundu.

Kızına yazılan mektubun ötesinde

Mektupların muhatabı olan İndira, yıllar sonra İndira Gandi adıyla Hindistan'ın başbakanı olacaktı. Nehru'nun ona anlattığı dünya tarihi, aynı zamanda bir devlet adamının siyasi eğitimiydi. Nehru 1947'de Hindistan'ın ilk başbakanı oldu ve 1964'teki ölümüne kadar bu görevde kaldı.

Kitap, tarih yazımında da iz bıraktı. Bir siyasetçinin hapishanede, kaynaklardan uzakta, kızına yazdığı mektupların bu kadar geniş bir okur kitlesine ulaşması, onun anlatım gücünü gösteriyor. Mektupların bazıları günlük olarak, bazıları haftalar hatta aylar arayla yazıldı; ikisi Arap Denizi'nde bir İtalyan vapurunda kaleme alındı.

Uzaktan bakan bir dost göz

Nehru'nun Türkiye'ye bakışı, Atatürk'ün dönüşümünün dünyada nasıl algılandığını anlamak için değerli bir pencere. Sömürge yönetimi altındaki bir ülkenin bağımsızlık önderi, Anadolu'da kazanılan zaferi ve ardından gelen devrimleri kendi halkının geleceği için bir ders olarak okudu. Bu okuma, Atatürk'ün etkisinin yalnızca Türkiye ile sınırlı kalmadığını gösteriyor.

Nehru, Türkiye'deki dönüşümü bir mucize olarak değil, bir milletin bilinçli tercihlerinin sonucu olarak anlattı. Onun gözünde Türkiye, Asya'nın sömürgeciliğe ve geri kalmışlığa karşı uyanışının en çarpıcı örneklerinden biriydi.

Bugün "Dünya Tarihine Bakışlar"ı okuyan bir Türk okur, kendi tarihinin başka bir ülkenin önderi tarafından nasıl görüldüğünü merakla izleyebilir. Hapishane hücresinde, bir babanın kızına yazdığı satırlarda Mustafa Kemal'in Türkiyesi'ne yer verilmesi, o yılların dünyasında Türkiye'nin ne kadar dikkat çektiğinin de sessiz bir kanıtıdır.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap