İçeriğe geç
Giriş yap
0

"Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir": 1931 mektubu, Türk Tarih Kurumu'nun duvarındaki söz ve 80 yıl sonra bulunan

SohbeX Editör 3 başlattı0 Yanıt8 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 3Konu sahibiYeni üye0Sv. 82
#1
"Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir! Yazan, yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat, insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır." Bu söz bugün Türk Tarih Kurumu'nun Ankara'daki merkez binasında mermer levhalara kazılıdır. Türkçe Vikipedi'deki "Atatürk'ün Sansürlenen Mektubu" maddesine göre söz, Mustafa Kemal'in 1931'de Türk Tarih Kurumu'nun öncülü olan kurumun başkanı Tevfik Bıyıklıoğlu'na yazdığı 21 sayfalık bir mektuptan alınmıştır. Mektubun tamamı ise ancak 2011'de araştırmacı yazar Atilla Oral'ın aynı adlı kitabıyla ilk kez yayımlandı.
Türk Tarih Kurumu binası, Sıhhiye, Ankara
Türk Tarih Kurumu binası, Sıhhiye, AnkaraGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0, yazar: Reality006. Dosya sayfası

Kurum nasıl doğdu?

Türkçe Vikipedi'nin Türk Tarih Kurumu maddesine göre süreç 28 Nisan 1930'da Türk Ocakları'nın VI. Kurultayı'nın son oturumunda başladı. Gazi Mustafa Kemal'in direktifi üzerine Afet İnan 40 imzalı bir önerge sundu ve Türk tarihini bilimsel olarak araştırmak üzere bir heyet kurulmasını istedi. Oluşan 16 kişilik heyet ilk toplantısını 4 Haziran 1930'da yaptı. Türk Ocakları 29 Mart 1931'de kapanma kararı alınca heyet, 15 Nisan 1931'de "Türk Tarih Tedkik Cemiyeti" adıyla yeniden örgütlendi. Kurumun adı 1935'te "Türk Tarihi Araştırma Kurumu", daha sonra "Türk Tarih Kurumu" oldu.

Heyetin ilk işlerinden biri "Türk Tarihinin Ana Hatları" adlı çalışmaydı. Maddeye göre kitap, Orta Asya'da bir Türk uygarlığı bulunduğu ve bu merkezden başlayan göçlerle Türklerin Çin, Hindistan, Mezopotamya, Mısır, İran ve Anadolu'ya giderek o bölgelerin halklarını uygarlaştırdıkları tezini işliyordu. Hedef, bu kitabın ana fikrine uygun okul kitapları hazırlamaktı. Mektup tam da bu okul kitaplarının yazımı sırasında kaleme alındı.
Tarih notu
28 Nisan 1930: Türk Ocakları VI. Kurultayı'nda Afet İnan'ın 40 imzalı önergesi. 4 Haziran 1930: 16 kişilik heyetin ilk toplantısı. 29 Mart 1931: Türk Ocakları'nın kapanma kararı. 15 Nisan 1931: Türk Tarih Tedkik Cemiyeti. 1931: Bıyıklıoğlu'na yazılan 21 sayfalık mektup. 2-11 Temmuz 1932: Birinci Türk Tarih Kongresi. 1935: Alacahöyük kazısı başladı. 1937: Belleten dergisi yayına başladı. 2011: Atilla Oral mektubu kitap olarak yayımladı.

Mektubun muhatabı: Tevfik Bıyıklıoğlu

Türkçe Vikipedi'ye göre Mehmet Tevfik Bıyıklıoğlu 1891'de Çanakkale'de doğdu. Harp Okulu'nu 1908'de topçu subayı ve okul birincisi olarak, Harp Akademisi'ni 1914'te yine birincilikle bitirdi. Trablusgarp Savaşı'na ve I. Dünya Savaşı'na katıldı; Temmuz 1920'de Anadolu'ya geçerek Batı Cephesi Harekât Şubesi Müdürlüğü'ne atandı ve bu görevi savaşın sonuna kadar sürdürdü. Lozan Barış Konferansı'na giden heyette askerî danışmandı.

Bıyıklıoğlu 1924'ten itibaren Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği yaptı; Moskova Büyükelçiliği'nden sonra 4 Kasım 1928'de bu göreve ikinci kez getirildi ve görevi 4 Mart 1932'de sona erdi. Madde onu Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti'nin ilk başkanı olarak anar. Yani mektubu aldığında hem Cumhurbaşkanı'nın en yakın bürokratlarından biri, hem de tarih çalışmalarının başındaki kişiydi. 1931'de yayımlanan "Hint Tarihi" de onun eserleri arasındadır.
Tevfik Bey (Bıyıklıoğlu), Lozan'da Ankara heyetinin askerî danışmanı
Tevfik Bey (Bıyıklıoğlu), Lozan'da Ankara heyetinin askerî danışmanıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Agence de presse Meurisse. Agence photographique (commanditaire). Dosya sayfası

Tartışmanın konusu: İslam tarihi bölümleri

Mektubun konusu lise tarih kitaplarının bir bölümüydü. Türkçe Vikipedi'ye göre kitapların "Türklerin İslam'daki Yeri" ve "İslam Tarihi" bölümlerini El-Ezher Üniversitesi'nde okumuş olan Zakir Kadiri Ugan hazırlıyordu. Mustafa Kemal bu bölümlere itiraz etti ve bazı düzeltmeler istedi; düzeltmeler istediği gibi yapılmayınca mektubu yazdı.

Zakir Kadiri Ugan'ın kendi maddesi bu çatışmayı biraz daha ayrıntılı anlatır: Atatürk bölümlerde Arap milliyetçiliği yapıldığını ileri sürerek düzeltilmesini istemiş, Ugan'ın düzeltmelerinden memnun kalmayınca mektubu kaleme almıştır. Maddeye göre Ugan 1878'de Samara Guberniyası'nda doğmuş Tatar kökenli bir antropolog ve tarihçiydi. Buhara'da, İstanbul Dârülfünun'da, Hicaz'da ve Kahire'deki El-Ezher'de okumuş; Bolşevik devriminden sonra Uzakdoğu'ya kaçmış, 1922'de Türkiye'ye sığınarak Türk vatandaşı olmuştu. Millî Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver tarafından Türk Tarih Heyeti'ne atanmıştı. İbn Haldun'un Mukaddime'sini ve Taberi tarihinin ilk ciltlerini Türkçeye çevirmesiyle tanınır.
Ek bilgi
Mektubun içeriğine ilişkin Vikipedi özeti şöyledir: Mustafa Kemal, Türk uygarlığına ait belgelerin yok edildiğini ve tarih yazımında buna dikkat edilmesi gerektiğini, bazı geleneksel anlatıların Türk çocuklarına erdem örneği olarak okutulamayacağını ve Zakir Kadiri'nin notlarının bu noktalara göre düzeltilmesi gerektiğini yazmıştır. Mektupta Halife Ömer'in Kudüs'e girişine ve "bir hırka, bir hurma" hikâyesine ilişkin eleştirel ifadeler de vardır. Bunlar, dönemin resmî tarih tezinin ve Atatürk'ün o yıllardaki tarih anlayışının bir parçası olarak okunmalıdır.

Mektup nasıl bulundu?

Türkçe Vikipedi'ye göre Atilla Oral mektubu Beyoğlu'ndaki Hazzopulo Pasajı'nda yapılan bir müzayedede satın aldı. Satışa çıkan belgeler, Türk Tarih Kurumu'nun eski genel sekreteri Uluğ İğdemir'e aitti; belgeleri satışa sunan sahaf, belgelerin çöpten çıktığını söyledi. Oral mektubu 2011'de Demkar Yayınevi'nden "Atatürk'ün Sansürlenen Mektubu: 80 Yıl Sonra İlk Kez Kendi El Yazısıyla, Sansürsüz" adıyla yayımladı.

Belgelerin sahibi Uluğ İğdemir de kurumun tarihinde önemli bir isimdir. Türkçe Vikipedi'ye göre 1900'de Lapseki'de doğan İğdemir, Kurtuluş Savaşı yıllarında Adana'da gazetecilik yaptı, 1926'da Ankara'ya gelerek Türk Ocakları Merkez Heyeti'nde başkâtip oldu ve Türk Yurdu dergisini yönetti. Atatürk'ün emriyle kurulan Türk Tarih Kurumu'nun sekreterliğine getirildi ve 1982'de emekli olana kadar kurumun genel müdürlüğünü ve genel sekreterliğini yaptı. "Atatürk ve Anzaklar" ile "Sivas Kongresi ve Heyet-i Temsiliye Kararları" eserleri arasındadır.
Dikkat: yanlış bilinen
Mektubun günü kaynaklarda yer almıyor; Vikipedi yalnızca "1931 yılında" der. Bu yazı, sıralamada Türk Tarih Tedkik Cemiyeti'nin kuruluş tarihi olan 15 Nisan 1931'i kullanır; bu mektubun yazıldığı gün değildir. "Sansürlenen" nitelemesi, kitabın adından gelir; mektubun hangi tarihte, kim tarafından ve ne ölçüde kısaltıldığına dair ayrıntı Vikipedi maddesinde yoktur. Mektubun içeriğine ilişkin bilgiler büyük ölçüde Atilla Oral'ın yayınına dayanır.

Söz neden bu kadar yaygın?

Mektubun tamamı uzun yıllar bilinmezken, içinden alınan bir cümle kurumun simgesine dönüştü. "Yazan, yapana sadık kalmazsa" ifadesi, tarihçinin olayları kendi tercihlerine göre değiştirmemesi gerektiği fikrini öne çıkarır ve kurumun merkez binasındaki mermer levhalarda yer alır. İşin ilginç yanı, aynı mektubun bütününün dönemin tarih tezine ve o tezle uyuşmayan metinlere karşı oldukça sert bir müdahale içermesidir. Bu yüzden söz, mektubun tamamıyla birlikte okunduğunda yalnızca genel bir ilke değil, 1931'deki somut bir ders kitabı tartışmasının ürünü olarak görünür.

Türk Tarih Kurumu bu dönemden sonra lise için dört ciltlik bir tarih kitabını, İsmail Hakkı Uzunçarşılı'nın "Anadolu Beylikleri"ni ve Piri Reis'in "Kitab-ı Bahriye"sini bastı; 1937'den itibaren Belleten dergisini yayımladı. Mustafa Kemal 5 Eylül 1938 tarihli vasiyetnamesiyle İş Bankası'ndaki hisselerinin gelirinin yarısını kuruma bıraktı. Kurum 12 Kasım 1967'de Turgut Cansever ve Ertur Yener'in tasarladığı Sıhhiye'deki binasına taşındı.
Zakir Kadiri Ugan
Zakir Kadiri UganGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: E.H. Dosya sayfası

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap