Büyük Han, Kıbrıs'ın başkenti Lefkoşa'nın surlarla çevrili eski şehrinde yer alan ve adanın en büyük Osmanlı kervansarayı olan yapıdır. 1571'de Kıbrıs'ın fethinden hemen sonra, adanın ilk Osmanlı valisiLala Mustafa Paşa tarafından 1572'de yaptırıldı. İki katlı, revaklı ve avlusunun ortasında sekizgen bir mescit bulunan yapı, dört yüzyıl boyunca han, hapishane, yoksullar yurdu ve kültür merkezi olarak kullanıldı. Bu yazıda Büyük Han'ın tarihini, İngiliz arşivlerindeki izlerini ve yapının bugünkü yerini ele alıyoruz. Lefkoşa'daki Büyük Han'ın avlusuGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Michal Klajban. Dosya sayfası
Fetih ve şehrin yeniden kurulması
Kıbrıs, 1570–1571'de II. Selim döneminde Venedik'ten alındı. Lefkoşa, Eylül 1570'te kırk beş günlük bir kuşatmanın ardından düştü; Magosa ise Ağustos 1571'e kadar direndi. Fethin ardından Osmanlı yönetimi, adayı yeniden yapılandırdı: Anadolu'dan nüfus aktarıldı, vakıflar kuruldu ve şehirlerde yeni yapılar inşa edildi. Lefkoşa, adanın idarî merkezi oldu.
Lala MustafaPaşa, fethin komutanı olarak Kıbrıs'ın ilk beylerbeyi oldu. Paşa, Lefkoşa'daki Ayasofya Katedrali'ni camiye çevirdi (bugünkü Selimiye Camii) ve şehrin ticaret hayatını canlandırmak için büyük bir han yaptırdı. Büyük Han, adanın dört bir yanından ve Anadolu'dan gelen tüccarlar için bir konaklama ve ticaret merkezi olarak tasarlandı.
Mimari
Büyük Han, kare planlı ve iki katlı bir yapıdır. Avlunun çevresinde, alt katta 68 oda ve dükkân, üst katta ise misafir odaları dizilir. Alt kattaki odalar depolar ve ahırlar olarak kullanılırken, üst kattaki odalarda tüccarlar konaklıyordu. Her odanın bir ocağı ve bacası vardı; bu bacalar, hanın dış silüetine karakteristik bir görünüm kazandırır.
Avlunun ortasında, altı sütunlu bir şadırvanın üzerine oturan küçük, sekizgen bir mescit bulunur. Bu düzen, Anadolu'daki Selçuklu ve Osmanlı hanlarında görülen "köşk mescit" geleneğinin bir örneğidir. Hanın iki kapısı vardır; ana kapı doğu cephesindedir ve üzerinde kitabe izleri görülür. Yapı, kesme sarı kumtaşından inşa edilmiştir; bu taş, Lefkoşa'daki pek çok tarihî yapıda kullanılmıştır.
Ek bilgi
Han ve vakıf Büyük Han, Lala MustafaPaşa'nın vakfına bağlıydı. Hanın gelirleri, paşanın Kıbrıs'taki diğer hayır kurumlarının giderlerini karşılıyordu. Kıbrıs'taki Osmanlı vakıflarının kayıtları, Lefkoşa'daki Kıbrıs Vakıflar İdaresi arşivinde ve İstanbul'daki Vakıflar Genel Müdürlüğü arşivinde korunur. Lefkoşa şeriye sicilleri ise hanın kiracılarına, kira bedellerine ve onarımlarına dair ayrıntılı kayıtlar içerir.
İngiliz döneminde Büyük Han
Kıbrıs, 1878'de Berlin Kongresi öncesinde imzalanan bir anlaşmayla İngiltere'nin yönetimine geçti; ada hukuken 1914'e kadar Osmanlı toprağı sayıldı. İngiliz yönetimi, Büyük Han'ı 1893'te merkezi hapishane olarak kullanmaya başladı. Hanın odaları hücrelere dönüştürüldü. Hapishane, 1903'e kadar burada kaldı; ardından yapı, şehrin yoksulları için bir barınak olarak kullanıldı.
İngiliz sömürge yönetiminin arşivleri, bugün Londra'daki Ulusal Arşiv'de (The National Archives, Kew) CO 67 ve CO 883 serilerinde korunur. Bu belgeler, Büyük Han'ın hapishane olarak kullanılmasına, onarımına ve 20. yüzyıl başında bir anıt olarak tescil edilmesine dair yazışmaları içerir. İngiliz yönetiminin 1905'te kurduğu Eski Eserler Dairesi, hanın korunması gereken bir yapı olduğunu kayda geçirdi. Büyük Han'ın revaklı koridoruGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Nicosia Turkish Municipality. Dosya sayfası
Restorasyon ve bugünkü işlev
20. yüzyılın ortasında Büyük Han, bakımsız kaldı. 1960'larda Kıbrıs'taki toplumlar arası çatışmalar ve 1974'teki bölünme, yapının kaderini de etkiledi. Han, bölünmüş Lefkoşa'nın kuzey kısmında kaldı. 1990'larda başlayan restorasyon, 2002'de tamamlandı. Bugün Büyük Han, el sanatları dükkânları, kafeler, sanat atölyeleri ve kültür etkinlikleri için kullanılır. Avlusundaki mescit ise restore edilmiş haliyle korunur.
Büyük Han'ın restorasyonu, kuzeyde ve güneyde yürütülen ortak miras projelerinin de gündeminde yer aldı. Kıbrıs'taki Kültürel Miras Teknik Komitesi, iki toplumun temsilcilerinden oluşur ve Avrupa Birliği desteğiyle adadaki pek çok tarihî yapının onarımını üstlenmiştir.
Dikkat: yanlış bilinen
Rum, İngiliz ve Türk anlatılarıKıbrıs Rum tarih yazımında Osmanlı dönemi uzun süre "Türkokrasia" olarak, ağır vergiler ve baskı dönemi biçiminde anlatıldı; bu anlatıda Büyük Han gibi yapılar çoğu zaman göz ardı edildi. İngiliz sömürge kayıtlarında ise han, öncelikle bir hapishane ve sonra bir eski eser olarak yer aldı. Kıbrıs Türk anlatısında Büyük Han, adadaki Türk varlığının ve Osmanlı mirasının en önemli simgelerinden biri olarak görülür. Son yıllarda iki toplumun akademisyenleri, Osmanlı dönemi Kıbrıs'ını daha dengeli bir bakışla inceleyen ortak çalışmalar yürütüyor. Bu çalışmalarda Lefkoşa şeriye sicilleri, Venedik arşivleri ve Kew'deki İngiliz belgeleri birlikte kullanılıyor.
Lefkoşa'nın diğer Osmanlı hanları
Büyük Han'ın birkaç yüz metre ötesinde, 17. yüzyılda yapılan Kumarcılar Hanı yer alır. Daha küçük ölçekli olan bu han, Büyük Han ile benzer bir plana sahiptir ve bugün restore edilmiş haliyle kafe ve dükkânlara ev sahipliği yapar. Lefkoşa'daki Bedesten, Selimiye Camii ve Arasta, hanlarla birlikte şehrin Osmanlı çarşısını oluşturur. Bu yapılar, Lefkoşa'nın 16. ve 17. yüzyıllarda Doğu Akdeniz ticaretinin önemli bir durağı olduğunu gösterir.
Kervansaraydan uluslararası ticarete
Büyük Han'ın kuruluş amacı, Kıbrıs'ı Doğu Akdeniz ticaret ağına bağlamaktı. Adadan ihraç edilen pamuk, ipek, şarap, keçiboynuzu ve tuz, Lefkoşa'daki hanlarda toplanıp Larnaka ve Magosa limanlarına gönderiliyordu. 17. ve 18. yüzyıllarda Larnaka'da Fransız, İngiliz ve Venedik konsoloslukları vardı; bu konsoloslukların raporları, Lefkoşa'daki hanlarda yapılan alışverişe dair bilgiler içerir. Marsilya Ticaret Odası arşivindeki Kıbrıs dosyaları, adanın pamuk ihracatını ve fiyatlarını yıllar boyunca kaydeder. Han, aynı zamanda adanın iç bölgelerinden gelen köylülerin ürünlerini sattığı bir pazar yeriydi. Avludaki mescit, tüccarların ve yolcuların namaz vakitlerinde toplandığı bir merkezdi. Hanın kapıları gece kapatılır, bekçiler tarafından korunurdu. Bu düzen, Osmanlı hanlarının ortak özelliğiydi ve Büyük Han'ın planında bugün de okunabilir. Büyük Han'ın avlusundaki mescit ve şadırvanGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Diego Delso. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji 1570: Lefkoşa, Osmanlı kuvvetlerinin kuşatmasıyla düştü. 1571: Magosa'nın teslimi; Kıbrıs'ın fethi tamamlandı. 1572: Lala MustafaPaşa Büyük Han'ı yaptırdı. 1878: Kıbrıs İngiliz yönetimine geçti. 1893: Büyük Han merkezi hapishaneye dönüştürüldü. 1903: Hapishane taşındı; han yoksullar yurdu oldu. 1974: Ada bölündü; han Lefkoşa'nın kuzeyinde kaldı.
2002: Restorasyon tamamlandı; han kültür merkezi olarak açıldı.
Sonuç: Avludaki mescit
Büyük Han, dört yüzyıl boyunca tüccarları, mahkûmları, yoksulları ve bugün turistleri ağırladı. Avlusundaki küçük mescit, bütün bu dönüşümler boyunca yerinde kaldı.
Bize göre Büyük Han, Kıbrıs'ın bölünmüş tarihine rağmen ortak bir mirasın nasıl korunabileceğini gösteren değerli bir örnektir. Hanın Osmanlı, İngiliz ve Kıbrıs dönemlerini bir arada taşıyan tarihi, adanın tarihini tek bir topluluğun bakışıyla anlatmanın eksik kalacağını hatırlatır. Lefkoşa'ya giden her ziyaretçinin, Büyük Han'ın avlusunda bir süre oturup bu katmanları düşünmesi gerekir.