İçeriğe geç
Giriş yap
0

Vefa Lisesi (1872-1938): Türkçe öğretim yapan ilk sivil idadi ve Çanakkale'ye giden sınıflar

SohbeX Editör 4 başlattı0 Yanıt8 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 4Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Tarihî Yarımada'da bir lise

İstanbul'un Tarihî Yarımadası'nda, Şehzade Camii'nin hemen yanında, Türk eğitim tarihinin en köklü okullarından biri yer alır. Vefa Lisesi, 1872'de kurulan ve Türkçe öğretim yapan ilk sivil lise olma özelliğini taşıyan bir kurumdur. Askerî okulların ve yabancı okulların yanında, devletin sivil memurlarını ve aydınlarını ana dilde yetiştirmek amacıyla açılan bu okul, Osmanlı'nın son yarım yüzyılını ve Cumhuriyet'in ilk yıllarını kesintisiz yaşadı.

Okulun hikâyesinin en dramatik sayfaları, Balkan ve Çanakkale savaşlarında cepheye giden öğrencileriyle, Cumhuriyet'in ilk yıllarında ortaokula dönüştürülüp 1933'te mezunlarının çabasıyla yeniden lise olmasıyla ilgilidir.
İstanbul'un Vefa semtindeki Vefa Lisesi binası
İstanbul'un Vefa semtindeki Vefa Lisesi binasıGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Dosseman. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji: 1869 Maarif-i Umumiye Nizamnamesi; 1872 "Dersaadet İdadi-i Mülkiye-i Şâhâne" adıyla bağımsız okulun kuruluşu; 1881 Mütercim Rüştü Paşa Konağı'na taşınma; 1900 Vefa İdadisi adının alınması; 1910 büyük yangın ve Vezneciler'e taşınma; 1912 Balkan Savaşı'na öğrenci ve öğretmenlerin katılması; 1914 Vefa Sultanisi olması; 1915-1916 Çanakkale'ye giden sınıflar; 1917 Vefa'daki binaya dönüş; 1924 Vefa Erkek Lisesi; 1925 ortaokula dönüştürülme ve Kadırga'ya taşınma; 1933 yeniden lise olma ve Vefa'ya dönüş; 1937 üst bahçedeki binanın Yüksek Öğretmen Okulu'na verilmesi.

Maarif Nizamnamesi ve sivil idadi

Osmanlı İmparatorluğu'nda on sekizinci yüzyıla kadar eğitim, mahalle mektepleri ve medreseler gibi klasik kurumlarda veriliyordu. Modern eğitim, on sekizinci yüzyılda askerî yükseköğretim kurumlarıyla başladı. On dokuzuncu yüzyılda rüşdiye, idadi ve sultani gibi yeni okul türleri açıldı, ancak bu okullar düzensiz bir biçimde kuruluyordu.

1869'da Maarif Nazırı Saffet Paşa döneminde hazırlanan Maarif-i Umumiye Nizamnamesi, modern eğitim kurumlarını ilk, orta ve yükseköğretim olarak üç kademeye ayırdı. Ortaöğretimde rüşdiye, idadi ve sultani olmak üzere üç tür okul tanımlandı. Bugünkü lisenin tam karşılığı olan okul türü idadiydi.

Vefa Lisesi'nin kökeni, Mekteb-i Mülkiye bünyesinde açılan idadi sınıflarına uzanır. Bu sınıflar, Tıbbiye ve Hukuk mekteplerinin bünyesindeki idadi sınıflarıyla birleştirilerek 1872'de "Dersaadet İdadi-i Mülkiye-i Şâhâne" adıyla bağımsız bir okul hâline getirildi. Adı, günümüz Türkçesiyle "İstanbul Sivil İdadisi" anlamına geliyordu. Böylece İstanbul'da Türkçe öğretim yapan ilk sivil idadi doğdu.

Mütercim Rüştü Paşa Konağı

1881'de okul, Maarif Nezareti'nin satın aldığı ve Sadrazam Mütercim Rüştü Paşa'ya ait olan üç katlı konağa taşındı. Konak, Vefa semtinde, Şehzade Camii külliyesinin yakınında bulunuyordu. 1900'de okul, bulunduğu semtin adıyla "Vefa İdadi-i Mülki-i Şahanesi" adını aldı. Vefa adı, okulun kimliğinin bir parçası olarak o günden bu yana kullanılmaktadır.
Konağı okul binası olan Mütercim Rüştü Paşa
Konağı okul binası olan Mütercim Rüştü PaşaGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Mehmed Galip. Dosya sayfası
Ek bilgi
Mütercim Rüştü Paşa, on dokuzuncu yüzyılda birkaç kez sadrazamlık yapmış bir devlet adamıydı. "Mütercim" lakabı, gençliğinde askerî eserleri Türkçeye çevirmesinden gelir. Onun adını taşıyan konak, yüz yılı aşkın bir süre okulun simge binası oldu ve 1999 depreminden sonra onarılarak yeniden öğretime açıldı.

Yangın, Balkan Savaşı ve sultani dönemi

1910'daki büyük yangından sonra Mütercim Rüştü Paşa Konağı yangından etkilenen ailelere verildi ve okul Vezneciler'deki Saffet Paşa Konağı'na taşındı. 1912'de Balkan Savaşı başladığında birçok öğrenci ve öğretmen gönüllü olarak cepheye gitti ve bunların bir kısmı geri dönmedi. Bu sırada Mütercim Rüştü Paşa Konağı, Hilâl-i Ahmer Cemiyeti'nin hastanesi olarak kullanıldı.

1914'te okul "Vefa Mekteb-i Sultanisi" adıyla sultani statüsüne yükseltildi. Bu dönemde bünyesinde ilk, orta ve lise kısımları bulunan, on iki yıllık bir kurum hâline geldi.

Şehzadebaşı'ndan Çanakkale'ye

Çanakkale Savaşı başladığında, 1915-1916 öğretim yılının Vefa Sultanisi öğrencileri ve öğretmenleri asker üniforması giyerek okulun bahçesinde toplandı ve marşlar söyleyerek Şehzadebaşı'na yürüdü. Meydanda toplanan İstanbullular, Vefalıları alkışlar ve dualarla cepheye uğurladı. Son sınıf öğrencileri erken mezun edilerek bazı öğretmenleriyle birlikte gönüllü olarak cepheye gitti.

Öğrenci sayısı azalan okulun geride kalanları, bugün Cağaloğlu Anadolu Lisesi olarak kullanılan İstanbul İnas Sultanisi binasına taşındı. Bu binanın yetersiz kalması üzerine okul 1917'de Vefa'daki kendi binasına döndü. Ancak cepheye giden öğrencilerin çoğu geri gelemediği için okul, 1918 sonrasına kadar mezun veremedi. Bu acı tablo, Birinci Dünya Savaşı'nda bir kuşağın nasıl kaybedildiğinin İstanbul'daki en çarpıcı örneklerinden biridir.
Vefa Lisesi'ne komşu Şehzade Külliyesi'nin yapılarından biri
Vefa Lisesi'ne komşu Şehzade Külliyesi'nin yapılarından biriGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Dosseman. Dosya sayfası
Dikkat: yanlış bilinen
Çanakkale'de şehit düşen lise öğrencileri hakkında yaygın anlatımlarda, bazı okulların o yıllarda hiç mezun veremediği söylenir. Vefa Sultanisi için kaynaklardaki ifade, okulun 1918 sonrasına kadar mezun veremediği yönündedir. Bu tür sayısal iddiaların her okul için ayrı ayrı belgelerle değerlendirilmesi gerekir; bütün okulları kapsayan genellemelerden kaçınılmalıdır.

Cumhuriyet'in ilk yılları: ortaokula dönüştürülme

1924'te Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun kabulüyle bütün idadi ve sultaniler lise adını aldı ve okul "Vefa Erkek Lisesi" oldu. Ancak 1925'ten sonra, ülkedeki ortaöğretim düzeninin yeniden yapılandırılması sırasında bazı liselerle birlikte ortaokula dönüştürüldü. Okul Kadırga'daki Eczacılık Okulu binasına taşındı ve 1933'e kadar "Vefa Orta Mektebi" adıyla öğretim yaptı.

Bu karar, Cumhuriyet'in ilk yıllarında sınırlı kaynakların daha verimli kullanılması amacıyla bazı liselerin birleştirilmesi ve ortaokul sayısının artırılması politikasının bir sonucuydu. Ülke genelinde ilk ve ortaöğretimin yaygınlaştırılması öncelikli hedefti.

1933: Mezunların okulu geri getirmesi

1933'te, üç yüzün üzerinde Vefa mezununun girişimi ve Cumhurbaşkanlığı'nda görev yapan bir Vefa mezununun desteğiyle okul yeniden lise statüsüne kavuştu. Vefa'daki tarihî binasına dönen okul, "Vefa Erkek Lisesi" adıyla öğretime devam etti. Bu dönüş, bir okulun mezunlarının dayanışmasıyla yeniden canlandırılmasının Cumhuriyet tarihindeki erken örneklerinden biridir. Okulun bünyesinde, 1990'a kadar hem ortaokul hem de lise kısmı yer aldı.

1937'de okulun üst bahçesindeki bina Yüksek Öğretmen Okulu'na verildi. Bu okul 1949'da Çapa'ya taşınınca bina yeniden Vefa Lisesi'ne devredildi ve okul iki binada öğretim yapmaya başladı. Okul bahçesinde ayrıca Şehzade Külliyesi'ne ait tarihî tabhane yapıları ve Şehit Ali Paşa Kütüphanesi bulunur.

Vefa'nın ilk altmış altı yılı

Vefa Lisesi'nin 1872'den 1938'e uzanan hikâyesi, Türk ortaöğretiminin doğuşunu ve gelişimini adım adım izler. Maarif Nizamnamesi'nin öngördüğü sivil idadi modeli, ilk kez bu okulda Türkçe öğretimle hayata geçti. Okul, askerî okulların dışında devlet memurları ve aydınlar yetiştiren bir kurum olarak Osmanlı'nın modernleşmesine katkıda bulundu.

Balkan ve Çanakkale savaşlarında cepheye giden öğrenciler, okulun belleğinde derin bir iz bıraktı. Şehzadebaşı'nda alkışlarla uğurlanan gençlerin çoğunun geri dönmemesi, bir kuşağın vatan savunmasındaki fedakârlığının simgesi oldu.

Cumhuriyet döneminde ortaokula dönüştürülmesi ve 1933'te mezunlarının çabasıyla yeniden lise olması ise, okulun bir kurum olmanın ötesinde bir topluluk olduğunu gösterdi. Vefa mezunlarının dayanışması sonraki on yıllarda da sürdü: 1999 depreminde hasar gören tarihî binalar mezunların öncülüğünde onarıldı. Şehzade Camii'nin gölgesindeki okul, bugün de Türkiye'nin en köklü liselerinden biri olarak öğretimini sürdürüyor.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap