Ahmed Cemal Paşa, "Üç Paşalar" olarak anılan İttihatçı yönetimin üçüncü ismidir. Mustafa Kemal ile yolları Selanik'teki 3. Ordu karargâhında kesişti; Birinci Dünya Savaşı'nda ise Cemal Paşa Suriye ve Filistin'in, Mustafa Kemal Çanakkale'nin ve sonra Suriye cephelerinin adı oldu. Bu yazı Vikipedi'nin Cemal Paşa maddesi ile İngilizce Wikipedia'nın Djemal Pasha maddesine dayanır. Ahmed Cemal Paşa'nın renklendirilmiş portresiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Midilli'den Harbiye'ye
Vikipedi'ye göre Ahmed Cemal6 Mayıs 1872'de Midilli'de doğdu; babası askerî eczacı Mehmed Nesib Efendi, annesi Binnaz Hanım'dı. İngilizce Wikipedia da doğum yerini Midilli adası olarak verir. Cemal 1890'da Kuleli Askerî İdadisi'nden, 1893'te Harbiye Mektebi'nden mezun oldu ve 28 Ocak 1895'te kurmay yüzbaşı olarak orduya katıldı. Vikipedi'ye göre önce genelkurmayın birinci şubesinde çalıştı, 1896'da 2. Ordu'ya bağlı Kırklareli istihkâm inşaat şubesine atandı, ertesi yıl kolağası oldu.
Selanik'te cemiyet ve Mustafa Kemal
Vikipedi'ye göre Cemal1898'de Selanik'teki 3. Ordu'ya redif tümeni kurmay başkanı olarak atandı. Selanik'te o sırada gizli bir örgüt olan İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne girdi ve cemiyetin askerî kanadının örgütlenmesiyle görevlendirildi. 1899'da Seniha Hanım'la evlendi, 1905'te binbaşı oldu. Ertesi yıl Rumeli Demiryolları müfettişliğine getirildi; kaynağa göre bu görev sırasında cemiyetin Rumeli'de örgütlenmesinde etkin rol oynadı ve "bölük" adı verilen yerel birimleri oluşturdu.
Atatürk açısından en dikkat çekici bilgi 1907 yılına aittir. Vikipedi'ye göre Cemal1907'de 3. Ordu kurmay heyetine atandı ve burada Binbaşı Ali Fethi Bey ve Kolağası Mustafa Kemal ile birlikte çalıştı. İngilizce Wikipedia ise Cemal'in subaylık hayatı boyunca Mustafa Kemal ile bir rekabet geliştirdiğini yazar.
Ek bilgi
Selanik'teki 3. Ordu karargâhı, Cemal, Fethi (Okyar) ve Mustafa Kemal'i aynı kurmay heyetinde buluşturdu. Fethi Okyar'ın hayatı sitede ayrı bir konuda anlatılmıştır.
Meşrutiyet sonrası: Adana ve Bağdat valilikleri
Vikipedi'ye göre 1908'de II. Meşrutiyet ilan edilince Cemal, Selanik'teki genel merkezin İstanbul'a gönderdiği on kişilik temsil heyetine katıldı ve ardından cemiyetin genel merkez üyeliğine seçildi. 31 Mart Olayı çıkınca ayaklanmayı bastırmakla görevli Hareket Ordusu'na katıldı ve olayın ardından, Mayıs 1909'da, Üsküdar muhafızlığına atandı.
Ardından valilik dönemi geldi. Vikipedi'ye göre Cemal8 Ağustos 1909'da Adana valiliğine getirildi ve 1910 sonlarında hastalandığı için İstanbul'a döndü. İngilizce Wikipedia Adana valiliğini Ağustos 1909-Nisan 1911 arası olarak verir ve Cemal'in Adana katliamlarında mağdur olan Ermenilere destek sağlama işlerinde yer aldığını, bölgedeki Hristiyan misyonerlerin onu yetenekli bir yönetici olarak övdüğünü yazar. Vikipedi'ye göre Ağustos 1911'de Bağdat valiliğine atandı ve Temmuz 1912'de Said Paşa hükûmetinin istifasıyla bu görevden ayrıldı.
Dikkat: yanlış bilinen
Adana valiliğinin bitişi için iki kaynak farklı tarih verir: Vikipedi Cemal'in 1910 sonlarında hastalanarak İstanbul'a döndüğünü yazar, İngilizce Wikipedia ise görevin Nisan 1911'e kadar sürdüğünü belirtir.
Balkan Savaşı ve Bâb-ı Âli Baskını
Vikipedi'ye göre CemalEkim 1912'de albaylığa yükseldi ve Kasım 1912'de Konya Redif Tümeni ile Balkan Savaşı'na katıldı; Pınarhisar-Vize'de Bulgarlar karşısında ağır bir yenilgiye uğrayınca tümeniyle Çatalca'ya çekildi. 23 Ocak 1913'teki Bâb-ı Âli Baskını'ndan sonra İttihatçılar iktidara gelince İstanbul muhafızlığına getirildi ve cemiyete karşı gelişen muhalefeti bastırdı. Aralık 1913'te tuğgeneral oldu. Cemal Paşa ile Alman general Erich von FalkenhaynGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Vikipedi'ye göre 26 Şubat 1914'te Nafia (Bayındırlık), 11 Mart 1914'te Bahriye Nazırlığına atandı. Maddenin giriş bölümü ise Bahriye Nazırlığını 10 Mart 1914-14 Ekim 1918 arası olarak verir; kaynakta bir günlük fark bulunmaktadır. Vikipedi, öteden beri Fransız yanlısı olarak bilinen Cemal'in savaş öncesinde Fransa'nın desteğini kazanmak için Fransa'ya gittiğini, ittifak sağlayamayınca 2 Ağustos 1914'te yapılan Osmanlı-Alman ittifakını isteksizce desteklediğini yazar.
Kanal Seferi ve 4. Ordu
Vikipedi'ye göre savaşa girilince Cemal, Bahriye Nazırlığının yanında 2. Ordu komutanı oldu. Kanal Seferi için görevlendirilen 4. Ordu komutanı Halepli Zeki Paşa bu seferden başarı beklenemeyeceğini söyleyerek görevden affını isteyince, Enver Paşa görevi Cemal'e teklif etti ve Cemal Kasım 1914'te Filistin'deki 4. Ordu komutanlığına atandı. 1915'te korgeneral oldu. Kaynak, Mısır'ı İngilizlerden alarak Süveyş Kanalı'nı denetim altına alma amacının gerçekleşmediğini anlatır.
İngilizce Wikipedia, Cemal'in Türk-Alman askerî işbirliğine bütünüyle bağlı olduğunu, ancak zamanla Mustafa Kemal Paşa ile birlikte Almanların yeteneklerine kuşkuyla bakmaya başladığını yazar. Vikipedi ise Falih Rıfkı Atay'ın anılarına dayanarak Cemal'in 1916'da Enver Paşa'yı devirmek için bir darbe planladığı ama sonra vazgeçtiği yönünde bir rivayet aktarır.
Dikkat: yanlış bilinen
1916 darbe planı Vikipedi'de yalnızca "söylenir" kaydıyla, Falih Rıfkı Atay'ın anılarına dayandırılarak geçer; kesinleşmiş bir olay olarak değil, anı kaynağına dayanan bir rivayet olarak okunmalıdır.
Suriye'de sert yönetim
Vikipedi'ye göre Cemal, Arap ileri gelenleri arasındaki hoşnutsuzluğa karşı başta uzlaşmacı bir yol izledi: Arap milliyetçiliği yanlısı Mısır yayınlarını yasakladı, Arap şeyhlerine, İbnürreşid'e, İbn Suud'a ve Yemen'deki İmam Yahya'ya dostluk mektupları gönderdi. Mayıs 1915'te ele geçirilen belgelerle Arap ihtilalcilerinin amaçlarından vazgeçmediğini anlayınca daha sert önlemlere yöneldi; birçok şehirde Divan-ı Harb-i Örfi mahkemeleri kuruldu ve kaynağa göre 21 Ağustos 1915'teki ilk Beyrut yargılamaları sonucunda bağımsızlık isteyen 11 milliyetçi halka açık biçimde idam edildi. İngilizce Wikipedia, Cemal'in Suriye'deki üç yıllık otoriter yönetiminin Türk milliyetçiliğine karşı çıkan yerel halkı uzaklaştırdığını yazar.
Vikipedi'ye göre durum kötüleşince Temmuz 1917'de Yıldırım Orduları Grubu kuruldu ve 4. Ordu kaldırıldı; Cemal göstermelik bir görev olan Suriye ve Batı Arabistan orduları genel komutanlığına atandı, 1918'de bölgenin denetimi Yıldırım'a verilince bu görevden de alındı. Kaynak, Cemal'in Suriye'deyken Halide Edib Adıvar ile birlikte çeşitli toplumsal hizmetler yürüttüğünü de belirtir.
Kaçış, Afganistan ve Tiflis
Vikipedi'ye göre Osmanlı Devleti yenilince Cemal1-2 Kasım 1918 gecesi Enver ve Talat ile birlikte bir Alman denizaltısıyla Odessa'ya, oradan Berlin'e gitti. İstanbul'daki Divan-ı Harb-i Örfi, Arap unsurlarının isyanına sebep olmak suçundan 13 Ocak 1919'da gıyabında ordudan atılmasına, 5 Temmuz 1919'daki hükümle de idamına karar verdi. Ardından Afgan ordusunun modernleştirilmesi için Afganistan'a gitti; İngilizce Wikipedia bunu 1920 yılına koyar ve Cemal'in Afgan Kraliyet Ordusu'nu modernleştirmekle görevli askerî danışman olarak çalıştığını yazar. Cemal Paşa, Talat Paşa, Cavit Bey ve öbür devlet adamlarıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Millî Mücadele ile bağ bu dönemde kuruldu. Vikipedi'ye göre Cemal Tiflis'e geçti, Anadolu'daki Kurtuluş Savaşı'nın önderleriyle ilişki kurdu. İngilizce Wikipedia, Cemal'in Sovyetlerin Kurtuluş Savaşı'nda Mustafa Kemal Paşa'ya destek göndermesi için de görüşmeler yürüttüğünü belirtir.
21 Temmuz 1922 ve Erzurum'daki mezar
Vikipedi'ye göre Cemal, Türkiye'ye dönme hazırlıkları içindeyken Ankara hükûmetinin Tiflis temsilcisi Ahmet Muhtar Bey ile temsilcilikte akşam yemeği yediği 21 Temmuz 1922'de Tiflis'te öldürüldü. İngilizce Wikipedia, suikastın Ermeni Devrimci Federasyonu üyelerince ve kâtibiyle birlikte gerçekleştirildiğini yazar. Vikipedi'ye göre cenazesi Doğu Cephesi Komutanı Kâzım Karabekir tarafından Erzurum'a getirilerek Karskapı Şehitliği'ne defnedildi.
Tarih notu
Cemal Paşa21 Temmuz 1922'de Tiflis'te, Enver Paşa iki hafta sonra, 4 Ağustos 1922'de Orta Asya'da öldü. Talat Paşa ise 1921'de Berlin'de öldürülmüştü. Böylece "Üç Paşalar"ın üçü de Büyük Taarruz'dan önce hayatını kaybetmiş oldu.
Cemal Paşa'nın hayatı, Mustafa Kemal'in Selanik'teki kurmay arkadaşlarından birinin, imparatorluğun son savaşında Suriye'de tartışmalı bir yönetimin başına geçip sürgünde, Ankara ile ilişki kurarken öldürülmesiyle sona erdi.