İçeriğe geç
Giriş yap
0

Mugar Sırtı Muharebesi (13 Kasım 1917): Vadi Sarar kavşağının kaybı ve Kudüs demiryolunun kesilmesi

SohbeX Editör 3 başlattı0 Yanıt8 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 3Konu sahibiYeni üye0Sv. 82
#1
Mugar Sırtı Muharebesi, 13 Kasım 1917'de Yafa ile Kudüs arasındaki kıyı ovasında, Gazze-Birüssebi hattının çöküşünden bir hafta sonra yapıldı. İngilizlerin resmî adıyla "El Mugar çarpışması", Osmanlı Sekizinci Ordusunun geri çekilirken kurmaya çalıştığı son büyük ova savunmasını dağıttı. Ertesi sabah Vadi Sarar kavşağı (İngiliz kayıtlarında Junction Station) düştü; Yafa-Kudüs demiryolu kesildi ve Yıldırım Ordular Grubunun iki ordusu birbirinden ayrı yönlere çekilmek zorunda kaldı.
Mugar köyü ve çevresindeki sırtlar
Mugar köyü ve çevresindeki sırtlarGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: AnonymousBilinmiyor. Dosya sayfası

Gazze'den sonra: düzenli bir çekilme

31 Ekim 1917'de Birüssebi düştükten sonra Osmanlı birlikleri bir hafta boyunca Tel el Huveylfe'de, Hareyra ve Şeria'da ve Gazze'de direndi. Bu artçı savaşları sayesinde ordular 8-9 Kasım gecesi karanlıkta ve büyük ölçüde düzenli biçimde geri çekildi. Kıyıdaki Sekizinci Ordunun komutanı Alman generali Friedrich Kress von Kressenstein, iç kesimdeki Yedinci Ordunun komutanı ise Fevzi (Çakmak) Paşa idi. Yedinci Ordu birkaç hafta önce Mustafa Kemal Paşa'nın komutasındaydı. Mustafa Kemal, Yıldırım planının Filistin'deki gerçek durumla uyuşmadığını 20 Eylül 1917 tarihli raporunda açıkça yazmış, Ekim başında ordu komutanlığından ayrılmıştı.
Tarih notu
Kronoloji: 31 Ekim Birüssebi'nin düşüşü; 6-7 Kasım Hareyra ve Şeria; 7 Kasım Gazze'nin boşaltılması; 8 Kasım Huc'daki süvari saldırısı; 10-12 Kasım Sukereir hattı ve Sümmil karşı taarruzu; 13 Kasım Katra ve Mugar; 14 Kasım Vadi Sarar kavşağı ve Ayun Kara; 16 Kasım Yafa'nın boşaltılması.
Ekim sonunda iki Osmanlı ordusunun gücü yaklaşık 45.000 tüfek, 1.500 kılıç ve 300 top olarak tahmin ediliyordu. İngiliz resmî kayıtlarındaki tahmine bakılırsa yalnız Sekizinci Ordu 2.894 subay ve 69.709 er ile 403 makineli tüfek ve 268 topa sahipti. Gazze'nin düşüşünden sonra bu kuvvetler hem kayıp hem de dağınıklık yüzünden çok azalmıştı. Ordunun önündeki asıl sorun ise mevsimdi: kasım ortasında başlayacak yağmurlar kara topraklı ovayı tekerlekli araçların geçemeyeceği bir çamura çevirecekti. 1917'de yağmur gerçekten de 19 Kasım'da başladı.

Sukereir hattı ve Sümmil karşı taarruzu

Osmanlı kumandanlığı Gazze'nin yaklaşık 40 kilometre kuzeyinde, Nahr Sukereir vadisinin kuzey kıyısında yeni bir hat kurmaya çalıştı. Hat denizden Beyt Cibrin'e kadar 30 kilometreyi aşan bir cephe boyunca uzanıyordu. Kıyıdaki Sekizinci Ordu hâlâ çekilirken bu hattı tutmak zorundaydı. İç kesimdeki Yedinci Ordu ise daha iyi durumdaydı: on altı kilometre kadar baskı görmeden çekilmişti ve bir karşı taarruza hazırlanıyordu.

Bu taarruz 10-12 Kasım'da Sümmil çevresinde yapıldı. Yedinci Ordunun birlikleri ileri atılan Avustralya atlı tümenlerinin sağ kanadını sıkıştırdı. Saldırı İngiliz atlı birliklerince durduruldu, ama ordunun iç kesimde savaşacak gücünün hâlâ yerinde olduğunu gösterdi. Bu sırada Osmanlı askerlerinin büyük bölümü susuzluk, yorgunluk ve dizanteriyle uğraşıyordu. Hulaykat'taki Sekizinci Ordu karargâhının yakınında 600 kişilik bir grup ile terk edilmiş bir Alman sahra hastanesi ele geçirildi.
Filistin cephesinde nöbet tutan Gurka askerleri, Aralık 1917
Filistin cephesinde nöbet tutan Gurka askerleri, Aralık 1917Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Westmoreland, George. Dosya sayfası

Mugar sırtı: ovada tek doğal savunma

Yaklaşık 20.000 kişilik Osmanlı kuvveti, Yafa-Kudüs demiryolunu korumak için Vadi Sarar ile Nebi Rubin arasındaki hatta mevzi aldı. Sahanın en belirgin yeri, Zernuka ve Kubeybe'ye doğru uzanan, otuz metre kadar yüksekliğindeki sırttı. Sırtın üzerinde iki köy vardı: Katra ve Mugar. Bu köyler Vadi Cemus adı verilen derin bir kuru dereyle birbirinden ayrılıyordu. Ovanın köyleri genellikle alçak tepelerin üzerine kurulmuş, çevreleri bahçelerle ve kaktüs çitleriyle sarılmıştı. Bu çitler doğal birer siper işi görüyordu.

Hattın kuzeyini XXII. Kolorduya bağlı 3. Tümen, doğusunu ordu yedeğindeki 7. Tümen tutuyordu. XX. Kolordunun 54. Tümeni Mesmiye yakınındaydı, 26. Tümeni de Tel es Safi'yi savunuyordu. Bu hat, birkaç gündür yürüyerek ve aç susuz çekilmiş birliklerin kurduğu bir savunmaydı. Buna karşın makineli tüfeklerin yerleri iyi seçilmişti.

13 Kasım: merkezde piyade, kanatlarda atlılar

General Edmund Allenby'nin 12 Kasım'da verdiği emirle başlayan saldırının ilk aşamasında İngiliz 75. Tümeni Tel Türmus, Kastina ve Yazur'u, 52. (Lowland) Tümeni de Beşşit'i aldı. Bu köyler savunulmuyordu. Asıl direniş Mesmiye'de ve Katra-Mugar sırtında başladı. Mesmiye'de Osmanlı askerleri yüksek yerlerde ve köyün içinde mevzi almıştı; makineli tüfekler bütün yaklaşma yollarını ateş altında tutuyordu. Gurka ve Hint taburları ancak akşama doğru köyü alabildi ve 300 esir aldı. Karanlık çökünce kavşağa ilerleyemeden durdular.

Sabah 11.30 sularında 155. Tugayın taburları ağır şarapnel ve makineli tüfek ateşi altında hedeflerinden 550 metre kadar uzaktaki Vadi Cemus'a sığındı. Dereden çıkmaya yönelik her girişim köylerden gelen ateşle durduruldu. Bunun üzerine iki tümen komutanı, 6. Atlı Tugayın sırta dörtnala saldırmasını ve piyadenin aynı anda yeniden yüklenmesini kararlaştırdı.
Ek bilgi
Bu süvari saldırısı İngiliz tarihlerinde ayrıca anlatılır. Buckinghamshire ve Dorset gönüllü süvari alayları yaklaşık üç kilometrelik açık araziyi önce tırısla, sonra dörtnala geçerek sırtın üstüne çıktı. Bedeli 16 ölü, 114 yaralı ve 265 attı; bu, saldıran askerlerin yüzde 16'sı, atların da üçte biri demekti. Atlar o kadar yorulmuştu ki sırtın öbür yanından çekilen Osmanlı birliklerini izleyemediler.
Sırt alındı ama köy düşmedi. Mugar köyündeki Osmanlı askerleri, Berkshire alayının atından inmiş iki bölüğü ile 155. Tugayın iki taburu yeniden saldırana kadar direndi. Ev ev süren çarpışma saat 17.00'ye kadar sürdü. Katra ve Mugar sonunda düştüğünde İngiliz tarafının kaybı 500'ü bulmuştu. İngiliz kayıtları 18 subay ile 1.078 erin esir alındığını, 2 sahra topu ile 14 makineli tüfeğin ele geçirildiğini yazar. Aynı kayıtlarda sahada 2.000'den fazla Osmanlı askerinin şehit düştüğü de belirtilir.
Mugar çevresinin 1940'lardan kalma haritası
Mugar çevresinin 1940'lardan kalma haritasıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Sources for historical series of maps as follows: PEF Survey of Palestine Survey of Palestine Overlay from Palestine Ope. Dosya sayfası

Vadi Sarar kavşağı ve Kudüs'e giden yol

14 Kasım sabahı 75. Tümen, zırhlı otomobillerin desteğiyle Vadi Sarar kavşağına girdi. Kavşak, güneyde Tine'ye ve oradan Birüssebi ile Gazze'ye inen hatların birleştiği yerdi. Burada iki lokomotif, 60 vagon ve sağlam durumdaki bir buharlı su pompası düşmanın eline geçti. Yafa-Kudüs demiryolu böylece kesildi. Aynı gün kuzeyde Yeni Zelandalılar Ayun Kara'da Osmanlı 3. Tümeninin artçılarıyla göğüs göğüse çarpıştı.

14 Kasım gece yarısı Yıldırım Ordular Grubu komutanı Erich von Falkenhayn genel çekilme emri verdi. Yedinci Ordu Yahudiye tepelerine, Kudüs'e doğru çekildi; Sekizinci Ordu ise Yafa'nın kuzeyine, Avca (Nahr el Auja) nehrinin gerisine geçti. İki ordu arasındaki bağlantı artık yalnızca dağ yollarıyla kurulabiliyordu. 16 Kasım'da Latrun düştü ve Yafa'ya Yeni Zelanda atlı tüfekçileri karşı koyan olmadan girdi.
Dikkat: yanlış bilinen
İngiliz resmî tarihinin rakamlarına bakılırsa 29 Ekim'den sonraki on yedi günde İngiliz atlı birlikleri 5.270 esir, 60'tan fazla top ve 50 kadar makineli tüfek ele geçirmişti. Bu rakamlar tek bir muharebenin değil, bütün takip harekâtının toplamıdır. Mugar'ın kendi kayıpları için ayrıca verilen sayılar, karşı tarafın raporlarına dayandığı için ihtiyatla okunmalıdır.

Mugar'ın Filistin cephesindeki yeri

Mugar Sırtı, Gazze-Birüssebi hattının çöküşünü bir bozguna çeviren muharebe olarak anılabilir. Osmanlı orduları Birüssebi'den sonra bir hafta boyunca düzenli bir çekilme yapmayı başarmıştı. Sukereir hattı ve Mugar sırtı, bu çekilmeyi Yafa-Kudüs demiryolunun önünde durdurmak için yapılan son girişimdi. Sırt düşünce demiryolu kesildi, iki ordu ayrıldı ve Kudüs'ün kaderi büyük ölçüde belirlendi. Şehir 9 Aralık 1917'de teslim edildi.

Sırttaki direnişin Yıldırım dönemine düşürdüğü not

Mugar'da yaşananlar, Yıldırım Ordular Grubunun Filistin'e bütün ağırlığıyla bağlanmasının bedelini gösteren küçük ama açık bir sahnedir. Mustafa Kemal Paşa, Yedinci Ordu komutanlığından ayrılmadan önce yazdığı raporda ordunun ikmalinin, insan kaynağının ve demiryolunun bu büyüklükte bir harekâtı taşıyamayacağını söylemiş, Suriye'yi savunmak için daha toplu ve daha gerideki bir savunma önermişti. Kasım 1917'de ovada yaşananlar bu uyarıların sahadaki karşılığıydı. Birlikler susuz ve yorgundu, hatlar bir haftada üç kez yeniden kurulmak zorunda kalınmıştı, demiryolu da tek bir kavşağa bağlıydı.

Buna karşın Mugar'daki savunma bir çözülme değildi. Katra ve Mugar'ı tutan birlikler sırt düştükten sonra da köylerde akşama kadar dayandı. Mesmiye'deki makineli tüfekçiler bütün gün bir tümeni oyaladı. Yedinci Ordunun Sümmil'deki karşı taarruzu ise ordunun yenilgiye rağmen saldırabilecek durumda olduğunu gösterdi. Bu direniş, Kudüs'ün ancak bir ay sonra ve kış yağmurları altında düşmesinde payı olan etkenlerden biriydi. Mugar, ova savaşının bittiği, Yahudiye tepelerindeki dağ savaşının başladığı yer olarak Filistin cephesinin dönüm noktaları arasında sayılır. Aynı zamanda, bir yıl sonra Mustafa Kemal'in Yedinci Orduyu Nablus'tan Halep'e kadar düzenli biçimde çekeceği harekâtın neden bu kadar önemsendiğini de açıklar: Filistin'de düzenli çekilme her zaman bir orduyu kurtarmanın tek yolu olmuştu.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap