Kudüs Muharebesi, Türkçe Vikipedi'nin tanımıyla Birinci Dünya Savaşı'nda İtilaf kuvvetleri karşısında Osmanlı ordusunun yenilgisiyle sonuçlanan muharebedir. İngilizce Wikipedia, kentin çevresindeki çarpışmaların 17 Kasım'da başlayıp teslimden sonra da 30 Aralık 1917'ye kadar sürdüğünü, İngilizlerin bu dönemi "Kudüs Harekâtı" adı altında Nebi Samvil Muharebesi, Yafa Muharebesi ve Kudüs Savunması diye üç muharebeye ayırdığını yazar. Sonuç, Osmanlı Devleti'nin yaklaşık dört yüz yıldır elinde tuttuğu kutsal kentin 9 Aralık 1917'de teslim edilmesi oldu. 9 Aralık 1917: Kudüs Belediye Başkanı beyaz bayrakla iki İngiliz çavuşuna teslim teklif ediyorGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Larsson, Lewis. Dosya sayfası
Gazze'den Kudüs'e
Türkçe maddeye göre Edmund Allenby komutasındaki Mısır Seferi Kuvvetleri, 31 Ekim-7 Kasım 1917'deki Üçüncü Gazze Muharebesi'nde ve 13 Kasım'daki El-Mugar Muharebesi'nde Osmanlı kuvvetlerini yendi; İngiliz sol kanadı Yafa'ya, sağ kanadı Yahudiye bölgesine kadar ilerledi. İngilizce madde, Gazze'den sonraki ilerleyişle Osmanlı ordusunun 80 kilometrelik bir toprağı yitirdiğini ve Yafa ile Kudüs'ün kaybının ağır bir darbe olduğunu belirtir.
Türkçe maddeye göre Allenby, Londra hükümetinin beklentisini karşılamak için Kudüs'ü yıl bitmeden almak istiyordu. Dört yıldır süren savaş İngiliz kamuoyunun moralini sarsmıştı ve kentin alınması bir "zafer müjdesi" olarak sunulmak isteniyordu. İngiliz Savaş Bakanlığı ise Allenby'yi elindeki kuvvetin gücünü aşan girişimlere karşı uyarmış, 1918'de bölgedeki askerin azaltılabileceğini bildirmişti. Allenby buna rağmen birliklerine yalnız bir gün dinlenme verip 18 Kasım 1917'de taarruza karar verdi.
Enver Paşa ve Falkenhayn'ın kararı
Türkçe Vikipedi'ye göre Yıldırım Orduları Grubu Komutanı Müşir Erich von Falkenhayn, 13-14 Kasım gecesi genel bir geri çekilme planı uyguladı: 8. Ordu Avca (Oca) Nehri'nin kuzeyine, 7. Ordu ise Kudüs çevresine çekilecekti. Yıldırım karargâhı 13 Kasım'da Kudüs'ten Nablus'a taşındı; seçkin 19. Tümen orada genel ihtiyat olarak tutuldu. 13 Kasım'da Kudüs'ü ziyaret eden Başkumandan Vekili Enver Paşa ile Falkenhayn, kentin "son askere ve son mermiye kadar" savunulmasının mümkün olmadığı, direnmenin ağır kayıplara yol açacağı ve gerekirse ordunun çekilmesine izin verilmesi konusunda anlaştılar.
Kudüs'ün savunması 20. Kolordu'ya verildi. Türkçe maddeye göre 26. Tümen Kudüs-Latrun yolu üzerindeki sağ hattı, 53. Tümen Latrun yolundan demiryoluna kadar orta kesimi, 27. Tümen ise Kudüs-El Halil yolunu koruyan sol kanadı tuttu. 3. Kolordu kentin kuzeyinde Nablus yolunu savunacaktı. Birlikler 20 Kasım'da hazırlanan hatlara girdi.
Tarih notu
13 Kasım 1917: Enver Paşa ve FalkenhaynKudüs'te; Yıldırım karargâhı Nablus'a taşınıyor. 17-24 Kasım: Nebi Samvil Muharebesi. 18 Kasım: Allenby'nin taarruz kararı. 8 Aralık: Yağmur altında son İngiliz ilerleyişi; 7. Ordu akşam çekiliyor. 9 Aralık: Teslim mektubu. 11 Aralık: Allenby'nin resmî girişi. 21-22 Aralık: Yafa Muharebesi. 26-30 Aralık: Osmanlı karşı taarruzu (Kudüs Savunması).
Yahudiye dağlarında savaş
Türkçe maddeye göre kıyıdan içeriye doğru yükselen Yahudiye Dağları ortalama 3.000 fit yüksekliğindeydi ve geçitleri çok azdı; doğuda deniz seviyesinin yaklaşık 1.300 fit altındaki Ürdün Vadisi'yle bitiyordu. Bölgede yalnız iki ana yol vardı: Nablus-Kudüs-El Halil-Birüssebi ve Yafa-Remle-Kudüs. Bu yollardaki geçitlerin çoğu Alman istihkâmcılarınca tahrip edilmiş ya da kapatılmıştı. Allenby, birliklerine kente altı mil kala çatışmadan kaçınma emri vermişti; amaç kutsal yerlerin savaş alanı olmasını önlemekti.
İngilizce Wikipedia'ya göre Kasım sonu ve Aralık başında Osmanlı birlikleri hem kıyı ovasında hem dağlarda karşı saldırılar yaptı; 1 Aralık'ta Beyt Ur et-Tahta'da ve Nebi Samvil'de çarpışmalar oldu. Türkçe maddeye göre 8 Aralık'ta sis ve yağmur yüzünden 53. Tümen'in ilerleyişi durunca 60. Tümen'in güney kanadı açıkta kaldı; ama 9 Aralık'ta Osmanlı birliklerinin geri çekildiği görüldü. İngilizce maddeye göre neredeyse hiç dinmeyen yağmur altında 20. Kolordu 8 Aralık'ta kentin batısındaki tepeleri aldı; 7. Ordu akşam çekildi. General Allenby'nin 11 Aralık 1917'de Yafa Kapısı'ndan Kudüs'e girişiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
9 Aralık sabahı: kimse mektubu almak istemiyor
İngilizce Wikipedia'ya göre Kudüs Belediye Başkanı Hüseyin Selim el-Hüseyni, 9 Aralık 1917 sabahı Osmanlı valisinin teslim mektubunu kentin batı sınırının hemen dışında, öncü keşifte olan 2/19. Londra Taburu'ndan Çavuş James Sedgewick ve Çavuş Frederick Hurcomb'a vermeye çalıştı. İki çavuş mektubu almayı reddetti. Mektup sonunda 180. Tugay Komutanı Tuğgeneral C. F. Watson tarafından kabul edildi. Madde, mektubun Kudüs Mutasarrıfı İzzet Bey'in imzasını taşıdığını ve şu anlamda olduğunu aktarır: Kentin ağır kuşatması, ağır topların bu barışçıl ülkeye verdiği acılar ve öldürücü bombaların kutsal yerlere isabet etme korkusu yüzünden kent belediye başkanı Hüseyin el-Hüseyni aracılığıyla teslim ediliyor; Kudüs'ün, beş yüz yılı aşkın süredir korunduğu gibi korunması umuluyor.
Dikkat: yanlış bilinen
Teslimin kime yapıldığı kaynaklarda farklı anlatılır. Türkçe Vikipedi, 9 Aralık öğleden sonra belediye başkanının 60. Tümen Komutanı Tümgeneral J. S. M. Shea'ya teslim olduğunu yazar. İngilizce Wikipedia ise sabah iki çavuşun mektubu reddettiğini ve mektubu Tuğgeneral Watson'ın kabul ettiğini anlatır. Bu farkın nedeni, aynı gün içinde teslimin birkaç kez, farklı rütbelerden subaylara tekrarlanmış olmasıdır. Ayrıca teslim belgesi metni yalnız İngilizce çeviriden bilindiği için yukarıda sözcüğü sözcüğüne değil, anlamca aktarılmıştır.
İngilizce maddeye göre Kudüs İngilizlerce neredeyse tamamen kuşatılmış olsa da Osmanlı birlikleri 9 Aralık'ta kısa bir süre Zeytindağı'nı tuttu ve ertesi öğleden sonra 60. Tümen tarafından buradan çıkarıldı. Türkçe madde de Zeytindağı'nda çetin bir çatışma yaşandığını yazar.
11 Aralık: yaya giriş
İngilizce Wikipedia'ya göre resmî teslimden iki gün sonra, Birüssebi'nin düşüşünden tam altı hafta sonra, 11 Aralık 1917'de Allenby kutsal kente saygısını göstermek için atla ya da otomobille değil, yaya olarak Yafa Kapısı'ndan girdi. Türkçe maddeye göre Allenby dinî yerlerin korunması için sıkıyönetim ilan etti; böylece Lloyd George'a istediği "Noel hediyesini" vermiş oldu. İngilizce maddeye göre 9 Aralık'ta kente ilk giren birliklerden Avustralya 10. Hafif Süvari Alayı, bu törende atlı bir kıta verdi.
İngilizce madde, kaybın Osmanlı Devleti için ağır bir darbe olduğunu, devletin Mekke ve Bağdat'tan sonra bir İslam kutsal kentini daha yitirdiğini yazar. Bazı İngiliz gazeteleri olayı "Haçlı seferlerinin sonu" diye sundu; bir Amerikan gazetesi de kentin son kez 1244'te Müslüman olmayan yönetimden çıktığını hatırlattı.
Ek bilgi
Kudüs teslim edildikten sonra da savaş bitmedi. İngilizce maddeye göre 26-30 Aralık 1917 arasında 7. Ordu'nun 3. Kolordusu (24., 26. ve 53. tümenler) kenti geri almak için karşı taarruza geçti. Saldırı 27 Aralık saat 01.30'da Nablus yolunda, Kudüs'ün yaklaşık 5 kilometre kuzeyindeki Tel el-Ful yönünde başladı; iki gün süren çarpışmalar sonunda başarısız oldu.
Sonuç: 1918 Eylül'üne kadar donan cephe
İngilizce Wikipedia'ya göre bu harekâtla kurulan yeni İngiliz hattı, Akdeniz kıyısından Kudüs'ün kuzey ve doğusuna uzanıyordu ve Eylül 1918'in ortasına, Şam ve Halep'e uzanan son taarruza kadar yerinde kaldı. Şubat 1918'de Eriha alınınca hattın doğu ucu Lut Gölü'ne dayandı. Madde, Kudüs harekâtının Batı Cephesi'ndeki Cambrai saldırısının kayıplarla ve kazançsız biten sonucuyla karşılaştırıldığını, İngiltere için bu dönemin tek büyük toprak kazancı olduğunu ve Arap İsyanı'nı da cesaretlendirdiğini yazar.
Madde ayrıca 31 Ekim-7 Kasım arasındaki çarpışmaların, o güne kadar başarılı olmuş, siperlere yerleşmiş, topçu, makineli tüfek ve uçakla desteklenen deneyimli Osmanlı ordularının ilk kez yenilmesi olduğunu vurgular. Kudüs'ün teslimine ilişkin mektupGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: MATSON ERIC. Dosya sayfası