19. yüzyılın ortasında, Çin'in batısındaki Doğu Türkistan'da (bugünkü Sincan Uygur Özerk Bölgesi), Çing hanedanının yönetimine karşı çıkan isyanlar sonucunda, Taşkent kökenli bir komutan olan Yakub Bey (Yakub Beg), Kaşgar merkezli bağımsız bir emirlik kurdu. Yakub Bey, 1873'te Osmanlı padişahıSultan Abdülaziz'in metbuluğunu kabul etti; karşılığında İstanbul'dan "emir" unvanı, toplar, tüfekler ve askerî eğitmenler aldı. Emirlik, 1877'de Yakub Bey'in ölümü ve Çing ordusunun bölgeyi geri almasıyla sona erdi. Bu yazıda, Kaşgar Emirliği ile Osmanlı arasındaki ilişkiyi, bu ilişkiyi belgeleyen Osmanlı, İngiliz ve Rus kaynaklarını ve Orta Asya'daki "Büyük Oyun" bağlamını ele alıyoruz. Kaşgar emiri Yakub Bey'in bir portresiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Doğu Türkistan'da isyan
1864'te Çin'in kuzeybatısındaki Müslüman Hui halkı arasında başlayan isyanlar, kısa sürede Doğu Türkistan'a yayıldı. Çing hanedanı, aynı dönemde Taiping İsyanı ile uğraştığı için bölgeye yeterli kuvvet gönderemedi. Kaşgar'daki yerel liderler, Hokand Hanlığı'ndan yardım istedi. Hokand, bölgeye Hoca ailesinden Buzurg Han'ı ve onun komutanı Yakub Bey'i gönderdi. Yakub Bey, kısa sürede Buzurg Han'ı devre dışı bıraktı ve 1865–1867 arasında Kaşgar, Yarkent, Hotan ve Aksu'yu ele geçirerek bir emirlik kurdu.
Yakub Bey'in diplomasisi
Yakub Bey, emirliğini tanıtmak ve korumak için Rusya, İngiltere ve Osmanlı ile diplomatik ilişkiler kurdu. Rusya, Orta Asya'da Hokand ve Buhara hanlıklarını kontrol altına alırken, İngiltere de Hindistan'ın kuzey sınırlarını güvence altına almaya çalışıyordu. Bu iki güç arasındaki rekabet, "Büyük Oyun" (The Great Game) olarak anılır. Yakub Bey, iki güç arasında denge kurmaya çalıştı: 1872'de Rusya ile, 1874'te İngiltere ile ticaret antlaşmaları imzaladı.
Osmanlı ile ilişki ise, Yakub Bey'e hem dinî bir meşruiyet hem de askerî yardım sağlayacaktı. 1873'te Yakub Bey, yeğeni Seyyid Yakub Han'ı (Hacı Töre) İstanbul'a elçi olarak gönderdi. Elçi, Sultan Abdülaziz'e Yakub Bey'in metbuluk tanıma mektubunu sundu. Padişah, Yakub Bey'e "emir" unvanını veren bir ferman gönderdi ve Kaşgar'da hutbenin padişah adına okunmasını, paraların padişah adına basılmasını kabul etti.
Ek bilgi
Osmanlı arşivlerindeki belgeler Kaşgar Emirliği ile ilgili belgeler, İstanbul'daki Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri'nde, özellikle İrade ve Hariciye koleksiyonlarında korunur. Bu belgeler, Kaşgar elçisinin ziyaretini, gönderilen silahların listelerini ve askerî eğitmenlerin isimlerini içerir. Türk tarihçi Mehmet Saray'ın "Rus İşgali Devrinde Osmanlı Devleti ile Türkistan Hanlıkları Arasındaki Siyasi Münasebetler" adlı çalışması, bu belgeleri ayrıntılı biçimde incelemiştir. Yakub Bey döneminde Kaşgar'da Osmanlı padişahı adına basılan sikkeler de, bu ilişkinin somut kanıtları arasındadır.
Osmanlı'nın yardımı
Osmanlı, Kaşgar'a 1873–1875 arasında birkaç sevkiyat gönderdi. Bu sevkiyatlarda, binlerce tüfek, toplar, cephane ve dört subaydan oluşan bir askerî eğitim heyeti vardı. Subaylar, Yakub Bey'in ordusunu Osmanlı usullerine göre eğitti ve Kaşgar'da bir silah atölyesi kurulmasına yardım etti. Sevkiyatlar, İstanbul'dan Hindistan'a deniz yoluyla, oradan da İngiliz topraklarından geçerek Karakurum geçitleri üzerinden Kaşgar'a ulaştı. Bu güzergâh, İngiltere'nin onayıyla kullanılabildi; İngiltere, Yakub Bey'i Rusya'ya karşı bir tampon olarak görüyordu. Yakub Bey'in bir başka tasviriGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Shaykhi. Dosya sayfası
İngiliz ve Rus raporları
Kaşgar Emirliği, İngiliz ve Rus gezginlerin ve diplomatların ayrıntılı raporlarına konu oldu. İngiltere, 1870 ve 1873'te Kaşgar'a iki büyük heyet gönderdi; ikinci heyetin başında Sir Thomas Douglas Forsyth vardı. Forsyth heyetinin 1875'te yayımlanan raporu, Yakub Bey'in emirliğini, ordusunu, ekonomisini ve Osmanlı ile ilişkilerini ayrıntılı biçimde anlatır. Heyette bulunan Henry Walter Bellew'in "Kashmir and Kashghar" adlı kitabı da emirliğin önemli bir tanık anlatısıdır.
Rus tarafında ise Aleksey Kuropatkin, 1876–1877'de Kaşgar'a giden heyetin başındaydı. Kuropatkin'in 1879'da yayımlanan "Kaşgariya" adlı eseri, emirliğin askerî gücünü ve iç yapısını inceler. Bu eser, Rusya'nın Kaşgar'a bakışını gösteren en önemli kaynaktır.
Dikkat: yanlış bilinen
İngiliz, Rus, Çin ve Türk anlatıları İngiliz anlatısında Yakub Bey, Rusya'ya karşı bir müttefik ve "Büyük Oyun"un bir piyonu olarak görüldü; Forsyth raporu onu güçlü ve yetenekli bir hükümdar olarak sunar. Rus anlatısında ise Kuropatkin, emirliğin askerî zayıflıklarını ve halkın Yakub Bey'den hoşnutsuzluğunu vurgular. Çin tarih yazımında Yakub Bey, yabancı güçlerin desteklediği bir işgalci ve isyancı olarak anlatılır; emirliğin dönemi, Çin'in toprak bütünlüğüne yönelik bir tehdit olarak sunulur. Türk anlatısında ise Yakub Bey, Doğu Türkistan'ın bağımsızlık mücadelesinin bir kahramanı ve Osmanlı'nın Türk-İslam dünyasındaki hamiliğinin bir örneği olarak görülür. Londra'daki British Library'nin India Office Records koleksiyonu, Moskova'daki Rus Askerî Tarih Arşivi ve İstanbul'daki Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri, bu dört bakışın kaynaklarını saklar.
Emirliğin sonu
1875'te Çing hanedanı, General Zuo Zongtang komutasında büyük bir ordu kurarak Doğu Türkistan'ı geri almaya girişti. 1876'da Çing ordusu Urumçi'yi aldı. Yakub Bey, Mayıs 1877'de Korla'da öldü; ölümünün nedeni hâlâ tartışmalıdır: Kimi kaynaklar onun zehirlendiğini, kimi ise felç geçirdiğini yazar. Yakub Bey'in ölümünden sonra emirlik dağıldı ve Çing ordusu 1877 sonunda Kaşgar'ı ele geçirdi. 1884'te bölge, "Sincan" (yeni sınır) adıyla Çin'in bir eyaleti haline getirildi. Osmanlı, bu dönemde 1877–1878 Osmanlı-Rus Savaşı ile meşgul olduğu için Kaşgar'a yardım edemedi.
Kaşgar'daki Osmanlı subayları
İstanbul'dan Kaşgar'a gönderilen subaylar arasında, topçu ve piyade eğitmenleri vardı. Bu subaylar, Yakub Bey'in ordusunu Osmanlı nizam-ı cedid usullerine göre düzenlemeye çalıştı: Askerlere üniforma giydirildi, talim düzeni getirildi ve toplar için eğitimli topçu birlikleri kuruldu. Forsyth heyetinin raporunda, Kaşgar'da Osmanlı tarzı üniformalarla talim yapan askerlerden ve Osmanlı bayrağının dalgalandığı bir kaleden söz edilir. Bellew, Kaşgar'daki Osmanlı subaylarıyla görüştüğünü ve onların İstanbul'dan getirdikleri haberleri emirliğe ulaştırdığını yazar. Bu subayların bir kısmı, emirliğin çöküşünden sonra İstanbul'a döndü ve Kaşgar'daki deneyimlerini raporlarla anlattı. Bu raporlar, Osmanlı'nın Orta Asya'daki faaliyetlerine ilişkin en doğrudan tanıklıklar arasındadır ve Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri'nin Yıldız koleksiyonunda yer alır. Doğu Türkistan'ın 20. yüzyıl başındaki görünümünden bir fotoğrafGörsel: Wikimedia Commons, No restrictions, yazar: Internet Archive Book Images. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji 1864: Çin'in kuzeybatısında Müslüman isyanları başladı. 1865: Yakub Bey Kaşgar'a geldi. 1867: Yakub Bey emirliğini pekiştirdi. 1872: Rusya ile ticaret antlaşması. 1873: Kaşgar elçisi İstanbul'a geldi; Yakub Bey Osmanlı metbuluğunu kabul etti. 1873–1875: Osmanlı silah ve subay gönderdi. 1874: İngiltere ile ticaret antlaşması. Mayıs 1877: Yakub Bey Korla'da öldü. 1877: Çing ordusu Kaşgar'ı aldı. 1884: Sincan eyaleti kuruldu.
Sonuç: Uzak bir emirliğin İstanbul'a bağlılığı
Kaşgar Emirliği, on iki yıllık kısa ömrüne rağmen, Osmanlı'nın 19. yüzyılda Orta Asya'daki Türk ve Müslüman topluluklar arasındaki prestijini gösteren çarpıcı bir örnektir. Yakub Bey'in İstanbul'a bağlılık bildirmesi ve Osmanlı'nın toplar ve subaylar göndermesi, binlerce kilometrelik mesafeye rağmen kurulan bir ilişkinin kanıtıdır.
Bize göre Kaşgar örneği, Osmanlı'nın 19. yüzyıldaki dış politikasının yalnızca Avrupa ile ilişkilerden ibaret olmadığını gösterir. İngiliz, Rus ve Çin kaynaklarının Osmanlı belgeleriyle birlikte okunması, "Büyük Oyun"da Osmanlı'nın da bir aktör olduğunu ortaya koyar. Bu tarihi, ulusal anlatıların kahramanlık ya da ihanet kalıplarından kurtararak, belgelerin ışığında okumak gerekir.