İçeriğe geç
Giriş yap
0

Belgrad'daki Bayraklı Camii: Bir zamanlar yüzü aşkın caminin bulunduğu şehirde ayakta kalan tek cami

SohbeX Editör 3 başlattı0 Yanıt6 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 3Konu sahibiYeni üye0Sv. 82
#1
Bayraklı Camii (Bajrakli džamija), Sırbistan'ın başkenti Belgrad'da ayakta kalan tek camidir. 1575 civarında inşa edilen yapı, Osmanlı döneminde Belgrad'da bulunan yaklaşık yüz camiden günümüze ulaşan tek örnektir. Adını, şehrin diğer camilerine ezan vaktini bildirmek için minaresine asılan bayraktan alır. Cami, Habsburg işgalleri sırasında kiliseye çevrildi, 19. yüzyılda yeniden camiye dönüştü ve 2004'te kundaklandıktan sonra onarıldı. Bu yazıda caminin tarihini, Belgrad'ın Osmanlı geçmişini ve Avrupalı gezginlerin bu şehirle ilgili kayıtlarını ele alıyoruz.
Belgrad'daki Bayraklı Camii
Belgrad'daki Bayraklı CamiiGörsel: Wikimedia Commons, CC BY 4.0, yazar: Ahmed Abouaiana. Dosya sayfası

Osmanlı Belgrad'ı

Belgrad, 1521'de Kanuni Sultan Süleyman tarafından fethedildi. Şehir, Tuna ile Sava'nın birleştiği noktadaki kalesiyle, Osmanlı'nın Orta Avrupa'ya açılan kapısı oldu ve "Darülcihad" (cihat yurdu) olarak anıldı. 16. ve 17. yüzyıllarda Belgrad, Balkanlar'ın en büyük şehirlerinden biri haline geldi; nüfusu yüz bini aşıyordu. Şehirde camiler, medreseler, hamamlar, hanlar ve bedestenler inşa edildi. Evliya Çelebi, 1660'larda Belgrad'ı ziyaret ettiğinde şehirde 217 mihrap, yani irili ufaklı 217 cami ve mescit saymıştı.

Belgrad, Osmanlı ile Habsburglar arasında defalarca el değiştirdi: 1688, 1717 ve 1789'da Habsburg kuvvetleri tarafından alındı, 1690, 1739 ve 1791'de Osmanlı'ya geri döndü. Her işgal ve geri alma, şehrin dokusunda büyük yıkımlara yol açtı. 1867'de Osmanlı garnizonu Belgrad Kalesi'ni Sırbistan'a teslim etti; bu tarihten sonra şehirdeki camilerin çoğu yıkıldı.

Caminin tarihi

Bayraklı Camii'nin ilk adı, banisi olarak kabul edilen Hacı Alija'ya izafeten "Çohaci Hacı Alija Camii" idi. Kitabesi günümüze ulaşmadığı için kesin inşa tarihi bilinmez; araştırmacılar, 1575 civarını kabul eder. 1688–1690 arasındaki Habsburg işgali sırasında cami, bir Katolik kilisesine dönüştürüldü. Osmanlı'nın şehri geri almasından sonra yeniden camiye çevrildi.

18. yüzyılda cami, Belgrad'ın ana camilerinden biri olarak "Bayraklı" adını aldı. Bu ad, minareye çekilen bir bayrakla ilgilidir: Ezan vakti geldiğinde bu caminin minaresine bayrak asılır, şehrin diğer camileri de bunu görerek ezan okurdu. Bu düzen, şehirdeki ezanların eş zamanlı okunmasını sağlıyordu.
Ek bilgi
Habsburg haritaları Belgrad'ın Osmanlı dönemindeki görünümü, büyük ölçüde Habsburg askerî mühendislerinin çizdiği haritalar ve planlar sayesinde bilinir. 1688, 1717 ve 1789 işgalleri sırasında çizilen planlar, şehirdeki camileri, hamamları ve sokakları ayrıntılı biçimde gösterir. Bu belgeler, bugün Viyana'daki Avusturya Devlet Arşivi'nin Savaş Arşivi (Kriegsarchiv) bölümünde korunur. Belgrad'daki Sırbistan Devlet Arşivi ve Belgrad Şehir Müzesi de bu haritaların kopyalarını ve 19. yüzyıl fotoğraflarını saklar.
Bayraklı Camii'nin 1892 tarihli bir çizimi
Bayraklı Camii'nin 1892 tarihli bir çizimiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: The Foreigners' Gazzette, Budapest. Dosya sayfası

1867'den sonra

Osmanlı garnizonunun 1867'de şehirden çekilmesiyle Belgrad'ın Müslüman nüfusu büyük ölçüde göç etti. Şehirdeki camiler birer birer yıkıldı; yerlerine yeni binalar, meydanlar ve caddeler yapıldı. Bayraklı Camii, şehirde kalan az sayıdaki Müslüman için ibadet yeri olarak korundu. 19. yüzyıl sonunda Sırbistan Prensi Miloš Obrenović'in camiyi onartması, yapının hayatta kalmasında önemli bir rol oynadı. 1892 tarihli bir çizim, caminin bu dönemdeki görünümünü belgeler.

Yugoslavya döneminde cami, Belgrad'daki Müslüman topluluğun merkezi olarak hizmet verdi. Bosna ve Sancak'tan Belgrad'a göç eden Müslümanlar, caminin cemaatini oluşturdu. 1990'lardaki Yugoslavya savaşları sırasında cami, gerginliklerin hedefi oldu.

2004 kundaklaması

17 Mart 2004'te, Kosova'daki şiddet olaylarına tepki olarak Belgrad'da toplanan bir kalabalık, Bayraklı Camii'ni ateşe verdi. Yangında caminin iç mekânı, kütüphanesi ve tarihî eşyaları büyük zarar gördü. Olay, Sırbistan hükümeti ve uluslararası kamuoyu tarafından kınandı. Cami, sonraki yıllarda Sırbistan devletinin ve Türkiye'nin katkılarıyla onarıldı ve yeniden ibadete açıldı.
Dikkat: yanlış bilinen
Sırp ve Türk anlatıları Sırp tarih yazımında Osmanlı dönemi, uzun süre "Türk boyunduruğu" olarak anlatıldı; Belgrad'ın Osmanlı geçmişi, şehrin modern kimliğinden büyük ölçüde silindi. Son yıllarda ise Sırp akademisyenler, Osmanlı Belgrad'ının çok kültürlü yapısını daha dengeli biçimde incelemeye başladı. Türk anlatısında ise Belgrad, Kanuni'nin fethiyle ve "Darülcihad" unvanıyla anılır; Bayraklı Camii, bu büyük şehirden geriye kalan tek cami olarak bir kayıp simgesi gibi görülür. Avusturya'nın Kriegsarchiv'deki haritaları, İstanbul'daki tahrir defterleri ve Belgrad'daki arşivler, Osmanlı Belgrad'ının gerçek yüzünü ortaya koymak için birlikte okunmalıdır.

Belgrad'ın diğer Osmanlı izleri

Bayraklı Camii'nin yanı sıra, Belgrad'da Osmanlı döneminden kalan birkaç yapı daha vardır. Kalemegdan Parkı'ndaki Damat Ali Paşa Türbesi, 1716'da Petervaradin'de ölen sadrazamın anısına yapılmıştır. Kale'deki Sahat Kulesi ve İstanbul Kapısı, Osmanlı döneminde yapılan eklemelerdir. Şehrin bazı sokak adları ve semt isimleri (Dorćol, "dört yol" kelimesinden gelir) Osmanlı geçmişini dilde de yaşatır.

Evliya Çelebi'nin Belgrad'ı

Evliya Çelebi, Seyahatname'nin beşinci cildinde Belgrad'ı uzun uzun anlatır. Şehrin Tuna ve Sava'nın birleştiği yerdeki kalesini, iç kaledeki cephaneliği, çarşıdaki bedesteni ve on binlerce evi ayrıntılı biçimde betimler. Evliya'nın sayımına göre şehirde yüzlerce dükkân, onlarca han ve hamam, çok sayıda medrese ve mektep vardı. Bu anlatı, Belgrad'ın 17. yüzyılda Balkanlar'ın en kalabalık ve en zengin şehirlerinden biri olduğunu gösterir. Evliya'nın verdiği rakamlar abartılı bulunsa da, Habsburg mühendislerinin 1688'de çizdiği planlar şehrin büyüklüğünü doğrular. Bugün Belgrad'ın merkezindeki Knez Mihailova Caddesi ve Dorćol semti, Osmanlı çarşısının ve mahallelerinin üzerinde yükselir. Bayraklı Camii'nin bulunduğu Gospodar Jevremova Sokağı, bu eski dokunun hâlâ sezilebildiği az sayıdaki yerden biridir. Seyahatname'nin Belgrad bölümü, Sırp tarihçiler tarafından Sırpçaya çevrilmiş ve yayımlanmıştır.
Bayraklı Camii'nin minaresi ve avlusu
Bayraklı Camii'nin minaresi ve avlusuGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0, yazar: Mickey Mystique. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji
1521: Kanuni Sultan Süleyman Belgrad'ı fethetti.
1575 civarı: Bayraklı Camii inşa edildi.
1660'lar: Evliya Çelebi Belgrad'da 217 mihrap saydı.
1688–1690: Habsburg işgali; cami kiliseye çevrildi.
1717–1739: İkinci Habsburg işgali.
1867: Osmanlı garnizonu Belgrad'dan çekildi.
17 Mart 2004: Cami kundaklandı.
2000'ler: Cami onarılarak yeniden ibadete açıldı.

Sonuç: Yüz camiden geriye kalan

Bayraklı Camii, Belgrad'ın Osmanlı yüzyıllarından günümüze ulaşan tek camidir. Yapı, kiliseye dönüştürülmüş, yeniden camiye çevrilmiş, kundaklanmış ve onarılmıştır; ama her seferinde ayakta kalmıştır.

Bize göre Bayraklı Camii, bir şehrin geçmişinin ne kadar hızlı silinebileceğini ve tek bir yapının bu geçmişi hatırlatmak için ne kadar önemli olduğunu gösterir. Belgrad'ın bugünkü sokaklarında yürürken, bir zamanlar burada yüzü aşkın minarenin yükseldiğini hayal etmek zordur; Bayraklı Camii, bu hayal gücüne somut bir dayanak sunar. Caminin korunması, yalnızca Belgrad'daki Müslümanların değil, şehrin bütün tarihinin korunması anlamına gelir.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap