Öğretmenlikten diplomasiye
Hüseyin Ragıp Baydur, öğretmen, yazar ve gazeteci olarak başladığı hayatını otuz dört yıl süren bir diplomasi kariyeriyle tamamlamış bir Cumhuriyet diplomatıdır. Millî Mücadele döneminde Mustafa Kemal Paşa tarafından Ankara'da yayımlanan Hâkimiyet-i Milliye gazetesinin başına getirildi ve gazetenin günlük çıkmasını sağladı. Ardından Paris'e gönderildi ve orada Anadolu hareketini Avrupa'ya anlatan ilk kitabı yazdı. Sonraki yıllarda Moskova, Roma, Washington ve Londra gibi başkentlerde büyükelçi olarak Türkiye'yi temsil etti. Millî Eğitim Bakanı Reşit Galip'in ağabeyiydi.Hüseyin Ragıp, 1890'da Rodos'ta doğdu. Babası adliye mesleğinden Mehmet Galip Bey'di. 1909'da İzmir İdadisi'ni birincilikle bitirdi. Bir yıl kadar Sakız Adası Sancağı'nda maarif müfettişi olarak çalıştı. Ardından İstanbul'a giderek Darülfünun Hukuk Fakültesi'ne girdi ve 1914'te mezun oldu.

Türk Ocakları'nda
Hüseyin Ragıp Bey, öğrencilik yıllarında Türkçülük hareketine katıldı. 1913'te, bir yıl önce kurulmuş olan Türk Ocakları'nın genel sekreteri oldu. Türk Ocakları, Balkan Savaşları'nın yarattığı sarsıntının ardından Türk kimliğini ve kültürünü güçlendirmeyi amaçlayan bir kuruluştu. Bu dönemde "Türklük" adlı bir kitap ve öğretmenler için "Türkçenin Usul-i Tedrisi" ile "Kitabet, Ezber ve İnşa Dersleri" adlı ders kitaplarını yazdı.1917-1918 yıllarında Kadıköy Sultanisi'nin müdürüydü. Bu görevi sırasında "Muallim" adlı bir dergi çıkardı. Dergi, öğretmenlik mesleğinin sorunlarını ve eğitim yöntemlerini tartışan bir yayın organıydı.
Tarih notu
1890: Rodos'ta doğumu.
1909: İzmir İdadisi'ni birincilikle bitirmesi.
1913: Türk Ocakları genel sekreterliği.
1914: Hukuk Fakültesi'nden mezuniyeti.
1 Nisan 1918: Avrupa Talebe Müfettişliğine atanması.
1920-1921: Hâkimiyet-i Milliye'nin yöneticiliği.
1921: Paris'te başkâtiplik ile diplomasiye girişi.
27 Şubat 1955: Ölümü.
1909: İzmir İdadisi'ni birincilikle bitirmesi.
1913: Türk Ocakları genel sekreterliği.
1914: Hukuk Fakültesi'nden mezuniyeti.
1 Nisan 1918: Avrupa Talebe Müfettişliğine atanması.
1920-1921: Hâkimiyet-i Milliye'nin yöneticiliği.
1921: Paris'te başkâtiplik ile diplomasiye girişi.
27 Şubat 1955: Ölümü.
Avrupa'daki öğrencilerin müfettişi
1 Nisan 1918'de Hüseyin Ragıp Bey, Avrupa Talebe Müfettişliği'ne atandı. Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı Devleti, müttefiki Almanya ve Avusturya-Macaristan'a çok sayıda öğrenci göndermişti. Bu öğrenciler, fabrikalarda, okullarda ve atölyelerde eğitim görüyordu. Hüseyin Ragıp Bey, on bir ay kadar bu görevde kaldı ve Almanya, Avusturya ve Macaristan'daki Türk öğrencileri teftiş etti.Mondros Mütarekesi'nden sonra bu öğrencilerin ülkeyle bağlantıları kesildi. Savaşı kaybeden Almanya ve Avusturya'da ekonomik çöküş ve siyasi karışıklık yaşanıyordu. Hüseyin Ragıp Bey, bu zor şartlarda kalan yaklaşık 1500 öğrencinin kurtarılması için çalıştı. Bu, onun idari yeteneğinin ve sorumluluk duygusunun ilk büyük sınavıydı.
Ek bilgi
Birinci Dünya Savaşı yıllarında Avrupa'ya gönderilen öğrencilerin bir kısmı, Cumhuriyet döneminde sanayi, eğitim ve teknik alanlarda önemli görevler üstlendi. Bu öğrenci programı, Osmanlı'nın son döneminde uygulanan en kapsamlı yurt dışı eğitim girişimlerinden biriydi.

Hâkimiyet-i Milliye'nin başında
Millî Mücadele döneminde Mustafa Kemal Paşa, Hüseyin Ragıp Bey'i Ankara'da yayımlanan Hâkimiyet-i Milliye gazetesinin başına getirdi. 10 Ocak 1920'de Mustafa Kemal Paşa'nın girişimiyle kurulan bu gazete, Anadolu hareketinin resmî sesi gibiydi. Gazete başlangıçta haftada iki gün çıkıyordu. Hüseyin Ragıp Bey, gazetenin günlük olarak çıkmasını sağladı ve aynı zamanda başyazarlığını yaptı.Bu görev, savaş şartlarında kolay değildi. Ankara'da kâğıt, mürekkep ve matbaa malzemesi bulmak büyük bir sorundu. Haberlerin cephelerden ve dünyadan ulaşması zaman alıyordu. Buna rağmen gazete, Ankara hükûmetinin kararlarını, Meclis'teki tartışmaları ve cephelerdeki gelişmeleri halka duyuran en önemli yayın organı oldu. Hâkimiyet-i Milliye, sonraki yıllarda Ulus adını aldı.
Ankara'nın basın cephesi
Millî Mücadele, yalnızca cephelerde değil, haber ve kamuoyu alanında da verilen bir mücadeleydi. Mustafa Kemal Paşa, Anadolu'ya geçtiği andan itibaren basının önemini biliyordu. Sivas'ta İrade-i Milliye gazetesi çıkarılmış, Ankara'da Hâkimiyet-i Milliye kurulmuştu. 6 Nisan 1920'de ise Anadolu Ajansı kuruldu ve Ankara hükûmetinin haberlerini yurt içine ve dışına ulaştırmaya başladı. Bu kuruluşlar, İstanbul basınındaki işgal yanlısı yayınlara ve yabancı propagandaya karşı Ankara'nın sesini duyurmanın araçlarıydı.Hâkimiyet-i Milliye'nin günlük çıkması, bu basın cephesinin güçlenmesi anlamına geliyordu. Gazete, Anadolu'nun dört bir yanına ulaştırılmaya çalışıldı; köy kahvelerinde ve askerî birliklerde okunarak cephedeki gelişmelerin halka duyurulmasına yardım etti. Hüseyin Ragıp Bey'in başyazıları, Ankara hükûmetinin görüşlerini açıklayan metinler olarak dikkatle izlendi.
Paris'te Anadolu'nun sesi
1921'de Fransa ile imzalanan Ankara Antlaşması'ndan sonra Ankara hükûmeti ile Fransa arasında doğrudan ilişkiler kuruldu. Hüseyin Ragıp Bey, Ankara hükûmetini temsilen Paris'e başkâtip olarak atandı. Böylece diplomasi mesleğine girmiş oldu. Paris'te "Mustafa Kemal ve Türk Millî Hareketi" adlı bir kitap yazdı. Bu, Anadolu hareketini Avrupa'ya anlatan ilk kitaptı.Bu kitabın önemi büyüktü. Avrupa kamuoyu, Anadolu'daki gelişmeleri çoğunlukla İstanbul'daki işgal yönetiminin ya da Yunan propagandasının gözünden öğreniyordu. Hüseyin Ragıp Bey'in kitabı, Mustafa Kemal Paşa'yı ve milli hareketin amaçlarını Avrupa okuruna doğrudan tanıtan ilk kaynaklardan biri oldu.
Dikkat: yanlış bilinen
Ankara Antlaşması, 20 Ekim 1921'de imzalandı. Bu antlaşmayla Fransa, Ankara hükûmetini fiilen tanıyan ilk Batılı büyük güç oldu ve Çukurova'dan çekildi.

Otuz dört yıllık diplomasi
Paris'teki görevinden sonra Hüseyin Ragıp Bey, otuz dört yıl boyunca farklı başkentlerde Türkiye'yi temsil etti. Moskova, Roma, Washington ve Londra büyükelçilikleri bu görevlerin en önemlileriydi. Bu dört başkent, yirminci yüzyılın ortasında dünya siyasetinin merkezleriydi. Moskova'da Türk-Sovyet ilişkilerinin, Roma'da Akdeniz'deki gerginliklerin, Washington ve Londra'da ise İkinci Dünya Savaşı sonrası Batı ittifakının yakından izlendiği görevlerde bulundu. Soyadı Kanunu'ndan sonra Baydur soyadını aldı. 27 Şubat 1955'te öldü.Kardeşi Reşit Galip
Hüseyin Ragıp Bey'in küçük kardeşi Reşit Galip, Büyük Millet Meclisi'nin ikinci, üçüncü ve dördüncü dönemlerinde Aydın milletvekili olarak görev yaptı. 1932-1933 yıllarında Millî Eğitim Bakanı oldu. Onun bakanlığı döneminde, 1933'te Darülfünun kapatılarak yerine İstanbul Üniversitesi kuruldu. Reşit Galip, Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu'nun kuruluş çalışmalarında da etkin rol oynadı. İki kardeşin biri diplomaside, diğeri eğitimde Cumhuriyet'in önemli görevlerini üstlenmişti.Kalemden elçiliğe uzanan bir hayat
Hüseyin Ragıp Baydur'un hayatı, Millî Mücadele'nin farklı alanlarda verildiğini hatırlatır. O, cephede değil, gazetenin ve diplomasinin cephesinde çalıştı. Hâkimiyet-i Milliye'yi günlük çıkarması, savaş şartlarında Ankara'nın sesini halka duyurmanın bir yoluydu. Paris'te yazdığı kitap ise aynı sesi Avrupa'ya duyurdu.Baydur, anılarını yazmadı; bu nedenle hayatının pek çok ayrıntısı hâlâ araştırılmayı bekliyor. Ancak bilinenler bile, onun Cumhuriyet'in kuruluş döneminde ne kadar farklı görevler üstlendiğini gösterir. Rodos'ta doğan, İzmir'de okuyan, Sakız'da müfettişlik yapan, Avrupa'da öğrencileri kurtarmaya çalışan, Ankara'da gazete çıkaran ve dünyanın büyük başkentlerinde büyükelçilik yapan bir hayat, imparatorluktan Cumhuriyet'e geçişin canlı bir örneğidir.