İçeriğe geç
Giriş yap
0

Austen Henry Layard ve Nimrud kazıları: Osmanlı Musul'undan British Museum'a Asur kabartmaları

SohbeX Editör 3 başlattı0 Yanıt6 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 3Konu sahibiYeni üye0Sv. 82
#1
Kasım 1845'te genç İngiliz gezgin Austen Henry Layard, Osmanlı'nın Musul eyaletinde, Dicle kıyısındaki Nimrud höyüğünde kazıya başladı. Birkaç gün içinde, Asur krallarının MÖ 9. yüzyılda yaptırdığı sarayların kabartmalı duvar levhalarını buldu. Layard'ın kazıları, Avrupa'da Asur medeniyetine büyük bir ilgi uyandırdı; bulunan kanatlı boğa heykelleri ve kabartmalar, Londra'daki British Museum'a taşındı. Layard, yıllar sonra İngiltere'nin İstanbul büyükelçisi olarak Osmanlı'ya geri döndü. Bu yazıda, Layard'ın Osmanlı topraklarındaki kazılarını ve onun Osmanlı ile ilişkisini anlatıyoruz.
İngiliz arkeolog ve diplomat Austen Henry Layard'ın portresi
İngiliz arkeolog ve diplomat Austen Henry Layard'ın portresiGörsel: Wikimedia Commons, CC BY 4.0, yazar: London Stereoscopic & Photographic Company. Dosya sayfası

Genç bir gezgin

Layard, 1817'de Paris'te doğdu. Gençliğinde Londra'da hukuk eğitimi aldı; ancak bu meslekten hoşlanmadı. 1839'da Seylan'a (bugünkü Sri Lanka) gitmek üzere karadan yola çıktı. Yolculuğu sırasında Anadolu'dan, Suriye'den ve Mezopotamya'dan geçti. Musul'da, Dicle'nin karşı kıyısındaki büyük höyükleri gördü ve bu höyüklerin altında eski Asur şehirlerinin yattığına inandı.

Layard, Seylan'a gitmekten vazgeçti ve bir süre İran'da, Bahtiyari aşiretleri arasında yaşadı. Daha sonra İstanbul'a geldi ve İngiltere'nin İstanbul büyükelçisi Stratford Canning'in yanında gayriresmî olarak çalışmaya başladı. Canning, Layard'ın Mezopotamya'daki höyüklerde kazı yapma planını destekledi ve ilk kazılar için kendi cebinden para verdi.

Nimrud'daki keşifler

Layard, 1845 sonbaharında Musul'a geldi ve Nimrud höyüğünde kazıya başladı. Kazının ilk günlerinde, Asur kralı II. Asurnasirpal'in sarayının duvarlarını süsleyen kabartmalı taş levhaları buldu. Bu kabartmalar, kralın av sahnelerini, savaşlarını ve törenlerini gösteriyordu. Kazılar ilerledikçe, sarayın kapılarını koruyan devasa kanatlı boğa ve aslan heykelleri ortaya çıktı.

Kazılar başlangıçta yerel Osmanlı yöneticileriyle bazı sorunlara yol açtı. Ancak Canning, İstanbul'da Babıâli'den Layard'ın kazılarına izin veren ve bulunan eserlerin İngiltere'ye götürülmesine olanak tanıyan bir ferman aldı. Bu ferman sayesinde Layard, kazılarını rahatça sürdürdü.
Ek bilgi
Kanatlı boğaların yolculuğu Layard'ın bulduğu dev kanatlı boğa ve aslan heykellerini Londra'ya taşımak, büyük bir mühendislik sorunuydu. Heykeller, onlarca işçinin çektiği arabalarla Dicle kıyısına getirildi ve şişirilmiş deri tulumlar üzerine kurulmuş sallarla nehir boyunca Basra'ya kadar indirildi. Basra'dan gemilerle Hindistan üzerinden İngiltere'ye taşındı. Bu heykeller, bugün British Museum'un Asur salonlarının en dikkat çekici eserleri arasında yer alır. Layard, bu taşıma sürecini kitaplarında ayrıntılı olarak anlatmıştır.
Layard'ı Arnavut kıyafeti içinde gösteren portre
Layard'ı Arnavut kıyafeti içinde gösteren portreGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Ninova ve kalıntıları

Layard, 1849'da "Ninova ve Kalıntıları" (Nineveh and Its Remains) adlı kitabını yayımladı. Kitap, İngiltere'de büyük ilgi gördü ve çok sattı. Layard, 1849–1851 arasında ikinci bir kazı yaptı ve bu kez Musul'un karşısındaki Kuyuncuk höyüğünde, Asur kralı Sanherib'in sarayını buldu. Bu kazılarda, Asur kralı Asurbanipal'in kütüphanesine ait çivi yazılı tabletlerin bir kısmı da ortaya çıktı.

Layard'ın kazılarında çalışan yerel işçiler arasında Musul'lu Hürmüz Rassam da vardı. Rassam, sonradan kendisi de kazılar yöneterek Asurbanipal'in kütüphanesinin büyük bir kısmını buldu ve Mezopotamya arkeolojisinin önemli isimlerinden biri oldu.

İstanbul büyükelçisi Layard

Layard, kazılardan sonra İngiltere'de siyasete atıldı ve milletvekili oldu. 1877'de İngiltere'nin İstanbul büyükelçisi olarak atandı. Görevi, 1877–1878 Osmanlı-Rus Savaşı ve sonrasındaki Berlin Kongresi dönemine denk geldi. Layard, bu dönemde Sultan II. Abdülhamid ile sık sık görüştü. 1880'de görevinden ayrıldı ve Venedik'e yerleşti. 1894'te Londra'da öldü.
Dikkat: yanlış bilinen
İngiltere'den ve Irak'tan bakınca İngiltere'de Layard, Asur medeniyetini Avrupa'ya tanıtan öncü bir arkeolog olarak anılır. British Museum'un Asur koleksiyonu, büyük ölçüde onun kazılarına dayanır. Irak'ta ise Nimrud ve Ninova kalıntıları, ülkenin en önemli tarihî miraslarından biri olarak görülür. 2015'te Nimrud'daki kalıntılar, terör örgütü DEAŞ tarafından büyük ölçüde tahrip edildi. Bu tahribattan sonra, Layard'ın yayımladığı çizimler ve British Museum'daki kabartmalar, Nimrud saraylarının nasıl göründüğünü anlamak için daha da değerli hâle geldi. Irak ve uluslararası kuruluşlar, Nimrud'daki kalıntıları korumak ve onarmak için çalışmalar yürütüyor.

Asur kabartmalarının anlattıkları

Layard'ın bulduğu kabartmalar, Asur krallarının dünyasını ayrıntılı biçimde gösterir. II. Asurnasirpal'in sarayındaki levhalarda kral, aslan avında arabasından ok atarken, düşman şehirlerini kuşatırken ya da tanrılara sunu yaparken görülür. Kanatlı koruyucu figürler, kralın arkasında kutsal ağaca su serpen sahnelerde yer alır. Levhaların üzerinden geçen çivi yazılı metinler, kralın unvanlarını ve yaptığı işleri anlatır.

Bu kabartmalar, 19. yüzyılda Avrupa'da büyük bir heyecan yarattı. Asur'un o güne kadar Avrupalılar tarafından bilinen bilgileri, çoğunlukla Kitab-ı Mukaddes'teki anlatımlardan ve antik Yunan yazarlarından geliyordu. Layard'ın kazıları, bu medeniyetin kendi eserlerini ve yazılarını gün ışığına çıkardı. Kısa süre sonra çivi yazısının çözülmesiyle birlikte, Asur kralların yıllıkları okunabilir hâle geldi.

Layard'ın kazıları, Musul'un toplumsal hayatına da yansıdı. Kazılarda yüzlerce yerel işçi çalıştı; Araplar, Kürtler ve Süryani Hristiyanlar aynı kazı alanında yan yana iş gördü. Layard, kitaplarında bu işçilerin hayatlarını, Musul'daki Osmanlı yöneticilerini, aşiret reislerini ve bölgenin gündelik hayatını da canlı bir dille anlatır. Bu anlatımlar, 1840'ların Osmanlı Musul'u hakkında değerli bir tanıklık niteliği taşır.

Layard'ın çizimleri de ayrı bir öneme sahiptir. Layard, bulduğu kabartmaların pek çoğunu yerinde çizdi. Bazı levhalar taşıma sırasında kırıldı ya da yerinde bırakıldı; bu levhaların bugün bilinen tek kaydı, onun çizimleridir.
Layard'ın 1853 tarihli kitabındaki Asur saraylarının canlandırması
Layard'ın 1853 tarihli kitabındaki Asur saraylarının canlandırmasıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Austen Henry Layard. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji
1817: Layard Paris'te doğar.
1839: Layard Mezopotamya'dan geçer.
1845: Nimrud kazıları başlar.
1849: "Ninova ve Kalıntıları" yayımlanır.
1849–1851: Kuyuncuk'ta Sanherib'in sarayı bulunur.
1877–1880: Layard İngiltere'nin İstanbul büyükelçisidir.
1894: Layard Londra'da ölür.
2015: Nimrud kalıntıları tahrip edilir.

Bir gezginin hikâyesi

Austen Henry Layard'ın hayatı, 19. yüzyılda Osmanlı topraklarında Avrupalıların yürüttüğü arkeolojik çalışmaların ilginç bir örneği. Layard, Osmanlı'nın izniyle kazılar yaptı, bulduğu eserleri İngiltere'ye götürdü ve yıllar sonra Osmanlı'ya büyükelçi olarak döndü.

Bizce Layard'ın hikâyesi, Osmanlı'nın 19. yüzyılın ortasında eski eserler konusunda henüz düzenli bir politikası olmadığını ve bu boşluğun nasıl doldurulduğunu gösteriyor. Layard'ın kazılarından otuz yıl sonra Osmanlı, Osman Hamdi Bey'in öncülüğünde kendi müzelerini kurdu ve eski eserlerin yurt dışına çıkarılmasını yasakladı. Nimrud'un bugün yaşadığı tahribat ise Layard'ın çizimlerini ve kayıtlarını, insanlığın ortak hafızası için daha da değerli kılıyor.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap