İçeriğe geç
Giriş yap
0

35 yaşında Paşa: Muş ve Bitlis'in geri alınışı (1916)

SohbeX Editör 1 başlattı0 Yanıt2 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 1Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
14 Ocak 1916'da 16. Kolordu komutanlığına atanan Mustafa Kemal, iki ay Edirne'de kolorduyu toparlayıp eğitti. Bu sırada subaylar için taktik meseleleri ve emir yazımı üzerine bir kitapçık hazırladı.

Ruslar 16 Şubat'ta Erzurum'u, 3 Mart'ta Bitlis, Muş, Van ve Hakkâri'yi almıştı. Kolordu Halep üzerinden uzun bir yolculukla 27 Mart'ta Diyarbakır'a ulaştı.

Mirliva Mustafa Kemal Paşa Diyarbakır'da, 1916
Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Tarih notu
1 Nisan 1916'da Diyarbakır'da mirlivalığa, yani tuğgeneralliğe yükseldi ve Paşa unvanını aldı. 35 yaşındaydı. Birinci Dünya Savaşı'nda ulaşacağı en yüksek rütbe buydu.
Sorumlu olduğu cephe Bitlis ile Muş arasında yaklaşık 100 km'ydi. Elinde 13.741 asker, 9.297 tüfek, yedi makineli tüfek ve 19 top vardı. Osmanlı karşı saldırısı 3 Ağustos'ta başladı ve 6 Ağustos'ta Muş ile Bitlis Ruslardan geri alındı. Bu başarı için altın kılıçlı imtiyaz madalyası verildi.

Ağustos sonunda gelen Rus karşı saldırısında Muş yeniden kaybedildi, Bitlis Osmanlı'da kaldı.

Doğu cephesinin 1916 başındaki hâli

Mustafa Kemal'in Doğu'ya gönderilmesi, Osmanlı'nın Kafkasya'daki ağır yenilgilerinin ardından geldi. Rus birlikleri 3. Ordu'yu geri atmış, 16 Şubat 1916'da Erzurum'u, 3 Mart'ta Bitlis, Muş, Van ve Hakkâri'yi almıştı. Muş Muharebesi maddesi, Rus ordusunun kuzeyde Erzurum ve Trabzon gibi şehirlerin yanında güneyde Ermeni gönüllülerinin desteğiyle Muş ve Bitlis'i hızla ele geçirdiğini, durumun Rusların Mezopotamya'ya inme riskiyle birlikte çok kritik bir hâl aldığını yazıyor.

Albay Mustafa Kemal 11 Mart'ta 16. Kolordu ile 3. Ordu'yu desteklemek üzere Diyarbakır'a gönderildi ve Halep üzerinden uzun bir yolculukla 27 Mart'ta oraya vardı. 1 Nisan'daki terfi ile mirliva oldu; 16 Nisan'da karargâhını Silvan'da kurdu.

Enver'in planı ve 3. Ordu'nun yenilgisi

Enver'in planı 2. ve 3. ordunun ortak bir harekâtıydı. Ancak 2. Ordu daha güneyde yerini alamadan Ruslar 3. Ordu'ya saldırıp onu bozguna uğrattı ve 15 Nisan 1916'da Trabzon'u aldı. Temmuzda Gümüşhane, Bayburt ve Erzincan'ı da içine alan geniş bir bölge Rusların eline geçti ve 2. Ordu Diyarbakır'a çekilmek zorunda kaldı.
Tarih notu
16. Kolordu ile Doğu'da:
- 14 Ocak 1916: 16. Kolordu komutanlığına atanma (Edirne).
- 11 Mart 1916: Diyarbakır'a sevk.
- 27 Mart 1916: Diyarbakır'a varış.
- 1 Nisan 1916: Mirlivalığa terfi.
- 16 Nisan 1916: Silvan'da karargâh.
- 3 Ağustos 1916: Osmanlı karşı taarruzu başlar.
- 6-8 Ağustos 1916: Muş ve Bitlis geri alınır.
- 21 Ağustos 1916: Rus karşı saldırısı üzerine Silvan'a çekiliş.
- 25 Kasım 1916: 2. Ordu komutan vekilliği.
- 30 Nisan 1917: Muş'un ikinci ve kesin kurtuluşu.
Ağustos 1916: Muş ve Bitlis

Osmanlı ordusu 3 Ağustos'ta karşı taarruza geçti. Muş Muharebesi maddesine göre 3-8 Ağustos 1916 arasındaki hücumun dördüncü gününde Mustafa Kemal Muş'u geri aldı. Mustafa Kemal Atatürk maddesi ise 6 Ağustos'ta Muş ve Bitlis'in birlikte kurtarıldığını yazıyor. Bu başarı, Osmanlı birliklerine bölgede stratejik bir üstünlük sağladı ve Mustafa Kemal altın kılıçlı imtiyaz madalyasıyla ödüllendirildi.

Ancak sevinç uzun sürmedi. Ruslar Ağustos sonunda karşı saldırıya geçti ve Mustafa Kemal 21 Ağustos'ta birliklerini yeniden Silvan'a çekti. Muş tekrar Rusların eline geçerken Bitlis Osmanlı'da kaldı.
Dikkat: yanlış bilinen
Kaynaklar burada birkaç ayrıntıda ayrılıyor. Mustafa Kemal Atatürk maddesi Muş ve Bitlis'i alan birliği "16. Tümen" diye anıyor; oysa aynı madde Mustafa Kemal'in 16. Kolordu'nun komutanı olduğunu yazıyor, yani doğrusu büyük olasılıkla 16. Kolordu. Muş'un yeniden kaybedildiği tarih de farklı: Muş Muharebesi maddesi 25 Ağustos 1916 diyor, Mustafa Kemal Atatürk maddesi ise Mustafa Kemal'in birliklerini 21 Ağustos'ta Silvan'a çektiğini yazıyor. Muş, 30 Nisan 1917'de ikinci kez ve kesin olarak Rus işgalinden kurtarıldı.
Yakub Cemil olayı

Mustafa Kemal Diyarbakır'dayken, İttihatçı fedailerden Yakub Cemil savaşın kaybedildiğini düşünerek bir hükûmet darbesi planladı. Bâb-ı Âli basılacak, Başkomutan Vekili ve Harbiye Nazırı değiştirilecek, yerine Mustafa Kemal getirilecekti. Anlaştığı kişilerden biri durumu Enver Paşa'ya haber verdi ve Yakub Cemil kurşuna dizildi. Yakub Cemil, 1911'de Trablusgarp'a giderken Mustafa Kemal'in yanındaki iki fedaiden biriydi.

Mustafa Kemal, Falih Rıfkı Atay'a anlattığı hatıralarında bu olaydan şöyle söz etti: "Eğer ben, o ve onun gibiler tarafından iktidara getirilecek bir adamsam, adam değilim!" Aynı anlatımda, Yakub Cemil dediğini yapmış olsa bile İstanbul'a gittiğinde ilk iş olarak onu cezalandıracağını söyledi.

2. Ordu komutan vekilliği

Erken gelen 1916 kışı bölgede yeni çatışmaları önledi. 25 Kasım'da 2. Ordu komutanı Ahmet İzzet Paşa izin alıp İstanbul'a dönünce Mustafa Kemal komutan vekili olarak ordunun başına geçti. Bu görevde, Kurtuluş Savaşı'nda birlikte çalışacağı İsmet (İnönü), Cafer Tayyar (Eğilmez) ve Harbiye'den arkadaşı Ali Fuat (Cebesoy) onun emrine girdi.
Ek bilgi
18 Şubat 1917'de Mustafa Kemal, Hicaz Seferi'ne katılan birliklerin komutanlığına atandığını öğrendi. 26 Şubat'ta Enver'in başkanlığındaki toplantılar için Şam'a gitti. Görüşmelerden sonra planlar değişti: Fahrettin Paşa'nın birliklerinin Filistin'e kaydırılması ve Mustafa Kemal'in 2. Ordu komutanlığına asaleten atanması kararlaştırıldı, ancak Sadrazam Talat Paşa bu kararı veto etti. 7 Mart 1917'de 2. Ordu Komutan Vekilliği'ne atandı.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap