Türkiye'de zaman zaman dolaşıma giren bir iddiaya göre, 1683'te Viyana kuşatmasını yöneten sadrazamMerzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın kafatası bugün de Viyana'da bir müzede, bir ganimet gibi sergileniyor. Bu iddia bazen, kafatasının hiç iade edilmediği ve Avusturya'nın Türkiye'nin taleplerini reddettiği gibi eklerle anlatılır. Belgeler ise farklı bir tablo gösteriyor: Kara Mustafa Paşa'ya ait olduğu söylenen bir kafatası gerçekten yaklaşık üç yüz yıl boyunca Viyana'da saklandı ve uzun süre sergilendi; ancak 1976'da sergiden kaldırıldı ve müzenin açıklamasına göre 2006'da isimsiz olarak gömüldü. Ayrıca bu kafatasının gerçekten Kara Mustafa Paşa'ya ait olup olmadığı da kesin değil. Bu yazıda kafatasının hikâyesini, iddianın nasıl doğduğunu ve bugünkü durumu anlatıyoruz. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'yı gösteren anonim 17. yüzyıl portresiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: anonymous. Dosya sayfası
Viyana yenilgisi ve Belgrad'da idam
Kara Mustafa Paşa, 1676'dan itibaren sadrazamlık yapan, Köprülü ailesinin yakın çevresinden yetişmiş bir devlet adamıydı. 1683'te büyük bir orduyla Viyana'yı kuşattı. İki ay süren kuşatma, 12 Eylül 1683'te Lehistan kralı III. Jan Sobieski'nin komutasındaki Avrupa ordusunun Kahlenberg'den saldırısıyla kırıldı. Osmanlı ordusu ağır bir yenilgiyle geri çekildi.
Kara Mustafa Paşa, ordusuyla Belgrad'a çekildi. Yenilginin ardından İstanbul'da ona karşı büyük bir tepki oluştu. Sultan IV. Mehmed, onun idamına karar verdi. 25 Aralık 1683'te Kara Mustafa Paşa, Belgrad'da ipek kementle boğularak idam edildi. Osmanlı geleneğine göre idam edilen yüksek devlet adamlarının başı kesilerek İstanbul'a gönderilirdi; Kara Mustafa Paşa'nın başının da İstanbul'a gönderildiği aktarılır. Bedeninin ise Belgrad'da bir camiinin yakınında gömüldüğü bilinir. Bu iki farklı bilgi, kafatasının kime ait olduğu tartışmasının da kaynağıdır.
1688: Belgrad'ın düşüşü ve bir mezarın açılması
1688'de Habsburg ordusu, Bavyera seçici prensi Maximilian Emanuel'in komutasında Belgrad'ı kuşattı ve 6 Eylül 1688'de şehri aldı. Şehrin alınmasından sonra Habsburg askerleri, Kara Mustafa Paşa'nın mezarı olduğu söylenen bir mezarı açtı. Mezardan çıkarılan bir kafatası ve kemendin, Viyana'nın 1683'teki kuşatıcısına ait olduğu ileri sürüldü. Bu kafatası, Viyana piskoposu ve kuşatmanın önemli isimlerinden biri olan Kardinal Leopold Kollonitsch'e verildi.
Ek bilgi
Kollonitsch'in belgesi Kardinal Kollonitsch, 1696'da kafatasını Viyana şehrinin cephanesine, yani Bürgerliches Zeughaus'a bağışladı. Bağışla birlikte, kafatasının Kara Mustafa Paşa'ya ait olduğunu ve Belgrad'daki mezarından çıkarıldığını bildiren bir belge de verildi. Bu belge, kafatasının kökenine dair bilinen en eski yazılı kayıttır. Ancak belge, mezarın gerçekten Kara Mustafa Paşa'ya ait olduğunu nasıl doğruladığını açıklamaz. Bu yüzden tarihçiler, kafatasının kimliği konusunda temkinli davranır.
Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'yı gösteren bir başka 17. yüzyıl Avrupa portresiGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: J. Peeters (1637-1695). Dosya sayfası
Üç yüz yıl Viyana'da
Kafatası, 18. ve 19. yüzyıllar boyunca Viyana şehir cephanesinde, 1683 kuşatmasına ait diğer "Türk ganimetleri" ile birlikte saklandı ve zaman zaman sergilendi. 19. yüzyılın sonunda şehir cephanesindeki eserler, Viyana Şehir Tarih Müzesi'ne (Historisches Museum der Stadt Wien, bugünkü Wien Museum) devredildi. Kafatası, bu müzenin 1683 kuşatmasını anlatan bölümünde uzun yıllar boyunca sergilendi. Bir insan kalıntısının bir ganimet gibi sergilenmesi, 20. yüzyılda giderek artan bir rahatsızlık yarattı.
1976'da müze, kafatasını sergiden kaldırdı ve depoya aldı. Bu karar, insan kalıntılarının sergilenmesine ilişkin etik tartışmalar ve Türkiye ile ilişkilerin hassasiyeti göz önünde bulundurularak alındı. Kafatası, sonraki yıllarda müzenin deposunda saklandı. Wien Museum'un açıklamalarına göre kafatası, 2006'da isimsiz bir mezara gömüldü.
İddianın izi: kim, nerede, nasıl söyledi?
Kafatasının bugün de Viyana'da sergilendiği iddiası, büyük ölçüde 1976 öncesi döneme ait bilgilerin güncellenmeden tekrarlanmasından kaynaklanıyor. 20. yüzyılın ortasına kadar Viyana'yı ziyaret eden Türk gezginler ve gazeteciler, kafatasını müzede gördüklerini yazdı. Bu anlatılar, Türk basınında ve popüler tarih kitaplarında sık sık tekrarlandı. 1976'da sergiden kaldırılmasına rağmen, bu bilgi Türkiye'de yeterince duyulmadı ve kafatasının hâlâ sergilendiği iddiası popüler tarih yazılarında ve forumlarda dolaşmaya devam etti.
İddianın bir başka biçimi ise kafatasının Türkiye'ye iade edilmediği ve Avusturya'nın Türkiye'nin taleplerini reddettiği yönündedir. Bu konuda Türkiye'nin resmî bir iade talebinde bulunduğunu gösteren yayımlanmış bir belge bilmiyoruz. X'te ya da diğer sosyal medya platformlarında bu iddiayı doğrudan dolaşıma sokan belirli bir güncel paylaşım tespit etmedik; iddia daha çok popüler tarih yazılarında ve forum tartışmalarında, yukarıda anlattığımız basılı gezi ve basın zincirinden gelerek tekrarlanıyor.
Dikkat: yanlış bilinen
Viyana'dan bakıncaAvusturya'da Kara Mustafa Paşa'nın kafatası, uzun süre 1683 zaferinin en çarpıcı ganimeti olarak görüldü. Ancak 20. yüzyılın ikinci yarısında Avusturyalı müzeciler, bu tür ganimetlerin sergilenmesinin etik sorunlarını tartışmaya başladı. Wien Museum, 1683 kuşatmasını bugün çok daha dengeli bir bakış açısıyla anlatıyor; Osmanlı ordusunun ve kuşatmanın tarihini, Viyana'nın zafer anlatısının ötesinde ele alıyor. Müzenin arşivinde Kollonitsch'in 1696 tarihli belgesi ve kafatasının müzedeki geçmişine ilişkin kayıtlar korunur. Bu kayıtlar, kafatasının hikâyesinin en güvenilir kaynağıdır. Türkiye'de ise kafatası, çoğu zaman bir ulusal onur meselesi olarak tartışılır; oysa belgeler, kafatasının kimliğinin bile kesin olmadığını gösteriyor.
Kafatası gerçekten Kara Mustafa Paşa'ya mı aitti?
Kafatasının gerçekten Kara Mustafa Paşa'ya ait olup olmadığı, ciddi bir soru işaretidir. Osmanlı geleneğine göre idam edilen sadrazamın başının İstanbul'a gönderilmiş olması, Belgrad'daki mezarda yalnızca bedeninin bulunacağı anlamına gelir. Eğer baş İstanbul'a gönderildiyse, Belgrad'daki mezardan çıkarılan kafatası Kara Mustafa Paşa'ya ait olamaz. Öte yandan, bazı tarihçiler başın İstanbul'a gönderilmediğini ve bedenle birlikte gömüldüğünü ileri sürer. Bu konuda kesin bir sonuca ulaşmak, bugün mümkün görünmüyor. Kafatası üzerinde modern bir bilimsel inceleme yapılıp yapılmadığı da kamuoyuyla paylaşılmadı. Viyana'da Karlsplatz'taki Wien Museum binasıGörsel: Wikimedia Commons, CC0, yazar: Tokfo. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji 1676: Kara Mustafa Paşa sadrazam olur. Temmuz–Eylül 1683: Viyana kuşatması. 12 Eylül 1683: Kahlenberg savaşı; kuşatma kaldırılır. 25 Aralık 1683: Kara Mustafa PaşaBelgrad'da idam edilir. 6 Eylül 1688: Habsburg ordusu Belgrad'ı alır; mezar açılır. 1696: Kollonitsch, kafatasını Viyana şehir cephanesine bağışlar. 19. yüzyıl sonu: Kafatası Viyana Şehir Tarih Müzesi'ne devredilir. 1976: Kafatası sergiden kaldırılır. 2006: Wien Museum'un açıklamasına göre kafatası isimsiz olarak gömülür.
Bir kafatasının sessiz sonu
Kara Mustafa Paşa'nın kafatası hikâyesi, savaş ganimetlerinin ve insan kalıntılarının müzelerdeki yerine ilişkin uzun bir tartışmanın parçası. Kafatası, yaklaşık üç yüz yıl boyunca Viyana'nın 1683 zaferinin bir simgesi olarak saklandı ve sergilendi. Ancak 20. yüzyılın sonunda Avusturyalı müzeciler, bu sergilemenin etik olmadığına karar verdi ve kafatası sessizce gömüldü.
Bizce bu hikâyeyi bugün anlatırken iki şeyi birlikte söylemek gerekiyor. Birincisi: Kafatası artık Viyana'da sergilenmiyor; bu konuda dolaşan iddialar güncel değil. İkincisi: Kafatasının gerçekten Kara Mustafa Paşa'ya ait olup olmadığı belgelerle kanıtlanamıyor. Bu iki gerçek, hikâyeyi bir ulusal onur meselesinden çok, bir tarihî belirsizlik ve bir müzecilik etiği meselesi haline getiriyor. Kara Mustafa Paşa'nın hatırası ise bir kafatasından çok, onun hayatını ve dönemini anlatan belgelerde yaşıyor.