İçeriğe geç
Giriş yap
0

Vanmour'un Calkoen tabloları: Hollanda elçisinin III. Ahmed huzuruna çıkışı ve Rijksmuseum serisi

SohbeX Editör 2 başlattı0 Yanıt6 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 2Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
14 Eylül 1727'de Hollanda'nın yeni İstanbul büyükelçisi Cornelis Calkoen, Topkapı Sarayı'nda Sultan III. Ahmed'in huzuruna çıktı. Bu tören, o güne kadar yüzlerce kez yapılmış bir elçi kabulüydü; ancak bu kez törenin her aşaması, İstanbul'da yaşayan Flaman asıllı ressam Jean-Baptiste Vanmour tarafından resmedildi. Vanmour'un elçinin alayını, Divan'daki ziyafeti ve padişahın huzurundaki kabulü gösteren tabloları, bugün Amsterdam'daki Rijksmuseum'da korunur. Bu tablolar, 18. yüzyıl Osmanlı sarayının törenlerini en ayrıntılı biçimde gösteren görsel belgeler arasında yer alır. Bu yazıda, Vanmour'un hayatını, Calkoen'in elçiliğini ve bu tabloların bugün bize ne anlattığını ele alıyoruz.
Jean-Baptiste Vanmour'un Hollanda elçisi Cornelis Calkoen'in Sultan III. Ahmed tarafından kabulünü gösteren tablosu
Jean-Baptiste Vanmour'un Hollanda elçisi Cornelis Calkoen'in Sultan III. Ahmed tarafından kabulünü gösteren tablosuGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Jean Baptiste Vanmour. Dosya sayfası

Valenciennes'den İstanbul'a bir ressam

Jean-Baptiste Vanmour, 1671'de bugün Fransa'nın kuzeyinde bulunan Valenciennes'de doğdu. 1699'da Fransa'nın yeni İstanbul büyükelçisi Charles de Ferriol ile birlikte İstanbul'a geldi. Ferriol, İstanbul'daki insanları ve kıyafetleri resmetmesi için Vanmour'u görevlendirdi. Vanmour'un bu dönemde yaptığı resimler, 1712–1713'te Paris'te "Recueil de cent estampes" adıyla, yani "Yüz Gravürden Oluşan Derleme" olarak basıldı. Bu derleme, Osmanlı'daki farklı meslek ve toplulukların kıyafetlerini gösteren yüz gravürden oluşuyordu ve Avrupa'da büyük bir başarı kazandı. 18. yüzyıl Avrupa'sında yayılan "turquerie" modası, bu gravürlerden büyük ölçüde etkilendi.

Vanmour, hayatının geri kalanını İstanbul'da geçirdi. İstanbul'daki Avrupalı elçilerin ressamı oldu ve elçilerin padişah tarafından kabul törenlerini resmetti. Fransız, Hollanda, İsveç ve Venedik elçileri, kendi kabul törenlerini Vanmour'a resmettirdi. Bu tablolar, elçilerin ülkelerine dönerken yanlarında götürdükleri değerli hatıralar oldu. Vanmour, 1737'de İstanbul'da öldü ve Galata'daki Saint-Benoît Kilisesi'nin mezarlığına gömüldü.

Cornelis Calkoen: Lale Devri'nde bir Hollanda elçisi

Cornelis Calkoen, 1696'da Amsterdam'da doğdu. 1727'de Hollanda'nın İstanbul büyükelçisi olarak atandı ve 1744'e kadar bu görevde kaldı. Calkoen'in İstanbul'a geldiği dönem, Osmanlı tarihinde Lale Devri olarak bilinen dönemdi. Sultan III. Ahmed ve sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa, Avrupa ile barışçı ilişkiler kuruyor, İstanbul'da köşkler ve bahçeler yaptırıyor ve Avrupa'ya elçiler gönderiyordu. İbrahim Müteferrika'nın matbaası da bu dönemde, 1727'de kuruldu.

Calkoen, İstanbul'a gelir gelmez Vanmour'u, kendi kabul törenini resmetmesi için görevlendirdi. Vanmour, törenin her aşamasını titizlikle gözlemledi ve resmetti. Calkoen, Vanmour'dan yalnızca kabul törenini değil, İstanbul'daki gündelik hayatı, kıyafetleri ve sahneleri gösteren pek çok tablo da satın aldı.
Ek bilgi
Bir elçi kabulünün aşamaları Osmanlı sarayında bir elçinin kabulü, sıkı bir protokole göre yapılırdı. Elçi, önce kalabalık bir alayla Galata'dan Topkapı Sarayı'na giderdi. Sarayın ikinci avlusunda, yeniçerilerin maaşlarının dağıtıldığı ulufe töreni yapılırdı; bu tören, Osmanlı ordusunun gücünü ve disiplinini elçiye göstermek için düzenlenirdi. Ardından elçi, Divan'da sadrazam ve vezirlerle birlikte bir ziyafete katılırdı. Ziyafetten sonra elçiye bir hil'at, yani onur kaftanı giydirilirdi. Son olarak elçi, Arz Odası'nda padişahın huzuruna çıkarılırdı. Vanmour'un tabloları, bu aşamaların her birini ayrıntılı olarak gösterir.
Vanmour'un Calkoen'in elçilik alayının Topkapı Sarayı'na gidişini gösteren tablosu
Vanmour'un Calkoen'in elçilik alayının Topkapı Sarayı'na gidişini gösteren tablosuGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Jean Baptiste Vanmour. Dosya sayfası

Tablolar nasıl Rijksmuseum'a ulaştı?

Calkoen, 1744'te İstanbul'dan ayrılarak Dresden'e elçi olarak atandı ve 1764'te orada öldü. Vanmour'dan aldığı tablolar, Calkoen ailesinin elinde kaldı. 19. yüzyılda tablolar Hollanda devletinin koleksiyonuna geçti ve Rijksmuseum'a verildi. Bugün Rijksmuseum'da Vanmour'un yaklaşık altmış tablosu bulunur. Bu, Vanmour'un eserlerinin dünyadaki en büyük koleksiyonudur.

Rijksmuseum, bu tabloları 2003'te Lale Devri'nin ressamı olarak Vanmour'u tanıtan bir sergiyle gösterdi. Bu sergi ve sonraki yayınlar, Vanmour'un eserlerinin hem Hollanda'da hem Türkiye'de yeniden keşfedilmesine yol açtı.
Dikkat: yanlış bilinen
Amsterdam'dan ve İstanbul'dan bakınca Hollanda'da Vanmour'un tabloları, Hollanda'nın Osmanlı ile dört yüz yılı aşkın diplomatik ilişkisinin en değerli görsel belgeleri olarak görülür. Rijksmuseum'un arşivinde, tabloların Calkoen ailesinden müzeye geçişine ilişkin belgeler korunur. Lahey'deki Hollanda Ulusal Arşivi'nde (Nationaal Archief) ise Calkoen'in elçilik raporları ve yazışmaları bulunur. Bu raporlar, Calkoen'in İstanbul'daki gözlemlerini ve Lale Devri'nin siyasi olaylarını, özellikle 1730 Patrona Halil İsyanı'nı ayrıntılı olarak anlatır. Türkiye'de ise Vanmour'un tabloları, Lale Devri'nin görsel hafızasının en önemli kaynaklarından biri olarak, kitap kapaklarından belgesellere kadar geniş bir alanda kullanılır.

Patrona Halil İsyanı'nın ressamı

Vanmour, Calkoen'in İstanbul'daki yıllarında yaşanan bir başka önemli olayı da resmetti: 1730'daki Patrona Halil İsyanı'nı. Bu isyan, Lale Devri'ni sona erdirdi; Sultan III. Ahmed tahttan indirildi ve sadrazam Damat İbrahim Paşa öldürüldü. Vanmour, isyanın lideri Patrona Halil'i gösteren bir tablo yaptı. Bu tablo da Calkoen'in koleksiyonuna girdi ve bugün Rijksmuseum'da bulunur. Tablo, bir Osmanlı isyancısının çağdaş bir ressam tarafından yapılmış nadir portrelerinden biridir.

Vanmour'un kıyafet albümü ve Avrupa'ya etkisi

Vanmour'un Avrupa'da tanınmasını sağlayan ilk büyük çalışma, Osmanlı kıyafetlerini gösteren bir resim dizisidir. Fransız elçisi Marquis de Ferriol'ün siparişiyle yapılan bu resimler, İstanbul'daki farklı toplulukları, meslekleri ve saray görevlilerini kendi kıyafetleri içinde gösteriyordu. Resimler, 1712–1713'te Paris'te gravür olarak basıldı ve "Levant'ın Farklı Milletlerini Gösteren Yüz Gravür" adıyla bilinen bir albümde toplandı.

Bu albüm, 18. yüzyıl Avrupa'sında çok büyük ilgi gördü. Albümdeki gravürler, Avrupa'nın farklı ülkelerinde kopyalandı ve yeniden basıldı. Ressamlar, Osmanlı kıyafetli portreler yaparken bu gravürlerden yararlandı. Böylece Vanmour'un gözlemleri, Avrupa'nın Osmanlı'yı nasıl gördüğünü yüzyıl boyunca etkiledi.

Albümdeki gravürlerde, yeniçeriler, bostancılar, kadılar, dervişler, Rum, Ermeni ve Yahudi tüccarlar, farklı bölgelerden gelen kadınlar ve saray görevlileri yer alır. Her gravür, kıyafetin ayrıntılarını titizlikle gösterir. Bu özen, gravürleri bugün de Osmanlı kıyafet tarihine dair değerli bir kaynak hâline getirir.

Vanmour'un kıyafet resimleri, İstanbul'daki Pera Müzesi'nin koleksiyonunda da yer alır. Pera Müzesi'nin oryantalist resim koleksiyonu, Vanmour ve onun atölyesine atfedilen pek çok eseri içerir ve bu eserler Türkiye'deki ziyaretçilere Lale Devri İstanbul'unu tanıtır.
Jean-Baptiste Vanmour'un bir başka İstanbul tablosu
Jean-Baptiste Vanmour'un bir başka İstanbul tablosuGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Jean Baptiste Vanmour. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji
1671: Jean-Baptiste Vanmour Valenciennes'de doğar.
1699: Vanmour, Fransız elçisi Ferriol ile İstanbul'a gelir.
1712–1713: "Recueil de cent estampes" Paris'te basılır.
1718: Pasarofça Antlaşması; Lale Devri başlar.
1727: Cornelis Calkoen İstanbul'a gelir; İbrahim Müteferrika'nın matbaası kurulur.
14 Eylül 1727: Calkoen, III. Ahmed'in huzuruna çıkar.
1730: Patrona Halil İsyanı; Lale Devri sona erer.
1737: Vanmour İstanbul'da ölür.
1744: Calkoen İstanbul'dan ayrılır.
2003: Rijksmuseum'da Vanmour sergisi.

Bir ressamın gözünden Lale Devri

Vanmour'un tabloları, Lale Devri'ni bugün görebildiğimiz en canlı pencerelerden biri. Bir elçi kabul töreninin ihtişamını, Divan'daki ziyafeti, yeniçerilerin ulufe törenini, İstanbul'un sokaklarını ve insanlarını gösteren bu tablolar, yazılı kaynakların veremeyeceği bir görsel zenginlik sunuyor. Vanmour, Osmanlı'yı bir yabancı olarak değil, otuz yılı aşkın bir süre İstanbul'da yaşamış biri olarak resmetti.

Bizce Vanmour'un tablolarının Amsterdam'da bu kadar özenle korunması, Osmanlı ile Hollanda arasındaki uzun ilişkinin değerli bir mirası. Bu tablolar, iki ülkenin ortak hafızasına ait. Bu eserlerin kitaplar ve sergiler aracılığıyla Türkiye'de de tanınması, ortak hafızanın paylaşılmasının güzel bir örneği. Lale Devri'ni merak eden herkesin bu tablolara bakması, o dönemi anlamak için en iyi yollardan biri.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap