Antoine Galland (1646–1715), Binbir Gece Masalları'nı Avrupa'ya tanıtan Fransız şarkiyatçıdır. 1704'ten itibaren yayımladığı Les Mille et une Nuits (Binbir Gece), Avrupa edebiyatında büyük bir Doğu merakını başlattı. Galland'ın bu eseri ortaya koymasını sağlayan bilgi birikimi ise büyük ölçüde İstanbul'da ve Doğu Akdeniz'de geçirdiği yıllarda oluştu. Galland, Fransız elçiliğinin bir üyesi olarak İstanbul'da yaşadı, Osmanlı'nın kitap dünyasını tanıdı, Türkçe, Arapça ve Farsça öğrendi ve bu birikimi Avrupa'ya taşıdı. Fransız şarkiyatçı Antoine Galland'ın portresiGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Inconnu. Dosya sayfası
Bir köylü çocuğundan şarkiyatçıya
Galland, 1646'da Fransa'nın Picardie bölgesindeki Rollot köyünde yoksul bir ailede doğdu. Erken yaşta yetim kaldı, ancak eğitim alma fırsatı buldu. Paris'te Collège de France'ta Yunanca, Latince ve İbranice öğrendi. Bu dil yeteneği, onu Doğu dillerine yöneltti. 1670'te Fransız büyükelçisi Charles-Marie-François Olier de Nointel'in maiyetinde İstanbul'a gitti. Görevi, elçinin kâtipliğini yapmak ve Fransız kralı adına eski yazmalar toplamaktı.
İstanbul'da Galland, Osmanlı'nın kültür dünyasıyla yakından tanıştı. Türkçeyi öğrendi, şehrin kitapçılarını ve kütüphanelerini dolaştı, Osmanlı bilginleriyle görüştü. 1672–1673 yıllarında İstanbul'daki hayatını anlatan bir günlük tuttu. Bu günlük, 1881'de Charles Schefer tarafından yayımlandı. Günlükte Osmanlı sarayının törenleri, Ramazan ve bayram gelenekleri, şehrin kahvehaneleri ve Fransız elçiliğinin günlük işleri ayrıntılı bir şekilde anlatılır.
Kralın yazma koleksiyoncusu
Galland, İstanbul'dan sonra Doğu Akdeniz'de farklı yolculuklara çıktı. Fransız maliye bakanı Jean-Baptiste Colbert ve kral XIV. Louis adına Osmanlı topraklarında eski yazmalar, sikkeler ve antik eserler topladı. Bu yolculuklar sırasında İzmir, Halep ve Kıbrıs gibi yerleri ziyaret etti. Topladığı yazmalar, bugün Paris'teki Bibliothèque nationale de France'ın Doğu yazmaları koleksiyonunun önemli bir kısmını oluşturur.
Galland, Fransa'ya döndükten sonra Doğu dilleri uzmanı olarak çalıştı. Barthélemy d'Herbelot'nun büyük Doğu bilgileri sözlüğü Bibliothèque orientale'in tamamlanmasına katkıda bulundu. 1709'da Collège de France'ta Arapça profesörü oldu.
Ek bilgi
Galland'ın İstanbul günlüğü Galland'ın 1672–1673 yıllarına ait günlüğü, Osmanlı başkentinde yaşayan bir Avrupalının gözünden yazılmış en ayrıntılı metinlerden biridir. Günlükte, sadrazam Köprülüzade Fazıl AhmedPaşa'nın sefer hazırlıkları, padişahınEdirne'ye gidişi, şehirdeki yangınlar, kahvehanelerde okunan kitaplar ve sokaklardaki gündelik hayat anlatılır. Bu metin, 17. yüzyıl İstanbul tarihçileri için önemli bir kaynaktır. Türkçeye de çevrilmiştir.
Galland'ın Binbir Gece çevirisinin eski bir baskısından bir sayfaGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Antoine Galland. Dosya sayfası
1704: Binbir Gece'nin Avrupa'ya gelişi
Galland, 1690'ların sonunda Suriye'den getirilmiş üç ciltlik Arapça bir Binbir Gece yazmasını çevirmeye başladı. Bu yazma, bugün Bibliothèque nationale de France'ta korunur ve bilinen en eski Binbir Gece yazmalarından biridir. Galland'ın çevirisi, 1704'te ilk ciltlerinden başlayarak yayımlandı ve 1717'ye kadar on iki cilde ulaştı. Çeviri, Avrupa'da büyük bir başarı kazandı ve kısa sürede İngilizce, Almanca, İtalyanca ve diğer dillere aktarıldı.
Galland, metni birebir çevirmedi. Fransız okurların zevkine uygun olarak düzenledi, bazı bölümleri kısalttı, bazı ayrıntıları değiştirdi. Bu yaklaşım, eserin Avrupa'da geniş bir okur kitlesine ulaşmasını sağladı; ama aynı zamanda metnin aslına sadakati konusunda tartışmalara yol açtı.
Hanna Diyab ve Alaaddin'in sihirli lambası
Galland'ın çevirisinin en ilginç yanlarından biri, Avrupa'da en çok bilinen iki masalın, Alaaddin'in Sihirli Lambası ile Ali Baba ve Kırk Haramiler'in Arapça yazmalarda bulunmamasıdır. Galland, bu masalları 1709'da Paris'te tanıştığı Halepli bir Maruni Hristiyan olan Hanna Diyab'dan dinledi. Diyab, Galland'a sözlü olarak birçok masal anlattı; Galland bunları günlüğüne not aldı ve daha sonra çevirisine ekledi. Hanna Diyab'ın kendi yolculuğunu anlatan hatıratı, 20. yüzyılın sonunda Vatikan Kütüphanesi'nde tespit edildi ve yayımlandı.
Dikkat: yanlış bilinen
Fransa'dan ve Türkiye'den bakınca Fransız edebiyat tarihinde Galland, Avrupa'da "Doğu" imgesini şekillendiren ilk büyük çevirmen olarak görülür. Onun çevirisi, 18. yüzyılda Montesquieu'nün İran Mektupları gibi eserlerle birlikte Avrupa'da bir "Doğu modası" yarattı. Bu moda, zamanla Avrupa'nın Doğu'ya bakışındaki kalıp yargıları da besledi. Türk kültür tarihinde ise Binbir Gece, Osmanlı'da yüzyıllardır bilinen ve meddahların anlattığı masallardan biriydi. Galland'ın çevirisinin Türkiye'deki etkisi ise 19. yüzyılda Fransızca üzerinden yapılan Türkçe çevirilerle başladı. Paris'teki Fransa Ulusal Kütüphanesi, Galland'ın yazma koleksiyonunu ve günlüklerini korur.
Galland'ın İstanbul günlüğü
Antoine Galland, İstanbul'da geçirdiği yıllarda düzenli olarak bir günlük tuttu. Bu günlükte, Fransız elçisinin maiyetinde katıldığı törenleri, İstanbul'un camilerini ve çarşılarını, Osmanlı devlet adamlarıyla yapılan görüşmeleri ve şehirde gözlemlediği gündelik hayatı ayrıntılı biçimde anlattı. Günlük, 1672–1673 yıllarını kapsar ve 17. yüzyıl İstanbul'una dair en canlı Avrupa tanıklıklarından biri kabul edilir. Galland, Ramazan geceleri, bayram kutlamaları, kahvehaneler ve mesire yerleri gibi konularda gözlemlerini kaydetti.
Galland, kahve üzerine de bir eser yazdı. 1699'da yayımlanan bu küçük kitap, kahvenin kökeni, Osmanlı'daki yaygınlığı ve hazırlanışı hakkında Arapça bir eserin çevirisine dayanıyordu. Kitap, kahvenin Fransa'da yayılmaya başladığı bir dönemde, okurlara bu yeni içeceği tanıtıyordu.
Galland ayrıca Barthélemy d'Herbelot'nun hazırladığı "Doğu Kütüphanesi" (Bibliothèque orientale) adlı büyük eserin tamamlanmasına ve yayımlanmasına yardım etti. Bu eser, İslam dünyasının tarihine, edebiyatına ve kültürüne dair binlerce maddeden oluşan bir başvuru eseriydi ve 1697'de yayımlandı.
Galland, hayatının son yıllarında Collège Royal'de, bugünkü Collège de France'ta Arapça profesörü oldu. 1715'te Paris'te öldüğünde, Binbir Gece çevirisinin son ciltleri henüz yayımlanmamıştı; bu ciltler ölümünden sonra yayımlandı. Galland'ın Les Mille et une Nuits çevirisinin 1730 tarihli Paris baskısıGörsel: Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0, yazar: Osama Shukir Muhammed Amin FRCP(Glasg). Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji 1646: Antoine Galland doğar. 1670: Nointel'in maiyetinde İstanbul'a gider. 1672–1673: İstanbul günlüğünü tutar. 1679–1688: Kral adına Doğu'da yazma ve sikke toplar. 1697: Bibliothèque orientale yayımlanır. 1704: Les Mille et une Nuits'in ilk ciltleri çıkar. 1709: Hanna Diyab ile tanışır; Collège de France'ta Arapça profesörü olur. 1715: Galland Paris'te ölür. 1717: Çevirinin son ciltleri yayımlanır. 1881: İstanbul günlüğü yayımlanır.
İstanbul'dan Paris'e uzanan bir masal yolu
Galland'ın hikâyesi, Avrupa'nın Doğu kültürüyle tanışmasının ne kadar karmaşık bir süreç olduğunu gösteriyor. Binbir Gece, Avrupa'ya bir Fransız çevirmenin eliyle ulaştı; ama bu çevirmen, bilgisini İstanbul'da, Halep'te ve İzmir'de, Osmanlı'nın kitap dünyası içinde edindi. Ayrıca en ünlü masalları ona Halepli bir Osmanlı tebaası anlattı.
Bu yüzden Binbir Gece'nin Avrupa'daki macerasını yalnızca bir "Doğu'nun keşfi" olarak değil, Osmanlı dünyasının içinden gelen insanların ve metinlerin Avrupa'ya taşınması olarak okumak gerekir. Galland'ın İstanbul günlüğü ve Hanna Diyab'ın hatıratı, bu hikâyenin Avrupa merkezli anlatıda sıkça unutulan Osmanlı tarafını gösteriyor. Bugün çocukların sevdiği Alaaddin'in, aslında Halep'ten Paris'e giden bir Osmanlı gencinin anlattığı bir masal olduğunu bilmek, kültürel mirasın ortak doğasını güzel bir şekilde hatırlatıyor.