İçeriğe geç
Giriş yap
0

Antoine Ignace Melling ve 'Voyage pittoresque' (1819): Hatice Sultan'ın mimarının Boğaziçi albümü

SohbeX Editör 3 başlattı0 Yanıt6 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 3Konu sahibiYeni üye0Sv. 82
#1
19. yüzyılın başında Paris'te yayımlanan ve İstanbul ile Boğaziçi'ni en güzel biçimde gösteren gravür albümü, bir Osmanlı prensesinin hizmetinde yıllarca çalışmış bir Avrupalı mimarın eseriydi. Antoine Ignace Melling, yaklaşık on sekiz yıl İstanbul'da yaşadı, Sultan III. Selim'in kız kardeşi Hatice Sultan'ın mimarı olarak Boğaziçi'nde bir saray ve bahçeler tasarladı. Paris'e döndükten sonra, İstanbul'da yaptığı çizimlerden oluşan büyük bir albüm hazırladı: Voyage pittoresque de Constantinople et des rives du Bosphore, yani "İstanbul'a ve Boğaziçi Kıyılarına Pitoresk Yolculuk". Albüm, 1809'dan 1819'a kadar bölümler halinde yayımlandı. Bu yazıda, Melling'in İstanbul'daki hayatını, Hatice Sultan ile ilişkisini ve albümün bugün taşıdığı değeri anlatıyoruz.
Melling'in Voyage pittoresque eserinden İstanbul'daki At Meydanı gravürü
Melling'in Voyage pittoresque eserinden İstanbul'daki At Meydanı gravürüGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Antoine Ignace Melling. Dosya sayfası

Karlsruhe'den İstanbul'a

Antoine Ignace Melling, 1763'te Almanya'nın Karlsruhe şehrinde, bir sanatçı ailesinin oğlu olarak doğdu. Gençliğinde resim ve mimarlık eğitimi aldı. 1780'lerin başında Doğu'ya yolculuk etti ve 1784 dolaylarında İstanbul'a ulaştı. İstanbul'da önce Rus elçisinin hizmetinde çalıştı. Kısa sürede İstanbul'daki Avrupalı çevrelerde tanınan bir ressam ve mimar oldu.

Melling'in hayatını değiştiren tanışma, Danimarka elçisinin aracılığıyla Hatice Sultan ile oldu. Hatice Sultan, Sultan III. Mustafa'nın kızı ve Sultan III. Selim'in kız kardeşiydi. Avrupa sanatına ve bahçe düzenlemesine büyük bir ilgi duyuyordu. Melling'i kendi mimarı olarak hizmetine aldı.

Hatice Sultan'ın sarayı ve bahçeleri

Melling, Hatice Sultan için Boğaziçi'nin Avrupa yakasında, Defterdarburnu'nda (bugünkü Ortaköy ile Kuruçeşme arasında) bulunan sarayının bahçelerini Avrupa tarzında yeniden düzenledi. Ayrıca sarayın yeni bir bölümünü, Avrupa ve Osmanlı mimarisinin unsurlarını birleştiren bir tarzda tasarladı. Hatice Sultan'ın sarayı, İstanbul'da Avrupa tarzının Osmanlı saray mimarisine girişinin erken örneklerinden biri oldu.

Melling'in Hatice Sultan ile ilişkisi, prensesin Melling'e yazdığı mektuplar sayesinde biliniyor. Hatice Sultan, bu mektuplarda Melling'den bahçe için bitkiler, mobilyalar ve süs eşyaları istiyor, saray için yapılan işler hakkında talimatlar veriyordu. Bu mektuplar, Osmanlı sarayının bir kadın üyesinin bir Avrupalı sanatçı ile kurduğu çalışma ilişkisini gösteren nadir belgelerdir. Mektuplar, Melling'in ailesinin elinde kaldı ve 20. yüzyılda yayımlandı.
Ek bilgi
Albümün yapısı Voyage pittoresque de Constantinople et des rives du Bosphore, büyük boyutlu kırk sekiz gravürden oluşur. Gravürler, Melling'in İstanbul'da yaptığı çizimlere dayanarak Paris'teki en iyi gravürcüler tarafından hazırlandı. Albüm, İstanbul'un ve Boğaziçi'nin manzaralarını, sarayları, camileri, çarşıları, meydanları ve Boğaziçi'nin köylerini gösterir. Gravürlerin yanında, Melling'in arkadaşı olan bir Fransız yazarın kaleme aldığı açıklayıcı metinler yer alır.
Melling'in eserinden Sultan III. Selim'i gösteren gravür
Melling'in eserinden Sultan III. Selim'i gösteren gravürGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Antoine Ignace Melling. Dosya sayfası

Paris'e dönüş ve albümün hazırlanması

1800'lerin başında Melling'in Hatice Sultan'ın hizmetindeki çalışmaları sona erdi. Melling, 1802'de İstanbul'dan ayrılarak Paris'e döndü. Paris'te, İstanbul'da yaptığı çizimlerden bir albüm hazırlamaya başladı. Albüm, 1809'dan itibaren bölümler halinde yayımlandı ve 1819'da tamamlandı. Melling, Paris'te Napolyon'un eşi İmparatoriçe Josephine'in manzara ressamı unvanını aldı. 1831'de Paris'te öldü.

Melling'in albümü, Avrupa'da İstanbul imgesinin şekillenmesinde büyük bir rol oynadı. Albümdeki gravürler, 19. yüzyıl boyunca kitaplarda, dergilerde ve dekoratif eşyalarda kopyalandı. Melling'in Boğaziçi manzaraları, Avrupalıların İstanbul'u hayal ederken gözlerinin önüne getirdiği görüntüler oldu.
Dikkat: yanlış bilinen
Fransa'dan, Almanya'dan ve Türkiye'den bakınca Fransa'da Melling'in albümü, Napolyon döneminin büyük gravür albümlerinden biri olarak görülür ve Fransız Millî Kütüphanesi'nde korunan nüshaları, araştırmacılar için önemli bir kaynaktır. Almanya'da ise Melling, Karlsruhe'nin yetiştirdiği bir sanatçı olarak anılır. Türkiye'de Melling'in gravürleri, İstanbul'un 18. yüzyıl sonundaki görünümünü bugüne taşıyan en değerli görsel belgeler arasında yer alır. Gravürlerin pek çoğu, İstanbul'daki müzelerin ve kütüphanelerin koleksiyonlarında da bulunur. Türk tarihçiler, Melling'in gravürlerini Boğaziçi'nin 18. yüzyıldaki mimari ve sosyal hayatını incelemek için kullanır.

Albümün bugünkü değeri

Melling'in gravürleri, İstanbul'un 18. yüzyılın sonundaki görünümünü bugün en iyi gösteren belgeler arasında. Gravürlerde görülen yapıların pek çoğu, sonraki yüzyıllarda yangınlarda yok oldu ya da yıkıldı. Boğaziçi'nin ahşap yalıları, sahil sarayları ve bahçeleri, bugün büyük ölçüde değişmiş durumda. Melling'in gravürleri, bu kaybolmuş dünyayı bize hatırlatan en değerli belgelerden biri.

Albümdeki İstanbul manzaraları

Melling'in albümündeki gravürler, İstanbul'un 18. yüzyıl sonundaki görünüşünü olağanüstü bir ayrıntıyla gösterir. Albümde Topkapı Sarayı'nın avluları, Ayasofya ve Süleymaniye gibi büyük camiler, Boğaziçi'nin yalıları, Galata ve Pera'nın sokakları, Haliç kıyıları ve Kâğıthane'nin mesire yerleri yer alır. Melling, her manzarada binaların yanı sıra insanları da gösterir: kayıklarla gezenler, çarşıda alışveriş yapanlar, mesire yerlerinde dinlenenler ve saray törenlerine katılanlar.

Melling'in gravürlerinin en önemli özelliklerinden biri, mimari doğruluklarıdır. Melling bir mimar olduğu için binaların oranlarını, cephelerini ve ayrıntılarını titizlikle çizdi. Bu nedenle gravürler, bugün yıkılmış ya da değişmiş yapıların özgün hâllerini anlamak için mimarlık tarihçileri tarafından sık sık kullanılır. Örneğin Boğaziçi'ndeki pek çok yalının ve sarayın 18. yüzyıldaki görünüşü, yalnızca Melling'in gravürleri sayesinde bilinir.

Albümde Hatice Sultan'ın Defterdarburnu'ndaki sarayı da yer alır. Melling, sarayın bahçelerini ve yeni yaptığı bölümleri gravürlerde gösterir. Bu gravürler, bir Osmanlı prensesinin sarayının 18. yüzyılın sonunda Avrupa üslubuyla nasıl yeniden düzenlendiğini anlamak için eşsiz bir kaynaktır.

Albümün gravürleri, Melling'in çizimlerinden yola çıkarak Paris'teki usta gravürcüler tarafından bakır levhalara işlendi. Bu süreç yıllar sürdü ve albümün yayımlanması, Melling'in İstanbul'dan ayrılmasından yaklaşık on beş yıl sonra tamamlanabildi.
Melling'in Voyage pittoresque de Constantinople et des rives du Bosphore eserinin kapak sayfası
Melling'in Voyage pittoresque de Constantinople et des rives du Bosphore eserinin kapak sayfasıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Antoine Ignace Melling. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji
1763: Antoine Ignace Melling Karlsruhe'de doğar.
1784 dolayları: Melling İstanbul'a ulaşır.
1789: III. Selim tahta çıkar.
1790'lar: Melling, Hatice Sultan'ın mimarı olarak çalışır.
1802: Melling Paris'e döner.
1809: Albümün ilk bölümleri yayımlanır.
1819: Albüm tamamlanır.
1831: Melling Paris'te ölür.

Bir prensesin mimarı, bir şehrin ressamı

Melling'in hikâyesi, Osmanlı sarayının 18. yüzyılın sonunda Avrupa sanatına ve mimarisine ne kadar açık olduğunu gösteriyor. Hatice Sultan, Avrupalı bir mimarı hizmetine aldı ve onunla Boğaziçi'nde Avrupa ve Osmanlı tarzlarını birleştiren bir saray ve bahçe yarattı. Bu iş birliği, III. Selim döneminde Osmanlı'nın Avrupa ile kurduğu kültürel ilişkinin bir parçasıydı.

Bizce Melling'in albümü, İstanbul'un görsel hafızasının en değerli parçalarından biri. Bu albüm, bir Avrupalının gözünden İstanbul'u gösteriyor; ama bu gözün sahibi, İstanbul'da on sekiz yıl yaşamış ve şehri içeriden tanımış biri. Melling'in gravürlerine bakmak, kaybolmuş bir İstanbul'a, Boğaziçi'nin ahşap yalılarının ve bahçelerinin dünyasına yapılan bir yolculuk.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap