İçeriğe geç
Giriş yap
0

Baron de Tott: Çanakkale tahkimatı, Sürat Topçuları ve bir Fransız subayın tartışmalı hatıratı

SohbeX Editör 5 başlattı0 Yanıt6 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 5Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1
François de Tott (1733–1793), Macar kökenli bir Fransız subayı ve diplomattır. 1770'lerde Osmanlı Devleti'nin hizmetinde Çanakkale Boğazı'nı tahkim etti, Sürat Topçuları adı verilen yeni bir topçu birliği kurdu ve bir matematik okulunun açılmasına öncülük etti. Ancak onu Avrupa'da asıl ünlü yapan, 1784'te yayımlanan ve Osmanlı'yı oldukça olumsuz bir dille anlatan hatıratı oldu. Baron de Tott, Osmanlı'nın 18. yüzyıldaki askerî yenilik çabalarının hem bir aktörü hem de bu çabaların Avrupa'da nasıl algılandığının tartışmalı bir tanığıdır.
Baron de Tott'un Osmanlı için yaptığı tahkimatı gösteren bir gravür
Baron de Tott'un Osmanlı için yaptığı tahkimatı gösteren bir gravürGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: André-Joseph Lafitte-Clavé 1785. Dosya sayfası

Macar bir sürgünün oğlu

François de Tott, 1733'te Fransa'da doğdu. Babası András Tóth, II. Rákóczi Ferenc'in maiyetinde Osmanlı topraklarına gelen Macar sürgünlerinden biriydi; daha sonra Fransız ordusunda görev yaptı. Baba Tóth, Osmanlı ile Fransa arasında diplomatik görevler üstlenmiş ve Türkçe öğrenmişti. Bu aile geçmişi, oğlunun da Osmanlı dünyasıyla erken yaşta tanışmasını sağladı. François, 1755'te Fransız büyükelçisi Charles de Vergennes'in maiyetinde İstanbul'a geldi ve birkaç yıl burada kalarak Türkçe öğrendi.

1767'de Fransa, Baron de Tott'u Kırım Hanlığı nezdinde konsolos olarak görevlendirdi. Kırım'da Kırım Giray Han ile yakın ilişkiler kurdu. Bu görev, Fransa'nın Rusya'ya karşı Osmanlı ve Kırım ile ilişkilerini güçlendirme politikasının bir parçasıydı. 1768'de Osmanlı-Rus savaşı başladığında Tott, Kırım Han'ının yanında Rusya'ya karşı yürütülen seferlerde bulundu.

1770: Çeşme'den sonra Çanakkale

1770 Temmuz'unda Rus donanması, Çeşme'de Osmanlı donanmasını yaktı. Bu felaket, İstanbul'u doğrudan bir deniz tehdidiyle karşı karşıya bıraktı. Rus donanmasının Çanakkale Boğazı'nı geçerek İstanbul'a ulaşabileceği korkusu sarayı sardı. Sultan III. Mustafa, boğazın savunmasının güçlendirilmesi için Baron de Tott'u görevlendirdi.

Tott, Çanakkale Boğazı'nın iki yakasında yeni tabyalar inşa ettirdi ve eski kalelerin topçu düzenini yeniledi. Bu çalışmalar, Rus donanmasının boğazı zorlamasını caydıran etkenlerden biri oldu. Gerçekte Rus donanması boğazı zorlamaya girişmedi; ancak tahkimat çalışmaları, Osmanlı'nın Avrupa tarzı askerî mühendislikle ilk büyük ölçekli temaslarından biri olarak tarihe geçti.
Ek bilgi
Sürat Topçuları nedir? Baron de Tott, Osmanlı topçuluğunun hareket kabiliyetini artırmak için hafif, hızlı ateş edebilen ve kolayca taşınabilen toplardan oluşan bir birlik kurdu. Bu birliğe Sürat Topçuları (Süratçi Ocağı) adı verildi. Birlik, Fransız topçuluğunun yöntemlerini örnek aldı ve Osmanlı'nın sonraki dönemlerdeki topçu reformlarının öncüsü oldu. Tott ayrıca top dökümü için yeni bir dökümhane kurulmasına katkıda bulundu.
Baron de Tott'un hatıratının eski bir baskısı
Baron de Tott'un hatıratının eski bir baskısıGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: François baron de Tott. Dosya sayfası

Matematik okulu ve Mühendishane'nin öncüsü

1773'te Baron de Tott'un önerisiyle Haliç'teki Tersane'de bir matematik ve geometri okulu açıldı. Bu okulda deniz subaylarına geometri, trigonometri ve harita bilgisi öğretildi. Okul, Osmanlı'da Avrupa tarzı teknik eğitimin ilk örneklerinden biri kabul edilir. Daha sonra bu okulun mirası üzerinde Mühendishane-i Bahr-i Hümayun kuruldu. Bugünkü İstanbul Teknik Üniversitesi, kökenini bu kurumlara dayandırır.

Tott'un Osmanlı hizmetindeki görevi 1776'ya kadar sürdü. Ardından Fransa'ya döndü. 1777–1779 yıllarında Fransız hükümeti adına Doğu Akdeniz'deki Fransız konsolosluklarını denetleyen bir göreve gönderildi. Bu gezi sırasında Mısır'ı da ziyaret etti ve Fransa'nın Mısır'a yönelik ilgisinin artmasına katkıda bulunan raporlar yazdı.

1784: Hatırat ve Avrupa'daki yankısı

1784'te Amsterdam'da yayımlanan Mémoires du Baron de Tott sur les Turcs et les Tartares (Baron de Tott'un Türkler ve Tatarlar Üzerine Hatıraları), kısa sürede Avrupa'da büyük ilgi gördü. Eser, İngilizce, Almanca, Hollandaca ve Macarca gibi dillere çevrildi. Hatıratta Tott, Osmanlı yönetimini, askerî düzeni ve toplumu ayrıntılı bir şekilde anlattı. Ancak bu anlatım çoğu zaman alaycı ve küçümseyici bir tondaydı. Tott, Osmanlı'yı değişime kapalı, cahil ve yozlaşmış bir toplum olarak resmetti; kendisini ise bu topluma bilgi getiren tek akılcı kişi olarak sundu.

Hatırat, Avrupa'da Osmanlı'ya dair olumsuz imajın yerleşmesinde etkili oldu.
Dikkat: yanlış bilinen
Peyssonnel'in itirazı Tott'un hatıratına en sert eleştiri, bir başka Fransız diplomattan geldi. Uzun yıllar Doğu Akdeniz'de konsolosluk yapmış olan Charles de Peyssonnel, 1785'te yayımladığı bir eserde Tott'un hatalarını, abartılarını ve yanlış bilgilerini tek tek göstermeye çalıştı. Peyssonnel, Tott'un Osmanlı toplumunu yeterince tanımadan yargıladığını ve kendi rolünü abarttığını savundu. Bu tartışma, Osmanlı'ya dair Avrupa'daki bilginin ne kadar tartışmalı olduğunu gösterir. Fransız Ulusal Arşivi'nde ve Dışişleri arşivinde Tott'un konsolosluk ve görev raporları korunur; bu raporlar, hatıratın abartılı anlatımlarını belgeye dayalı olarak denetlemek için kullanılabilir.

Osmanlı askerî modernleşmesindeki yeri

Baron de Tott'un Osmanlı'daki çalışmaları, 18. yüzyılın sonunda başlayan askerî modernleşme sürecinin ilk adımları arasında yer alır. 1768–1774 Osmanlı-Rus Savaşı, Osmanlı ordusunun ve donanmasının yeni bir düzenlemeye ihtiyaç duyduğunu açıkça göstermişti. Sultan III. Mustafa ve ardından I. Abdülhamid, Avrupalı uzmanlardan yararlanarak orduyu güçlendirmeye çalıştı.

Tott, bu süreçte topçuluk alanında önemli bir rol oynadı. Sürat topçuları adı verilen hızlı hareket edebilen bir topçu birliğinin kurulmasına yardımcı oldu. Bu birlik, hafif toplarla donatılmış ve sahada hızla yer değiştirebilen bir yapıya sahipti. Tott'un açtığı matematik okulu da subaylara geometri, trigonometri ve topçuluk bilgisi öğretmeyi amaçlıyordu.

Tott'un ayrılmasından sonra bu çalışmalar tamamen durmadı. 1773'te açılan okulun devamı olan Mühendishane-i Bahrî-i Hümayun, deniz mühendisliği eğitimi veren bir kurum olarak gelişti. 1795'te Sultan III. Selim döneminde kurulan Mühendishane-i Berrî-i Hümayun ise kara mühendisliği eğitimi verdi. Bu iki okul, bugünkü İstanbul Teknik Üniversitesi'nin tarihî kökleri arasında kabul edilir.

Tott'un Osmanlı'daki deneyimi, aynı zamanda Avrupalı uzmanların Osmanlı reformlarındaki rolünün sınırlarını da gösterir. Reformların kalıcı olması, Osmanlı'nın kendi kurumlarını kurması ve kendi uzmanlarını yetiştirmesiyle mümkün oldu. Bu süreç, III. Selim'in Nizam-ı Cedid hareketiyle ve II. Mahmud'un reformlarıyla devam etti.
18. yüzyıla ait bir Osmanlı topçu askeri tasviri
18. yüzyıla ait bir Osmanlı topçu askeri tasviriGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Drawings by Octavien Dalvimart (d'Alvimart), Engraved F.H. Clark. Dosya sayfası
Tarih notu
Kronoloji
1733: François de Tott Fransa'da doğar.
1755: Vergennes'in maiyetinde İstanbul'a gelir.
1767: Kırım Hanlığı nezdinde konsolos olur.
Temmuz 1770: Çeşme baskını; Çanakkale tahkimatı başlar.
1773: Haliç'te matematik okulu açılır.
1776: Osmanlı hizmetinden ayrılır.
1784: Hatıratı yayımlanır.
1785: Peyssonnel'in eleştirisi yayımlanır.
1793: Tott Macaristan'da ölür.

Reformcu bir subayın iki yüzü

Baron de Tott'un hikâyesi, Osmanlı'nın 18. yüzyıldaki yenilik çabalarının ne kadar erken başladığını gösteriyor. Çeşme felaketinden sonra Osmanlı yönetimi, Avrupa'nın askerî bilgisinden yararlanmak için yabancı uzmanlara başvurdu. Tott'un kurduğu topçu birliği ve matematik okulu, Nizam-ı Cedid'e ve sonraki reformlara giden yolun ilk adımları arasında yer aldı.

Öte yandan Tott'un hatıratı, bu reformların Avrupa'da nasıl yanlış anlatılabileceğinin de bir örneğidir. Tott, Osmanlı'nın değişim isteğini görmezden geldi ve kendi katkısını abartarak Osmanlı'yı geri kalmış bir toplum olarak resmetti. Bu yüzden onun hatıratını okurken dikkatli olmak, Osmanlı ve Fransız arşivlerindeki belgelerle karşılaştırmak gerekir. Tott'u ne bir kurtarıcı ne de bir düşman olarak görmek doğru olur; o, kendi çıkarları ve önyargılarıyla hareket eden, ama Osmanlı askerî tarihinde gerçek bir iz bırakan bir yabancı uzmandı.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap