İçeriğe geç
Giriş yap
0

Saphir ve Mariotte (1915): Çanakkale'de mayın hatlarının altında kalan iki Fransız denizaltısı

SohbeX Editör 1 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 1Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Boğazın altındaki yarış

Çanakkale denilince akla önce 18 Mart'taki büyük zırhlılar ve Nisan'daki çıkarmalar gelir. Oysa boğazın sularında bundan aylar önce başlayan ve savaşın sonuna kadar süren sessiz bir mücadele daha vardı: denizaltıların mayın hatlarının altından Marmara'ya geçme denemeleri. İngilizlerin B11'i 13 Aralık 1914'te boğaza girmiş ve Mesudiye zırhlısını batırmıştı. Bu başarı, Tenedos'ta (Bozcaada) bekleyen Fransız denizaltı komutanlarını da harekete geçirdi. İlk deneme Saphir'den, en iddialı olanı ise Mariotte'den geldi. İkisinin hikâyesi de aynı yerde, Nara ile Çanakkale arasındaki dar ve akıntılı sularda bitti.

Bu iki teknenin sonu, boğaz savunmasının yalnız toplardan ibaret olmadığını gösterir. Mayın hatları, ağlar, kıyı bataryaları, projektörler ve en önemlisi boğazın kendi akıntısı birlikte çalışan bir sistemdi. Denizaltı komutanları bu sistemin bir parçasını aşabiliyor, ama hepsini birden aşmak çoğu zaman mümkün olmuyordu.
Saphir denizaltısının esir düşen mürettebatı, 1915
Saphir denizaltısının esir düşen mürettebatı, 1915Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Saphir: emir beklemeden yapılan dalış

Saphir, Fransız donanmasının 1903 programıyla yaptırdığı altı Émeraude sınıfı denizaltıdan biriydi. Toulon Tersanesi'nde Ekim 1903'te kızağa kondu, 6 Şubat 1909'da suya indirildi, 10 Aralık 1910'da hizmete girdi. Su üstünde yaklaşık 395 ton gelen tekne 44,9 metre boyundaydı. İki dizel motorla su üstünde 11 knotu biraz geçebiliyor, su altında elektrik motorlarıyla 8,5 knota çıkabiliyordu. Dört torpido kovanı vardı, mürettebatı iki subay ve yirmi üç erden oluşuyordu. 1913'te Bizerte'deki filoya katıldı. 1914 sonunda boğazı gözetlemek ve ablukaya katılmak için Tenedos'a kaydırıldı.

Komutanı Teğmen Henri Fournier, B11'in başarısından sonra kendi şansını denemek istedi. 15 Ocak 1915'te, üstlerinden açık bir emir almadan, boğaz girişini zorladı. Saphir Çanakkale önlerindeki mayın hattının altından geçmeye çalışırken tekne su almaya başladı. Su yükselince Fournier yüzeye çıkmak zorunda kaldı ve tekne kıyıdaki Osmanlı bataryalarının ateşi altına girdi. Komutan, şifre belgelerinin imha edilmesini ve teknenin batırılmasını emretti. Saphir kıyıdan yaklaşık 1.500 metre açıkta kendi mürettebatı tarafından batırıldı.

Asıl acı, bundan sonra başladı. Mürettebat karaya yüzerek ulaşmaya çalıştı. Ocak ayında boğazın suyu buz gibiydi. Yirmi yedi erden on üçü ve iki subay bu yüzüşte soğuktan hayatını kaybetti. Kurtulan on dört kişi, iki Osmanlı ordu sandalı tarafından sudan alındı. Sorgudan sonra esir olarak iç bölgelere gönderildiler; bir kısmı Afyonkarahisar'daki esir kampına kadar gitti. Bunların bir kısmı daha sonra Anadolu'daki kamplardan kaçmayı başardı. Yukarıdaki fotoğraf, esir düşen Saphir mürettebatını gösteriyor.
Tarih notu
13 Aralık 1914: İngiliz B11 denizaltısı Mesudiye'yi batırır
15 Ocak 1915: Saphir boğaza girer, su alır, mürettebatınca batırılır
25 Temmuz 1915 akşamı: Mariotte Seddülbahir önünden yola çıkar
26 Temmuz 1915: Mariotte Nara önlerinde mayın tellerine takılır, batırılır ve mürettebatı esir düşer
30 Ekim 1915: Turquoise Nara yakınında ele geçirilir
9 Ocak 1916: Gelibolu'nun boşaltılmasıyla Çanakkale harekâtı sona erer

Mariotte: "diş fırçası" lakaplı hızlı tekne

Mariotte bambaşka bir tasarımdı. Fransız Bahriye Nezareti 1906'da, filoyla birlikte su üstünde seyredebilecek ve su altında yüz deniz mili menzili olan yaklaşık 530 tonluk bir denizaltı için yarışma açtı. Mühendis Charles Radiguer'in tasarımı kazandı. Tekne uzun, ince bir gövdeye ve baş tarafta yükselen belirgin bir kasaraya sahipti; kıç tarafı ise neredeyse su seviyesindeydi. Bu tuhaf görüntü yüzünden denizciler ona "diş fırçası" (brosse à dents) lakabını taktı.

Adını fizikçi Edme Mariotte'den alan tekne, 31 Aralık 1906'da Cherbourg Tersanesi'ne sipariş edildi, 30 Mart 1908'de kızağa kondu ve 2 Şubat 1911'de suya indirildi. Motor sorunları yüzünden hizmete girişi 5 Şubat 1913'e kadar uzadı. Su altında 11,7 knot hız yapabiliyordu; bu, bir Fransız denizaltısının otuz beş yıl boyunca geçemediği bir rekordu. Su üstünde 14 knotun biraz üzerine çıkıyordu. Baş tarafta dört iç torpido kovanı ve kasaranın üstünde iki dışarıdan bırakma düzeneği bulunuyordu.
Mariotte denizaltısı deneme seyrinde
Mariotte denizaltısı deneme seyrindeGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Savaş başladığında Mariotte Toulon'a, Akdeniz filosuna verildi ve Provence kıyılarında devriye gezdi. Temmuz 1915'te boğazı geçme görevi için Mondros'a gönderildi. Komutanı Yüzbaşı Auguste Farbre, boğazın üzerinden bir keşif uçuşu yaptı ve Marmara'ya geçmeyi başarmış İngiliz denizaltılarının raporlarını inceledi. Hazırlık ciddiydi; Farbre ne ile karşılaşacağını bildiğini düşünüyordu.
Ek bilgi
Mariotte'nin baş tarafındaki yüksek kasara, su üstünde iyi seyir için tasarlanmıştı. 1914'teki değerlendirme kurulu teknenin genel olarak başarılı olduğunu ama arkadan gelen dalgada üst yapının hızla suyla dolduğunu, suyun ise yavaş boşaldığını not etti. Bu, teknenin başa ağırlık vermesine ve yalpalamasına yol açıyordu. Kurul su üstündeki dengesini de vasat buldu. Bu özellikler, dar ve akıntılı bir boğazda manevra yaparken önemli bir dezavantaj olabiliyordu.

25-26 Temmuz gecesi: tellere takılan denizaltı

Mariotte 25 Temmuz akşamı Fransız muhribi Poignard'ın refakatinde boğaz ağzına getirildi. Seddülbahir burnunu su üstünde döndü, yaklaşık bir saat sonra bir projektörün ışığına yakalanmamak için daldı. Ardından Çanakkale yakınındaki mayın hattının altından geçmeye çalıştı. Tekne burada mayın tellerine dolandı. Kurtulmak için yüzeye çıktığında yakın mesafedeki bir Türk bataryası hemen ateş açtı. Kumanda kulesi mermilerle delindiği için Mariotte artık dalamıyordu.

Farbre teslim olmaya ve tekneyi batırmaya karar verdi. Teslim işaretini verince Türk bataryası ateşi kesti. Bu kısa ara, mürettebatın belgeleri ve teçhizatı yok etmesine, sonra da deniz musluklarını açarak tekneyi batırmasına yetti. Mariotte'nin enkazı Nara Burnu açığında, bir Türk deniz üssünün yakınında, yaklaşık beş metre derinlikte kaldı. Mürettebat esir düştü.

Bu gecede dikkat çeken ayrıntı, ateşin teslim işaretiyle birlikte kesilmesidir. Bataryanın komutanı amacına ulaşmıştı: denizaltı durdurulmuştu. Savaşın en sert günlerinde bile bu tür anlarda kuralların işlediğini görmek, boğaz savunmasının disiplinli bir askeri sistem olduğunu hatırlatıyor.
Mariotte demirli hâlde, savaştan önce
Mariotte demirli hâlde, savaştan önceGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

İki batışın ortak dersi

Saphir ve Mariotte farklı tasarımlardı: biri küçük ve görece eski bir kıyı denizaltısı, diğeri hızlı ve büyük bir filo denizaltısıydı. Ama ikisi de aynı engelle karşılaştı. Çanakkale ile Nara arasındaki mayın hatları ve bunları gözeten kıyı bataryaları, boğazın en dar kesiminde bir kilit gibi işliyordu. Tekne mayına çarpmasa bile tellere dolanabiliyor, su alabiliyor ya da akıntıyla rotasından sapabiliyordu. Yüzeye çıkmak zorunda kalan her denizaltı, o anda kıyıdaki topların hedefi hâline geliyordu.

Bu tablo, İngiliz denizaltılarının bazı başarılı geçişlerini küçültmez; AE2, E11 ve E14 gibi tekneler Marmara'ya ulaşmış ve orada ciddi etki yaratmıştır. Ama Fransız tekneleri bu yarışta daha şanssızdı. Saphir'i, Joule'un Mayıs 1915'te mayına çarparak kaybı izledi; Mariotte Temmuz'da, Turquoise ise Ekim'de kaybedildi. Bu kayıplar boğaz savunmasının denizaltılara karşı da etkili olduğunu açıkça gösterir.
Dikkat: yanlış bilinen
1. Rakamlar: Saphir'in kayıplarıyla ilgili en sık verilen tablo, yirmi yedi erden on üçünün ve iki subayın donarak öldüğü, on dört kişinin kurtarıldığıdır. Farklı yayınlarda küçük oynamalar görülebilir.
2. Yer adları: Fransız kayıtlarında "Nagara" ya da "Cap Nara" diye geçen yer, bugünkü Nara Burnu'dur. Çanakkale ile Nara arasındaki mesafe birkaç kilometredir; batış yerleri bu yüzden kaynaklarda bazen "Çanakkale önleri" diye genel olarak anılır.
3. Emir meselesi: Saphir'in girişimi komutanın kendi kararıyla yapılmıştır. Mariotte ise üstlerin planladığı ve hazırladığı bir harekâttır.

Nara'nın sularında kalanlar

Bugün bu iki tekne, Çanakkale Savaşları'nın genel anlatısında genellikle birer dipnot olarak kalır. Oysa Saphir'in buz gibi suda yüzmeye çalışan mürettebatı ile Mariotte'nin tellere dolanmış gövdesi, boğazın denizcilere nasıl bir sınav yaşattığını en çıplak hâliyle gösteren örneklerdir. Mürettebatın sudan çıkarılması, esirlerin Anadolu içlerine gönderilmesi ve batırılan teknelerin kıyıya birkaç yüz metre mesafede kalması, savaşın bu sessiz cephesinin ne kadar yakın ve ne kadar insani bir boyutu olduğunu da hatırlatıyor.

Bize göre bu iki batışın asıl önemi, 18 Mart'tan önce ve sonra boğaz savunmasının tek bir büyük günden ibaret olmadığını göstermesinde. Mayın hattını döşeyen, projektörü yakan, bataryanın başında sabaha kadar bekleyen askerlerin işi, büyük zırhlıların geri çekildiği günden sonra da aynı dikkatle sürdü. Saphir ve Mariotte, bu günlük ve yorucu nöbetin sonuç verdiği iki geceyi temsil ediyor.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap