İçeriğe geç
Giriş yap
Kavram

Ne mutlu Türk'üm diyene

"Ne mutlu Türk'üm diyene", Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk'ün 1933 yılındaki Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında verdiği Onuncu Yıl Nutku'nun son cümlesidir. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun ilk

Hakkında

"Ne mutlu Türk'üm diyene", Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk'ün 1933 yılındaki Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında verdiği Onuncu Yıl Nutku'nun son cümlesidir.

Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun ilk yıllarında, bağımsızlığa kavuşmak ve ülkenin gelişimini sağlamak için gerekli olan kimlik duygusu vermek üzere söylenmiş bir sözdür. Ülkede yaşayan farklı etnik kökenden gelen insanların "Türk" adıyla milletleşmesine vurgu yapar; tarihte "Türk" adının bazen küçümsenmiş olması sebebiyle, yeni bir devlet kurulurken vatandaşlara özgüven aşılama amacı taşır.

Söz, 1972 yılında Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı tarafından öğrenci andına eklenmiştir. Kimi siyasi miting ve eylemlerde bir slogan olarak kullanılagelmiştir. Özellikle 1980 darbesinin ardından Türkiye'deki ve KKTC'deki kimi dağ ve tepelere; ayrıca kalıp modeller yoluyla hızla çoğaltılarak yaptırılmış Atatürk büstlerinin kaidelerine yerel yönetimler ya da emniyet ve jandarma personeli tarafından sıklıkla bu söz yazılmıştır.

"Ne mutlu Türk'üm diyene" sözü, zaman zaman etnik ayrımcılığa yol açtığı iddiasıyla eleştirilmiştir. Bu eleştiriye karşı "Türk” kelimesinin bir etnik, dil veya din kökene dayanmadığı, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını ifade ettiği belirtilir. Medeni Bilgiler kitabında Türk milletini "Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir” şeklinde tanımlayan Atatürk'ün, "Ne mutlu Türk'üm diyene" sözü ile, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının, mensup olduğu köken fark etmeksizin Türkiye coğrafyası üzerinde yaşamaktan ve ortak bir ideal uğruna verilen mücadeleyi kutlamaktan duydukları mutluluğu ifade ettiği vurgulanır.

Zaman çizelgesi

  1. Halkçılık ilkesi: Ali Suavi'den Gökalp'in "sınıflar yoktur, meslekler vardır" formülüne
  2. "Ya istiklâl ya ölüm!": Nutuk'un ilk bölümündeki parola, üç kurtuluş önerisine verilen cevap
  3. "Yurtta sulh, cihanda sulh": 20 Nisan 1931 seçim beyannamesindeki cümle ve 2023 Süper Kupa krizi
  4. Onuncu Yıl Nutku (29 Ekim 1933): Altı dakikalık konuşma, "Ne mutlu Türküm diyene"
  5. Türkiye'nin Kalbi Ankara (1934): Onuncu yılı ve Onuncu Yıl Nutku'nu kayda geçiren Sovyet belgeseli
Kaynaklar 2

Bu bölüm Vikipedi'deki maddeden alınmıştır; metin CC BY-SA 4.0 lisanslıdır.

Bağlı maddeler 4

Okuma yolu

Bu maddeyi ve en çok birlikte anıldığı maddeleri en yoğun işleyen 5 konu, olay sırasına göre. Okuduklarınız yalnız bu tarayıcıda işaretlenir.

  1. Halkçılık ilkesi: Ali Suavi'den Gökalp'in "sınıflar yoktur, meslekler vardır" formülüne 13 Eylül 1920
  2. "Ya istiklâl ya ölüm!": Nutuk'un ilk bölümündeki parola, üç kurtuluş önerisine verilen cevap 15 Ekim 1927
  3. "Yurtta sulh, cihanda sulh": 20 Nisan 1931 seçim beyannamesindeki cümle ve 2023 Süper Kupa krizi 20 Nisan 1931
  4. Onuncu Yıl Nutku (29 Ekim 1933): Altı dakikalık konuşma, "Ne mutlu Türküm diyene" 29 Ekim 1933
  5. Türkiye'nin Kalbi Ankara (1934): Onuncu yılı ve Onuncu Yıl Nutku'nu kayda geçiren Sovyet belgeseli 1 Ocak 1934

Belge ve görsel kasası 13

Bu maddenin geçtiği konulardaki görseller. Büyütmek için dokunun; her görsel kaynağıyla birlikte geldiği konuya bağlıdır.

Değişiklik geçmişi

  1. 27.10.2026 18:37İzleme başladığında kayıtlı sürüm (maddenin son güncellenmesi)

Alanlardaki her değişiklik, madde açıldığında tarihiyle kaydedilir.

Düzeltme bildir

İlişki ağı 22

Bir düğüme dokunun: önizleme kartı açılır. Çizgi kalınlığı, iki maddenin birlikte geçtiği konu sayısını gösterir.

Yer ve zaman haritası 31

Bu maddeyle aynı konularda geçen yerler. Zaman çubuğunu kaydırın: o yıla kadar anlatılan olayların yerleri haritada belirir.

İki madde arası yol

Başka bir madde seçin: Ne mutlu Türk'üm diyene ile o madde arasındaki en kısa bağlantı zinciri, her adımı birleştiren konuyla gösterilir.

Geçtiği konular 5