Cumhuriyet'in onuncu yılında, 29 Ekim 1933'te Mustafa Kemal'in okuduğu kısa konuşma, Türkçenin en çok ezberlenen metinlerinden biri oldu. "Muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız" ve "Ne mutlu Türküm diyene" cümleleri buradan gelir. Bu konuda metnin nasıl hazırlandığını, nerede okunduğunu, kaydını ve kaynaklardaki farkları ele alıyoruz.
Bayramın çerçevesi
Onuncu Yıl Marşı maddesine göre TBMM 11 Haziran 1933'te Cumhuriyet'in ilanının onuncu yıldönümünün kutlanmasına ilişkin bir kanun çıkardı. Bayram 29-31 Ekim 1933 arasında üç gün süren törenlerle kutlandı. Kutlamalar için Başvekâlet'e bağlı bir yüksek komisyon kuruldu; bu komisyon özel bir marş da hazırlattı. Sözleri Faruk Nafiz Çamlıbel ile Behçet Kemal Çağlar'a, bestesi Cemal Reşit Rey'e ait olan Onuncu Yıl Marşı, nutukla birlikte bu bayramın iki simgesinden biri oldu.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Republic of Turkey. Dosya sayfası
Metnin hazırlanışı
Türkçe Vikipedi'ye göre Mustafa Kemal nutku Ekim ayının ortalarında, bir gece geç saatlerde kendi el yazısıyla ve kurşun kalemle yazdı. Metin daha sonra daktilo edildi. Bayrama birkaç gün kala en yakın çalışma arkadaşlarına okudu ve onların görüşlerini sordu. Ardından mürekkepli kalemle düzeltmeler ve eklemeler yaparak son şeklini verdi. 29 Ekim günü konuşmasını elinde tuttuğu bu metinden okudu.
Konuşma kısadır: okunması altı dakika kadar süren bir buçuk sayfalık bir metin. "Türk milleti!" hitabıyla başlar, "Ne mutlu Türküm diyene!" cümlesiyle biter. Millî Mücadele'nin beş yılı ile Cumhuriyet'in ilk on yılının özetini ve önümüzdeki dönemin hedeflerini içerir.
Metinden bölümler
Nutkun açılışı şöyledir: "Kurtuluş Savaşı'na başladığımızın on beşinci yılındayız. Bugün cumhuriyetimizin onuncu yılını doldurduğu, en büyük bayramdır. Kutlu olsun."
En çok alıntılanan bölüm, gelecek hedeflerinin sayıldığı kısımdır: "Yurdumuzu dünyanın en mamur ve en medeni memleketleri seviyesine çıkaracağız. Milletimizi en geniş refah, vasıta ve kaynaklarına sahip kılacağız. Millî kültürümüzü, muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız." Hemen ardından zaman anlayışı üzerine bir cümle gelir: zaman ölçüsünün "geçmiş asırların gevşetici zihniyetine göre değil, asrımızın sürat ve hareket mefhumuna göre" düşünülmesi gerektiği.
Metin, Türk milletinin yürüdüğü yolda elinde tuttuğu meşalenin "müspet ilim" olduğunu söyler; güzel sanatlara sevgiyi de milletin tarihî bir vasfı olarak anar. Kapanış dileği her on yılda bir bayramın "daha büyük şereflerle, saadetlerle, huzur ve refah içinde" kutlanmasıdır.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Radyo ve film
Törende Gazi kıtaları teftiş etti, İstiklâl Marşı söylendi ve ardından konuşma yapıldı. Konuşma radyolardan bütün yurda naklen yayımlandı. Törene Sovyetler Birliği'nden davet edilen yönetmen Sergey Yutkeviç konuşmayı filme aldı; günümüze ulaşan kayıt onun çektiği görüntülerdir. Film, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü'nün film arşivinde bulunur.
"Ne mutlu Türküm diyene" cümlesinin sonraki hayatı
Kapanış cümlesi 1972'de Millî Eğitim Bakanlığı tarafından öğrenci andına eklendi. Türkçe Vikipedi, sözün özellikle 1980 sonrasında dağ ve tepelere, Atatürk büstlerinin kaidelerine yazıldığını belirtir. Söz zaman zaman etnik ayrımcılığa yol açtığı iddiasıyla eleştirildi; buna karşı "Türk" kelimesinin vatandaşlığı ifade ettiği savunuldu. Bu görüşü savunanlar, Atatürk'ün 1930 tarihli Medeni Bilgiler kitabındaki "Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir" tanımını örnek gösterir.
Bayramın çerçevesi
Onuncu Yıl Marşı maddesine göre TBMM 11 Haziran 1933'te Cumhuriyet'in ilanının onuncu yıldönümünün kutlanmasına ilişkin bir kanun çıkardı. Bayram 29-31 Ekim 1933 arasında üç gün süren törenlerle kutlandı. Kutlamalar için Başvekâlet'e bağlı bir yüksek komisyon kuruldu; bu komisyon özel bir marş da hazırlattı. Sözleri Faruk Nafiz Çamlıbel ile Behçet Kemal Çağlar'a, bestesi Cemal Reşit Rey'e ait olan Onuncu Yıl Marşı, nutukla birlikte bu bayramın iki simgesinden biri oldu.
Tarih notu
Onuncu yıl kronolojisi:
- 11 Haziran 1933: Onuncu yıl kutlamalarına ilişkin kanun çıkarılır.
- Ekim 1933 ortası: Mustafa Kemal nutku bir gece geç saatte kurşun kalemle yazar.
- Bayramdan birkaç gün önce: Metin yakın çalışma arkadaşlarına okunur, mürekkepli kalemle düzeltilir.
- 29 Ekim 1933: TBMM'deki törenin ardından nutuk okunur ve radyoyla yurda yayımlanır.
- 29-31 Ekim 1933: Üç gün süren kutlamalar.
- 1972: "Ne mutlu Türküm diyene" öğrenci andına eklenir.
- 11 Haziran 1933: Onuncu yıl kutlamalarına ilişkin kanun çıkarılır.
- Ekim 1933 ortası: Mustafa Kemal nutku bir gece geç saatte kurşun kalemle yazar.
- Bayramdan birkaç gün önce: Metin yakın çalışma arkadaşlarına okunur, mürekkepli kalemle düzeltilir.
- 29 Ekim 1933: TBMM'deki törenin ardından nutuk okunur ve radyoyla yurda yayımlanır.
- 29-31 Ekim 1933: Üç gün süren kutlamalar.
- 1972: "Ne mutlu Türküm diyene" öğrenci andına eklenir.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Republic of Turkey. Dosya sayfası
Metnin hazırlanışı
Türkçe Vikipedi'ye göre Mustafa Kemal nutku Ekim ayının ortalarında, bir gece geç saatlerde kendi el yazısıyla ve kurşun kalemle yazdı. Metin daha sonra daktilo edildi. Bayrama birkaç gün kala en yakın çalışma arkadaşlarına okudu ve onların görüşlerini sordu. Ardından mürekkepli kalemle düzeltmeler ve eklemeler yaparak son şeklini verdi. 29 Ekim günü konuşmasını elinde tuttuğu bu metinden okudu.
Konuşma kısadır: okunması altı dakika kadar süren bir buçuk sayfalık bir metin. "Türk milleti!" hitabıyla başlar, "Ne mutlu Türküm diyene!" cümlesiyle biter. Millî Mücadele'nin beş yılı ile Cumhuriyet'in ilk on yılının özetini ve önümüzdeki dönemin hedeflerini içerir.
Metinden bölümler
Nutkun açılışı şöyledir: "Kurtuluş Savaşı'na başladığımızın on beşinci yılındayız. Bugün cumhuriyetimizin onuncu yılını doldurduğu, en büyük bayramdır. Kutlu olsun."
En çok alıntılanan bölüm, gelecek hedeflerinin sayıldığı kısımdır: "Yurdumuzu dünyanın en mamur ve en medeni memleketleri seviyesine çıkaracağız. Milletimizi en geniş refah, vasıta ve kaynaklarına sahip kılacağız. Millî kültürümüzü, muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız." Hemen ardından zaman anlayışı üzerine bir cümle gelir: zaman ölçüsünün "geçmiş asırların gevşetici zihniyetine göre değil, asrımızın sürat ve hareket mefhumuna göre" düşünülmesi gerektiği.
Metin, Türk milletinin yürüdüğü yolda elinde tuttuğu meşalenin "müspet ilim" olduğunu söyler; güzel sanatlara sevgiyi de milletin tarihî bir vasfı olarak anar. Kapanış dileği her on yılda bir bayramın "daha büyük şereflerle, saadetlerle, huzur ve refah içinde" kutlanmasıdır.
Dikkat: yanlış bilinen
Nutkun okunduğu yer kaynaklarda farklı geçer. Türkçe Vikipedi'deki Onuncu Yıl Nutku maddesinin giriş cümlesi konuşmanın "Ankara Hipodromu'nda" yapıldığını söyler; aynı maddenin devamında ise konuşmanın TBMM'deki törenden sonra, geçit töreni için yüz binlerce kişinin toplandığı "Cumhuriyet meydanında" yapıldığı yazılır. Kaynak bu iki ifadeyi birbirine bağlamadığı için yer adını kesin olarak vermekten kaçındık. Ayrıca son cümle kaynaklarda hem "Ne mutlu Türküm diyene" hem "Ne mutlu Türk'üm diyene" biçiminde yazılır.

Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası
Radyo ve film
Törende Gazi kıtaları teftiş etti, İstiklâl Marşı söylendi ve ardından konuşma yapıldı. Konuşma radyolardan bütün yurda naklen yayımlandı. Törene Sovyetler Birliği'nden davet edilen yönetmen Sergey Yutkeviç konuşmayı filme aldı; günümüze ulaşan kayıt onun çektiği görüntülerdir. Film, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü'nün film arşivinde bulunur.
"Ne mutlu Türküm diyene" cümlesinin sonraki hayatı
Kapanış cümlesi 1972'de Millî Eğitim Bakanlığı tarafından öğrenci andına eklendi. Türkçe Vikipedi, sözün özellikle 1980 sonrasında dağ ve tepelere, Atatürk büstlerinin kaidelerine yazıldığını belirtir. Söz zaman zaman etnik ayrımcılığa yol açtığı iddiasıyla eleştirildi; buna karşı "Türk" kelimesinin vatandaşlığı ifade ettiği savunuldu. Bu görüşü savunanlar, Atatürk'ün 1930 tarihli Medeni Bilgiler kitabındaki "Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir" tanımını örnek gösterir.
Ek bilgi
Görsellerden ilki Atatürk'ü nutku okurken, ikincisi aynı gün kutlamalarda kürsüde gösterir. Onuncu Yıl Marşı'nın güftesinde Atatürk'ün bir dizeyi "Demir ağlarla ördük Anayurdu dört baştan" olarak değiştirdiği ve bunu Devlet Demiryolları'nın kurucusu Behiç Bey'i onurlandırmak için yaptığı anlatılır. Anlatıya göre Atatürk, Behiç Bey'i arayarak "Emeğinizi yeteri kadar yansıtmadığı için 10. Yıl Marşı'nda bir dize değiştirdim, size haber vermek istedim" demiştir. Marşın bestesi için önce bir yarışma düşünülmüş, ancak marş besteleyebilecek kişi az olduğu için iş doğrudan Cemal Reşit Rey'e verilmiştir.
Kaynaklar
- Vikipedi, Onuncu Yıl Nutku maddesi (tr.wikipedia.org)
- Vikipedi, Onuncu Yıl Marşı maddesi (tr.wikipedia.org)
- Vikipedi, Ne mutlu Türk'üm diyene maddesi (tr.wikipedia.org)