Yasın ortasında bir seçim
10 Kasım 1938 sabahı saat dokuzu beş geçe Atatürk, İstanbul'daki Dolmabahçe Sarayı'nda hayatını kaybetti. Bütün ülke derin bir yasa büründü. Ancak devletin başı boş bırakılamazdı. Ertesi gün, 11 Kasım 1938'de Türkiye Büyük Millet Meclisi olağanüstü toplandı ve yeni cumhurbaşkanını seçti. Malatya milletvekili İsmet İnönü, oturuma katılan 348 milletvekilinin tamamının oyuyla Türkiye Cumhuriyeti'nin ikinci cumhurbaşkanı oldu.Bu seçim, Cumhuriyet'in kurucusunun ardından devletin sarsılmadan yoluna devam edebildiğini gösteren önemli bir sınavdı. Bir liderin vefatının ertesi günü, anayasal kurallara uygun biçimde yeni bir cumhurbaşkanının seçilmesi, kurumların gücünü ortaya koyuyordu.

Anayasanın öngördüğü yol
1924 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu, cumhurbaşkanının Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından, kendi üyeleri arasından seçileceğini öngörüyordu. Cumhurbaşkanlığının herhangi bir nedenle boşalması hâlinde ise Meclis hemen toplanacak ve yeni cumhurbaşkanını seçecekti. Bu süre içinde Meclis Başkanı, cumhurbaşkanına vekâlet edecekti.Atatürk'ün vefatı üzerine Meclis Başkanı Abdülhalik Renda, kısa bir süre için cumhurbaşkanlığına vekâlet etti. Meclis, anayasanın öngördüğü biçimde hemen toplantıya çağrıldı. Cumhurbaşkanlığının bir günden fazla boş kalmaması, devletin sürekliliği açısından büyük önem taşıyordu.
Tarih notu
10 Kasım 1938, saat 09.05: Atatürk'ün Dolmabahçe Sarayı'nda vefatı.
11 Kasım 1938: TBMM'nin olağanüstü toplantısı ve İsmet İnönü'nün cumhurbaşkanı seçilmesi.
19 Kasım 1938: Atatürk'ün naaşının İstanbul'dan Ankara'ya uğurlanması.
21 Kasım 1938: Atatürk'ün naaşının Etnografya Müzesi'ndeki geçici kabrine konması.
26 Aralık 1938: CHP Olağanüstü Kurultayı.
10 Kasım 1953: Atatürk'ün naaşının Anıtkabir'e nakli.
11 Kasım 1938: TBMM'nin olağanüstü toplantısı ve İsmet İnönü'nün cumhurbaşkanı seçilmesi.
19 Kasım 1938: Atatürk'ün naaşının İstanbul'dan Ankara'ya uğurlanması.
21 Kasım 1938: Atatürk'ün naaşının Etnografya Müzesi'ndeki geçici kabrine konması.
26 Aralık 1938: CHP Olağanüstü Kurultayı.
10 Kasım 1953: Atatürk'ün naaşının Anıtkabir'e nakli.
11 Kasım'daki oturum
11 Kasım 1938'de Meclis'te yapılan oturuma 399 milletvekilinden 348'i katıldı. Pek çok milletvekili, Atatürk'ün cenaze hazırlıkları nedeniyle İstanbul'daydı ya da Ankara'ya ulaşamamıştı. Oturum, derin bir hüzün havası içinde geçti. Seçim tek turda tamamlandı ve İsmet İnönü oy birliğiyle cumhurbaşkanı seçildi.İnönü, seçildikten sonra Meclis'te yemin etti. Ardından Türk milletine bir beyanname yayımladı. Bu beyannamede Atatürk'ün kaybından duyulan derin acıyı dile getirdi ve onun eserlerini koruyup geliştirmeye devam edeceğini bildirdi.

İsmet İnönü kimdi?
İsmet İnönü, 1884'te İzmir'de doğdu. Harbiye ve Erkân-ı Harbiye mekteplerini bitirdi. Birinci Dünya Savaşı'nda çeşitli cephelerde görev yaptı. Kurtuluş Savaşı'nda Batı Cephesi komutanı olarak Birinci ve İkinci İnönü muharebelerini kazandı. Soyadını da bu muharebelerin yapıldığı yerden aldı. Büyük Taarruz'da Atatürk'ün en yakın komutanlarından biriydi. Mudanya Ateşkes Antlaşması'nda Türk tarafını temsil etti.Lozan Konferansı'nda Türk heyetinin başkanı olarak Türkiye'nin bağımsızlığını uluslararası alanda kabul ettiren antlaşmayı imzaladı. Cumhuriyet'in ilk başbakanı oldu ve 1923-1937 yılları arasında, kısa bir ara dışında, başbakanlık görevini sürdürdü. Bu süre içinde Cumhuriyet devrimlerinin uygulanmasında Atatürk'ün en yakın çalışma arkadaşıydı. Ekim 1937'de başbakanlıktan ayrılmıştı.
Ek bilgi
İsmet İnönü, 1938-1950 yılları arasında on iki yıl cumhurbaşkanlığı yaptı. Bu süre içinde Türkiye'yi İkinci Dünya Savaşı'nın dışında tutmayı başardı. 1946'da çok partili hayata geçişi gerçekleştirdi ve 1950 seçimlerinden sonra cumhurbaşkanlığını Celal Bayar'a barış içinde devretti.
Ülkenin yası
İnönü'nün seçildiği günlerde bütün ülke yas içindeydi. Atatürk'ün naaşı, Dolmabahçe Sarayı'nda katafalka konuldu. On binlerce kişi, ona son kez saygılarını sunmak için sarayın önünde uzun kuyruklar oluşturdu. Dünyanın dört bir yanından taziye mesajları geldi. Pek çok ülkenin devlet başkanı, hükûmet başkanı ve parlamentosu, Türk milletinin acısını paylaştığını bildirdi.19 Kasım 1938'de Atatürk'ün naaşı Dolmabahçe'den alınarak bir top arabasıyla Sarayburnu'na götürüldü. Oradan Yavuz zırhlısıyla İzmit'e, İzmit'ten de özel bir trenle Ankara'ya taşındı. 21 Kasım 1938'de Ankara'da yapılan törenle Etnografya Müzesi'ndeki geçici kabrine konuldu. Naaş, 10 Kasım 1953'te Anıtkabir'e nakledilene kadar orada kaldı.

Vasiyetname
Atatürk, vefatından yaklaşık iki ay önce, 5 Eylül 1938'de Dolmabahçe Sarayı'nda kendi el yazısıyla vasiyetnamesini yazdı. Vasiyetnamede nakit parası ile İş Bankası hisselerinin gelirinin nasıl kullanılacağını belirledi. Gelirden kız kardeşi Makbule Hanım'a, manevi evlatlarına ve İsmet İnönü'nün çocuklarının yükseköğrenimine pay ayırdı. Geri kalan gelirin Türk Tarih Kurumu ile Türk Dil Kurumu'na bırakılmasını istedi.Vasiyetnamede İnönü'nün çocuklarına yer verilmesi, iki devlet adamı arasındaki uzun yıllara dayanan bağın bir göstergesi olarak yorumlanır. Atatürk ile İnönü, Kurtuluş Savaşı'ndan itibaren birlikte çalışmış, Cumhuriyet'in kuruluşunda ve devrimlerin uygulanmasında omuz omuza durmuşlardı. 1937'de İnönü'nün başbakanlıktan ayrılması, aralarında bazı görüş ayrılıkları olduğunu gösteriyordu. Ancak bu ayrılıklar, iki devlet adamı arasındaki saygıyı ortadan kaldırmamıştı.
Yeni dönemin başlangıcı
İnönü'nün cumhurbaşkanlığının ilk aylarında önemli kararlar alındı. 26 Aralık 1938'de toplanan Cumhuriyet Halk Partisi Olağanüstü Kurultayı'nda Atatürk partinin "Ebedî Şefi" ilan edildi. İnönü ise partinin değişmez genel başkanı oldu. Başbakan Celal Bayar görevini sürdürdü. Ancak Ocak 1939'da Bayar istifa etti ve yerine Dr. Refik Saydam başbakan oldu.İnönü'nün göreve başladığı dönemde Avrupa'da savaş tehlikesi giderek artıyordu. Atatürk'ün vefatından yaklaşık on ay sonra, Eylül 1939'da İkinci Dünya Savaşı başladı. İnönü, savaş yıllarında Türkiye'yi çatışmaların dışında tutmak için büyük bir diplomatik çaba harcadı. Bu politika, Atatürk'ün "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesinin zorlu koşullardaki bir uygulamasıydı.
Kurumların sınavı
11 Kasım 1938 seçimi, Cumhuriyet'in en kritik anlarından birinde kurumların nasıl işlediğini gösterir. Bir ülkenin kurucusunu kaybetmesi, pek çok ülkede belirsizlik, iktidar mücadelesi ve hatta karışıklık dönemlerine yol açmıştır. Türkiye'de ise Atatürk'ün vefatının ertesi günü, anayasanın öngördüğü biçimde, Meclis'te yapılan bir oylamayla yeni cumhurbaşkanı seçildi. Seçim, herhangi bir karışıklık olmadan, tek turda ve oy birliğiyle tamamlandı.Bu sorunsuz geçiş, Atatürk'ün kurduğu devletin bir kişiye değil, kurumlara dayandığını gösteriyordu. Atatürk, Cumhuriyet'i kendisinden sonra da yaşayacak bir yapı olarak tasarlamıştı. Meclis'in derhal toplanması, anayasal kuralların eksiksiz uygulanması ve yeni cumhurbaşkanının kısa sürede göreve başlaması, bu tasarımın başarısının kanıtıydı. İnönü'nün Lozan'dan bu yana Atatürk'ün yanında yer almış bir devlet adamı olması da devrimlerin sürekliliği konusunda güven veriyordu. Yasın en derin olduğu günlerde bile devletin işleyişinin aksamaması, Cumhuriyet'in kurucusuna verilebilecek en anlamlı cevaplardan biriydi.
Dikkat: yanlış bilinen
İsmet İnönü, 11 Kasım 1938'de oturuma katılan 348 milletvekilinin oyuyla seçilmiştir. Meclis'in toplam üye sayısı 399'du. Seçim, birinci turda tamamlanmıştır.