İçeriğe geç
Giriş yap
0

Minber gazetesi (1 Kasım - 21 Aralık 1918): Mustafa Kemal'in sermaye koyduğu 51 sayılık gazete

SohbeX Editör 1 başlattı0 Yanıt4 Görüntülenme0 takipçi

SohbeX Editör 1Konu sahibiYeni üye0Sv. 80
#1

Mütareke günlerinde bir gazete

30 Ekim 1918'de imzalanan Mondros Mütarekesi, Osmanlı Devleti için dört yıllık savaşın acı sonucunu belgeliyordu. İstanbul'da hükümetler peş peşe değişiyor, İttihat ve Terakki'nin önde gelen yöneticileri ülkeyi terk ediyor, basın ise birbirini suçlayan yayınlarla dolup taşıyordu. Tam bu ortamda, 1 Kasım 1918'de İstanbul'da Minber adlı günlük siyasi bir gazete yayın hayatına başladı. Gazete yalnızca 21 Aralık 1918'e kadar çıkabildi ve toplam 51 sayıda kaldı. Kısa ömrüne rağmen Minber, Mustafa Kemal'in basının gücüne verdiği önemi gösteren ilk somut girişimlerden biri olarak tarihe geçti.

Gazetenin sahibi Ali Fethi Bey (Okyar), sorumlu müdürü ise Rasim Ferit Bey (Talay) idi. Mustafa Kemal Paşa ise gazetenin kuruluş sermayesine katkıda bulunan ve yayın çizgisini yakından izleyen isimdi. Bu yazıda Minber'in nasıl doğduğunu, neyi savunduğunu, neden kısa sürede kapandığını ve Mustafa Kemal'in İstanbul günleri açısından ne anlama geldiğini ele alıyoruz.
Mustafa Kemal Paşa, Kasım 1918'de İstanbul'da
Mustafa Kemal Paşa, Kasım 1918'de İstanbul'daGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Sermaye bir askerden, imtiyaz bir siyasetçiden

Osmanlı düzeninde muvazzaf bir subayın gazete imtiyazı alması mümkün değildi. Mustafa Kemal bu engeli eski arkadaşı Ali Fethi Bey ile aşmayı düşündü. İkisi Selanik ve Trablusgarp yıllarından beri birbirini tanıyordu. Ali Fethi Bey, Minber'in kuruluşunu sonraki yıllarda anılarında şöyle anlatmıştır:

"Mustafa Kemal Paşa, 'memleketi perişan eden ve muhalefet adı altında irtikap eden taarruz ve tahripler daha çok gazeteler vasıtasıyla oluyor. Bunlara karşı milleti uyandırmak için en iyi vasıta aynı yolla karşılık vermek, yani bir gazete çıkarmaktır. Benim maaşımdan biriktirdiğim biraz param var, onu koymaya hazırım. Ben askerim imtiyaz alamam, ama sen alabilirsin. Hakikatleri halka, hatta düşmanlarımıza anlatabilmek için hadi gel beraberce gazete çıkaralım.' dedi."

Bu satırlar birkaç noktayı açıkça ortaya koyuyor. Mustafa Kemal, gazeteyi kişisel birikimiyle desteklemeye hazırdı. Asker kimliğinin sınırlarını biliyordu ve imtiyazı Fethi Bey'in üzerine almasını istiyordu. Amacı da yalnızca iç kamuoyuna seslenmek değil, "düşmanlarımıza" dediği yabancı çevrelere de doğru bilgiyi ulaştırmaktı. Fethi Bey'in kendi ifadesiyle, gazete çıkarmayı hiç düşünmüyordu, ama mensup olduğu İttihat ve Terakki'ye yöneltilen ağır yayınlar onu ikna etmişti.
Ek bilgi
Ali Fethi Bey Minber'in sahibiyken Osmanlı Mebusan Meclisi'nde de bulunuyordu. Yıllar sonra, 1930'da Mustafa Kemal'in isteğiyle Serbest Cumhuriyet Fırkası'nı kuracak olan isim de aynı Fethi Bey'dir. İki arkadaşın siyasi ortaklığı Minber ile başlayıp farklı biçimlerde yıllarca sürdü.

Gazete neyi savundu?

Minber'in sayfalarında mütareke döneminin en tartışmalı konuları yer aldı. Gazete, padişah Vahdettin'i etkileyebilecek ulusçu ve dinamik bir hükümetin kurulmasını istedi. Mebusan Meclisi'nin feshedilmemesini savundu. Bunun yanında, Ahmet Tevfik Paşa hükümetinin düşürülmesi gerektiğini açıkça yazdı. Gazetenin en dikkat çekici önerilerinden biri de Mustafa Kemal Paşa'nın Harbiye Nazırı olmasıydı.

Bu öneri, Mustafa Kemal'in o günlerdeki siyasi beklentisiyle örtüşüyordu. 13 Kasım 1918'de Adana'dan İstanbul'a dönen Mustafa Kemal, Haydarpaşa'ya indiği gün Boğaz'da demirleyen İtilaf donanmasını görmüştü. Sonraki haftalarda saraya, siyasetçilere ve basına yakın temaslar kurdu. Yeni bir kabinede görev alarak ordunun dağıtılmasını engellemeyi ve mütarekenin ağır sonuçlarını hafifletmeyi umuyordu. Minber, bu düşüncenin kamuoyundaki sözcüsü gibiydi.
Gazetenin sahibi Ali Fethi Bey (Okyar)
Gazetenin sahibi Ali Fethi Bey (Okyar)Görsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Para nereden geldi?

Minber'in yalnızca Mustafa Kemal'in birikimiyle ayakta durmadığı da bilinmektedir. Eski Maliye Nazırı Cavid Bey gibi bazı İttihat ve Terakki önderleri de gazeteyi parasal olarak destekledi. Bu durum gazetenin kimliğini de belirledi. Minber, İttihatçılara karşı yürütülen sert kampanyaya cevap veren bir yayın organı olarak görülüyordu. Rakip gazeteler bu nedenle Minber'i eski iktidarın sesi olarak niteledi.

Bu tablo, Mustafa Kemal'in mütareke günlerindeki konumunu anlamak için önemlidir. O, İttihat ve Terakki'nin savaş yönetimini yıllardır eleştirmişti. Ancak İstanbul'da ordunun ve milletin geleceğini savunacak bir ses arıyordu ve o sırada elindeki en hazır imkân, Fethi Bey'in çevresiydi.
Tarih notu
1 Kasım 1918: Minber'in ilk sayısı çıktı.
13 Kasım 1918: Mustafa Kemal Paşa Haydarpaşa'ya geldi. Aynı gün İtilaf donanması İstanbul önlerinde demirledi.
21 Aralık 1918: Minber'in 51. ve son sayısı yayımlandı. Aynı gün Mebusan Meclisi padişah iradesiyle feshedildi.

Kısa ömrün nedenleri

Minber'in kapanması, savunduğu siyasi çizginin yenilgisiyle aynı döneme denk gelir. Tevfik Paşa hükümeti düşmedi. Mustafa Kemal'e Harbiye Nazırlığı verilmedi. 21 Aralık 1918'de Mebusan Meclisi feshedildi ve gazetenin en çok önem verdiği meclis savunusu anlamını yitirdi. İşgal yönetiminin sansürü ve sıkıyönetim koşulları da basını giderek daraltıyordu. Böyle bir ortamda, mali kaynağı sınırlı ve siyasi hedefi boşa çıkmış bir gazetenin yaşaması güçtü.

Minber'in kapanışından birkaç ay sonra Mustafa Kemal İstanbul'dan ayrılacak, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkacaktı. Gazete deneyimi, onun basına bakışını derinden etkiledi. Anadolu'ya geçtikten sonra Sivas'ta çıkarılan İrade-i Milliye ve Ankara'da kurulan Hâkimiyet-i Milliye, mücadelenin sesini halka ulaştırmak için kurulan gazetelerdi. Anadolu Ajansı da 6 Nisan 1920'de aynı düşünceyle hayata geçirildi.
Mustafa Kemal 1918 yazında Karlsbad'da tedavi görürken
Mustafa Kemal 1918 yazında Karlsbad'da tedavi görürkenGörsel: Wikimedia Commons, Public domain, yazar: Bilinmiyor. Dosya sayfası

Minber'den Hâkimiyet-i Milliye'ye: bir basın stratejisinin doğuşu

Minber çoğu zaman Mustafa Kemal'in hayatında küçük bir dipnot gibi anılır. Oysa bu gazete, sonraki yıllarda izleyeceği yolun ilk provasıdır. Mustafa Kemal 1918 sonbaharında şunu fark etmişti: savaşın kaybedildiği bir ortamda halkı yönlendiren güç artık yalnızca ordu ya da saray değildi, gazetelerdi. Yanlış bilgi, karamsarlık ve suçlama dalgası basın yoluyla yayılıyorsa, cevap da basın yoluyla verilmeliydi. Fethi Bey'in aktardığı "hakikatleri halka, hatta düşmanlarımıza anlatabilmek" ifadesi bu düşüncenin özetidir.

Minber'in başarısız kalması da öğreticiydi. Gazete İstanbul'un dar siyasi çevrelerine bağlı kalmış, eski iktidarla özdeşleştirilmiş ve sansür karşısında savunmasız durmuştu. Mustafa Kemal Anadolu'da kurduğu basın düzeninde bu zaafları tekrarlamamaya özen gösterdi: gazeteleri doğrudan millî mücadelenin kurumlarına bağladı, haber akışını ajansla güvenceye aldı ve yayın merkezini işgal edilmiş başkentin dışına taşıdı. 51 sayılık bu kısa deneme, bu açıdan bakıldığında, Hâkimiyet-i Milliye'nin ve Anadolu Ajansı'nın habercisi sayılabilir. Bir askerin maaşından biriktirdiği parayı bir gazeteye yatırması, onun mücadeleyi yalnızca cephede değil kamuoyunda da kazanmak gerektiğine inandığını gösteren erken ve somut bir işarettir.
Dikkat: yanlış bilinen
Minber'in Mustafa Kemal'in "kendi gazetesi" olduğu sık sık söylenir. Hukuken gazetenin sahibi Ali Fethi Bey'dir. Mustafa Kemal'in katkısı sermaye ve yayın desteği düzeyindedir. Bu ayrım, o dönemde subayların siyasi yayın faaliyetine girişememesi kuralıyla doğrudan ilgilidir.

Mirası

Bugün Minber koleksiyonları, mütareke dönemi basınını inceleyen araştırmacılar için önemli bir kaynak durumundadır. Gazete, Mondros sonrasında İstanbul'da yürüyen siyasi tartışmaları, İttihatçılara yönelik suçlamaları ve ordunun geleceğine dair kaygıları birinci elden yansıtır. Mustafa Kemal'in İstanbul'da geçirdiği altı ay ise çoğu zaman Pera Palas ve Şişli'deki ev etrafında anlatılır. Minber, bu altı ayın siyasi tarafını gösteren en somut belgelerden biridir: saraya, meclise ve kamuoyuna aynı anda seslenmeye çalışan bir komutanın ilk basın girişimi.

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Giriş yap